· 6 dk okuma

Trajik Hikayeleriyle Göz Yaşartan 7 Muazzam Film!

Trajik Hikayeleriyle Göz Yaşartan 7 Muazzam Film!

Hayatta herkesin bir hikayesi vardır. Yazılan, söylenen, düşünülen veya sadece hayal edilen bu hikayeler bir insanın içerisinde büyür, içinden taşar. Bu fazla gelen duygular insanın rüyalarına da girebilir tüm gerçekliği de olabilir. Özellikle kalp kırıklığı insan için tarifi imkansız bir zamansal cehennemdir. İnsanın kalbini biri sıkar her an ve bu nefessiz kalma mevsimsiz açan bir çiçek gibi insanı içten yiyip bitirir. Ancak modernite içerisinde güçlü olması gereken, güçlü gözükmesi gereken insan içine attığı her şey ile sırtında koca dünyayı taşıyarak bir adım daha atmaya çabalar. Kalp kırıklıkları ile gelen acı insanın içerisinde büyürken hayatın gerçekliğinde bu acılar geri plana atılır çünkü nefes almak gerekmektedir, para kazanmak gerekmektedir, yetişkin olmak gerekir. İnsan bunlardan kaçamazken ve tüm bedeninde bir acının gezdiğini hissederken kendini temsil alanında ağlarken bulur.

Temsil alanı hayatın bir kısmını insana aktardığı için ve insanı kendi hayatından çekip koparıp başka bir dünyaya çektiği için insan kendi şartlarından ve yapmak zorunda olduklarından kurtulmuş hisseder. Bu kurtuluş ile özgürleşen kalp ve zihin gözlerin bağımsızlığın ilan etmesine göz yumar. Sinemadaki temsiller ile insan kendini bir noktada yeniden yaratır, karşısındaki kurguda bir olgu bulur ve empati kurarak kendi acısının yansımasını orada görür. Tüm bu süreç ile insan acısını unutmak için ağlar, güler, güneşi selamlar. Biz de bu ritüelleri gerçekleştirebileceğinizi düşündüğümüz trajik hikayeleriyle gözlerinizi dolduracak gözden kaçmış acıklı filmleri derledik. Sizin için hangi film hem sessiz kalmış hem de çok şey anlatmış bir filmdir?

Trajik Hikayeleriyle Göz Yaşartan 7 Muazzam Film!

Sevmek Zamanı (1965)

sevmek-zamanı-filmloverss

Metin Erksan’ın yazıp yönettiği Sevmek Zamanı filminin başrollerinde izleyici karşısına Müşfik Kenter ve Sema Özcan çıkar. Zamanında değer görmediği için vizyona girmeyen ve izleyici ile buluşmayan film daha sonra keşfedildikçe büyük bir kitle tarafından hayranlıkla karşılanan bir filmdir. Filmde Halil bir evi boyamak için girdiğinde duvarda asılı olan evin kızının resmini görür ve o an ona aşık olur. Ancak Halil Meral’e aşık olmaz onun suretine, resmine aşık olur. Film Doğu kültüründen gelen surete aşık olmak üzerine kuruludur ve bu kurgu içerisinde Halil, Meral’e aşık olmaya çabalasa da bunu başaramaz. Çünkü az diyaloglu filmin sayılı diyalogunda Halil’in söylediği gibi suret onu hiçbir zaman üzmeyecek ve onu sevmeye devam edecektir. Film büyük bir melankoli ve sessizlik atmosferine sahiptir. Bu sessizlik ile beraber izleyici her seferinde aynayı kendine döndürür ve kendi suretine yeni düşer.

Au Hasard Balthazar (1966)

au-hasard-balthazar-filmloverss

Robert Bresson tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan filmin başrollerinde karşımıza ilk kez çıkmış olan ünlü isimler Anne Wiazemsky ve François Lafarge’dır. Bresson sinema tarihinin en özgün ve öznel yönetmenlerinden ve sinematik ressamlarından biridir. Yönetmenin filmleri bağlı olduğu koyu Katolik inancı alegorik bir şekilde anlatan resimlere benzeyen görüntülerden oluşur, bu yüzden de filmlerini resmeden ve bunu dini öğreti ile harmanlayan bir yönetmen olarak tanımlanır. Au Hasard Balthazar filminde ise yönetmenin ana karakteri Balthazar ismindeki bir eşektir. Filme eşeğin doğumundan ölümüne kadar olan hayatı yönetmen tarafından resmedilmiş ve bu resmediliş ile eşeğin vaftiz edilmesiyle başlayan hayatı dini ögelerle devam etmiştir. Eşek sahip değiştirdikçe insanlığın ne olduğuna tanık olmaya başlar ve insanların yüklerini sessiz sedasız ömrünün sonuna kadar taşırken onların günahlarını da sırtlanır.

Midnight Cowboy (1969)

midnight-cowboy-filmloverss

James Leo Herlihy tarafından yazılmış aynı isimli romandan Waldo Salt tarafından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda John Schlesinger oturmaktadır. Filmde Joe Buck (Jon Voight) isimli genç bir adam kendi bedenine ve gençliğine güvenen bir adamdır. Yaşadığı küçük taşra kasabasından kurtulmak ve daha iyi şeylere sahip olmak için New York’a gelir ve New York’ta seks işçisi olmaya karar verir. Bedeni ile para kazanmak ve kendini isteyecek kadınları ile birlikte olarak para kazanmak isteyen Joe’nun planları asla beklediği gibi ve istediği gibi gitmez. Birlikte olduğu kadınlardan parasını alamaz ve bir seks işçisi olarak New York’ta gittikçe yalnızlaşmaya başlar. Bu yalnızlık içerisinde bir anda Joe ile esrarkeş ve hasta bir dolandırıcı olan Ratso Rizzo (Dustin Hoffman) arkadaş olmaya başlar. Bu ortak noktası yok gibi gözüken iki adam yalnızlığın içerisinde birbirine sarılır ve birbiri için yaşam mücadelesi verir.

El espíritu de la colmena – The Spirit of the Beehive (1973)

the-spirit-of-beehive-filmloverss

Víctor Erice tarafından yönetilmiş olan film The Spirit of the Beehive’nin oyuncu kadrosunda Fernando Fernán Gómez, Teresa Gimpera, Ana Torrent, Isabel Tellería ve Ketty de la Cámara yer almaktadır. Filmde izleyici 1940’lı yıllara götürülür ve İspanya İç Savaşı’nın bitmiş olduğu ancak etkilerinin hala hissedildiği bir zamanda uyandırılır. Küçük bir kasabada yaşayan Ana sekiz yaşında küçük bir çocuktur ve dünyayı algılamaya çabalamaktadır. Ana’nın annesi hayali dünyasının içinde düşsel sevgilisi ile zamanını geçirmektedir. Babası ‘Arı Kovanının Ruhu’ isimli verdiği çalışmasının içerisinde kendini yok etmektedir. Ana bir gün Frankenstein’ı izler ve kız kardeşi de ona yakınlardaki yıkık bir evde canavarın yaşadığını söyler. Ana her gün o eve gider gelir ve canavarı fantezileştirir. Ancak orada gördüğü kaçak mahkum canavar değildir ve bir gün öldürülür. Artık Ana da düşsel evreni içine girer ve kendi fantezisini yaratır.

Paris, Texas (1984)

paris-texas-filmloverss

Sam Shepard’ın yazdığı öyküleri toplayarak bir kitap haline getirdiği kitabı Motel Chronicles, City Lights’ın bir uyarlaması olan filmin yönetmen koltuğunda Wim Wenders oturmaktadır. Filmin oyuncu kadrosunda ise Harry Dean Stanton, Nastassja Kinski, Dean Stockwell, Aurore Clément ve Hunter Carson bulunur. Filmde Travis adında bir adam çölde yürümektedir ve bir amacının olmadığı çevresini saran atmosferinden direkt anlaşılmaktadır. Ancak bu yürüyüşün sonu bir hastanede biter ve Travis’in yanına gelmesi için kardeşi Walt çağrılır. Walt karısı ve sekiz yaşındaki oğlu Hunter ile Travis’in yanına gelir. Travis’i yanlarına alan aile onu içlerine almaya çabalasa da Travis’in duvarları buna izin vermez. Ancak bir gün Hunter’ın kendi oğlu olduğunu öğrendiğinde Travis bütün duvarlarını yıkar ve film bir anda bir adamın duvarları içinde sessiz çığlığı olmaktan çıkıp, bir baba ve oğulun hüzün dolu yol hikayesine dönüşür.

Sennen joyû – Millennium Actress (2001)

millennium-actress-filmloverss

Perfect Blue ve Paprika gibi animelerin yönetmen koltuğunda yer almış olan ünlü anime yönetmeni Satoshi Kon imzalı filmin kadrosunda Miyoko Shoji, Mami Koyama ve Fumiko Orikasa yer almaktadır. Filmde iki adet belgeselci bir oyuncunun peşine düşerler. Chiyoko Fujiwara isimli bu oyuncu zamanında çok ünlenmiş ve başarılı olmuş, 30 yıl boyunca oyunculuk kariyerini devam ettirmiş ve daha sonra her şeyi bırakıp her şeyden uzaklaşmış bir kadındır. Bu kadın ile röportaj yapmak isteyen ve belgeselini çekmek isteyen iki yönetmen oyuncuyu bulur ve onun hikayesini kayıt altına almaya başlarlar. Ancak kadın anılarını, aşklarını ve filmlerini birbiri içerisine katarak anlatmaya başladıkça yönetmenler de bu anıların içine girmeye başlar ve böylelikle 30 yıllık bir zaman yolculuğu başlar. 30 yıllık bir hayat hikayesi anlatıldıkça artık anılar durdukları yerden uyanmaya ve filme hakim olmaya başlarlar.

Riri Shushu no subete – All About Lily Chou-Chou (2001)

all-about-lily-chou-chou-filmloverss

Shunji Iwai tarafından yazılan ve yönetilen film All About Lily Chou-Chou, bir şarkının ritminde ilerliyor ve gençliğin nefessiz kalan durumundan kopuşlarına ve acı çekmelerine kadar ilerleyen muazzam acımasız bir kurguyu gözler önüne seriyor. Filmin oyuncu kadrosunda yer alan isimler arasında ise Hayato Ichihara, Shugo Oshinari, Ayumi Ito ve Takao Osawa yer alıyor. Filmde Hoshino ve Hasumi tam çocukluk masumluğunu ve hayatın pembeliğini arkalarında bırakıp gençliğin karanlık ve tarifsiz olan anlam arayışı dünyasına girmeye başlayan iki gençtir. Filmde zamansal bir şekilde ilerlemez ve bir anda izleyiciyi günümüz olarak lanse edilen anlara davet eder. Geçmişin anıları hortlar ancak konu hep ilerler. Bu iki genç sınıflarında ezilen iki çocuktur ve bu bağ onları bağlayarak çok iyi arkadaş haline dönüştürür. Ancak Hoshino’nun yaşadıkları onu değiştirirken bütün trajediler gençliklerini karartmaya başlar.

Osman Karakülah

Osman Karakülah

290 yazı · Osman çocuğun ölüm ile imtihanı 92 yılının mayıs ayında Antalya'da başladı. Sonuçta doğduğu anda ölümle son bulacak bir geri sayım saatinin düğmesine basılmıştı. Fakat altı yaşında bir gün ablası sevgilisi ile yalnız kalmak için onu tek başına sinema salonunda bırakınca bu çocuğun hayatı değişti. O an ölümden nasıl kaçacağını öğrendi ve sinemaya olan aşkı başladı. O şu an akademik kariyeriyle cebelleşirken ve hala ölümden korkarken ölümsüzlüğü, aşkı ve huzuru sinemada buluyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →