Se7en Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!
Brad Pitt, Morgan Freeman, Kevin Spacey ve Gwyneth Paltrow’un başrollerinde yer aldığı 1995 yapımı David Fincher yönetmenliğindeki Se7en filmi birçok sinefil için en iyiler arasında yer alır. Sizin için de Se7en unutulmazlar ve hala hakkında soru işaretleri olan bir film ise derlediğimiz Se7en hakkında bilmeniz gereken 15 detay listesine göz atmalısınız!
1995 yapımı gerilim filmi Se7en soru işaretleriyle dolu bir sona sahip olmasının yanında izleyiciyi içine alarak gergin, karanlık ve kasvetli atmosferinde soluksuz bir macera yolculuğu yaşatan bir filmidir. Se7en içerisinde iki tane dedektifin zoraki işbirliği bizi karşılar ve bu iki adamı birleştiren büyük bir fantezi ürünüdür. Bir seri katilin fantezisi ve bu fantezinin yarattığı karanlık dünya iki dedektifi seri katili bulma arzusu içerisinde birleştirir. Bu seri katil yedi ölümcül günahı kendine rehber olarak belirlemiş ve bu ölümcül günahlar çerçevesi içerisinde ölümleri gerçekleştirmektedir. Her bir günah ile özdeşleşen kurbanlar birer performans sanatçısına dönüşür öldürüldükleri anda ve ölüm ile gelişen bu sanatsal perspektif Se7ev içerisinde katilin fantezi dünyasını oluşturur. Her kurban ölü bedenleri ile ölümcül günahın birini temsil eder ve bu performans ile katilin dünyaya olan mesajını taşırlar. Aynı arzu ile birleşen iki dedektif seri katilin peşindeyken günahları da tatmaya ve günah kavramını sorgulamaya başlarlar. Eğer sizin için de Se7ev filmi vazgeçilmezleriniz arasındaysa ve filmi her izleyişinizde yeni bir bakış ile farklı detaylara dikkat ediyorsanız sizin için hazırladığımız 15 detaydan oluşan listeye muhakkak göz atmalısınız!
Hazırlayanlar, Elif Barış, Osman Karakülah, Utku Ögetürk
***Yazının bundan sonrası Se7en filmine dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***
Se7en Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!
Kevin Spacey’nin Adının Gizli Tutulması

David Fincher ile Kevin Spacey, John Doe karakteri için anlaştıktan hemen sonra Spacey, canlandırdığı karakterin gizli tutulması gerektiğini savunuyor ve bu konuda Fincher’ı ikna etmeyi başarıyor. Çekim süreciyle başlayan bu gizlilik kararı, filmin tanıtımlarının başlamasıyla da devam ediyor. Her ne kadar yapımcılar Spacey gibi ünlü bir ismin kadroda olmasının filme olan ilgiyi artıracağını düşünerek verilen bu karardan rahatsız da olsalar Spacey’nin ismi filmin açılış jeneriğinde dahi geçirilmeyerek, sinema tarihinin en gizemli seri katili yaratılmış oluyor.
Filmin Oyuncu Kadrosu

Se7en filminin unutulmaz kadrosu oluşturulmadan önce birçok farklı oyuncuya ve yönetmene teklif götürülmüş ama bir türlü bir ekip oluşturulamamış. Christina Applegate’e başrol kadın oyuncusu teklifi götürülmüş ancak kendisi projeyi reddetmiş. Bununla beraber filmde Brad Pitt’in canlandırdığı Dedektif Mills rolü için Pitt öncesi teklif Denzel Washington’a iletilmiş. Ama Denzel Washington senaryonun çok karanlık ve kasvetli olduğunu düşündüğünü söyleyerek projeyi reddetmiş. Aynı zamanda yine aynı rol Sylvester Stallone’ye de iletilmiş ancak o da rölü kabul etmemiş. En son Pitt ile anlaşıldığında da Brad Pitt Apollo 13 projesini Se7en’da yer almak için geri çevirmiş. Aynı zamanda Morgan Freeman’ın canlandırdığı Dedektif Somerset karakteri için senarist Andrew Kevin Walker karakteri yazarken William Hurt’u hayal etti ancak aktör ile bir anlaşmaya varılamadı. Daha sonra yapımcılar rol için Al Pacino’yu düşünmüştü ancak aktör City Hall projesine imza attığı için rol en sonunda Freeman’a emanet edildi. Aynı zamanda Bununla beraber filmin yönetmen koltuğu için ilk başta proje David Cronenberg’e ve Guillermo del Toro’ya sunuldu ancak yönetmenler projeyi kabul etmedi. Aynı zamanda Kevin Spacey tarafından canlandırılan seri katil Doe rölü de Val Kilmer tarafından red edilmiş.
Senaristin Cameosu

Filmin senaristi Andrew Kevin Walker filmde kısa süreliğine de olsa gözüküyor. Filmin hemen başında gözüken ceset senaristin ta kendisi!
Filmde Var Olandan Daha Fazlasını Gördüğün İddia Edenler

Tıpkı Alfred Hitchcock’un Psycho’sunda olduğu gibi, seyirciler filmi izledikleri andan itibaren filmde gösterilenden daha fazlasını gördüklerini iddia etmişler ve bunun gerçek olduğuna inanmışlardır. Filmden çıkan seyircilerin birçoğu filmin sonunda Gwyneth Paltrow’un öldüğünü ve kutudan onun kafasının çıktığını iddia etmişlerdir. Bu dedikodu kulaktan kulağa yayılmış, filmin bu şekilde bir versiyonu olduğu ve izleyenlerin kendilerinden emin oldukları belirtilmiş. Fincher, bu konuyla ilgili olarak “Seyircilere böyle bir dedikoduyu kulaktan kulağa yaydıkları için teşekkür ederim ancak filmde kesinlikle böyle bir sahne yoktu.” diyerek yalanlamıştır. Buna rağmen seyircilerin bir bölümü hala bu sahneyi gördükleri üzere yemin etmeye devam ediyorlar.
Filmin Alternatif Sonları

Filmle ilgili hem resmi hem de resmi olmayan birçok alternatif son üretildi. Bunları sizler için Damla Durmaz’ın yazdığı Se7en: Kutuda Ne Vardı? isimli yazımızda derlemiştik. Gelin, bu alternatif sonlara bir kez daha göz atalım.
Alternatif Son: Tracy’nin Hayatını Kurtarma Yarışı
Se7en, New Line’ın filmin sonunu içeren orijinal taslağı yanlışlıkla göndermesinin ardından Fincher’ın radarına girmeyi başarıyor. Bu versiyonu ilk başta reddeden stüdyo, daha sonra Kevin Andrew Walker’ın daha geleneksel ve eylem odaklı bir sona yer verdiği senaryo ile yoluna devam etmeyi tercih ediyor.
Rant Hollywood’a göre yapımcı Arnold Kopelson, Mills ve Somerset’in Tracy’nin hayatını kurtarmak için girdikleri yarışı gözler önüne seren bir son için Walker’ın Se7en’ı yeniden yazmasını istiyor. Ne yazık ki, Tracy’nin içinde bulunduğu durum Pitt, Freeman ve Fincher tarafından kabul görmüyor. Üstelik filmin böyle bir sonla bitmesine karar verilirse, projede yer almayacaklarına dair diretiyorlar.
Alternatif Son: Somerset, John Doe’yu Öldürür
Görüyoruz ki Se7en’ın yapımcıları filmin sonuna dair hiçbir zaman memnun olmayıp, değiştirilmesi için büyük çaba sarf ediyorlar. Aslında, Pitt, Freeman ve Fincher’ın Tracy’nin kurtarıldığı bir son istemediğini açıkça belirtmesinin ardından, Somerset’in Mills’i kurtarabilmek adına John Doe’yu öldürmesine karar veriliyor.
Konu başlığının belirlenmesinin ardından, Film School Rejects’e göre Freeman, Somerset’in John Doe’yu öldürerek düşmanının planlarını bozabileceği sonu beğeniyor. Bu da demek oluyor ki, Mills hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Bununla birlikte, Mills’in Tracy için Doe’yu zaten vuracağını düşünen Pitt, bu sonun hiçbir şekilde yürümeyeceğini düşünüyor.
Alternatif Son: Daha Az Dramatik Bir Son
The Flesh Farm, Somerset’in Doe’yu öldürdüğü hikayenin taslağından sonra, Mills’in John Doe’yu öldürdüğü sahnenin yerinde bir hareket olduğunu düşünüyor. Filmin ön gösterimlerinin ardından izleyicilerden gelen tepkilerin yapımcıları oldukça memnun etmesi, bir sonraki adımda Se7en’ın hafızalara kazınan sonunun temellerini atıyor.
Alternatif Son: Doe Mills’i Öldürür, akabinde Somerset de Doe’yu Öldürür
Shorlist’e göre senaryonun başka bir versiyonunda ise, John Doe vuruluyor ve Mills’in öldüğü anda Somerset devreye giriyor. Nitekim stüdyo bu olay örgüsünün akla yatmadığını kabul etse de, böyle bir sonun daha dramatik olacağını, dolayısıyla da filmin oldukça tatmin edici bir sonla biteceğine inanıyor. Se7en’ın en çok memnun eden tarafı ise filmde yer alan kötü kahramanların ne kadar akıllı ve dikkatli olabileceklerinin altını fazlasıyla çiziyor olması. Aslına bakılırsa, Mills’in ölümüyle sonlanacak herhangi bir eylemin yer almaması, yalnızca Doe’nun planını en ince ayrıntısına kadar yürütmek istemesinden kaynaklanıyor.
Alternatif Son: Mills, Somerset’i Vurur
The Flesh Farm’a göre Se7en’ın senaryo taslaklarından biri, Mills tarafından vurulan Somerset’in hastanede iyileştiğine işaret ediyor. Bu noktada Mills’in neden Somerset’i vurduğu ve Doe’ya ne olduğu bilinmiyor. Açığa çıkan tek şey ise R. Lee Ermey’in hastaneye gelerek Mills’in “Sen haklıydın. Her konuda haklıydın” yazan notunu Somerset’e iletmesi. Bu durum Doe’yu öldüren Mills’in, Somerset ile ufak bir anlaşmazlık yaşamasının ardından partnerini vurduğu akabinde de tutuklandığı bir olayın yaşanabileceğini akıllara getirse de, bu son bir spekülasyondan öteye geçemiyor.
Alternatif Son: David Fincher’ın Se7en için Tercih Ettiği Son
Final sahnesini Somerset’in, Hemingway’in sözleriyle bitirmesini tercih eden David Fincher, Mills’in Doe’nun kafasına ateş ettiği sahneden sonra, sinema salonlarında birkaç dakika boyunca sürecek bir karanlık ve sessizliğin hakim olmasını istediğini söylüyor. Ne yazık ki, ön gösterimler bu planın işlemediğini gösteriyor, zira filmin sona ermesinin akabinde gelen ışıklar John Doe cinayetinin etkisini oldukça azaltıyor. Yine de, Mills’in eylemleri ve John Doe’nun yaptıkları Se7en’ın bugün bile konuşulmasının en büyük sebeplerinden.
Filmdeki Ölümlerin Gizemi

Se7en Filminde Kevin Spacey tarafından canlandırılan seri katil John Doe yedi ölümcül günaha göre cinayetler işler ve bu cinayetleri günahlara göre sembolize eder. Filmde belki de gözden kaçan ve dikkat edilmeyen bir detay izleyici hiçbir zaman vahşet ile karşı karşıya gelmez. İzleyici film boyunca dedektifler ile beraber hareket ettiği için hiçbir ölüm anı izleyici tarafından görülmez. İzleyici sahneye geldiği anda ölümler çoktan yaşanmış olur ve hiçbir zaman sahnede kan, vahşet ve cinayet gözükmez. Ancak izleyici tarafından görülen tek öldürme eylemi Brad Pitt’in intikam için Kevin Spacey’i öldürdüğü andır. Bu sahneyle beraber filmde kötü adam izleyici karşısına eli kanlı çıkmaz ancak filmin iyi adamı izleyici gözünde tek cinayeti işleyen kişidir.
Fight Club ile Kan Bağı

Fight Club’ın da yönetmenliğini yapan David Fincher, filmdeki üç dedektifin ismini Se7en’ın senaristin isminden almıştır; Andrew, Kevin ve Walker.
Filmdeki Kurbanlar

Filmde işlenen cinayetler yedi ölümcül günah üzerinden ilerliyor. Bu yedi ölümcül günaha göre öldürülen kurbanlar arasında makyaj ekibinin saatlerini harcadıkları iki ölüm var. Bunlardan ilki üşengeçlik günahı yüzünden öldürülen kurban. Bu kurban filmde bir yatağa bağlanarak açlıkla beraber ölüme terk ediliyor. Bu karakteri canlandıran aktörün makyajı tam 14 saat sürmüş ve ayrıca aktör Michael Reid MacKay çekimler sırasında 44 kilodaymış. Ancak yapımcılar kendisinden daha fazla kilo vermesini istemişler ancak oyuncu kilosunun daha aşağısına inememiş. Filmdeki diğer yedi günah ölümünü ise oburluk. Bu ölümde de kurban kafası bir tabak makarnaya gömülü bir şekilde boğularak ölüyor. Aktörün nefes alabilmesi için tabağın içine dalış maskesine benzer bir mekanizma yerleştirilmiş ve aktörün nefes alması sağlanmış. Ve ayrıca 30 saniyelik bir çekim için aktörün makyajı tam 10 saat sürmüş.
Senaryodaki Detaylar

Filmin senaristi Andrew Kevin Walker filmin senaryosunun esin kaynağını New York şehri olarak belirtmişti. Yaşadığı şehir olan New York’ta senarist, sadece bir yolda yürüdüğü ve yedi ölümcül günahı gördüğünü söyleyerek şehrin karanlık yüzünden Se7en’ın doğduğunu söylüyor. Bu hikaye ile ortaya çıkan senaryo aynı zamanda muazzam detaylar da barındırıyor. Özellikle katil Doe’nun evinin tasvirinde Walker küçük detaylarda büyük anlamlar yaratıyor. Doe’nun evinde bütün pencereler siyah boya ile kapatılmış bir vaziyette çünkü senariste göre bir katilin kaotik bir şehirde kaçması gereken bir mağaraya, yaratması gereken bir özel alana ihtiyacı var. Aynı zamanda filmde Doe’nun evinde bir sürü boş aspirin şişesi ile gözümüz kesişiyor. Bu kısımda da senaristin yorumu, bir katilin beyninden birçok düşünce geçer ve bu düşünceler onun zihnini yıpratır ve onu ağrı kesici bağımlısı yapar şeklinde oluyor. Boş şişelerin evde duruyor olması ise sadece şekillerinin güzel olmasından kaynaklanıyor.
Fuck Kelimesi

Filmde fuck kelimesi tam 74 kez geçirilmiştir. Bu kelimenin çoğu kez Brad Pitt’in canlandırdığı Millls karakteri tarafından kullanılmıştır.
Filmde Yer Alan Kitaplar

İki dedektif Somerset ile Mills, John Doe’nun evine geldiklerinde dairenin her tarafı el yazması kitaplarla doludur; o kadar fazladırlar ki Morgan Freeman’ın canlandırdığı Dedektif Somerset, eğer bu kitapların hepsini okumaya kalksaydık bu, dedektiflerin tam olarak iki ayını alırdı der. Bu kitapların hepsi gerçekten elle yazılmıştır ve kitapların hazırlanış süreci yaklaşık iki ay sürmüştür. Bu hazırlığa ise 15.000 dolar harcanmıştır.
Brad Pitt’in Ültimatomu

Filmin yapımcıları filmin sonu için bir türlü anlaşamadılar ve filmin sonunu değiştirme teklifini ile hiçbir zaman ortaya çıkarmasalar da filmin sonunun çekimleri sırasında engeller çıkardılar ve işi birçok kez zora soktular. Ancak bu durumların sonunda Brad Pitt ekibe rest çekti ve eğer son olduğu gibi kalmazsa filmin kadrosunda yer almayacağını söyledi.
7 Rakamı

Filmin açılış sahnesinde bina numarasındaki 7 rakamını görürüz. Film boyunca yedi rakamıyla fazlasıyla karşılaşırız aslında. Brad Pitt’in canlandırdığı karakter dedektif Mills’in işlenen yedi cinayet hakkında aldığı telefonların süresi toplamda yedi dakika sürerken; Morgan Freeman’ın hayat verdiği karakter dedektif Somerset, filmin bitimine 7 dakika kala Kevin Spacey’in canlandırdığı seri katil John Doe’nun kazandığını söylemiştir.
Filmin Atmosferi

‘Bleach bypass’ adlı bir yöntem kullanılarak filmin renginde değişim yapılmış ve bu sayede filmde kasvetin hakim olması sağlanmıştır. Bu yöntemle ve grenli baskısı tekniğiyle birlikte filmde daha karanlık bir atmosfer yaratılmıştır.
Devam Filmi Söylentileri

Se7en izleyicisi için devam filmi her zaman muallakta bir konu olmuştur. Devam filmini isteyen bir kitle ile filmin tek olmasından kaynaklı büyüsünden dolayı devam filmi istemeyen bir kitle her zaman karşı karşıya olmuştur. Devam filmi için de her zaman söylentiler olmuştur. Bunlardan ilki eğer devam filmi olursa Brad Pitt’in ve Morgan Freeman’ın akıl hastanesinde olacakları yönündedir. Diğer söylenti ise filmin bitişine göre şekillenir. New Line yapım şirketi filmin devamını istemiş ve taslak olarak bir senaryo hazırlanmıştı. Bu senaryoda Dedektif Mills akıl hastanesinde veya hapisanededir. Yalnız kalan Dedektif Somerset devam filminde yeni bir seri katil ile karşı karşıyadır. Bu katil Se7en’da olduğu gibi din ile alakalı değil fizikle alakalıdır ve dedektif teknoloji ile yenilenmiş bir şekilde karşımıza çıkar. Yazılmış bu senaryonun ismi Solace olarak belirlendi ama asla proje ilerlemedi. Ancak 2015 yılında Se7en’ın devam filmi olarak lanse edilmese de başrolde Anthony Hopkins’in yer aldığı Solace isimli film izleyici ile buluştu.
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →