Tüyler Ürperten The Eyes of My Mother’dan İlk Fragman Yayınlandı!
Dünya prömiyerini Sundance Film Festivali’nde gerçekleştiren ve büyük ilgiyle karşılaşan; genç yönetmen Nicolas Pesce’nin ilk uzun metraj korku filmi The Eyes of My Mother’dan ilk fragman yayınlandı.
The Eyes of My Mother; Sundance Film Festivali’nde yaptığı dünya prömiyerinin yanı sıra katıldığı Fantastic Cinema Festivali’nden En İyi Film, Yönetmen ve Senaryo dahil 5 ödülle dönen, genç yönetmen Nicolas Pesce‘nin senaryosunu yazdığı ve yönetmenlik koltuğuna oturduğu ilk filmi. Gösterildiği festivallerde ilgileri üzerine çeken The Eyes of My Mother’ın oyuncu kadrosunun neredeyse tamamı tanınmayan isimlerden oluşuyor. Filmin kısa sürede bu kadar ilgi çekmesini ise kimileri “tüyler ürpertici derecede tuhaf” şeklinde yorumlarken kimileri de The Eyes of My Mother’ın sahip olduğu gotik yapının altını çizip “hiç uyanamadığınız bir rüyayı görmek gibi” şeklinde tanımlıyor. Her ne olursa olsun; The Eyes of My Mother bu sene izleyeceğimiz en iyi korku film adaylarından biri olarak bize şimdiden göz kırpıyor.

The Eyes of My Mother’dan İlk Fragman Yayınlandı!
Kimileri The Eyes of My Mother hakkında yukarıdaki yorumlar gibi olumlu eleştiriler getirse de filme; bazı çevreler ise filmin rahatsız edici bulduğunu belirtiyor. Ancak iki tarafın da hemfikir olduğu bir nokta var ki; o da görüntü yönetmeni Zach Kuperstein. Kendisi de filmdeki çalışmasıyla bir ödül kazanan Kuperstein siyah beyaz bir sinematografiyle filmi bambaşka bir yere taşıyarak atmosferini kazandırıyor. Film; çocukluğu, annesinin de karıştığı bir şiddet olayıyla sarsılan Francisca’nın olgunluk çağında kendini toplumdan izole etmiş genç bir kadına dönüşmüş haliyle başlıyor. Francisca’nın çocukluğuna dair bu anıları yavaş yavaş su yüzüne çıkarken bu sırada Francisca’nın da dünyayla iletişim kurmak için kendi yöntemlerini keşfettiğini görürüz.
Senenin çarpıcı filmlerinden biri olan The Eyes of My Mother’ın fragmanını buradan izleyebilirsiniz:
Ali Kara
79 yazı · 1996 yılının Mayıs ayında doğdu. Sinemayla Wes Craven filmleri sayesinde tanıştı. Korku sinemasına olan tutkusu daha sonra sinemanın tüm türlerine yayıldı. Bir ortaokul piyesinde sahneye çıktıktan sonra oyuncu olmaya karar verdi. Yıllarca tiyatro sahnesinin tozunu yuttuktan sonra asıl tutkunu olduğu sinemaya yönelip Yeditepe Üniversitesi Radyo TV Sinema bölümüne başladı. İlk kısa filmini de aynı yıl burada çekti. Şimdi ise yeni filmlerin, senaryoların ve hikayelerin peşinde.
Yazarın diğer yazılarını gör →