Almanya, Sıfır Yılı
“Germania anno zero” Roberto Rossellini’nin savaş üçlemesinin son halkasıdır. Halkayı oluşturan diğer iki film ise “Rome Open City” ve “Paisan” olarak...
Heterojen yanıyla ün salmış bir şehir olan İstanbul’da doğdu. 1993 yılında ‘merhaba’ çaktığı şehrin Anadolu yakasında sinema ile tanışması pek uzun sürmedi. 1998 yıllarında dedesinin sinema atölyesinin vazgeçilmez konuğu oldu. Beyazperde serüvenine atıldığı ilk yıllarda bağımsız filmlere düşkünlüğü patlak verdi. Ailesi tarafından da sık sık filmlerle beslenen kendi sinema dünyasına hiçbir zaman dublajı sokmadı. Bu yönünü fark eden yakınları onu dil üzerine eğitim alması için çeşitli kurumlara yönlendirdi. Eğitiminin bir kısmını tamamladığında ise film altyazı projeleri için bir şirkette gönüllü olarak tercümanlık yaptı. Lise yıllarında devam ettirdiği tercümanlık macerasını üniversite döneminde çeşitli sinema projelerindeki çalışmalar takip etti. Edebiyat ile sinemanın her zaman birbirinden ayrılmaz bir ikili olduğunu düşünerek başladığı edebiyat ve dil üzerine olan eğitimde bir zamanların bağımsız film düşkünlüğü şekil değiştirerek koltuğunu İtalyan, İspanyol ve Fransız sinemasına bıraktı.
15 yazı
“Germania anno zero” Roberto Rossellini’nin savaş üçlemesinin son halkasıdır. Halkayı oluşturan diğer iki film ise “Rome Open City” ve “Paisan” olarak...
“Denize açılmak gerekli, yaşamak gerekli değil.” Yeni Dalga’nın öncü isimlerinden François Truffaut – les quatre cents coups – adlı yapımının son sek...
“Saat tam dokuzda buluşma yerimize vardım. O ise çoktan gelmiş, beni bekliyordu. Ta uzaktan onu görmüştüm. Tıpkı ilk rastladığımda olduğu gibi; köprün...
“Vivre sa vie” alışıldık tarzda bir Godard ürünü değildir; biz- anlatım tarzında kaleme alınmış bir hikaye, Fransa’da açlıktan, meteliksizlikten sürün...
“Persona” karşısında doğru bir bakış geliştirmek isteyen çağcıl izleyici her şeyden önce bir teatral metinle yüz yüze olduğunu bilme durumundadır. İsv...
“Burjuvazinin Gizli Çekiciliği” adlı yapımın usta yönetmeni Luis Bunuel sinema yolculuğu boyunca ilgilendiği birçok ana unsuru büyük bir doğallık ve b...
1927-1950 aralığı, sadece sinema alanında değil, hemen her konuda köklü değişimlerin yaşandığı zorlu bir dönem oldu. Önce Amerika’da patlak veren ekon...
Şimdi de, buz gibi bir yansızlık havası içinde, yönetmenin izleyicilere sunmakta olduğu düşüncenin boyutunu hemen şuracıkta sınamadan geçireceğim; bu ...
Godard ve yeni akım… İlk bakışta doğal bir eşleşme gibi görünüyor, öyle değil mi? Ne de olsa “teatral” sekansların fink attığı bir sinema filminde nis...
Filmin hem yönetmeni hem de senaristi olan Nar’ın yaratıcısı Ümit Ünal, hazırladığı yapımın bir drama, dolayısıyla bir sanat eseri olduğunu özellikle ...
Zorlu bir dünyanın insanın üzerinde yarattığı bedensel ve ruhsal deformasyon meselesi Bernardo Bertolucci’nin maharetli ellerinde zihne çakılıp kalan...
Son derece hızlı gelişen büyülü bir hikayenin içindeyiz şimdi. O kadar hızlı gelişiyor ki felsefeciler, kuramcılar bile tanımını yapamıyor, hikayeyi ş...
Genç, Amerikalı bir gazeteciyi canlandıran Patricia (Jean Seberg) “À bout de souffle” adlı yapımın bir sahnesinde “William Faulkner” ı analiz ederken ...
Genellikle 70’lerin en iyi korku filmleri arasında anılan “Suspiria” (Şüphe) özgünlüğü ve etkileyiciliğini günümüzde de hala koruyor. Dario Argento’nu...
“Cinema Paradiso”dan bahsederken söze filmin orijinal isminden başlamak en iyisi belki de. Diğer bir deyişle yapımın asıl adına ev sahipliği yapan “Il...