Westworld 1. Sezon Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 10 Detay!
Jonathan Nolan, Lisa Joy, Bad Robot Productions’ın kurucuları J.J. Abrams ve Bryan Burk’ün arkasında olduğu HBO’nun şimdiden bir efsaneye dönüşen yeni projesi Westworld, Jurassic Park’ın yaratıcısı Michael Crichton’ın 1973 yapımı aynı isimli filminden uyarlanıyor. Ancak iki yapım arasında göze çarpan belli başlı farklılıklar da mevcut. Bu farklılıkların en önemlisi olarak, orijinal filmde karanlığı temsil eden robotların bu kez aydınlığın temsilcileri olarak karşımıza çıkmasını gösterebiliriz. Bir başka deyişle, iyilikle eşleştirilen insanların zamanla kötülük timsali olmaya başladığını, buna karşın robotların yer aldığı hayali düzenin daha gerçekçi ve temiz olduğunu gözlemliyoruz. Bu yüzdendir ki 2016 yapımı Westworld daha çok ilgi çekiyor, merak uyandırıyor ve heyecan veriyor. En büyük problemin aynadaki yansımayla ilgili olduğunu defalarca kez yüzümüze vuran bu zeka ürünü projenin bir de performanslarıyla göz dolduran Anthony Hopkins, Ed Harris, Jeffrey Wright, Evan Rachel Wood, Thandie Newton ve James Marsden gibi isimlere yer vermesi, bu muazzam kurgunun keyif seyrini zirveye taşıyor. Biz de bu vesileyle Westworld 1. Sezon hakkında mutlaka bilinmesi gereken 10 detayı sizler için derledik.
Westworld 1. Sezon Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 10 Detay!
Westworld’ün Doğuşu

Michael Crichton’ın 1973 yapımı aynı isimli filminden uyarlanan Westworld’ün beyazperdeye uyarlanma fikri aslında Disneyland’e kadar uzanıyor. Çocuklarıyla birlikte Disneyland’e giden Crichton, bu büyük eğlence parkında the Pirates of the Caribbean yolculuğuna çıktıktan sonra belli ki zihninde bazı parçaları birleştiriyor. Etrafının hareket eden ve konuşan korsanlarla çevrildiğini gören Crichton, fikirden oldukça etkileniyor. Aslına bakılırsa, Disneyland’in bir parçası olan korsan yolculuğunun geçmişi, beyazperdeyle buluşmasından öncesine, 1967 yılına dayanıyor. Bu fikirle yola çıkan Crichton geçmişin izlerinin peşimizden geldiğini düşünerek bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. Böylelikle HBO ile ortalığı kasıp kavuran Westworld uyarlaması ile aslında 1973’te tanışıyoruz.
Devasa Bütçe

Michael Crichton imzalı film için yaklaşık 1.3 milyon dolar ayrılıyor ve filmin çekimlerinin tamamlanması için MGM Crichton’a yalnızca 30 gün veriyor. Buna karşın HBO’nun Westworld için ayırdığı bütçe dudak uçuklatacak cinsten. The Hollywood Reporter’ın haberine göre; Westworld’ün on bölümden oluşacak ilk sezonu için 100 milyon dolarlık bir bütçe ayrılmış. Bu bütçenin yaklaşık dörtte biri de pilot bölüm için kullanılmış. İlk sezonuna 100 milyon dolarlık bütçe ve bu bütçenin 25 milyon dolarının da pilot bölüme ayrıldığı gerçekten doğruysa, geri kalan dokuz bölümün her biri için ortalama 8.3 milyon dolar ayrıldığını söyleyebiliriz. Bu noktada HBO’nun bir başka efsanesi Game of Thrones’un tekrar tekrar çekilen pilot bölümü için 20 milyon dolar ayrıldığını düşünürsek, Westworld’ün 25 milyon dolarlık pilot bölümü şahane olacak bir ilk sezonun haberciymiş diyebiliriz. Peki, yetişkinler için düzenlenmiş olan bu tema parkına gitmek isteseniz ne yapmanız gerekirdi? Bu sorunun cevabı Westworld’ün kendi sitesinde (Discover Westworld) yer alıyor ve cevabı bir ev sahibinden online olarak alabiliyorsunuz: Eğer tam olarak 40.000 dolarınız var ise Westworld’ü ziyaret edebilirsiniz.
Westworld’ün Üçüncü Uyarlaması

Michael Crichton’a ölmeden önce 1973 yılında beyazperde ile buluşan Westworld’ü yeniden çekmesi için teklif götürülüyor; ancak Crichton bu teklifi kabul etmiyor ve 2008’de hayatını kaybediyor. Westworld’ün devamı niteliğinde olan ilk proje üç yıl sonra hayata geçiriliyor. Yönetmen koltuğunda bu kez Richard T. Heffron’un oturduğu Futureworld (1976), Michael Crichton imzalı Westworld kadar ilgi görmüyor. Dört yıl daha geçiyor ve bu kez yeni bir uyarlama ile televizyon dünyasına adım atmaya karar veriliyor. 1980 yılında Crichton’ın Lou Shaw ile birlikte hayata geçirdiği Beyond Westworld, Westworld evreninden oldukça uzaklaştığı düşüncesi ile ağır eleştirilere maruz kalıyor ve ömrü yalnızca üç bölüm sürüyor.
Westworld’ü Quentin Tarantino Yönetse Nasıl Olurdu?

Westworld’ün pilot bölümü için kendi sinematik evrenini yaratan Quentin Tarantino’ya teklif götürülüyor. Westword’ün doğası gereği kullanılabilecek oldukça fazla malzeme olduğu düşünülürse Tarantino fikrine şaşırmamak gerek. Ancak Tarantino bu teklifi geri çevirince, HBO da yeni arayışlar içine giriyor ve yeni teklifi pek çok önemli projenin arkasında yer alan Jonathan Nolan’a götürüyor. Memento (2000)’nun hayata geçirilmesine vesile olan kısa hikayenin yanı sıra The Dark Knight, The Dark Night Rises, The Prestige ve Interstellar’ın senaryosunu Christopher Nolan ile birlikte kaleme alan ve 2011’de yayın hayatına başlayan Person of Interest’in yaratıcısı Jonathan Nolan’ın –özellikle ilk sezonun ardından- Westworld uyarlaması için nokta atışı olduğunu söyleyebiliriz. Jonathan Nolan’ın Lisa Joy ile birlikte orijinal yapımdan daha karanlık bir tema yaratabilmek için izleyenler üzerinde Blade Runner (1982) etkisi yaratmayı amaçlayarak yola çıktıklarını hatırlatmakta yarar var. Dolayısıyla Jonathan Nolan’ın Westworld’ü “kahraman olmayı bıraktığımız bir insanlık hikayesinin sonraki bölümü” olarak nitelendirmesi bile projenin başarıya ulaştığının en büyük göstergesi.
Westworld’de Müziğin Anlamı

İlk olarak Westworld ile özdeşleşen piyanonun esin kaynağının, Kurt Vonnegut’un distopik bir gelecekte insanlığın tamamen otomatikleşeceğine vurgu yapan ilk kitabı Player Piano olduğunu belirtelim. Bu doğrultuda oldukça ilgi çeken dizinin müziği Ramin Djawadi’nin imzasını taşıyor. Djawadi’nin bu projenin içinde yer almasının etkisi pek çok açıdan büyük. Zira Djawadi Person of Interest kapsamında Nolan ile birlikte çalışmanın yanı sıra Game of Thrones müziklerinin de altına imzasını atıyor. Ek olarak, Mariposa Saloon’da duyduğumuz ve günümüzde de pek çok kişinin aşina olduğu şarkıların coverlanması fikri Nolan’dan çıkıyor. Bu bağlamda Nolan ve Djawadi şarkıları titizlikle seçmelerinin altında yatan sebebi yaşadığımız dünyanın halihazırda bir tema parkı olduğunu vurgulamak olarak açıklıyorlar. Nolan’ın seçtiği şarkılar arasında Paint It Black – The Rolling Stones, Black Hole Sun – Soundgarden, A Forest – The Cure, No Surprises – Radiohead da yer alıyor. Ek olarak, HBO Djawadi’nin etkileyici müziğiyle jeneriği harmanlaması için daha önce Rome, Carnivale ve Game of Thrones gibi dizilerin de jeneriğine imzasını atan prodüksiyon stüdyosu Elastic’i tercih ediyor ve ortaya bu muazzam jenerik çıkıyor.
*Westworld’ün ilk sezonuna ait soundtrack albümünü aşağıdan dinleyebilirsiniz.
https://open.spotify.com/album/2poAUFGkHetMzM4xzLBVhY
Yul Brynner Yeniden Westworld’de

Westworld’ün altıncı bölümünde Bernard bodrum katı B82’ye gittiğinde duvarda gördüğümüz yansıma, orijinal filmi izleyenlerin de hatırlayacağı üzere, Yul Brynner’in hayat verdiği Gunslinger karakterine ait.
Westworld’de İsimlerin Kaynağı

Jonathan Nolan Westworld’ü zihninde inşa ederken, western filmlere olan düşkünlüğünü de göz önünde bulunduruyor. Bu sebeple Westworld’ün başka dünyalara açılan Sweetwater kasabasının adını, en sevdiği western filmi olan Batıda Kan Var (C’era una volta il West -1968)’daki bir çiftlikten esinlenerek veriyor. Benzer şekilde, Evan Rachel Wood’un hayat verdiği Dolores karakterinin ismi ise İspanyolca “Maria de los Dolores (Mary of the Sorrows)”ten geliyor. Bir başka deyişle, Dolores acı ve kederin sözlükteki karşılığı oluyor.
Westworld’de Game of Thrones’a Dair İzler

HBO‘nun dillerden düşmeyen dizisi Game of Thrones ile Westworld’ün benzerlikleri yalnızca iki dizinin de müziklerine imza atan Ramin Djawadi ile sınırlı kalmıyor. Jonathan Nolan Westworld’ün hayata geçirilmesi ve bu denli etki yaratması konusunda Game of Thrones’un büyük katkısı olduğunu dile getiriyor. Zira arzu ve şiddetin doruğa ulaştığı Game of Thrones’dan sonra cinsel ve fiziksel şiddetin rahatsız edici boyutlara ulaşacağı bir tema parkı inşa etmenin zor olmayacağını düşünüyor. Bunun yanı sıra Dr. Robert Ford’un ofisindeki duvarda ev sahiplerine ait olması muhtemel pek çok yüz görüyoruz. Bu yüzlerin, Game of Thrones’a bir gönderme olduğunu ve Many Faced God ile House of Black and White’a işaret ettiğini fark etmek mümkün.
Anthony Hopkins’in Büyük Umutları

Akademi ödüllü usta oyuncu Anthony Hopkins 1991 yılında ekranlarda yerini alan mini dizi Great Expectations’dan bu yana, bir başka deyişle 25 yıl sonra, ilk defa bir televizyon dizisinde üst üste iki bölümden daha fazla yer alıyor. Hopkins’in Dr. Robert Ford rolünü kabul etmesiyle birlikte Westworld’ün arkasındaki isimlerin ve HBO’nun bu proje için en önemli adımı başarıyla attığını söylemek mümkün. Sonuç ise şahane.
Westworld En Az Beş Sezon Sürebilir

Teddy Flood karakterini canlandıran James Marsden Entertainment Weekly’e verdiği bir röportajda dizinin yaratıcıları Jonathan Nolan ve Lisa Joy’un işbirliği sayesinde Westworld’ün en az beş-altı sezon süreceğini vurguladı. Bu demek oluyor ki, Westworld’ün zihnimizi yakacak daha çok zamanı var. Bu noktada ikinci sezon onayını halihazırda alan dizi için 2018’e kadar beklememiz gerektiğini hatırlatalım.
Bonus: Westworld’ün Oyuncu Kadrosu

1973’ten bu yana iki kez yeniden hayata geçirilmeye çalışılan Westworld için en büyük adımı HBO 31 Ağustos 2013’te atıyor ve Jonathan Nolan’ın yöneteceği pilot bölüm için hazırlıklara başlandığını duyuruyor. Nolan’ın Lisa Joy ile kaleme alacağı senaryo ile birlikte beklentileri bir hayli yükselten projede baş yapımcı olarak J.J. Abrams ve Bryan Burk’ün de yer almasıyla Westworld bugünkü başarısının tohumlarını atıyor. Bundan sonraki adım ise Westworld’ün oyuncu kadrosunu şekillendirmek oluyor. Böylelikle ilk olarak Anthony Hopkins (Robert Ford) ve Evan Rachel Wood (Dolores) oyuncu kadrosuna dahil oluyor. Daha sonra Jeffrey Wright (Bernard Lowe), James Marsden (Teddy Flood), Ed Harris (The Man in Black), Jimmi Simpson (William) ve Thandie Newton (Maeve)’un katılımıyla kadro büyük ölçüde şekilleniyor. Theresa Cullen karakteri için Miranda Otto (Homeland) düşünülüyor; ancak Otto’nun takviminin oldukça yoğun olmasından dolayı Cullen rolü için Sidse Babett Knudsen ile anlaşılıyor. Ek olarak, Westworld’ün güvenliğinden sorumlu Ashley Stubbs rolünde Chris ve Liam Hemsworth’un büyük kardeşi Luke Hemsworth’ü görüyoruz.
Damla Durmaz
166 yazı · 1989 yılında Denizli’de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Halen İstanbul Teknik Üniversitesi Ekonomi bölümünde yüksek lisans yapmakta. Güne müzikle başlar, günü müzikle kapatır. Gece yaşamayı, gündüz uyumayı sever. Sinema ile dünyayı unutur haliyle. Tüm bunlardan artakalan vaktinde ise küreselleşmeye inat azimle akademisyen olmaya çalışır.
Yazarın diğer yazılarını gör →