· 2 dk okuma

David Lynch’in Yaratıcılık Hakkındaki Düşüncelerini Animasyon Olarak İzleyin!

David Lynch’in Yaratıcılık Hakkındaki Düşüncelerini Animasyon Olarak İzleyin!

Yıllar içerisinde çektiği filmler ile saygı duyulan yönetmenlerden biri olan David Lynch’in oldukça yaratıcı bir yönetmendir şüphesiz; zaten filmlerinin harika olmasını sağlayan en önemli şeylerden birisi de budur. Yakın zamanda bizi David Lynch’in düşünce dünyasına taşıyacak olan David Lynch The Art Life öncesi; yönetmenin fikir edinme hakkındaki düşüncelerine, harika bir animasyon ile göz atın.

Mulholland Dr., Eraserhead, The Elephant Man ve Lost Highway gibi filmleri ile günümüzde kariyeri aktif olarak devam etmekte olan en başarılı yönetmenlerden biri olan David Lynch, 2000’li yıllarda çok fazla uzun metrajlı filmler ile karşımıza çıkmamıştı. Elbette bu tarz filmleri çekmek kolay değildi. Amerikalı yönetmen, karmaşık ve altındaki anlamı izleyiciye bıraktığı filmleri ile farklılığını her zaman göstermiştir. Aynı zamanda kullandığı sürrealizm, rüyaların kilit nokta olarak kullanımları ve renk paleti ile David Lynch, yaratıcılık üzerine konuşmasını dinlemek isteyeceğiniz bir yönetmen.

David Lynch’in Yaratıcılık Hakkındaki Yorumları: Fikirler Nereden Geliyor?

mulholland-drive-filmloverss

Videoda Lynch yaratıcı olmayı şu sözlerle açıklıyor;

Yaptığımız her şey bir fikir olarak başlar, eğer bir fikrimiz yoksa ne yapacağımızı bilemeyiz. Fikirler balık gibidir ve balığı üretmezsin, yakalarsın. Bir fikir arayışı, oltanın ucuna yem koyup beklemek gibidir. Dalıp gittiğinizde bir fikir bulabileceğiniz gibi herhangi bir mekandan da fikir elde edebilirsiniz. Eğer farklı bir mekanın fikir bulmanıza yardımcı olacağını dşünüyorsanız evden çıkmalı ve gezintiye çıkmalısınız. Sokakta yürürken bir su birinkitisi üzerindeki yansımalarla karşılarşın ve işte! Bir fikir elde etmiş oldun. Fikir bulma durumu böyle gerçekleşir.

Her zaman şöyle söylerim; başka bir odada bir adam var ve bütün film onun ellerinde ancak yapboz parçaları şeklinde. Bu parçaları birer birer bana yolluyor. İlk başta çok karmaşıktır, fikirleri yakalamaya devam edersin ve böylece bir şeyler oluşmaya başlar. Bir gün baktığında karşındadır. Yani bir bakıma orijinal bir fikir yoktur, bu fikirler sadece senin yakalayabildiklerindir. Birçok artist acı çekilmesi gerektiğini düşünür. Aslında herhangi bir acı, yaratılıcılığı durdurur. Diyelim ki Van Gogh fikir almak için dışarı çıktığında her defasında ishal oluyor. Bu şekilde fikir elde edip bir tablo yapmak oldukça zor olsa gerek.

Bir şeyler yaparken mutlu olmak çok önemlidir. Her zaman derim ki; akıp giden şey bizim hayatımız. Bu akış yaratıcılığı da barındırır ve akış içerisinde fikirleri yakalaması kolaydır. Bu tarz fikirler sizi fantastik yerlere götürebilir. Milyarlarca fikir etrafta yüzüyor ve yakalanmayı bekliyor.

Yukarıdaki konuşmanın geçtiği harika animasyon videoyu aşağıda bulabilirsiniz.


Naci Köse

Naci Köse

167 yazı · 1997 yılı sonbaharında İstanbul’da doğdu. Çocukluğunda en büyük eğlenceleri oyuncaklarıyla açığa çıkan hayal gücü ve annesiyle beraber izlediği animasyon filmleriydi. Sinemaya ilk gittiğinde 6 yaşındaydı. Harry Potter'ın büyülü dünyası ile birlikte sinemaya gitmek en büyük zevklerinden biri oldu. İzleyici olmayı her zaman sinema üzerine çalışmaya tercih etmiştir. Müzik dinlemek, kitap okumak ve düşüncelere dalmak diğer yapmaktan hoşlandığı şeyler. Düşünür, bakar ve dinler. Şu anda Sabancı Üniversitesinde ekonomi bölümü okumakla meşgul. Hem sinema aşkını hem de derslerini bir arada götürmeye çalışıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →