No Country for Old Men: Storyboard’dan Kameraya Muazzam Yansıma
Joel Coen ve Ethan Coen’in 2007 yılında izleyici ile buluşturduğu ve bu buluşmadan beri en iyiler listelerinin unutulmaz parçası olan No Country for Old Men’in hikayesi önce Cormac McCarthy’nin aynı adlı romanı olarak doğdu, sonra da bu romanın maharetli ellerde senaryoya dönüştürülmesiyle kendini beyazperdede buldu. İşte Coen Kardeşler’in sanat eseri görsel senaryolarından kameraya muazzam bir şekilde yansıtılan No Country For Old Men!
Adını William Butler Yeats’in Sailing to Byzantium adlı şiirinin ilk dizesinden alan No Country for Old Men‘in Cormac McCarthy tarafından yaratılan kurgusu, Coen Kardeşler‘in deyimiyle “Beni film yapın.” diye yalvarıyordu. Bu seslenişi duyan Coen Kardeşler, hemen kitabı senaryolaştırma çalışmalarına başladı ve 2005 yılında yayımlanan eseri 2007 yılında beyazperdede devleştirdi. Coen Kardeşler‘in yapmak istediği şeyler için başarıyı garantileyerek yola çıktığı, senaryolarının her karesini muazzam bir şekilde resme dökmelerinden gayet açık bir şekilde anlaşılıyor. Senaryonun görselleştirilmesi olarak adlandırılan bu “storyboarding” işini büyük ustalıkla uygulayan yönetmenler, bu sayede kamera daha açılmadan filmin neye benzeyeceğini hem kendilerine, hem de beraber çalışacağı isimlere göstermiş oluyor.
No Country for Old Men: Stortyboard’un Beyazperdede Canlanması

Coen Kardeşler’in aldığı dört Oscar ödülünden üçünün sebebi olan, En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo Uyarlaması akademi ödüllerini göğüsleyen No Country for Old Men’in bu başarıyı getirmesinin yönetmenlerini şaşırttığı söylenemez. Projelendirme aşamasında yapılan ön hazırlıklar, Coen’lerin gözünde canlandırdıkları fikri hayata geçirmek için nasıl bir adanmaşlıkla çalıştığının kanıtı niteliğinde. Bir kader, vicdan ve şiddet sorgulaması olan No Country for Old Men de bu adanmışlıktan nasibini aldı ve muhteşem bir görsel senaryoya dönüştükten sonra kamera ile yolculuğuna başladı. O kadar ki, filmin sinematografisinden sorumlu olan ve bu filmde Coen Kardeşler ile dokuzuncu işbirliğine imza atan Roger Deakins daha sonra şu cümleyi kuracaktı: “Çekimlere başlamadan önce her şeyi görsel olarak hikayeleştiriyoruz. No Country’de (senaryoda görselleştirilip) filmin son halinde yer verilmeyen belki sadece bir düzine kare vardır. Bu kadar planlı işte.”
Kendisi için bu projedeki temel zorluğun hikayeyi olabildiğince gerçekçi olarak aktarmak olduğunu da belirten Deakins’in sinematografi dehasının Coen Kardeşler’in muazzam bir şekilde belgelenmiş hayal gücü ile buluşmasını gösteren Glass Distortion videosunu sizlerle paylaşıyoruz. The Making of No Country for Old Men isimli video ile filmin yıldızları Josh Brolin ve Javier Bardem röportajına ait video da daha fazlasını duymak isteyenler için!
https://www.youtube.com/watch?time_continue=23&v=9r5In4Vagas
Zeynep Şentürk
179 yazı · 1987 yılında, en sevdiği mevsim olan sonbaharda doğdu. Üç kardeşin en büyüğü. Sokakta oynadı, deli gibi çizgifilm izledi, ilk olarak annesinin hediye ettiği masal kitaplarıyla okuma tutkusu başladı. Hayal kurar, resim yapar, psikolojiden anlar, modayı takip eder, Paulo Coelho ne yazsa okur, Jane Austen’ı takdir eder, sevdiği şiirleri ezberler. Yüksekte başı döner, derinlikten ürker, izlediği her korku filmi rüyasına girer. Boğaziçi Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık mezunu, bol kahve tüketen bir beyaz yakalı olarak hayatına devam eder. Kitaplardan biraz başını kaldırınca devreye girer filmler. Önce uyarlamaların peşinden gider, sonra tavsiyelerden beslenir, en sonunda kıyıda köşede kalmışları ararken bulur kendini. Baktı yetmedi, bir de üretmek ister. “Belki bir gün kendi kısa filmimi çekerim.” diye geçirir içinden.
Yazarın diğer yazılarını gör →