Yaşanmış Skandalları Ele Alan 10 Başarılı Film!
“Gerçek hayattan uyarlanmıştır.” Gerçek hayattan ve kitaptan uyarlanan filmlerle sıklıkla karşılaşırız. Bunun sebebi gerçeğin kurgudan daha dikkat çekici olması mı yoksa gerçek ibaresini gördüğümüzde hikayenin inandırıcılığıyla birlikte bir bağlılık hissettirmesi mi bizi etkiliyor, bilemiyorum ama genellikle bu tarz filmler pek hayal kırıklığına uğratmıyor bizleri. Biyografik hikayelerin yanı sıra daha çetrefilli konuların ele alındığı, skandalları hikayesinin merkezine aldığı filmler bu kategorinin en dikkat çekici olanları aslında… Buradan yola çıkarak Al Pacino’nun performansıyla devleştiği Serpico’dan yayınlandığı yıl adeta sinema dünyasına damga vuran Spotlight’a yaşanmış skandalları ele alan filmleri sizler için sıraladık.
Yaşanmış Skandalları Ele Alan 10 Başarılı Film!
Serpico – 1973

New York’un bir suç şehri olmaktan çıkmasına henüz on yıllar var. Polis gücüne yeni katılan hipi görünüşlü genç Frank Serpico’nun, birlikte devriyeye çıktığı arkadaşlarından tek farkı şehrin entel kesiminde yaşaması ve sakal uzatması değil, kesinlikle rüşvet almaması ve dünyayı daha iyi bir yer yapacağını sanmasıdır… Frank’ın tutumu bir süre sonra hem sokaktaki azılı suçluları hem de onlarla işbirliği yapan çalışma arkadaşlarını rahatsız edecektir. Kirliliğin etrafını sardığını fark ettiğinde, kokuşmuşluğun uzandığı yerleri görüp dehşete kapılacak ve kendi hayatının da tehlikede olduğunu anlayacaktır. Watergate skandalından yeni çıkmış bir Amerika’da tam doğru zamanda vizyona giren Serpico, The Godfather’ın ardından Al Pacino’nun daha çok parlamasına sebep olmuştu.
All the President’s Men – 1976

All the President’s Man, ‘Araştırmacı Gazeteci’ kavramını bize en güzel yansıtan filmlerden biridir! Dustin Hoffman ile Robert Redford’un, The Washington Post’ta çalışan Carl Bernstein ve Bob Woodward isimli iki gazeteciyi canlandırdığı filmin yönetmen koltuğunda ise Alan J. Pakulo oturuyor. Amerika Başkanı Richard Nixon’u istifa etmeye zorlayan, iki The Washington Post muhabiri tarafından ortaya çıkarılan Amerika tarihinde yer alan en önemli politik skandallardan biri olarak anılan Watergate olayının hikayesini odağına alan film, basın özgürlüğünü, gazetecinin ve medyanın gücünü bize en güzel şekilde hatırlatan yapımlardan biridir. İki cesur gazetecinin, adeta bir dedektif gibi olayı araştırdığı ve Watergate gibi önemli bir skandalı ortaya çıkarmasını konu alan film 4 dalda oscara layık görüldü.
Eight Men Out – 1988

Gerçek bir olaydan hareketle çekilen Eight Men Out 1919’da Amerikan Beysbol Ligi’nde yaşanan büyük bir şike skandalının perde arkasını gözler önüne seriyor. Gelmiş geçmiş en iyi beysbol filmlerinden biri olarak nitelendirilen filmde, Chicago Sox takımının yıldızlarının bir kumarbazın önerisiyle kaybetmeye oynamalarının ve kazanmaları halinde ellerine geçecek paradan daha büyük bir meblağ için şike yapmalarının öyküsü anlatılıyor. Spor filmlerinden hoşlananlar için kaçırılmayacak bir fırsat!
Quiz Show – 1994

1950’li yıllarda Amerika’da sponsorluğunu Geritol’un yaptığı, “Twenty-One” adlı yarışma programı, televizyonun yeni yeni popüler olmasının da yarattığı etki ile ülkeyi kasıp kavurmakta, hem sponsoruna hem de TV şirketine büyük paralar kazandırmaktadır. İşçi sınıfından, fiziksel olarak ‘çirkin’ bir Yahudi olan Harbie Stempel, büyük bir ilgi ile izlenen yarışmada aylarca üst üste birinci olur. Sponsor şirketin rating kaygısı ile daha faklı profilde bir yarışmacı arzu etmesi üzerine NBC televizyonunun yöneticileri, Stempel’ın karşısına Amerika’nın en saygın ailelerinden birisinden gelme parlak bir adam olan Charles Van Doren’ı yarışmacı olarak getirir ve yarışmayı sürekli kazanıp haftalarca ekranlarda kalması için de onu kayırmaya başlarlar. Kongrenin bir alt komitesi adına çalışan idealist bir genç avukat olan Dick Goodwin ise bu bilgi yarışmasında şike olduğundan kuşkulanarak harekete geçer.
Erin Brockovich – 2000

Hayatta en çok başarısızlıklarımdan bir şeyler öğrendim.”
Steven Soderbergh’in yönetmenliğini, Susannah Grant’ın ise senaristliğini üstlendiği 2000 yapımı Erin Brockovich, araştırmaları sonucu Pasific Gas ve Electric Company adlı şirketin halkı zehirlediğini öğrenen, şirkete dava açıp bu haklı mücadeleyi kazanan ve bunun sonucunda bir halk kahramanı olarak anılmaya başlayan Erin Brockovich’in gerçek yaşam öyküsünü konu alıyor. Bekâr bir anne olan Brockovich hiçbir şekilde hukuk bilgisi olmamasına rağmen kendisini halkın sağlığını tehdit eden tüm durumların karşısında durmaya adamış mücadeleci bir kadın olarak bilinmeye başlıyor. Kendimizi adadığımız, doğru olduğuna inandığımız ve haksızlıkların önünde durmaya karar verdiğimiz herhangi bir durumun hiçbir zaman bizi yanıltmayacağını hatırlatan bu film, adaletsizliğin karşısında durduğumuz sürece yalnız olmadığımızı her saniyesinde hissettiriyor.
Shattered Glass – 2003

New Republic isimi dünyaca ünlü bir gazetede yazarlık yapan Stephan Glass bu gazetedeki en genç yazardır ayrıca hayatı başarılarla doludur. Fakat yazdığı bir yazı başına dert olur ve çorap söküğü gibi gelen bir dizi olayın ardından Glassın düşüşü gelir. Uydurmaya ne zaman son vereceğini bilmeyen ve bu yüzden parlak kariyeri heba olan sempatik genç bir gazetecinin aldatmacasının açığa çıkışını anlatıyor… Filmin yönetmen koltuğunda ise Billy Ray oturuyor.
The Queen – 2006

İngiliz halkı dünyanın şüphesiz en ünlü kadını olan Prenses Diana’nın ölüm haberiyle şok olup inanmayınca, halkın trajediye gösterdiği tepkiyi anlayamayan Majesteleri Kraliçe 2. Elizabeth ailesiyle birlikte Balmoral Şatosunun duvarları ardına çekilir. Yeni seçilen popüler Başbakan Tony Blair’e göre halkın yatışmaya ve liderlerinden destek görmeye ihtiyaç duyduğu açıktır. Benzeri görülmemiş duygu seli güçlenirken, Blair Kraliçeyi İngiliz halkıyla tekrar birleştirmenin bir yolunu bulmalıdır
The Big Short – 2015

Dört aykırı insan medya ve devletin inkar ettiği ekonomi çöküşünü fark edince bir fikir ile ortaya çıkarlar: The Big Short. Yaptıkları cesur yatırım onları herkesi ve her şeyi sorgulamaları gerektiği modern bankacılığının kalbine götürür. Gerçek bir hikayeye dayanan ve Michael Lewis (The Blind Side, Moneyball) imzalı en çok satanlar arasında yer alan kitaptan uyarlanan filmin yönetmenliğini Anchorman ve Step Brothers ile atnıdığımız Adam Mckay üstleniyor. The Big Short’un başrollerini ise Christian Bale, Steve Carell, Ryan Gosling ve Brad Pitt oluşturuyor.
Spotlight – 2015

Karl Marx’ın dediği gibi ‘din halkın afyonudur.’ Dini inancı kavramından uzaklaştırıp, politikanın bir parçası haline getirdiysek, bir de dini tanrıyla insan arasında kurulan bağdan nemalanan üçüncü tekilli şahıslar girdiyse devreye, üstelik onları bir de ilah gibi gören insanlar çoğaldıysa çevrede… işte o noktada pusula şaşar. Thomas McCarty’nin Spotlight’ı da tam olarak bu durumu resmeder bize. Din adamlarının yıllardır kiliseye gelen çocuklara yaptıkları istismarları ve bu çirkin olayın nasıl ört bas edildiğini anlatır. Filmde anlatılanların kurgu değil, gerçek olması daha da acıtır izleyenin canını. Aslında biz filmde, tüm bu olayları ortaya çıkaran The Boston Globe gazetesinin Spotlight ekibinin bu konudaki araştırmalarını, hikayenin arkasında yer alan güçleri ve yaşanılan çirkinliğin ortaya çıkarılmasını izleriz. Filmin oyuncu kadrosunda ise Michael Keaton, Mark Ruffalo, Rachel McAdams, John Slattery gibi başarılı oyuncular yer alıyor.
“Bazen vaktimizin çoğunu karanlıkta tökezleyerek geçirdiğimizi unutmak kolaydır. Bir anda ışık yanar ve suç, herkese eşit paylaştırılır.”
Denial – 2016

1992 yapımı The Bodyguard filmiyle sinema tarihinin unutulmazları arasında ismini yazdıran Mick Jackson başrolünde Claire Danes‘in bulunduğu Temple Grandin adlı dramadan sonra verdiği 6 yıllık arayı ses getirmesi planlanan Denial ile bozmuştu. Deborah Lipstadt‘ın kitabından beyazperdeye uyarlanan yapımın oyuncu kadrosu Rachel Weisz, Timothy Spall ve Andrew Scott gibi başarılı yıldızları içinde barındırıyor. Senaryosunu David Hare kaleme alırken; film gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenerek ekrana taşınıyor. Yapım Lipstadt’ın Denying the Holocaust kitabını yayınlamasından sonra tarihçi David Irving’in kendisine dava açmasıyla sonuçlanan olaylar zincirini konu alıyor.
Kaynak: Taste of Cinema
Elif Barış
586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →