· 8 dk okuma

Türk Edebiyatından Sinemaya Uyarlanmış 15 Film!

Türk Edebiyatından Sinemaya Uyarlanmış 15 Film!

Kötü olduğumuzda en fazla susarız biz, birbirimize bakmayız. Karpuz yeriz.” -Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Sinemanın en çok beslendiği alanların başında elbette ki edebiyat geliyor. Dünya sinemasına baktığımızda da pek çok örneğinin olduğunu söyleyebileceğimiz bu durum, tabii ki Türkiye Sineması’nda da mevcut. Yeşilçam’da da sıklıkla karşımıza çıkan edebiyat uyarlamaları yeni dönem sinema akımında da aynı şekilde beyazperdeye konuk olmaya devam ediyor… Bu uyarlama akımı genellikle okuyucuları pek memnun etmese de, yönetmenin gözünden sevdiğiniz filmin nasıl resmedildiğini görme isteği de karşı konulamaz oluyor, kabul edelim. Hal böyle olunca sizler için 1960’lara gittim ve usta yönetmen Metin Erksan imzalı Yılanların Öcü ve Susuz Yaz’dan başladığım, kelimeleriyle kalbe dokunan Barış Bıçakçı’nın kaleme aldığı Bizim Büyük Çaresizliğimiz ve İlhami Algör’ün yazdığı Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku’ya uzanan bir listeyle karşınızdayım… Sizin favori uyarlamanız hangisi?

Türk Edebiyatından Sinemaya Uyarlanmış 15 Film!

Yılanların Öcü – 1962

yilanlarin-ocu-filmloverss

Fakirt Baykurt’un aynı adlı kitabından Metin Erksan tarafından sinemaya uyarlanan Yılanların Öcü, daha sonra da Şerif Gören tarafından 1982’de izleyiciyle buluştu. Yaşlı annesi Irazca, karısı Hatice ve üç çocuğu ile yaşayan yoksul bir köylü olan Bayram’ın evinin önüne Köy Kurulu üyelerinden Haceli, Muhtar’ın da desteği ile ev inşa etmek ister. Evlerinin önüne ev yapılmasını istemeyen aile Haceli ve muhtarla mücadele eder. Aile muhtar ve Haceli’nin tüm oyunlarına rağmen uzlaşmaz bir mücadele verir.

Susuz Yaz – 1963

susuz-yaz-filmloverss

Yine bir Metin Erksan filmi! Necati Cumalı’nın kaleme aldığı aynı adlı kitabından sinemaya uyarlanan Susuz Yaz’ın başrollerinde Erol Taş ile Hülya Koçyiğit yer alıyor. Türkiye’de sansür engeline takılan ve ilk gösterimini Berlin Film Festivali’nde yapan Susuz Yaz, Altın Ayı’ya layık görülmüştü. Necati Cumalı’nın, öykülerden oluşan, adını da içindeki bir öyküden alan kitabı olan Susuz Yaz’da yazar, avukatlık yaptığı yıllarda, hem memleketi olması hem de yaşamının önemli bir kısmını orada geçirmesi nedeniyle, İzmir’in Seferihisar ve Urla ilçelerine bağlı köylere ait deneyim ve izlenimlerini sunar bu kitapta. Yazılanlar her ne kadar kurgu olsa da, öykülerdeki isimler değiştirilmiş olsa da, söz konusu öykülerde yaşananlar gerçektir.

Zübük – 1980

zubuk-filmloverssAziz Nesin’in aynı adlı romanından beyazperdeye Kartal Tibet tarafından uyarlanan, senaristliğini de Atıf Yılmaz’ın yaptığı Zübük, Türkiye’nin siyasi yapısındaki çarpık karakterleri eleştirir. Siyasetle uğraşan İbrahim Zübükzade işinden men edilmiş bir adamdır. Bir gazeteci olan Yaşar ise yayınlayacağı bir Metin’de Zübükzade nin yaşam hikayesini konu almak ister. Bunun içinde Zübükzade nin köyü olan Gülören’e gider; köy halkı ise Zübükzade’yi hiç sevmemekte ve onun hakkında çok kötü şeyler anlatmaktadır. Köylünün anlattığına göre küçük bir odada katip olarak başladığı bu işi köylüden aldığı rüşvetlerle kısa zamanda büyütüp zengin olduğunu söylemektedir… Filmin başrolünde ise usta oyuncu Kemal Sunal yer alır.

“Demokrasi öyle bir şeydir ki tadından yenmez.”

Hakkari’de Bir Mevsim – 1983

hakkari-de-bir-mevsim-filmloverss

Yönetmenliğini Erden Kıral’ın üstlendiği; Ferit Edgü’nün aynı adlı romanından Onat Kutlar tarafından uyarlanan Hakkâri’de Bir Mevsim’in oyuncu kadrosunda ise birbirinden değerli oyuncular yer almaktadır. Filmde bir öğretmen olarak karşımıza çıkan Genco Erkal’ın yanı sıra; Şerif Sezer, Erkan Yücel, Macit Koper ve Rana Cabbar yer almaktadır. Edgü romanından uyarlanan film, yazarın 1964’te er-öğretmen olarak sürgün gittiği Hakkâri’nin Pirkanis köyünde yaşadıklarına ilişkin bellek yolculuğunu, yabancı/ötekilik çağrışımlarıyla ve güçlü bir sinematografik dille aktarır. Filmde, sürgün olarak Hakkâri’ye giden bir öğretmenin orada güçlükler içinde geçirdiği bir kış mevsimi anlatılmaktadır. Türkiye’de 5 yıl yasaklı kalan film; Türkiye sinemasının yapı taşlarından biri olarak kabul görür.

Kuyucaklı Yusuf – 1985

kuyucakli-yusuf-filmloverss

Yabancılaşmayı, sınıfsal çatışmayı ve tutunamamayı, taşralı bir karakter olan Yusuf üzerinden anlamaya çalışan Sabahattin Ali romanı Kuyucaklı Yusuf, Feyzi Tuna tarafından beyazperdeye uyarlandı. Ailesi eşkiyalar tarafından öldürüldükten sonra yetim kalan Yusuf’u idealist bir kaymakam olan Selahattin Bey evlat edinir. Yusuf birlikte büyüdüğü kaymakamın kızı Muazzez’e aşık olur. Fakat Hilmi Bey’in oğlu Şakir, Muazzez’le evlenmek isteyince Yusuf’la aralarında büyük bir çatışma başlar. Hikayede güçlü ve güçsüz çatışmasının insanlar var olduğu sürece devam edeceğini anlarız.

Anayurt Oteli – 1987

anayurt-oteli-filmloverss

Ömer Kavur‘un Yusuf Atılgan‘ın romanından uyarladığı, 1987 yapımı başyapıtı Anayurt Oteli! Anayurt Oteli yalnızlıktan kurtulamayan otel müdürü Zebercet üzerine bir psikolojik gerilim öyküsü gibi görünse de özünde Ömer Kavur’un rüyalar, simgeler, nesneler ve eylemlerin gizli anlamları aracılığıyla, zamanın geçişini anlattığı filmidir. Macit Koper’in canlandırdığı Zebercet, söz verip dönmeyen bir kadın müşterisini saplantı haline getirince, ezici yalnızlığını filmler, horoz dövüşleri ve hizmetçisine sarkıntılık yaparak hafifletmeye çabalar. Meçhul kadın, ister bir anı ister hayalet olsun Zebercet’e ve otele musallat olur. Ömer Kavur ve Macit Koper, Zebercet’te Türk sinemasının en unutulmaz, ikonik anti-kahramanlarından birini çizerler.

Uçurtmayı Vurmasınlar – 1989

ucurtmayi-vurmasinlar-filmloverss

“Nasıl olsa çocuktur, kusura bakmaz demişsin besbelli… Ama çocuklar kusura bakarlar. Kuşlar gibi. Hani taş atmıştım bir kez küsüp kaçmıştı… Ben şimdi kaçamıyorum İnci. Ama büyüyünce kaçarım belki. Hani o mavi uçurtma gibi…”

Annesi ile birlikte ceza evine mahkûm edilen Barış’ın, orada ona en yakın arkadaşlık eden İnci ablasına yazdığı mektuplardan oluşan, Feride Çiçekçioğlu’nun yazdığı Uçurtmayı Vurmasınlar, Tunç Başaran tarafından sinemaya uyarlandı. Barış aslında mahkum değildi yalnızca bir çocuktu! Ama dışarıda ona bakacak kimsesi olmadığından annesiyle birlikte hapishanede yaşamaya mecburdu. Barış için güzel günler sadece görüş günleriydi… o güzel çocuğun hayalleri duvarlar arasında sıkışmamıştır. Barış, kuşlar hem İnci’den mektuplar hem de babasını getirsin diye beklemekteydi..

Sarı Mercedes ‘Fikrimin İnce Gülü’ – 1992

sari-mercedes-fikrimin-ince-gulu-filmloverss

Almanya’da çalışmasının ardından Mercedesini alarak Türkiye’ye dönen Bayram’ın ülkesine dönerken yaşadıklarının anlatıldığı film Sarı Mercedes ‘Fikrimin İnce Gülü’nün yönetmen koltuğunda Tunç Okan oturuyor. Adalet Ağaoğlu’nun bir yol hikayesini anlattığı Fikrimin İnce Gülü adlı romanından sinemaya uyarlanan filmin başrolünde ise İlyas Salman yer alıyor. Yaşadığı köyünde fakir bir çocukluk geçiren Bayram, hayatı boyunca Almanya düşüyle yaşar. Uzun bir zaman ve mücadelenin ardından hayallerine kavuşan Bayram Almanya’ya gider ve adını Balkız koyduğu bir sarı Mercedes alır. Artık tek bir şey kalmıştır, o hayalindeki yolculuğu gerçekleştirerek köyüne dönmek ve sevdiği kadına kavuşmaktır…

Ağır Roman – 1997

agir-roman-filmloverss

Metin Kaçan’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan ve döneminin en çok ses getiren filmlerinden biri olan Ağır Roman’ın yönetmen koltuğunda Mustafa Altıoklar oturmaktadır. Kolera Sokağı’nda ilginç olaylar yaşanmaktadır. Arap Sado, sokaktaki egemenliğini ailenin küçük oğlu Salih’e bırakır. Ancak Salih bu görev için henüz hazır değildir. Metropolün arka sokaklarından birinde yaşanan bu karmaşada Salih, Tina’ya aşık olur.

“Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye, zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın, nüksederken raksına mahallenin maşallahı, eyvallahı, güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın. Şimdilik, ölümüne kadar hayattasın… “

Salkım Hanımın Taneleri – 1999

salkim-hanimin-taneleri-filmloverss

Yılmaz Karakoyunlu’nun aynı adlı kitabından uyarlanan Tomris Giritlioğlu filmi, Salkım Hanımın Taneleri! Giritlioğlu, 1999 tarihinde ise yine Karakoyunlu’nun kaleme aldığı Güz Sancısı ile beyazperdede karşımıza çıkmıştı. Nimet ve Durmuş, Niğde’den İstanbul’a göç ederler ve arkadaşları Bekir’in yanına sığınırlar. Durmuş, Halit Bey’in binalarına ve metresi Nefise’ye göz koyar. Halit Bey bakımevinde tedavi gören eşi Nora’ya öngörülen varlık vergisini ödeyebilmek için mallarını elinden çıkarmaya başlar; kayınbiraderi Levon, Aşkale’ye sürgüne gönderilir…

Sis ve Gece – 2007

sis-ve-gece-filmloverss

Ahmet Ümit’in aynı adlı romanından, daha önce televizyon dizilerinden tanıdığımız hatta yine Ümit’in Şeytan Ayrıntıda Gizlidir adlı romanından televizyona uyarlanan bir dizinin senaryosunu kaleme alan Turgut Yasalar tarafından beyazperdeye uyarlanan Sis ve Gece’nin başrolünde Selma Ergeç, Uğur Polat ve Ayten Uncuoğlu yer alıyordu. Sedat bir gizli servis elemanıdır. Bir amir, bir ağabey, bir dost olarak sevdiği Yıldırım bir süre önce öldürülmüştür. Sedat amirinin kendi servisince öldürüldüğüne inanmaktadır. Sedat için mesleği her şeyin önünde gelmektedir. Ancak teşkilat içi çatışmada Sedat da pasifize edilmiştir. Onu yaşama yeniden bağlayacak tutkulu bir şey gerekmektedir. O tutkulu ilişkiyi genç bir kız olan Mine’de bulur…

Gölgesizler – 2008

golgesizler-filmloverss

Hasan Ali Toptaş’ın aynı adlı romanından sinemaya Ümit Ünal tarafından uyarlanan Gölgesizler, yazarın ödüllü ilk romanı! Köyün eski berberi Cıngıl Nuri yıllar önce ortadan kaybolmuştur. Yeni berber onun dükkanını kiralar, işletmeye başlar. Muhtar, tuhaf kayıplarla uğraşıp durmaktadır. Köyün en güzel kızı Güvercin, hiç bir iz bırakmadan kaybolmuştur. Durduk yerde Cıngıl Nuri çıkıp geliverir. O gelir ama bu kez yıllarca sabırla Nuri’nin yolunu bekleyen karısı kaybolur ortadan. Anlaşılmayan olaylar Muhtar ve köylülerin başlarını döndürür…

“Kuşlarsa, aynalarında bin bir görüntüyle kanat çırpa çırpa uzaklara doğru uçuyorlarmış. Kuş aklı işte, oysa varmaya çalıştıkları bütün uzaklar o anda aynalarındaymış.”

Kıskanmak – 2009

kiskanmak-filmloverss

Yıldırım Türker, Kıskanmak için şunları söylüyor: “‘Kıskanmak’, güzelliğin sıradan faşizmi üstüne bir haykırıştır. Ya da çirkinliğin intikamı!”

Zeki Demirkubuz’un, Nahid Sırrı Örik’in romanından aynı adla sinemaya uyarladığı Kıskanmak, 1940’lar Türkiyesi’nde iki kadının mücadelesini anlatıyor ve çirkinliğin güzellikten intikamı hikayesinin merkezine alıyor. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önemli yazarlarından Nahid Sırrı Örik’in sinemaya uyarlanan ikinci romanı olan Kıskanmak’ın yanı sıra daha önce Sultan Hamid Düşerken romanı da sinemaya uyarlanmıştı. Alımlı ve güzel bir kadınla, fiziksel olarak kendini pek de beğenmeyen Seniha’nın mücadelesini anlatan Kıskanmak, bir dönem filmi!

Bizim Büyük Çaresizliğimiz – 2011

bizim-buyuk-caresizligimiz-filmloverss

“Benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum; hâlâ öyle!”

Çok erken kaybettiğimiz Seyfi Teoman’ın güzeller güzeli filmi Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı’nın aynı isimli eserinden uyarlama. Filmin konusunu kısaca şöyle; Çetin, yıllar sonra Ankara’ya dönmüş ve Ender’le bir ev tutarak tekrar bir araya gelmiştir. Bu sırada yakın arkadaşları Fikret de Almanya’dan Türkiye’ye tatile gelmiştir. Bu tatilde trafik kazası sonucu anne ve babasını kaybeden Fikret’in yeniden Almanya’ya dönmesi gerekir fakat yalnız kalan kız kardeşi Nihal’in kalacak yere ihtiyacı vardır. Üç kişilik bir arkadaşlık hikayesi Bizim Büyük Çaresizliğimiz. Bakmayın siz iki adamın aynı kadına aşık olması sebebiyle üç kişilik bir aşk filmi denmesine veya filmin sinopsisinde “aşk” hikayesi yazmasına; Bizim Büyük Çaresizliğimiz tekrar tekrar izlemeye doyulamayacak, her izlendiğinde veya okunduğunda farklı tatlar bırakılacak ölümsüz bir eser.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku – 2014

fakat-muzeyyen-bu-derin-bir-tutku-filmloverss

İlhami Algör’ün aynı adlı kitabından uyarlanan, yönetmenliğini Çiğdem Vitrinel’in yaptığı Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku; henüz hiç bir kitabı yayınlanmamış olan Arif ile Müzeyyen’in ilişkisini anlatır. Kadınlar ve ilişkiler üzerine kafa yorduğu bir dönem Müzeyyen’le karşılaşan Arif, daha önce tanıdığı hiç bir kadına benzemeyen Müzeyyen’i tanıdıkça kafasında yıllardır kurduğu düşüncelere ve sorulara yanıt bulmaya başlayacaktır. Hayal ve gerçek sınırında var olan Müzeyyen ile sürekli düşünen, sorular soran cevaplar bulmaya çalışan ve kendini en güzel kelimelerle ifade edebilen Arif ve tanışmalarıyla karmaşa haline bürünen zaman!

“Bir şeyin kalbini kırması için illa yanlış olması gerekmez ki…”

Elif Barış

Elif Barış

586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →