Harry Potter’ın Taslaklarında Yapılan 5 Büyük Değişiklik!
Tüm zamanların en çok okunan kitap serisi Harry Potter’ın taslaklarında 5 büyük değişiklik yapıldığını biliyor muydunuz?
1997’de serinin ilk kitabının yayınlanması ile birlikte Harry Potter dünyanın en çok anılan isimlerinden biri. Tüm zamanların en çok kazanan yazarı olma ünvanını taşıyan J.K. Rowling, milyonlarca hayal dünyasına seslenen Harry Potter serisini oldukça zor şartlar altında yazmış. Kitabı yazdığı dönemde 70 sterlinlik yardımdan başka bir geliri olmayan Rowling, Harry Potter’ın eşsiz dünyasını kafelerde kızı uyurken kağıda dökmüş. İlk Harry Potter taslakları 12 yayın evi tarafından reddedildikten sonra kitap Bloomsbury tarafından yayınlanmış.
1997’de serinin ilk kitabının yayınlanmasından itibaren 450 milyon kopya satarak tüm zamanların en çok satan kitap serisini ünvanını elde eden Harry Potter serisi için J.K. Rowling’e avans olarak yalnızca 1.500 sterlin ödenmiş. Ayrıca 8 bölüm halinde beyazperdeye uyarlanan seri, dünya çapında 7.7 milyar dolarlık gişe hasılatı ile en çok izlenen film serisi olma ünvanını koruyor.
Bloomsbury tarafından kabul edilmeden önce 12 yayınevi tarafından reddedilen Harry Potter taslakları yayınlanmadan önce hikayenin akışını değiştiren büyük değişikliklerden geçmiş. Harry Potter serilerinden en sevdiğimiz karakterleri ilgilendiren bu düzenlemeler yapılmamış olsaydı ortaya nasıl bir hikaye çıkardı bilemiyoruz; ancak değişikliklerin su yüzüne çıkması, Harry Potter’ın dünyası hakkında hala bilmediğimiz çok şeyin olabileceğini gösteriyor. Böylece 2011’de serinin son kitabının yayınlanması ile son bulan serinin kolay kolay unutulmayacağı bir kez daha kanıtlanmış oluyor.
Harry Potter Taslaklarında Yapılan 5 Büyük Değişiklik
1. Dean Thomas hikayede çok daha ön planda olacaktı

Harry Potter ve Felsefe Taşı‘nın ilk taslaklarında ismi Gary olan Dean Thomas’ın ikinci kitapta kendine ait bir hikayesi vardı, ancak onun yerine Neville Longbottom’ın hikayesi tercih edildi. Harry Potter hayranlarının, geçmişi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmayı dilediği karakterlerden biri olan Dean Thomas’ın yerine Neville Longbottom’ın tercih edilmiş olması, Longbottom’ı Harry Potter’ın en çok sevilen karakterlerinden biri haline getirmiş ve Dean Thomas’ın arkaplanda kalmasına sebep olmuştu.
Rowling konu ile ilgili şunları söyledi:
“Bu, kitabın İngiliz basımı için yapılan bir düzenlemeydi. Düzenlemeler sırasında editörüm Dean Thomas’ın olduğu bölümün çok uzun olduğunu söyledi ve hikayede fazla olan her şeyi çıkarttı. Felsefe Taşı’nın oyuncu kadrosu için seçimler yapılırken yönetmene (Chris Columbus) Dean’in Londra’da yaşayan siyahi bir çocuk olması gerektiğini söyledim. Sanırım o sırada Chris bu kadar arka planda olan bir karakter hakkında ne kadar çok bilgi verdiğime şaşırdı. Dean’in hikayesi hakkında elimde çok fazla malzeme vardı ancak hiçbir zaman onları kullanacak doğru yeri bulamadım. Hikayesi Sırlar Odası’nın taslaklarında vardı ancak çok fazla konu dışına çıkmama sebep olduğu için daha sonra çıkarmayı tercih ettim. Sanırım onun hikayesi hiç kitapta yer alamayacak.”
2. Malfoy ailesini daha yakından tanıyacaktık

J.K Rowling, Ölüm Yiyen (Death Eater)’in safkan oğlu Theodore Nott’un Malfoy ailesini evlerinde ziyaret ettiği sahneyi hem Sırlar Odası hem de Ateş Kadehi’den çıkarmayı tercih etmiş. Malfoy’ların gösterişli hayat tarzını yansıtan bölümde Draco ile Harry’nin arasındaki fark vurgulanırken, Draco’nun kendine yakın gördüğü öğrenciler ile etkileşimine de rastlamak mümkün olacaktı. Rowling çıkardığı bu bölüm ile ilgili ilerleyen yıllarda şu açıklamalarda bulundu:
Theodore’u kendine yakın biri gibi görmek zorunda, çünkü kendisi gibi safkan ve oldukça zeki. Babaları Ölüm Yiyen olan bu iki çocuk; Dumbledore’un Hogwarts’taki yönetim anlayışı ve Ölüm Yiyen’lerin ‘hayatta kalmayı başaran bebek’ hakkında anlattıkları hikayeler ile Harry Potter hakkında konuşuyorlar.
Her ne kadar kitaplarda fazlasıyla itici bir karakter olsa da, bu bölüm taslaklardan çıkarılmasaydı Draco’nun nasıl bir çocukluk geçirdiğine dair daha fazla bilgi sahibi olacaktık.
3.Nerdeyse Kafasız Nick (Nearly Headless Nick)’in kendine ait bir baladı olacaktı
Gryffindor Binası’nın hayaleti Nerdeyse Kafasız Nick (asıl ismiyle Sir Nicholas De Mimsy-Porpington), ilk kitaptan itibaren karşımıza çıkan eğlenceli ve bir o kadar da önemli bir karakter. Özellikle Sırlar Odası’ndaki rolü ile hikayede büyük öneme sahip olan bu hayaletin nasıl öldüğünü anlattığı uzun balad kitabın taslaklarından çıkarılan bir başka detay. 47 kez kör bir baltayla boynuna vurulmasına rağmen yarım inçlik bir derinin kesilememesi ile Neredeyse Kafasız Nick lakabını alan hayaletin korkunç hikayesini anlatan balad ise şöyle:
“It was a mistake any wizard could make
Who was tired and caught on the hop
One piffling error, and then, to my terror,
I found myself facing the chop.
Alas for the eve when I met Lady Grieve
A-strolling the park in the dusk!
She was of the belief I could straighten her teeth
Next moment she’d sprouted a tusk.
I cried through the night that I’d soon put her right
But the process of justice was lax;
They’d brought out the block, though they’d mislaid the rock
Where they usually sharpened the axe.
Next morning at dawn, with a face most forlorn,
The priest said to try not to cry,
“You can come just like that, no, you won’t need a hat,”
And I knew that my end must be nigh.
The man in the mask who would have the sad task
Of cleaving my head from my neck,
Said “Nick, if you please, will you get to your knees,”
And I turned to a gibbering wreck.
“This may sting a bit” said the cack-handed twit
As he swung the axe up in the air,
But oh the blunt blade! No difference it made,
My head was still definitely there.
The axeman he hacked and he whacked and he thwacked,
“Won’t be too long”, he assured me,
But quick it was not, and the bone-headed clot
Took forty-five goes ’til he floored me.
And so I was dead, but my faithful old head
It never saw fit to desert me,
It still lingers on, that’s the end of my song,
And now, please applaud, or you’ll hurt me.”
4. Weasley ailesinden biri Slytherin’de olacaktı
Weasley’ler sürekli Gryffindor’a seçilmeleri ile ünlüdür, ancak Sirius Black örneğinde gördüğümüz gibi, bir ailenin soy ağacı Seçmen Şapka’nın kararlarında etkili olmuyor. Weasley’lerin kuzenlerinden biri olan Mafalda‘yla Ateş Kadehi’nde tanışmamız gerekiyordu. Rowling yarattığı karakterden çok memnundu, ancak Mafalda’nın yerine her şeye burnunu sokan gazeteci Rita Skeeter‘ı hikayeye dahil etmeyi tercih etti. Böylece Hermonie’nin en büyük rakiplerinden biri hikayeden çıkarılmış oldu.
Rowling Mafalda hakkında şunları söyledi:
“Mafalda; gösteriş meraklısı ve her şeye burnunu sokan bir Slytherin’li. Hikayedeki rolü, Ölüm Yiyen’lerin çocuklarından duyduğu her şeyi Harry, Ron ve Hermonie’ye iletmek olacaktı. Onu her ne kadar zeki yapsamda, onbir yaşında bir çocuğun sırlarla dolu bir okulda bulabileceği şeylerde bir sınır söz konusuydu. Mafalda’daki sınırları ortadan kaldırmak için yarattığım Rita Skeeter bu rol için çok daha uygundu.
Mafalda hakkındaki en iyi şey Hermonie ile aynı seviyede olması. Mafalda oldukça yetenekli ve gösteriş meraklısı bir büyücüydü. Bu da Hermonie’nin, düzene uyulmamasına duyduğu rahatsızlık ve gruba dahil olarak onu geçme tutkusu arasında kalmasına sebep olacaktı.”
5. Harry, Granger ailesiyle daha erken tanışacaktı:

Felsefe Taşı’nın ilk taslaklarında Potter ailesinin evi Godric’s Hollow yerine uzak bir adada bulunuyordu. James ve Lily Potter’ın cansız bedenlerini bulan kişi ise, uzaktan evin patladığını görüp gelen Hermonie’nin babasıydı.
Belki de bu, taslaklarda yapılan en büyük değişiklik kabul edilebilir. Harry ve Hermonie’nin çok daha küçük yaşta tanışması ve çocukluk arkadaşı olması ihtimali, hikayede büyük değişikliklere yol açabilirdi. Harry ile Hermonie’nin bu durumda tanışıp tanışmayacağı ve Granger ailesinin Harry’nin hayatında nasıl bir rol üstleneceğini belki de asla öğrenemeyeceğiz; ancak üstünden yıllar geçmesine rağmen hala düşünecek çok şeyin olması, Harry Potter’ın ne kadar başarılı bir eser olduğunu kanıtlıyor.
Hazırlayan: Elif Güngör
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →
