· 12 dk okuma

Muhtemel 2016 Oscar Adayları

Muhtemel 2016 Oscar Adayları

*88. Oscar adayları açıklandı. Tüm listeyi görmek için tıklayınız…

Belki Oscar’lara daha uzun bir süre var, fakat ödül sezonunun başlangıcına da oldukça yaklaştık. Biz de bu vesileyle 2016 Oscar’larında görmemiz muhtemel filmleri ve hangi kategorilerde adaylık alabileceklerini sizler için derledik.

Inside Out – Ters Yüz

ters-yuz-inside-out-disney-pixar-filmloverss

Yönetmen: Pete Docter (Monster, Inc., Up), Ronaldo Del Carmen

Muhtemel Adaylıklar: En İyi Animasyon, En İyi Özgün Senaryo, En İyi Film Müziği ve bir ihtimal de En İyi Film

2016 Oscar’larının muhtemel adaylarına en az bir Oscar’ı şimdiden garantilemiş bir film ile başlayalım: Inside Out – Ters Yüz. 2013 Oscar’larında En İyi Animasyon Film Ödülü’nün sahibi olan Brave’den beri Oscar’larda göremediğimiz Pixar’ın yeni filmi Ters Yüz, Cannes Film Festivali’ndeki prömiyerinde festival izleyicisi üzerinde inanılmaz bir etki yaratmayı başarmıştı. Film, geçtiğimiz ay vizyona girdiğinde genel izleyici tarafından da çok sevildi, eleştirmenlerden istinasız tam puan aldı. Tüm bu ilgi ve başarılı gişe performansı düşünüldüğünde, Ters Yüz’ün birkaç kategoride adaylığı (En İyi Film kategorisi de dahil), En İyi Animasyon Filmi kategorisinde de ödülü hazır gibi diyebiliriz. Hatırlatalım, Pixar’ın bu sene içerisinde gösterime girecek diğer filmi The Good Dinosaur da bu kategoride aday olmaya yakın yapımlardan biri.

Filmin eleştirisi için sizi şöyle ağırlayalım.

Mad Max: Fury Road

mad-max-fury-road-gitarist-filmloverss

Yönetmen: George Miller (Mad Max serisi)

Muhtemel Adaylıklar: En İyi Ses Miksajı ve En İyi Ses Kurgusu gibi kategoriler kesin olmakla beraber En İyi Kurgu, En İyi Sinematografi, En İyi Prodüksiyon Tasarımı, En İyi Yönetmen ve En İyi Film de ihtimaller dahilinde. İyi bir kampanya ile Charlize Theron’a da bir adaylık çıkartabilirler.

Cannes Film Festivali’nin Yarışma Dışı bölümünde prömiyerini yapıp, yarışma filmlerinden çok daha fazla övülen diğer bir film de Mad Max: Fury Road. Kıyamet sonrası bilim kurgu türünün en bilinen örneklerinden olan Mad Max filmlerinin arkasındaki usta sinemacı George Miller’ın, 30 sene aradan sonra seriye dönüş yaptığı film sadece izleyicilerden değil, eleştirmenlerden de tam not almayı başardı. CGI kullanımı minimize edilerek eski usul görsel efektlerle daha doğal bir görünüme sahip olan Mad Max: Fury Road, son yılların en başarılı soundtrack’ini arkasına alarak baştan sona bir aksiyon resitali sunmuştu bizlere. Formda bir George Miller ile başarılı bir oyuncu kadrosunun bileşimi de filmin bu derece kaliteli bulunmasındaki ana etmenlerden biriydi. Halihazırda gereğince övülmüş filme bir övgü cilası da biz çekmeyelim ve biraz da filmin olası Oscar adaylıklarından bahsedelim. Ses kategorilerinde filmin adaylıkları kesin gibi diyebiliriz. Normal şartlar altında eleştirmenlerin desteğini alıp başarılı bir gişe rakamına ulaşan filmler En İyi Kurgu, En İyi Film gibi ana kategorilerde adaylıkları kapar. Diğer bir yandan Oscar töreninden 9-10 ay önce vizyona girmiş filmlerin Oscar’lardaki dezavantajı da gün yüzü gibi ortada. Bakalım Mad Max: Fury Road, geçen sene benzer vakitlerde vizyona girip 2015 Oscar törenine kadar sıcaklığını yitirmeyerek 4 Oscar kazanan The Grand Budapest Hotel’inin yaptıklarını başarabilecek mi?

Filmin eleştirisine göz atmak isteyenleri şöyle alalım.

The Hateful Eight

the-hateful-eight-filmloverss

 

Yönetmen: Quentin Tarantino (Reservoir Dogs, Pulp Fiction, Kill Bill)

Muhtemel Adaylıklar: En İyi Özgün Senaryo, En İyi Film, En İyi Sinematografi, En İyi Yardımcı Kadın ve Erkek Oyuncu; bir ihtimal de En İyi Yönetmen.

Quentin Tarantino’nun iki Oscar’ını da En İyi Özgün Senaryo kategorisinden kazandığını düşündüğümüzde The Hateful Eight’in Oscar’larda en sağlam elinin bu kategori üzerine olacağı varsayımında bulunabiliriz. Bilindiği üzere, The Hateful Eight’in çekimlerine başlanmadan önce filmin senaryosu internete sızdırılmış, tüm sinema sektörü Tarantino’nun yeni filminin metnine “şöyle” bir göz atmıştı. Bu olay sonrası filmi yapma konusunda gelgitler yaşayan Tarantino, sonunda senaryoyu değiştirerek filmi gerçekleştirmeye karar vermişti. Kişisel olarak tüm bu gelişmelerin Oscar’larda filmin lehine bir algı yaratacağını düşünüyorum, tabii ki film beklentileri karşılayabilecek bir seviyede olursa. Film başarılı bulunursa The Hateful Eight’in beş ile yedi arası Oscar adaylığı kazanması mümkün gözüküyor. Tabii bunlar erken tahminler; filmin önümüzdeki günlerde yayınlanacak ilk fragmanı bile bize bu konuda bazı ipuçları verecektir.

Merakla beklenen film ile ilgili tüm gelişmeler için sizi şöyle alalım.

The Revenant

leonardo-dicaprio-the-revenant-tan-ilk-fragman-filmloverss

Yönetmen: Alejandro González Iñárritu (Amores perros, Biutiful, Birdman)

Muhtemel Adaylıklar: En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Sinematografi, En İyi Yönetmen, En İyi Kurgu; 1800’lerin başında geçen bir film olduğunu düşünürsek teknik dallarda da adaylık alması muhtemel.

The Revenant, Iñárritu’nun Michael Punke’nin aynı adlı eserinden uyarladığı, başrolünde intikam arayışında olacak olan Leonardo DiCaprio’nun olduğu bir dönem filmi. Kağıt üstünde filmin en az sekiz Oscar adaylığı var gibi duruyor, değil mi? Geçen senenin Oscar galibi Birdman’in yönetmeni Iñárritu’nun zafer sarhoşu olmadan çektiği filmin kağıt üstündeki potansiyelini pratikte yakalayıp yakalayamayacağını görmemize daha çok var. Fakat şimdiden Iñárritu ve DiCaprio’nun yaş tahtaya basmayacağından emin gibiyiz. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan filmin ilk fragmanı da, The Revenant’ın önümüzdeki yıl boyunca çok konuşulacağının sinyallerini açık açık veriyordu. 2016 yılının ilk günlerinde vizyona girecek olan filmin kadrosunda ayrıca Tom Hardy, Domhnall Gleeson, Will Poulter ve Lukas Haas gibi isimlerin de olduğunu belirtelim.

Filmden yayınlanan muhteşem ilk fragmanı izlemek isteyenleri şurada ağırlayabiliriz.

Youth

youth-filmekimi-filmloverss

Yönetmen: Paolo Sorrentino (Il divo, La grande bellezza)

Muhtemel Adaylıklar: En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu adaylıkları neredeyse kesin gibi. Yıl sonunda filmin Amerika’daki gösteriminden sonra gelecek tepkilere bağlı olarak En İyi Özgün Senaryo ve En İyi Film kategorilerinde de adaylık alabilir Youth.

2014 Oscar Ödül töreninde Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına layık görülen La grande bellezza (Muhteşem Güzellik)’nın yönetmeni Paolo Sorrentino, yeni filmi Youth’ta birbirinden harika oyuncuları bir araya getirdi. Prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan filmle ilgili en çok övülen nokta da oyuncu kadrosunun başarısı. İzleyenler özellikle Michael Caine ve Harvey Keitel ikilisinin performansından bahsederken, bir kesim de Rachel Weisz ve Jane Fonda’nın performansının bu ikilinin performansından aşağı kalır yanı olmadığının altını çiziyor. Gösterildiği yerlerde genel olarak beğenilen filmin Oscar kaderini ise yıl sonunda Amerika’da gösterime girdikten sonra alacağı reaksiyonlar belirleyecek. Fakat filmin oyunculuk kategorilerindeki adaylıkları şimdiden kesin diyebiliriz.

Veteran oyuncuların döktürmesine bir önizleme yapmak isteyenleri şöyle alalım.

Son of Saul

son-of-saul-cannes-filmloverss

Yönetmen: László Nemes (Son of Saul kendisinin ilk uzun metrajı)

Muhtemel Adaylıklar: Yabancı Dilde En İyi Film, En İyi Özgün Senaryo

Macar yönetmen László Nemes’in ilk uzun metrajı olan Son of Saul, prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nden FIPRESCI ve Jüri Büyük Ödülü dahil olmak üzere toplam dört ödül kazanmayı başarmıştı. Filmi izleyen herkesin tepkisi aşağı yukarı aynıydı: Bir Auschwitz hikayesi anlatan Son of Saul, Amerika’yı yeniden keşfetmiyor fakat elindeki hikayeyi son derece incelikle işliyor. Ele aldığı konu, övülen anlatısı, yönetmeninin ilk uzun metrajı olması gibi faktörleri göz önüne aldığımızda Son of Saul kağıt üzerinde eşsiz bir Oscar adayı olarak göze çarpıyordu. Macaristan da çok gecikmeden Oscar aday adaylarının Son of Saul olduğunu açıkladı. Oscar’da sürprizin en çok yaşandığı kategorilerden biri olsa da, filmin Yabancı Dilde En İyi Oscar adaylarından biri olması şimdiden kesin diyebiliriz. Hatta film, Cannes’da bulduğu desteğin benzerini Akademi üyelerinden de alırsa En İyi Özgün Senaryo adaylığı da gayet olası gözükmekte.

Carol

carol-cate-blanchett-filmloverss

Yönetmen: Todd Haynes (I’m Not There, Far From Heaven)

Muhtemel Adaylıklar: En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Kostüm Tasarımı

2007 yılında Bob Dylan ile ilgili çektiği I’m Not There’den sonra sessizliğe bürünen senarist ve yönetmen Todd Haynes, bu sekiz yıllık dönemde sadece mini seri Mildred Pierce’ı yazıp yönetmiş ve TV belgeseli Six by Sondheim’a katkıda bulunmuştu. Ünlü yönetmen sinemaya geri dönüşünü Patricia Highsmith’in The Price of Salt (Carol olarak da yayımlanmış olan) eserini uyarlayarak yaptı. Prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan film; özellikle eleştirmenler tarafından övgü yağmuruna tutulmuş, Kuir Palmiye Ödülü’nü kazanmıştı. Rooney Mara’nın Cannes’dan En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Ödülü Emmanuelle Bercot ile paylaştı) ile döndüğünü ve Cate Blanchett’in performansının da oldukça başarılı bulunduğunu düşünürsek, Carol’ın oyunculuk kategorilerinde Oscar’a adaylığının kuvvetle muhtemel olduğunu söyleyebiliriz. Filmin senaristi Phyllis Nagy’nin En İyi Uyarlama Senaryo adayı olması da oldukça yüksek bir olasılık olarak göze çarpıyor. Öte yandan, En İyi Yönetmen ve En İyi Film adaylığı da ihtimaller dahilinde diyebiliriz.

Filmden yayınlanan klibe göz atmak isteyenleri böyle ağırlayalım.

Macbeth

macbeth-5-filmloverss

Yönetmen: Justin Kurzel (Snowtown, The Turning)

Muhtemel Adaylıklar: En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Yönetmen

Justin Kurzel gibi “gelecek vadeden fakat çaylak” bir yönetmenin, William Shakespeare’in dünyaca ünlü oyunlarından Macbeth’in uyarlamasının yönetmenliğini yapması, pek çok kişiye başta garip gelmişti. Michael Fassbender ve Marion Cotillard’ın başrollerinde yer aldığı filmin Cannes Film Festivali’ndeki prömiyerinde tüm bu ön yargılar yıkıldı. Kurzel’in kült esere getirdiği yeni soluk filmi izleyenleri oldukça etkilemiş, filmin her iki başrolünün performansı da göklere çıkarılmıştı. Bu sene Oscar’da öne çıkması beklenen filmlerin genelde Cannes’dan övgüyle ayrılan yapımlar olduğunu düşünürsek, ana akım izleyicisinde bile merak uyandırmayı başarmış Macbeth’in Oscar’lardaki şansının giderek arttığını söyleyebiliriz. Filmin En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar adaylığına kesin gözle bakılırken; Fassbender ve Cotillard’a da birer adaylık çıkabileceği konuşulanlar arasında. En İyi Yönetmen ve En İyi Film adaylıkları Macbeth için çok yüksek olasılıklı ihtimaller olarak gözükmese de şimdiden önümüzdeki Şubat’a kadar neler olacağını kestirmek güç.

Merakla beklenen uyarlamadan yayınlanan görkemli fragmanı kaçırmayın!

Steve Jobs

michael-fassbender-steve-jobs-boipic-fragman-filmloverss

Yönetmen: Danny Boyle (Trainspotting, Slumdog Millionaire, 127 Hours)

Muhtemel Adaylıklar: En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Kurgu, En İyi Film Müziği. En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yönetmen gibi kategorilerin konuşulması için filmin “gerçekten” iyi olup olmadığını görmek gerekecek.

Apple’ın kurucularından Steve Jobs’ın daha önce başarılı olmayan bir biyografi denemesinin yapılması (Ashton Kutcher’lı 2013 yapımı Jobs) ve Aaron Sorkin’in Walter Isaacson’un kitabından uyarladığı Steve Jobs’ın prodüksiyon öncesi pek çok sorunla karşılaşması, Danny Boyle’un yönettiği film ile ilgili beklentilerin iyice düşmesine neden olmuştu (Kaldı ki, en başta filmi David Fincher’ın yönetmesi planlanıyordu). Christian Bale’den boşalan Steve Jobs rolüne apar topar Michael Fassbender getirildi ve çekimler başladı. Fassbender’ı ilk kez Steve Jobs olarak gördüğümüz görsellerde projeyle ilgili hayal kırıklıkları devam etmişti. Fakat filmden yayınlanan ilk fragman tüm bu ön yargıları pozitif bir algıya çevirmeyi başardı diyebiliriz. Amerika’da 9 Ekim’de vizyona girecek film, gerçekten kaliteli bulunursa Oscar’larda önü açılabilir, dört ya da beş adaylık kazanabilir. Ama ilk etapta filmin kazanması en olası gözüken adaylıkları En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Kurgu kategorileri olarak göze çarpmakta.

Filmin başarılı bir kurguya sahip fragmanını izlemek isteyenleri şöyle alabiliriz.

Bridge of Spies

tom-hanks-bridge-of-spies-filmloverss

Yönetmen: Steven Spielberg (Jaws, Schindler’s List, Indiana Jones Serisi)

Muhtemel Adaylıklar: İşin içinde Spielberg olunca Oscar adaylıklarından bahsetmek de kaçınılmaz oluyor genelde. Filmin alacağı tepkilere göre Bridge of Spies’ın durumu daha net belli olacaktır, fakat filmin en azından teknik dallarda aday olacağını öngörebiliriz.

Steven Spielberg’in isminin geçtiği herhangi bir yapımın Oscar adaylıkları almasına kimse çok şaşırmayacaktır. Zira usta yönetmenin göreceli başarılı bulunmayan War of the Worlds, Artificial Intelligence: A.I. ve War Horse gibi filmleri bile Oscar adaylığı almakta sıkıntı çekmemişti. Dolayısı ile Spielberg’in Tom Hanks’li yeni filmi Bridge of Spies’ın kağıt üstünde adaylık şansı oldukça yüksek. Filmde soğuk savaş döneminde geçen bir kahramanlık hikayesinin anlatılması da filmin Oscar’lar açısından elini güçlendiren faktörlerden. Ekim ayında vizyona girecek olan filmin genel olarak başarılı bulunması halinde ise, Bridge of Spies’ı birkaç ana kategoride adaylık almış bir şekilde de görebiliriz. Yani işler Bridge of Spies için yolunda giderse film, Spielberg’in başka bir politik gerilim filmi Munich’in aldığı beş adaylık sayısına ulaşabilir.

Spielberg’in yeni filminin yeni fragmanı için tıklayın.

Sundance Filmleri

brooklyn-saoirse-ronan-john-crowley-filmloverss

Özellikle son birkaç yılda Sundance Film Festivali’nde sükse yapan filmlerin Oscar’dan önemli adaylık ve ödüller aldıklarına şahit olduk. The Cove, Beasts of the Southern Wild, Whiplash ve Boyhood bu filmlere örnek verebileceğimiz yapımlar. Bu seneki Sundance seçkisinde de Oscar’larda adını görebileceğimiz filmler bulunmakta. Geçen sene Whiplash’in yaptığı gibi Sundance’ta Büyük Jüri Ödülü ile Seyirci Ödülü’nü kazanan Me and Earl and the Dying Girl, eleştirel anlamda da başarıyı yakalayarak Oscar’lara göz kırptı. Film özellikle En İyi Uyarlama Senaryo kategorisinden adaylık koparabilir. Fakat bu yılın “Sundance’tan gelip Oscar’lara damga vuran film” kontenjanını Nick Hornby’nin kendi romanından sinemaya uyarladığı Brooklyn dolduracak gibi gözüküyor. Her izleyenin Saoirse Ronan’ın performansını övdüğünü düşünürsek aktris bu rolüyle ikinci Oscar adaylığını kazanabilir. Filmin, vizyona girmesinden sonra alacağı tepkilere göre En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Film, En İyi Yönetmen (John Crowley) gibi ana kategorilerde de adaylık alması ihtimalleri üzerine konuşulmakta. Sundance’ta prömiyer yapıp Oscar’da da görebileceğimiz diğer yapımlar ise şöyle: Kristen Wiig’li, komedi soslu aile draması The Diary of the Teenage Girl, Jason Segel’e bir adaylığın çıkabileceği biyografi filmi The End of the Tour, Scientology kilisesinin iç yüzünü gösteren belgesel Going Clear, Sean Baker’ın sadece 3 adet iPhone 5s ile çektiği Tangerine.

Diğer Muhtemel 2016 Oscar Adayları

eddie-redmayne-the-danish-girl-filmloverss

Oscar’larda adaylık alması muhtemel olan diğer önemli filmlere de değinmek gerekirse:

Joy (David O. Russell): Akademi David O. Russell’ı özellikle son dönemde çok seviyor. Fakat Joy ile ilgili izleyicilerin aklında şüpheler mevcut. Yayınlanan ilk fragman da bu şüpheleri gidermeye yetmedi. Fakat film başarılı bulunursa Jennifer Lawrence’ı yeniden kırmızı halıda görebiliriz.

Cindrella (Kenneth Branagh): Sürpriz bir şekilde gişe canavarına dönüşen bu Külkedisi uyarlamasının Oscar’larda Kostüm Tasarımı gibi kategorilerden adaylık alacağını şimdiden öngörebiliriz.

Furious 7 (James Wan): Furious 7’ı burada görmek şaşırtıcı gelebilir. Fakat tüm zamanların en çok gişe yapan 5. filmi, Paul Walker’ın anısına yazılmış ‘See You Again’ şarkısı ile En İyi Özgün Şarkı kategorisinden adaylık alacak gibi duruyor.

Star Wars The Force Awakens (J.J. Abrams): Serinin yedinci filmi, her şeyden öte hayranları memnun edebilirse Akademi’den teknik dallarda da olsa adaylık koparabilir.

Sicario (Denis Villeneuve): Sicario, Villeneuve’ün iyice Oscar radarına girdiği film oldu. Filmin Cannes’dan aldığı reaksiyonlar oldukça iyi. Akademi, emektar görüntü yönetmeni Roger Deakins’e bir adaylık daha verecektir. Filmin başarısına göre ana kategorilerde adaylıklar da alması mümkün Sicario’nun.

Black Mass (Scott Cooper): Kariyeri tepetaklak düşüşte olan Johnny Depp’i kim tekrardan kırmızı halıda görmek istemez ki? Bunun gerçekleşmesi için öncelikle Black Mass’in gerçekten başarılı bir film çıkması gerekiyor.

45 Years (Andrew Haigh): Berlin Film Festivali’nde büyük sükse yapan filmin, usta başrollerine oyunculuk adaylıkları kazandırabileceği konuşuluyor.

The Danish Girl (Tom Hooper): Eddie Redmayne art arda iki sene Oscar kazanır mı sorularını sordurtan bir yapım The Danish Girl. Yönetmeninden konusuna kadar kumaşında Oscar bulunan filmi Akademi Ödülleri’nde birden fazla adaylık almış bir şekilde görmek kimseyi şaşırtmaz.

Amy (Asif Kapadia): Yönetmen Kapadia son derece başarılı Senna belgeselinden sonra aynı başarıyı Amy Winehouse belgeselinde de yakalamışa benziyor. Winehouse ailesinin tepkilerine rağmen film En İyi Belgesel kategorisinde adaylık almaya çok yakın.

İsmi birkaç kategori için geçebilecek diğer filmler ise şöyle: The Martian (Ridley Scott), Snowden (Oliver Stone), Mr. Holmes (Bill Condon), Clouds of Sils Maria (Oliver Assayas), Ex-Machina (Alex Garland), The Lobster (Yorgos Lanthimos), The Little Prince (Mark Osborne), Ricki and the Flash (Jonathan Demme), Spectre (Sam Mendes), Beasts of No Nation (Cary Fukunaga), Southpaw (Antoine Fuqua), Everest (Baltasar Kormakur) ve Suffragette (Sarah Gavron).


Emre Serbes

Emre Serbes

179 yazı · İlkokul yıllarında sinemada izlediği Matrix’i tam anlamasa da filmin ve sinemanın büyüsüne kolayca kapıldı. Liseye geçtiğinde edebiyatı keşfetse de sinema hep gönlünde yatan sanat oldu. Twelve Monkeys, The Usual Suspects, Memento, Fargo filmlerini izlediğinde sinemanın anlatı konusundaki potansiyelini hayretle tecrübe etmiş oldu. Küçük bir filmin bile yüzlerce insanın hayatını değiştirebileceği düşüncesi, onun sinema heyecanını ayakta tutmaya yetti. Şimdi ise, İTÜ Gemi İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirmeye çalışıyor ve çok sevdiği sinemadan kopmamak için uğraşıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →