· 3 dk okuma

Brie Larson’ın 10 Favori Filmi!

Brie Larson’ın 10 Favori Filmi!

88. Akademi Ödüllerinde dört dalda adaylık elde eden ve geçtiğimiz Cuma günü ülkemizde de vizyona giren Room – Gizli Dünya filminin başrol oyuncusu Brie Larson, rol aldığı Scott Pilgrim vs. the World (2010), 21 Jump Street (2012), Short Term 12 (2013), The Spectacular Now (2013) gibi filmlerdeki oyunculuğunun yanı sıra pek çok televizyon dizisinde rol aldı ve iki kısa filmle yönetmenlikte de kendisini gösterdi. Sinemadaki başarısının dışında müzisyen kimliğiyle de bilinen Larson, rol aldığı son filmi Room ile Altın Küre’nin sahibi oldu ve önümüzdeki hafta düzenlenecek olan törenle sahiplerini bulacak Oscar Ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu dalında parlayan adaylar arasında yerini aldı.

Başarılı oyuncu bu prestijli ödülün sahibi olabilecek mi merakla bekliyoruz; ancak onun dışında Larson’ın Criterion Collection filmleri arasından seçtiği  favori filmlerine göz atmak isterseniz aşağıdaki listeyi inceleyebilirsiniz. Larson 10 favori filminden oluşturduğu bu listedeki filmleri açıklamalarıyla birlikte bizlerle paylaşıyor.

Brie Larson’ın 10 Favori Filmi!

1- A Woman is a Woman (Jean-Luc Godard)

a-woman-is-a-woman-godard-filmloverss

Bu film, her zaman en sevdiğim Godard filmi olmuştur. Onu ilk izlediğim zaman çok üzgündüm çünkü DVD’min bozuk olduğunu düşünmüştüm: ses sürekli kesiliyordu. Biraz araştırınca ne kadar aptal olduğumu fark ettim – Godard ses tasarımıyla oynuyordu. Daha önce hiç duymadığım bir şekildeydi. Onun kahramanlarımızın düşündüklerini söylemeden sadece açıklayan metinle birlikte hareketen eden uzun kamera kullanımı kesinlikle dahiyâne. Anna Karina, kırmızı taytları ve Amerikan müzikallerinin ünlüleri arasında A Woman is a Woman sevdiğim her şeyi özetlemeyi başarıyor.

2- The Exterminating Angel (Luis Buñuel)

exterminating-angel-luis-bunuel-filmloverss

Film zerafetle başlıyor ve hikâye ilerledikçe karanlık, umutsuz ve insani parçalarımızı ortaya çıkarıyor. Eğer doğru bir biçimde yapılırsa tek mekânda geçen filmleri seviyorum. Seyircinin süslü hileler olmaksızın hikâyeyi götüren karakterlere odaklanmasını sağlıyor. Oldukça eğlenceli, gizemli bir yolculuk.

3- The Game (David Fincher)

the-game-filmloverss

Bu filmi vizyona girdiğinde izlemiştim. Yedi yaşındaydım. Favori filmimdi. Kırk kez izlemiş olmalıyım.

4- Opening Night (John Cassavetes)

opening-night-john-cassavetes-filmloverss

Bir Cassavetes filmi seçmek bu listeyi yapmanın en zor kısmıydı. Onun tüm filmleri bana ilham olmaya devam ediyor -her yönden. Sadece yorumlarını dinlemek için bile DVD’de izleyeceğim yönetmenlerden biri Cassavetes. İdealleri ile görülmemiş, düşündüren ve tehlikeli bir yola ya da daha az gidilen yollara çıkması beni her zaman heyecanlandırmıştır. Onun box set’ini her sete benimle birlikte götürüyorum. Her f,ilmi inanılmaz bir arkaplana sahip ve beni düşündürüyor. Yahu bunları nasıl da kıvırıyor?!

Gena Rowlands ise bu filmde her anlamda büyüleyici. Onu ve John’un birlikte oyunculuğunu izlemeyi seviyorum.

5- Metropolitan (Whit Stillman)

Metropolitan-Whit-Stillman-filmloverss

Çokça tekrarlanabilir, inanılmaz eğlenceli ve büyük ölçüde anlaşılabilir. Bu filmin gösteriminden sonra Vinefamily’de Stillman ile birlikte Soru&Cevap yapmanın onuruna eriştim. Tüm gece sersem gibiydim. Ayrıca IMDb’de burcunun Kova olduğunu okumuştum. Bunun ne anlama geldiğinden emin değilim ama havalıydı.

6- I Am Curious—Yellow (Vilgot Sjöman)

i-am-curious-yellow-vilgot-sjoman-filmloverss

Lena Nyman I Am Curious: Blue ile birlikte bu filmde korkusuz ve kendisine hayran bırakıyor.  Birini diğerine tercih etmek biraz saçma geliyor ama hikâyenin bu tarafıyla daha çok eğleniyorum. Kapımı çalan mavili adamlar var mı? Beni incitmeyin!

7- Naked (Mike Leigh)

naked-filmloverss

Muhtemelen en sevdiğim sona sahip olan film. Güzel, uzun, umutsuz bir çekimde muhteşem bir şekilde özetlenmiş.

8- Red Desert (Michelangelo Antonioni)

michelangelo-antonioni-red-desert-filmloverss

Antonioni’nin ilk renkli filmi. Gözlerimi ilk kez açıyormuşum gibi hissettiriyor bana. İnanılmaz bir renk paleti ve tona bağlılık. Antonioni, gerçekten ağaçları beyaz ve griye boyuyor! Her zaman bu film hakkında birisiyle teknik detaylarını konuşmak istemiştim. Sis? Sisi nasıl yaptı?

9- Scenes from a Marriage (Ingmar Bergman)

scenes-from-a-marriage-ingmar-bergman-filmloverss

Bu, şimdiye dek gördüğüm bir ilişkide en bağlanmış olanı – kendiminki de dahil. Can evinden vuracak kadar güzel, umut dolu, üzücü.

10- The Third Man (Carol Reed)

the-third-man-filmloverss

Days of Being Wild’dan sonra en sevdiğim film müziklerinden biri. Derinlik ve kontrastın inanılmaz kullanımı ve Lime kelimesi. Tanrım “Lime” diyişlerine bayılıyorum.


Melike Ölker

Melike Ölker

219 yazı · 1993 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı’nda ise lisans öğrencisi.

Yazarın diğer yazılarını gör →