· 8 dk okuma

Korku Filmlerinden Hafızalarımıza Kazınan 13 Lanetli Nesne

Korku Filmlerinden Hafızalarımıza Kazınan 13 Lanetli Nesne

Sinema şüphesiz bazı objeler üzerine kurulu olan senaryolarıyla bizleri kurgusunun içine dahil eder; ve filmin tüm yükünü sırtına almış bazı objeler vardır ki onlar adeta tüm filmin gücünü elinde tutarlar. Korku sineması bu konuda diğer türlerin bir adım önündedir. Bazı duyguları bir meta üzerinden anlatmak, korkunun merkezini somut bir varlıkla bütünleştirmek daha etkili bir hikaye yaratacağından olsa gerek hikayesinin odak noktasına aldığı objelerle hafızalara kazınan birçok korku filmi örneği vardır. Eğer korku sineması seversek; videokaset olmadan Samara’yı düşünemediğimiz gibi, Christine adını 1958 model Plymouth Fury bütünleştirmekten kendimizi alamayız. Hal böyle olunca, korku sinemasının vazgeçemediği nesneleri hatırlatalım dedik. The Exorcist’ten The Ring’e; Christine’den The Conjuring’e uzanan korku filmlerinde yer alan 13 lanetli nesneyi ve o nesne üzerine kurulan hikayelerden oluşan bir seçkiyi sizin için hazırladık.

Korku Filmlerinden Hafızalarımıza Kazınan 13 Lanetli Nesne

The Exorcist – 1973 – (The Pazuzu Amulet)

the-exorcist-filmloverss

Genellikle bir erkeğin vücudu ve bir köpek veya aslanın kafasıyla tasvir edilen Pazuzu, Sümer ve Akad mitolojilerinde rüzgar cinlerinin kralı ve Tanrı Hanbi’nin oğludur.  Yaratmayı ve yok etmeyi simgeleyen pazuzu, 1973 yapımı The Exorcist’te Merlin’in daha önceden savaştığı ve Regan’ı ele geçiren cin olarak tasvir edilir. Vizyonla buluştuğu dönem çok konuşulmuş, film setinde ve kadronun başına ilginç şeylerin gelmesiyle lanetli film olarak anılan The Exorcist, kült korku filmlerinden biri olarak anılır. 12 yaşında olan Regan’ın gün geçtikçe garip hareketler yapmaya başlamasının ardından, Regan’ın annesi onu doktora götürür. Ancak hiç bir sonuç alamaz. Son olarak bir rahibe gitmeye karar veren anne, bir efsane olmuş olan şeytan çıkarma yöntemi önerisiyle karşı karşıya kalır.

The Evil Dead – 1981 – (Necronomicon – Ölülerin Kitabı)

the-evil-dead-filmloverss

Yayınlandığı dönem içerdiği vahşet sahneleri nedeniyle birçok yasakla karşılaşan; çekimleri yaklaşık iki yıl süren Sam Raimi imzalı The Evil Dead, beş arkadaşın haftasonlarını geçirmek için gittikleri bir kulübenin mahseninde ölülerin kitabı olan Necronomicon’u bulmasıyla gelişen olayları anlatıyor. Kitapla birlikte bir ses kaydı da bulan arkadaş grubu, aslında farkında olmadan intikam almak isteyen şeytani bir ruhu uyandırırlar. Kayıtta bir profesörün kendi çevirisini yaptığı, ölüleri canlandırma pasajları yer almaktadır. Zamanla önce orman daha sonra ise insanlar kötücül yaratıklara dönüşmeye başlar.

Poltergeist – 1982 – (Televizyon)

poltergeist-filmloverss

Televizyon herhalde hayatımızın olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Ama özellikle 1980li yıllarda televizyona yüklediğimiz konum şuankinden çok daha özeldi şüphesiz ki. Steven Spielberg ve Frank Marshall’ın yapımcılığını üstlendiği, Tobe Hooper imzalı 1982 yapımı Poltergeist, 80li yılların başarılı korku filmlerinden biri. Hikayesinde televizyon, ağaç ve palyaçoları korku unsuru olarak kullanan film, evlerinin bir mezarlığın üzerine kurulduğunu bilmeyen Freeling ailesinin öyküsünü anlatır. Kötü ruhların musallat olduğu Freeling ailesini gün geçtikçe daha zorlu günler beklemektedir; bir gün bazı güçlere sahip olan evin küçük kızı Carel evdeki televizyon aracılığıyla hayaletlerin boyutuna çekilir. Şeytanın etkisi altına girmek üzere olan Carel’ı kurtaracak kişiler ise Carel’ın anne ve babasıdır.

Christine – 1983 – (1958 Model Plymouth Fury)

christine-filmloverss

‘Christine’ adlı bir 1958 model Plymouth Fury marka aracın sahibi üzerindeki etkisinin anlatıldığı 1983 yapımı Christine, korku edebiyatının usta ismi Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Lisede pek bir arkadaşı olmayan inek bir öğrenci olan Arnie, bir gün arazide bir otomobil görür ve onu satın almak ister. Aracın onarıma ihtiyacı olduğunu bilse de otomobili satın alan Arnie, uzun süren bir çalışmanın ardından Christine’i yaratmış olur. Arabayla birlikte Arnie’nin de karakterinin değiştiğine tanık oluruz. Ama esas sorun; Andie’nin hayatının önemli bir parçası olan Christine artık herkesi kıskanmaktadır  ve arabaya binen herkesi öldürmeye başlar. Korku filmlerinde sıklıkla kullanılan araçlardan farklı olan 1958 Model Plymouth Fury, King’in olağanüstü hayal dünyasının en güzel simgelerinden biridir.

Hellraiser – 1987 – (Küp)

hellraiser-filmloverss

Mutlaka herkesin eline zamanın birinde bir kez olsun bir rübik küp geçmiş; saatlerin hatta günlerini o küpü çözmeye adamıştır. Küp deyince de doğal olarak akıllara ilk olarak farklı renkleri bir araya getirmeye çalışırken bizi çıldırtan o küçük objeyi düşünürüz. Clive Barker yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği 1987 yapımı film Hellraiser, küpe başka bir misyon yüklemeyi başarmıştır. Bir gezgin olan Frank Cotton’ın karşısına Kuzey Afrika’da eski çağlardan kalma gizemli bir akıl küpü çıkar. Doğru biçimde kullanılırsa, küpün cennetin ve sonsuz zevkin kapılarını açacağına dair söylentiler bulunmaktadır. Bu söylentilerin farkında olan Frank, bir gün evinin çatı katında satın adlığı küpü kurcalarken, başka bir boyutun kapısını açmayı başarır.

Brainscan – 1994 – (Video Oyunu)

brainscan-filmloverss

Bilgisayarın her evde yer almadığı, teknolojinin bu kadar hayatımızda olmadığı yıllar… herhalde video oyunlarının popüler olduğu dönemlerden biri olan 1990lar. Hayalle gerçek arasında kalan hikayesiyle dikkatleri çeken, bilim kurgu ve korku temalarını barındırmasıyla bu türde filmlerin öncüsü olan filmlerden olan Brainscan, Freddy Kruger’la birlikte gecelerimizin korkulu rüyası olmamıştır belki ama özellikle bu yıllarda popüler olan video oyunlarını hikayesinin merkezine alan başarılı bir korku filmi örneği oluşturmuş ve hafızalara kazınmıştır.

The Mangler – 1995 – (Mengene)

the-mangler-filmloverss

Yine bir Stephen King uyarlamasıyla karşı karşıyayız. Tobe Hooper’ın yönetmenliğini üstlendiği The Mangler, ismini hikayesinin odak noktası olan, eski ve ürkütücü bir çamaşırhanede yer alan beş ton ağırlığında ondört metre boyutunda bir çamaşır mengenesinden alır. Sessiz ve huzurlu görünen Rikers Valley adından küçük bir New England kasabasının hemen dışında yer alan korkutucu bir atmosfere sahip olan çamaşırhanede, adeta bir robot gibi sürekli çalışan insanların işleri aslında bu eski çamaşır mengenesinin etrafında gelişir. Bir gün çamaşır mengenesinin içine bir buz makinesi düşer ve ardından bir dizi kazalar meydana gelir; artık çamaşırhane eskisinden daha korkunç bir hal almıştır.

The Ring – 2002 – (Video Kaset)

the-ring

Adsız bir video kaset, yağmurlu kapalı bir hava ve pek fazla müşterisi olmayan bir otel. Eğer bir korku filmi severseniz bu kombinasyonla sıklıkla karşılaşmışsınızdır. İçinde kesik kesik görüntülerin olduğu ve izlerken ne anlatmak istediğini anlamadığımız, karanlık objelerden oluşan bir video kaseti ve o kaseti izleyen her kimse onun 7 gün içerisinde öleceğini anlatan film The Ring, Japon korku filmi Ringu’nun uyarlaması. Karanlık atmosferiyle izleyiciyi etkilemeyi başaran film, kasetin ardında yatan kötücül ruhu araştıran Rachel’ın kaseti izledikten sonraki yedi gününü anlatır.

Drag Me To Hell – 2009 – (Düğme)

drag-me-to-hell-filmloverss

Bir düğme nasıl korku unsuru olarak kullanılabilir? Eğer bir çingeneyle karşılaştıysanız ve sizi voodoo büyüsüne benzer bir büyüyle buluşturduysa, işte bu hayatınızı bir kabusa çevirebilir. Bir bankada kredi memuru olarak çalışan Christine, müdür yardımcısı olabilmek için Stu Rubin’le rekabet halindedir. Bir gün Sylvia isimli bir Çingene bankaya gelir ve hikaye bir anda gizemli bir hal almaya başlar. Borçlarını ödemediği için banka tarafından evine el konulacağını duyan Sylvia, erteleme talep eder ancak müdürün gözünden düşmek istemeyen Christine bu ertelemeyi kabul etmez. Bahsettiğimiz kabus burada başlar; bu olayın yaşanmasının ardından bir gün Sylvia, Christine’e otoparkta saldırır ve giysisinden bir düğme koparır ve ona büyü yaparak Christine’e geri verir. Büyüye göre Lamia (Yunan mitolojisinda Zeus’un sevgililerinden biri), üç gün boyunca Christine’e işkence edecek ve sonunda Christine sonsuza kadar bir cehenneme sürüklenecektir.

The Cabin in the Woods – 2012 – (Bodrum Katı)

the-cabin-in-the-woods-filmloverss

Karanlık bir korku filminin olmazsa olmaz olgularından biridir. Karanlık, rutubet kokan, ürkütücü bir yer kombinasyonunda ise akla gelen ilk yer elbette ki bodrum katlarıdır. Genellikle korku filmlerinde vazgeçemediklerimiz; ıssız bir bölgede iki üç katlı evler ve olmazsa olmaz bodrum katları… 2012 yapımı The Cabin in the Woods, beş üniversite öğrencisinin haftasonunu geçirmek için orman içinde bir kulübeye gitmesini ve devamında gelişen gizemli olayları konu alıyordu. Tabii ki, bu gizemli olayların başlangıcı tuhaf şekillerin ve figürlerin gizlendiği bodrum katında atılıyor.

Oculus – 2013 – (Ayna)

oculus-filmloverss

Ayna, korku ve gerilim türünde en çok kullanılan objelerden biridir. Filmlerde birçok kez karşımıza bir metafor olarak da çıkan ayna korku sinemasının vazgeçilmezidir. Karakterin ayna yansımasında başka birini görmesiyle irkilir; yine kamera aynaya döndüğünde sanki içinden farklı bir benlik ortaya çıkacakmış gibi hissederiz.2013 yapımı Mike Flanagan’ın yönetmenliğini üstlendiği Oculus da bu objeye hikayesinde fazlaca yer veren bir korku sineması örneği. Eski bir ayna nedeniyle doğa üstü tecrübeler yaşayan iki kardeşin hikayesinin anlatıldığı film, paralel evrenlere açılan bir aynanın ekseninde iki ayrı hikayeden bahsediyor.

The Conjuring – 2013 –  (Annabella Bebeği)

conjuring-filmloverss

1970’de Donna yirmi yaşına girerken annesi tarafından bir bebek hediye almış sonra da o bebeğin ismini Annabelle koymuştur. Bir süre sonra Donna ve ev arkadaşı Angie bebeğin sürekli olarak anlaşılmaz bir şekilde yer değiştirdiğini fark eder. Zamanla daha da ürkütücü bir hal almaya başlayınca bu iki arkadaş eve bir medyum çağırırlar. Medyum onlara yaşadıkları apartmanda yaşayan Annabelle Higgins adında küçük bir kız çocuğunun öldüğünü ve onun ruhunun bu bebeğin içinde olduğunu söyler. Medyumun anlattığı hikayeden bebeğin masum olduğunu düşünen Donna, bebeği evde tutmaya karar verir ancak Annabelle hiç de masum değildir. Hala Warren Occoult Museum’da yer alan Annabelle bebeği, tabii ki korku sinemasının da bir parçası olmaktan kurtulamadı. James Wan’ın yönetmenliğini üstlendiği, son yılların başarılı korku filmlerinden biri olan The Conjuring’de de karşımıza çıkar.

Unfriended – 2015 – (İnternet)

unfriended-filmloverss

İşte son yıllarda hayatımızı ele geçiren, adeta onsuz günümüzün geçmediği internetten bahsetmenin zamanı geldi. Kuşkusuz ki hayatımızın bu kadar içerisinde olan bir kavramdan online bir kabus yaratmak çok da zor olmasa gerek. Özellikle sosyal medyanın hayatımızı bu kadar kapladığı şu zamanlarda internetin korkutucu bir yer olabileceğini es geçmemek gerekir. Levan Gabriadze’nin yönetmenliğini yaptığı Unfriended,  tam olarak da bu evrenin ne kadar korkutucu olabileceğini ele alıyor. Genç bir kız sarhoş videosu internete sızınca, sanal ortamdaki insanların yorumlarına dayanamaz ve intihar eder.  İntikam almak isteyen acımasız bir ruh ise, ölen kızın internet profili üzerinden arkadaşlarını avlamaya başlamıştır bile. İnternette paylaşılan şeylerin nelere neden olabileceğini ve işlerin daha ne kadar kötüye gidebileceğini gösteren film Unfriended’ın senaristliğini ise Nelson Greaves üstleniyor.

 


Elif Barış

Elif Barış

586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →