Black Swan: Siyah ve Beyazın Büyüsü
Darren Aronofsky’nin başarılı filmi Black Swan’da belki de daha önce yeterince dikkat etmediğimiz siyah ve beyazın birlikteliği bir videoda birleşti.
Pi, Requiem for a Dream, The Fountain, The Wrestler, Black Swan gibi sinema dünyasına unutulmaz yapımlar kazandıran Darren Aronofsky, ana akım Amerikan Sineması’ndan daha farklı çizgide filmler üretebilen bir yönetmen. İlk uzun metraj filmi Pi ile sinema dünyasına adım atan ve sadece 60 bin dolar olan bütçesine rağmen çok beğenilen bu filmin ardından yönetmen başarı basamaklarını hızlı bir şekilde tırmandı. Farklı konuları kendine özgü tarzıyla sinemaya taşıyan ve yarattığı başarılı karakterlerle adından söz ettiren Aronofsky’nin yarattığı kuşkusuz en başarılı karakter Black Swan’ın Nina’sıydı. Natalie Portman’ın Nina karakteriyle Oscar’ı kucakladığı bu filmde Aronofsky, her filminde gösterdiği “takıntı” kavramını şiddetli bir şekilde vurguladı. 2000’lerin en önemli yapımlarından biri olarak anılan Black Swan, sadece bir film olmaktan çok ötede.

Black Swan: Siyah ve Beyazın Birlikteliği
Black Swan’da muazzam bir sinemasal dil yaratan Aronofsky; ele aldığı konuyu değişik kamera teknikleriyle izleyiciye aktararak, müzik seçimleriyle büyük ses getirdi. Kullandığı siyah ve beyaz renklerle de her sahnede karakterin ruh halini en iyi şekilde yansıtmak istedi. Zarafetin, saflığın, masumiyetin resmi olan beyaz kuğu ile onun tam zıttı bir kimliği temsil eden; kötülüğün, şehvetin ve bilinmezliğin tanımı olan siyah kuğu ekseninde insanı ve içinde taşıdığı diğer karakteri renklerle tasvir etti. Youtube sitesinde bulunan ScreePrism kanalı da Aronofsky’nin siyah ve beyaz kullanımına dikkat çeken öğretici ve etkileyici bir video hazırlamış. Videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Ekin Limoncu
206 yazı · 1990 yılının nisan ayında Malatya'da dünyaya geldi. Babasıyla ritüel haline getirdikleri haftasonu film izleme kaçamakları sayesinde ´sinema´ ile tanıştı. Sinemanın büyülü atmosferine kendini küçük yaşta kaptıran Ekin sinemadan bir daha asla kopamadı. Eğitimini Marmara Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünde tamamladı. Ilk izledigi filmi hala hatırlıyor, 26 yıllık hayatında hiçbir şey onu sinema kadar heyecanlandıramıyor. Fotoğraf gerçektir, sinema ise saniyede 24 kere gerçektir diye bir tanımda bulunmuştur Jean-Luc Godard, haklıdır.
Yazarın diğer yazılarını gör →