· 11 dk okuma

Şubat Ayında Vizyona Girecek Filmler

Şubat Ayında Vizyona Girecek Filmler

Şubat ayı vizyon takvimi, merakla beklediğimiz pek çok film ile sinemaseverleri karşılamaya hazırlanıyor. Şubat ayında toplam 25 filmin vizyona girmesi bekleniyor.

Merakla ve heyecanla beklediğimiz 88. Oscar Ödülleri öncesi Şubat ayı da sinemaseverlerin beklentisini bir hayli yukarı çekiyor. 1950’lerde New York’ta yaşayan iki kadının arasındaki aşk hikâyesini konu alan Todd Hayness imzalı Carol, William Brent Bell’in yönettiği korku türündeki The Boy, cinsiyet değiştirmeye ve trans bireylere karşı toplumda farkındalığın arttırılmasında büyük katkısı olan Eddie Redmayne’li The Danish Girl, Joachim Trier’in dikkatleri üzerine çeken filmi Louder Than Bombs, Marvel Comics’in en alışılmadık anti-kahramanı Deadpool, 68. Cannes Film Festivali’nden Jüri Büyük Ödülü ile dönen Son of Saul, En İyi Film dalında aday gösterilerek Oscar yolunda büyük bir adım atan Room, Jane Austen’in klasik romanına yeni bir soluk getiren Pride and Prejudice and Zombies, Şubat ayı vizyon takviminin en dikkat çeken filmleri olarak öne çıkıyor.

Mart ayında tekrar görüşmek dileğiyle!

5 Şubat

Carol

carol-cate-blanchett-filmloverss

Amerikalı polisiye yazarı Patricia Highsmith‘in 1952 yılında yayımlanan romanı The Price of Salt‘tan uyarlanan Carol‘ın yönetmen koltuğunda Todd Hayness‘i görüyoruz. Dünya prömiyerini 68. Cannes Film Festivali’nde gerçekleştirmiş olan Carol, 1950’lerde New York’ta yaşayan iki kadının arasındaki aşk hikâyesini konu alıyor. Başrollerini Cate Blanchett ve Rooney Mara‘nın paylaştığı Carol’ın oyuncu kadrosunda Kyle Chandler, Jake Lacy ve Sarah Paulson gibi isimler de yer alırken, senaryo Phyllis Nagy‘nin kaleminden çıkıyor.

2016 Oscar Ödüllerinde altı dalda adaylık elde eden Carol’ın konusu ise şöyle:

Carol, 1950’lerde New York’ta yaşayan ve birbirinden çok farklı iki kadın olan Therese ve Carol arasındaki ilişkiyi anlatıyor. 20 yaşlarındaki Therese (Rooney Mara) bir mağazada çalışıyordur. Sevgisiz ve para odaklı bir evliliğe saplanıp kalmış, oldukça çekici bir kadın olan Carol (Blanchett) ile tanıştıktan sonra ise daha tatmin edici bir hayata sahip olmayı düşlemeye başlar. Hikâye ilerledikçe, iki kadının hayatı Carol’ın kızının velayetini kaybetme korkusu ile çözülmeye başlar. Çünkü kocası (Kyle Chandler) Carol’ı Therese ile olan ilişkisini ve daha önce de en yakın arkadaşı Abby (Sarah Paulson) ile yaşadığı ilişkiyi öne sürerek tehdit etmektedir.

Filmekimi 2015 kapsamında sinemaseverlerle buluşan Carol’ın eleştirisini okumak için tıklayınız

Maryland / Darmadağın

maryland-2-filmloverss

Maryland‘in yönetmenliğini ise 2012 yılında yazıp yönettiği ilk uzun metraj filmi Augustine ile tüm dikkatleri üzerine toplayan ve Maryland ile ikinci uzun metraj filmine imza atan Fransız yönetmen Alice Winocour üstleniyor. Film, Lübnanlı bir iş adamının karısı ile post-travmatik stres bozukluğu ile mücadele eden özel kuvvetler askerinin ilişkisine odaklanıyor. Başrolde yer alan Matthias Scoenaerts’a Diane Kruger eşlik ediyor. Filmin sinopsisi ise şöyle:

Fransız Özel Kuvvetleri’nde görevli bir asker olan Vincent Afganistan’dan yeni dönmüştür ve post-travmatik stres bozukluğu ile mücadele etmektedir. Vincent, zengin bir Lübnan’lı iş adamının karısı Jessie’yi Maryland’deki lüks villalarında korumak için kiralanır. Korumak ile görevlendirildiği kadına karşı bir şeyler hissetmeye başlayan Vincent, sürekli Jessie’nin tehlikede olduğuna dair paranoyaya kapılır. Ancak Vincent hislerinde yanılmıyordur ve gerçekten ortada büyük bir tehdit vardır…

The Boy / Lanetli Çocuk

the-boy-lauren-cohan-fragman-filmloverss

Vizyona girdiğinde ağır eleştirilere maruz kalan 2012 yapımı The Devil Inside‘ın yönetmeni William Brent Bell’in yönetmen koltuğunda oturacağı The Boy‘un başrolündeki Lauren Cohan‘e Rupert Evans, Jim Norton ve James Russell gibi isimler eşlik ediyor. Senaryosunu Stacey Menear‘ın kaleme aldığı filmin konusu ise şöyle:

Cohan’in hayat verdiği Greta karakteri, sorunlu geçmişinin izlerinden kaçmaya çalışan genç bir kadındır. Bu zorlu süreci atlatmak için küçük bir İngiliz kasabasında yaşamını sürdüren zengin bir ailenin 8 yaşındaki çocuğuna bakıcılık yapmak üzere işe girer. Ne var ki yanlış giden birtakım durumlar olduğunu anlaması uzun sürmeyecektir. Bay ve Bayan Heelshire’ın, oğulları Brahms’ın bakımı hususunda oldukça katı kuralları vardır. Greta’yı bu kurallara eksiksiz bir şekilde uymadığı takdirde dehşet verici olayların meydana gelebileceğine dair esrarengiz bir şekilde uyarırlar. Fakat yaşananlardan en rahatsız edici olanı Greta’nın Brahms’ın “gerçek” bir çocuk olmadığını fark etmesidir. Brahms, ebeveynlerinin derin bir sevgiyle bağlı olduğu gerçek boyutlu porselenden yapılma bir bebektir. Kendini kapana kıstırılmış hisseden Greta, ne zaman bir kuralı çiğnese evde tuhaf olayların meydana geldiğini, bebeğin Greta’nın bıraktığı yerden farklı yerlerde ve pozisyonlarda tekrar ortaya çıktığını fark eder. Brahms’ın ardındaki gizemi açıklığa kavuşturmaya kararlı olan Greta, Rupert Evans’ın hayat verdiği Malcolm karakterinden yardım ister. Malcolm, Heelshire ailesinin geçmişiyle ilgili son derece tedirgin edici detayları paylaştıkça, Greta bunun bir rastlantıdan ibaret olmadığının; yani “seçildiğinin” farkına varır.

Kötü Kedi Şerafettin

kotu-kedi-serafettin-den-fragman-filmloverss

Karikatürist Bülent Üstün’ün yarattığı karakter Kötü Kedi Şerafettin ilk kez beyazperdeye uyarlanıyor. Türkiye’nin önde gelen animasyon stüdyosu Anima İstanbul‘un yapımcılığında beyazperdeye aktarılan ve merakla beklenen filmin senaryosu Levent Kazak ve Bülent Üstün tarafından kaleme alındı. Filmin yönetmen koltuğunda ise Mehmet Kurtuluş ve Ayşe Ünal oturuyor. 

Çiftleşme döneminde hem aşkından, hem de mangalından olan bir tekirin neler yapabileceğini traji-komik bir hikâyeyi konu alan film, bir de usta isimlerin oluşturduğu etkileyici bir seslendirme kadrosuna sahip. Şerafettin’in sesine Uğur Yücel hayat verirken, Demet Evgar onun sevdalısı Misket’i seslendiriyor. İlhamını Bülent Üstün’den alan, intikam ateşiyle yanıp kavrulan çizeri Okan Yalabık; ameliyatla sincap olmak isteyen Fare Rıza, Güven Kıraç; Şerafettin’in babası Tonguç’u ise Ahmet Mümtaz Taylan seslendirecek. Denizden hazzetmeyen çöplük martısı Rıfkı Gökçe Özyol‘un, Şero’nun haraca bağladığı Bakkal Şemistan Cezmi Baskın‘ın, paragöz ev sahibi Hasene karakteri Ayşen Gruda‘nın muhabbet tellalı Cemil karakteri ise Yekta Kopan‘ın sesinde hayat bulacak.

Ip Man 3

Hep Yek

Temel ile Dursun İstanbul’da

12 Şubat

The Danish Girl / Danimarkalı Kız

the-danish-girl-ilk-fragman-filmloverss

72. Venedik Film Festivali kapsamında prömiyerini gerçekleştiren The Danish Girl‘ün yönetmen koltuğunda The King’s Speech ile Oscar’ı kucaklayan Tom Hooper oturuyor. Başrollerini Eddie Redmayne ile Alicia Vikander‘in paylaştığı ve gerçek bir hikayeden beyazperdeye uyarlanan filmin merkezinde, cinsiyet değiştirmeye ve trans bireylere karşı toplumda farkındalığın arttırılmasında büyük katkısı olan ressam Lili Elbe ile Gerda Wegener yer alıyor.

The Danish Girl, David Abershoff tarafından 2000 yılında yazılan aynı adlı romandan uyarlanıyor. 1920’lerde Kopenhag’ta geçen filmde,  ressam Gerda Wegener’in kocasını bir kadın olarak resmetmesinin ardından, cinsiyetine dair bir sorgulamaya girişerek tarihin ilk cinsiyet değiştirme ameliyatlarından birini olan Einar Wegener’in (daha sonra Lili Elbe) gerçek hayat hikayesi anlatılıyor.

Louder Than Bombs / Sessiz Çığlık

sessiz-ciglik-louder-than-bombs-filmloverss

2006 yılında ilk uzun metraj filmi Reprise ile dikkatleri üzerine çeken yönetmen Joachim Trier, daha önceki filmlerinde de beraber çalıştığı senarist/yönetmen Eskil Vogt ile Louder Than Bombs‘ta tekrar bir araya geliyor. Norveç asıllı yönetmen Joachim Trier’in Birleşik Devletler’de çektiği ilk film olan Louder Than Bombs’un oyuncu kadrosunda ise Jesse Eisenberg, Isabelle Huppert, Amy Ryan, Gabriel Bryne, David Strathairn gibi dikkat çekici isimler bulunuyor. Filmin konusu ise şöyle:

Ölümünün üçüncü yılında fotoğrafçı Isabelle Reed’in anısına düzenlenen fotoğraf sergisi, ailenin büyük oğlu Jonah’ın eve dönmesini sağlar. Jonah günlerini, görüşmekten kaçındığı babası Gene ve yıllardır görmediği kardeşi Condrad ile geçirmek zorunda kalır. Trafik kazasında kaybettiği eşinin gölgesi altındaki Gene, annelerini birbirinden çok farklı şekilde hatırlayan oğullarını aynı çatı altında toplar. Gene bir yandan farklı sebeplerden kendisinden hoşlanmayan çocuklarıyla arasını düzeltmeye, bir yandan da iki oğlu arasındaki ilişkiyi kuvvetlendirmeye çalışır.

Filmekimi 2015 kapsamında sinemaseverlerle buluşan filmin eleştirisini okumak için tıklayınız

Deadpool

deadpool-dan-yeni-fragman-filmloverss

Beyazperdede ilk olarak X-Men Origins: Wolverine filminde gördüğümüz ve solo filmini merakla beklediğimiz Deadpool‘un yönetmen koltuğunda Tim Miller oturuyor. Marvel Comics’in en alışılmadık anti-kahramanı Deadpool, eski bir Özel Kuvvet askeri olan Wade Wilson’un, üzerinde uygulanan zorlu bir deneyin onu hızlandırılmış kendini iyileştirme gücü ve alt egosuyla baş başa bırakmasının hikayesine odaklanıyor. Başrollerinde Ryan Reynolds, Morena Baccarin, Gina Carano, T.J. Miller, Ed Skrein gibi isimleri göreceğimiz Deadpool’da bir Marvel klasiği olarak Stan Lee‘nin yine bir cameoya imza atacağını hatırlatalım.

The Choice / Aşkın Seçimi

askin-secimi-filmloverss

Romantik drama kitaplarının dünyaca ünlü yazarı Nicholas Sparks‘ın aynı isimli romanından beyazperdeye uyarlanan The Choice‘un yönetmen koltuğunda 2014 yapımı bağımsız komedi Adult Beginners‘dan adını hatırlayabileceğimiz Ross Katz oturuyor. Senaryosunu Spark ile birlikte Bryan Sipe‘nin yazdığı filmin başrollerinde Teresa Palmer, Benjamin Walker, Tom Wilkinson, Maggie Grace ve Alexandra Daddario yer alıyor. Filmin konusu ise kısaca şöyle:

Enerjik tıp öğrencisi Gabby Holland’ın, kadınların karşı koyamadığı Travis Shaw’a komşu olması, ikiliyi asla hayal edemeyecekleri romantik bir yolculuğa sürükler. Travis, oldum olası bir kadınla ciddi bir ilişki yaşamanın rahat yaşam tarzını kısıtlayacağına inanmaktadır. Gabby ise uzun soluklu bir ilişki yaşamakta olduğu erkek arkadaşıyla hayatını birleştirmek üzeredir. Ta ki karşı koyulmaz bir arzu, aykırı çiftin itinayla planlanmış hayatlarını alt üst edene kadar… Fırtınalı bir flört evresinin ardından Gabby ve Travis evlenip, el ele yürüyen ve her kararı birlikte alan bir aile kurar, bir gün içlerinden biri hayatlarının en önemli seçimini tek başına yapmak zorunda kalana kadar… En yürek burkan soruyu; “Aşk ümidini ayakta tutmak için ne kadar ileri gidebilirsiniz?” sorusunu irdeleyen etkili ve hayat dolu aşk, evlilik ve aile üçgeni…

The Corpse of Anna Fritz / Ölüm ve Ötesi

Dünyanın En Güzel Kokusu

Hesapta Aşk

Mel-Un

19 Şubat

Son of Saul / Saul’un Oğlu

saul-fia-son-of-saul-cannes-filmloverss

Jüri Büyük Ödülünü kazandığı Cannes Film Festivali’nde olay yaratan ve ilk gösteriminden bu yana yılın en çok konuşulan sinema olaylarından birine dönüşen Son of Saul, izleyicisini II. Dünya Savaşı’nda uygulanan soykırımın simgesi haline gelen Auschwitz’e götürüyor. Yönetmen koltuğunda ilk uzun metrajına imza atan László Nemes‘in oturduğu filmin oyuncu kadrosunda ise Géza Röhrig, Levente Molnár, Urs Rechn, Todd Charmont, Marcin Czarnik, Jerzy Walczak, Sándor Zsótér gibi isimler yer alıyor.

Bugüne kadar soykırım üzerine çekilmiş filmlerden bambaşka bir yaklaşım izlemesiyle dikkat çeken Son of Saul, Naziler tarafından toplama kampında iş yapmaya zorlanan “Sonderkommando”lardan Yahudi esir Saul’un hayatının iki gününe odaklanıyor. Saul bir gün cesetlerin yakıldığı imha fırınında, oğlu olduğunu düşündüğü bir çocuğun cesedini görür. Saul, oğlunun cesedini yakılmaktan kurtarıp usulünce toprağa vermeyi takıntı haline getirecektir.

2016 Akademi Ödülleri’nde Yabancı Dilde En İyi Film Oscarı’na aday gösterilen filmin eleştirisini okumak için tıklayınız

Room / Gizli Dünya

room-brie-larson-filmloverss

Telluride Film Festivali‘nde prömiyerini gerçekleştiren Room‘un yönetmenliğini What Richard Did, Frank gibi filmlerle tanınan Lenny Abrahamson üstleniyor. Başrollerini Brie Larson ve William H. Macy‘nin paylaştığı filmin senaryosu Emma Donoghue‘nun aynı adlı romanından uyarlandı. Oyuncu kadrosunda Joan Allen ve Jacob Tremblay‘in de bulunduğu Room bizi Jack ve annesinin bir oda içindeki yaşam mücadelesine götürüyor. Filmin konusu ise şöyle:

5 yaşındaki Jack (Jacob Tremblay) annesi ile garip bir yaşam sürmektedir. Ma (Brie Larson), yedi sene önce kaçırılan ve tecavüze uğrayan genç bir kadındır. Jack ile birlikte Room’da yaşayan Ma her annenin yapacağı gibi çocuğunu sevmiş, onunla oyunlar oynamış ve Old Nick (Sean Bridges)’ten oğlunu uzak tutmuştur. Bir gün Jack’ten aldığı cesaret ile kaçma planları yapmaya başlayan Ma hiçbir şeyin göründüğü kadar kolay olmadığını anlayacaktır.

Pride and Prejudice and Zombies / Aşk ve Gurur ve Zombiler

pride-and-prejudice-and-zombies-poster-filmloverss

Jane Austen’ın klasik romanı Pride and Prejudice daha önce sinemaya 4 kez, televizyona da 7 kez uyarlandı. Bunlardan farklı olarak Pride and Prejudice and Zombies yine sinemaya uyarlanan enteresan romanı Abraham Lincoln Vampire Hunter‘dan hatırlayabileceğimiz Seth Grahame-Smith‘in parodisinden beyazperdeye aktarılıyor. Türlü oyuncu kadrosu ve yönetmen değişikliklerinden sonra 6 yıldır yapım aşamasında olan filmin başrollerinde Elizabeth Bennett‘i canlandırmak üzere Cinderella ve Downtown Abbey filmlerinden hatırlayabileceğimiz Lily James ve Mr. Dancy rolünde Sam Riley yer alıyor ve onlara yan rollerde Bella Heathcote, Jack Huston, Douglas Booth, Matt SmithCharles Dance ile Lena Headey eşlik ediyor. Birkaç sene önce Elizabeth Bennett rolü için konuşulan Natalie Portman da filmin yapımcılığını üstlenen isimler arasında. Epey heyecan uyandıran filmin yönetmenliğini ise daha önce 17 Again, Charlie St. Cloud gibi filmlerde imzası bulunan Burr Steers üstleniyor.

Filmin konusu ise kısaca şöyle :

19. yüzyıl İngiltere’sinde Elizabeth Bennet dövüş sanatları ve silah kullanımında bir uzmandır. Kardeşlerine sahip çıkmadaki başarısı ile birlikte Mr. Darcy, bir kadının kendini savunmayı bilmesi gerektiğini öne sürerek Elizabeth’e meydan okur. Mr. Darcy ve Lizzy kanlı bir çarpışma için bir araya gelirken, birbirlerine olan aşklarıyla da yüzleşmek zorunda kalırlar.

Osman Pazarlama

 26 Şubat

Misconduct / Hesaplaşma

al-pacino-ve-anthony-hopkinsli-misconducttan-ilk-fragman-filmloverss

Sinema tarihinin iki devi Al Pacino ve Anthony Hopkins‘i  bir araya getiren Misconduct‘ın yönetmenliğini Shintaro Shimosawa üstleniyor. Josh Duhamel’ın canlandırdığı, kendini işine adamış bir avukatın iki büyük güç arasında kalınca başına gelenleri  konu alan Misconduct’ın başrollerinde yer alan Al Pacino ve Anthony Hopkins’e Josh Duhamel, Malin Akerman, Alice Eve ve Julia Stiles eşlik ediyor. Filmin konusu ise şöyle:

Ben Cahill New Orleans’da prestijli bir hukuk firmasında çalışan genç ve hırslı bir avukattır. Acil servis doktoru olan Charlotte ile evlidir. Charlotte’un düşük yapması, kariyerlerine ağırlık vererek birbirlerinden kopmalarına sebep olur. Ben‘in de hukuk firmasında daha uzun saatler çalışması büyük davalar alması ve bu davaları kazanması ile neticelenir. Ben basarili oldukça, Charlotte’ten uzaklaşmaya başlar. Üniversiteden eski kız arkadaşı Emily Hynes, bir anda Ben’in hayatına girer. Emily ilaç endüstrisinin dev firmalarından birinde çalısmaktadır ve şirketin CEO’su ile ilişki yaşamaktadır. Emily milyarder erkek arkadaşı tarafından devamlı ihmal edildiği için kendisini üzgün ve yalnız hissetmektedir. Emily, Ben’e ilaç şirketi ve CEO’suna şahsi olarak zarar verecek gizli bilgileri vermeyi teklif eder. Böyle bir dava hukuk şirketi için altın fırsattır. Ben şirketin kıdemli ortağı olan Charles Abrams’a bu konudan bahseder. Bu davayı kazanmak Ben’e firmada ortaklık şansı verecektir. Abrams bu davayı almayı kabul eder ve Ben’i kanıtın kaynağı için uyarır.

 Gods of Egypt / Mısır Tanrıları

gods-of-egypt-ten-aksiyon-dolu-yeni-fragman-yayinlandi-filmloverss

Antik Mısır tanrılarını yeniden beyazperdeye taşıyacak olan Gods of Egypt‘in yönetmenliğini Alex Proyas üstlenirken, başrollerinde Gerard Butler (Set), Brenton Thwaites (Bek), Abbey Lee (Anat), Nikolaj Coster-Waldau (Horus), Courtney Eaton (Zaya), Rufus Sewell (Urshu) ve Geoffrey Rush (Ra) gibi isimler yer alıyor. Antik Mısır tanrıları Horus ve Seth’i karşı karşıya getirecek olan Gods of Egypt‘in senaryosu ise Matt Sazama ve Burk Sharpless tarafından kaleme alındı. Filmin konusu:

Sihir, canavarlar, tanrılar ve deliliğin hakim olduğu bir krallıkta insanlık yaşam savaşı vermektedir. Karanlığın Tanrısı Set (Gerard Butler) Mısır tahtını ele geçirmiş, barış ve refah içinde yaşayan halkı kaosa sürüklemiştir. Tüm bunlar olurken beklenmedik bir yerden gelen kahraman, dünyayı ve kayıp olan aşkını kurtarmak ister. Bu noktada Bek, (Brenton Thwaites) ünlü hırsız, öne çıkarak bir diğer tanrı Horus (Nikolaj Coster-Waldau) ile işbirliği yapar. Set’e karşı açılan savaş her geçen gün etkinliğini daha fazla hissettirirken; Bet kendini öteki dünyada, cennetlerin birleştiği yerde, tanrılar ve ölümlüler arasındaki kavganın orta yerinde bulur.

Senarist

Çağrılan


FilmLoverss

FilmLoverss

7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı

Yazarın diğer yazılarını gör →