Xavier Dolan Filmlerinde Müziğin Baş Döndürücü Etkisi
Sinema ilkel dönemlerin büyü ve ritüellerinin, tüm sanatların yüzlerce yıllık birikimlerinin, pek çok farklı bilimsel araştırmanın üzerine inşa edilmiş bir teknolojinin ürünüdür der Alim Şerif Onaran. İlk tarih çağlarından itibaren bu ritüellerin bir parçası olan müzik ise, en başından bu yana toplumun tüm katmanlarına seslenen sanat dalı olan sinemanın vazgeçilmez unsurlarından biri olmuştur.
Müziğin sinemaya etkisi, film dilinin oluştuğu dönemden bu yana seyircinin radarına yakalanmış, hatta kimi soundtrackler dramatik yapının, sinematografinin ve hikâyenin bile etkisinin önüne geçmiştir. Onlarca repliğin seyircide yaratabileceği etki kimi zaman tek bir şarkıda, tek bir melodide karşımıza çıkmış; kimi zaman da bir şarkı bir filmi anlatmak için yeterli olmuştur. Bu bağlamda, sinema ve müziğin tarihsel süreci içerisinde küçük bir parantez açarak Kanadalı genç yönetmen Xavier Dolan’ın 2009 yılında I Killed My Mother filmiyle başladığı sinema yolculuğunda heyecan verici filmografisinden dikkatimizi çeken şarkılara göz atalım istedik. Çünkü bazen bir şarkı kendinize doğru yapacağınız yolculukta elinizden tutabilir.
Xavier Dolan Filmlerinde Müziğin Baş Döndürücü Etkisi
Vive la Fête – Noir Désir (I Killed My Mother – 2009)
“Üzgün düşüncelerim var, bu yüzden bağırmak istiyorum.”
Arkadaşı Antonin ile yaşayacağı bir evde daha özgür bir hayatın hayalini kuran Hubert ile onun henüz çok küçük olduğunu düşünen annesi arasındaki iletişim üzerinden birçoğumuzun sert bir şekilde atlattığı blue çağının okumasını, henüz 20 yaşındayken başarılı bir şekilde perdeye aktarabilen Xavier’in filmde kullandığı şarkılardan biri olan Noir Désir atamadığımız çığlıkların hakkını teslim ediyor.
The Knife – Pass This On (Les Amours Imaginaries – 2010)
“Dans pistinde eşlik edecek birinden daha fazlasını gerçekten aramıyordum.”
İçinizdeki boşlukları dolduracak bir Xavier Dolan filmi olan Les Amours Imaginaries, biri erkek biri kadın iki yakın arkadaşın aynı adama beslediği tutkuyu perdeye yansıtırken, hayatımıza girdiği andan bu yana zamanı yavaşlatan ve ondan başka her şeyi görünmez kılan o kişiye bakışınızı değiştirecek bir hikâyeyle çıkar karşımıza. Oysa dans pistinde eşlik edecek birini arıyoruzdur sadece.
Dalida – Bang Bang (Les Amours Imaginaries – 2010)
“Müzik başladı ve şarkı söyledi insanlar…”
O kişi geldiğinde ve karşınızda öylece dans ettiğinde onunla öpüşmekten, sevişmekten daha fazlasını istersiniz. Ona bir saniye daha fazla bakmakla ilgisi olabilir bu isteğin ama onu en yakınınızla bile olsa paylaşmak asla değildir.
Moderat – A New Error (Laurence Anyways – 2012)
“Flört…”
Aşk kalbinizi kırar. Onun için değişmeye hazırsınızdır ama onun değişmesine hazır olmadığınızı hatırlatır. Bu oldukça kafa karıştıran denklemde Dolan, ilişkilerindeki hazzı doruklarında yaşayan bir çiftin hikâyesini anlatır. Laurence’ın sevgilisine aniden hayatının geri kalanını bir kadın olarak yaşamak istemesini söylemesiyle birlikte yoğunluğundan bir gram eksilmeyen baş döndürücü bir hikâye doğar. Dolan, A New Error’la bu süreci yine on ikiden vurarak tasvir eder.
Visage – Fade To Grey (Laurence Anyways – 2012)
“Uzak bir şarkının notalarını dinleyin.”
Bu bir isyan mı sorusuna, hayır bu bir devrim cevabıyla ve tüm ihtişamıyla öylece orada duran Laurence’ın şarkısını duymak için çok uzağa gitmeyin.
Tango (Tom à la ferme – 2013)
Ölen sevgilisinin doğup büyüdüğü çiftliğe giden Tom, yaşadıkları tutkulu ilişkinin sevgilisinin ailesi tarafından bilinmediğini fark eder. Hitchcockvari bir gerilime ev sahipliği yapan dördüncü uzun metraj filmiyle Dolan, ölen sevgilisinin maço abisiyle mazoşist bir iletişim kurar. Bu iletişimin müzikle ifadesi ise tek kelimeyle baş döndürücüdür.
Celine Dion – On Ne Change Pas (Mommy – 2014)
“Onun acımasız eski melodisi…”
Çocuğunu tek başına büyütmek zorunda kalan bir anne, onun psikolojik sorunları olan deli dolu oğlu ve karşı evlerine taşınan ve iletişim kurma problemleri yaşayan gizemli bir komşunun hayranlık uyandıran hikâyesinde Dolan, kelimenin tam anlamıyla görsel şölen yaşatırken müziğin acımasız gücünü kullanmaktan geri durmuyor.
Ludovico Einaudi – Experience (Mommy – 2014)
Bir hayal kurarsınız ve kurduğunuz hayalin kelimelerle ifadesi mümkün değildir. Kelimelerin sustuğu yerde müziğe teslim olmak için hazırsınız.
Lana Del Rey – Born To Die (Mommy – 2014)
“Ölmek için doğduk.”
Steve’in hikâyesinin bittiği yerde bizimki başlıyor. Dolan, ölmek için doğduğumuzun altını çizerken hikâyesini eşsiz bir müzikle taçlandırıyor.
Özge Yağmur
130 yazı · Lisans eğitimi devam ederken kazandığı gönüllü deneyimlerle dijital ajans dünyasının bir parçası oldu. Profesyonel hayatından arta kalan zamanda fotoğraf ve sinemayla ilgileniyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →