· 3 dk okuma

Unutulmaz Manzaralarda İnsan

Unutulmaz Manzaralarda İnsan

Hazırlayanlar: Kerem Duymuş, Batu Anadolu

Sinema sanatında anlatının özü insan mıdır yoksa onlar sadece bulundukları coğrafyanın küçük bir parçası mıdır? Birçok usta yönetmenin ve birlikte çalıştıkları görüntü yönetmenlerinin ele aldıkları karakterleri anlatırken çevre ile olan etkileşimlerine verdikleri önem yadsınamaz. Adeta karakterlerin bir parçası olan ve onları anlamamızda bize yardım eden bu çevreler, insan figürleriyle birleştiklerinde unutulmaz karelere hayat vermişlerdir. Bu çalışma da denizde bir kum tanesi misali, sinemanın bu ölümsüz karelerinin bir kısmını hatırlatmak amacıyla oluşturulmuştur. 

127 Hours (2010)

127hours

 Yönetmen: Danny Boyle / Görüntü Yönetmeni: Enrique Chediak  ve Anthony Dod Mantle

James Franco’nun dev bir kayayla paylaştığı 127 saati anlatan film, insanın doğa karşısındaki çaresizliğini ve feda etmesi gereken değerleri sorgularken Aron karakteri özelinde dünyadaki özgürlüğümüz üzerine de düşündürür.

Barry Lyndon (1975)

barry lyndon

Yönetmen: Stanley Kubrick/ Görüntü Yönetmeni: John Alcott

Usta yönetmenin özellikle yalnızca mum ışığıyla aydınlatılan sahneleri çekebilmek için sıfırdan yeni lens tasarlattırdığı bu film için sinematografi dersi demek yanlış olmaz.

Days of Heaven (1978)

days of heaven

Yönetmen: Terrence Malick/ Görüntü Yönetmeni: Néstor Almendros

Amerikan tarihindeki modernleşme ve göç kavramlarının oluşmaya başladığı yıllara yapılan eşsiz bakış, bizleri birbirinden etkileyici manzaralara tanık olmaya çağırması açısından Days Of Heaven için tam bir usta işi izlenimi uyandırır.

Death in Venice (1971)

death in venice

Yönetmen: Luchino Visconti/ Görüntü Yönetmeni: Pasqualino De Santis

Visconti’nin yirminci yüzyılın başlarındaki Venedik tasvirleri ile meşhur olan filmi, içinde barındırdığı lirik anlatıyı görselleriyle de destekleyebilme gibi bir başarıya sahip.

 Godfather III (1990)

godfather III

 Yönetmen: Francis Ford Coppola / Görüntü Yönetmeni: Gordon Willis 

Willis’in Baba üçlemesinde birçok ölümsüz sahneye  imza attığını düşünsek de tüm destanı sonlandıran bu kare, hiç beklemediğimiz ölçüde sade ve yürek parçalayıcı olmayı başarır.

Howards End (1992)

Howards End (1992)

Yönetmen: James Ivory/ Görüntü Yönetmeni: Tony Pierce-Roberts

Emma Thompson ve Anthony Hopkins gibi usta oyuncuların muhteşem manzara ve dekorlar eşliğinde arzı endam ettikleri filmin yarattığı romantik atmosferi anlayabilmek için yaşamaktan başka yapabileceğiniz başka bir şey yoktur.

 Lawrence of Arabia (1962)

lawrence of arabia

Yönetmen: David Lean / Görüntü Yönetmeni: Freddie Young

Tarihsel açıdan ne kadar tartışılırsa tartışılsın Lawrence of Arabia’nın teknik açıdan bir başyapıt olduğu kuşku götürmez. Özellikle kullanılan panaromik planlarla mekânsal gerçekliğin yaratılmasında sınırları zorlayan filmde insan figürü, yer yer bu örnekte olduğu gibi yaratılan gerçekliğin küçük ama dikkat çekici bir parçasıdır.

Mr. Turner (2014)

mr. turner

Yönetmen: Mike Leigh/ Görüntü Yönetmeni: Dick Pope

Hiç kuşkusuz Leigh’in filmografisindeki en sıra dışı yapımlardan biri olan Mr. Turner, dönem filmi olma özelliğini başarılı sanat yönetimi ve sinematografiyle birleştirerek ortaya tam anlamıyla bir keyifli seyir sunuyor.

Mystery Train (1989)

Mystery Train (1989)

Yönetmen: Jim Jarmusch/ Görüntü Yönetmeni: Robby Müller

Olay ve durumlara dair o meşhur sıra dışı bakış açısıyla yaklaşan dahi yönetmenin özellikle şehir-birey ilişkisi üzerine daha önce söylenenlerin ötesindeki şeyleri bizlere gösterebilmesi açısından oldukça önemli bir film.

 The Night of The Hunter (1955)

night of the hunter

 Yönetmen: Charles Laughton / Görüntü Yönetmeni: Stanley Cortez

Laughton ilk ve son yönetmenlik deneyiminde izleyicilere korku yönü ağır basan, masalsı bir suç hikayesi sunarken Cortez’in kamerası ise çocuk kahramanının gözünden dışavurumcu sinemaya saygı duruşunda bulunuyordu.

Simon of The Desert (1965)

simon of the desert

Yönetmen: Luis Buñuel / Görüntü Yönetmeni: Gabriel Figueroa

Katolik kilisesine olan sevgisini (!) fırsat buldukça peliküle dökmeye gayret eden Buñuel’in bu filmi, 42 dakikalık süresine karşın Figueora’nın kamerasının yardımıyla İsa’yı Simon’un bedeninde yeniden diriltiyor ve karakterin hem ilahi gücünü hem de yalnızlığını vurguluyor.

The Pianist (2002)

the pianist

 Yönetmen: Roman Polanski / Görüntü Yönetmeni: Paweł Edelman 

Polanski’nin ajitasyondan olabildiğince uzak duran bu soğuk, soykırım başyapıtında Edelman,  piyanist Szpilman’ın ve yaşamını sürdürmeye çalıştığı çevrenin değişimini tablo gibi çekimlerle verir.

Le ballon rouge (1956)

The Red Balloon (1956)

Yönetmen: Albert Lamorisse/ Görüntü Yönetmeni: Edmond Séchan

Yeni Dalga öncesi Fransız sinemasındaki en ilginç filmlerden biridir Le ballon rouge. Orta metrajlı olarak adlandırabileceğimiz yapımın görselleriyle hala bizleri etkilemeyi başarır.

Red Desert (1964)

The Red Desert (1964)

Yönetmen: Michelangelo Antonioni/ Görüntü Yönetmeni: Carlo Di Palma

Manzara deyince hemen aklımıza büyük geniş mekanlar gelebilir ama Antonioni usta bunu modernizm göndermesi üzerinden öyle bir yorumlar ki kendimizi dar, keskin köşeli ve sıkışık ama muhteşem manzaraların ortasında bulabiliriz.

 THX 1138 (1971)

thx1138

Yönetmen: George Lucas / Görüntü Yönetmeni: Albert Kihn ve David Myers

Sinema tarihinin en beyaz ve klostrofobik distopyasını yaratan Lucas’ın THX’in kaçıs sahnesinde kullandığı güneş önündeki insan figürü, birçok izleyicinin gözünü almayı başaran “kült” bir sahnedir.


FilmLoverss

FilmLoverss

7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı

Yazarın diğer yazılarını gör →