· 2 dk okuma

Toz Ruhu

Toz Ruhu

Annem Sinema Öğreniyor isimli kısa film çalışmasıyla 57. Berlin Film Festivali’nde DAAD Ödülü’nü kazanan Nesimi Yetik, ilk uzun metraj çalışması olan Toz Ruhu’nda filmden öte bir resim çiziyor adeta, güzel bir portre resmi.

İstanbul’da yaşayan bir erkek gündelikçi olan Metin’in asıl tutkusu arabesk müziktir. Bu uğurda zamanında çok çalışmış, çabalamış, ailesiyle ters düşmüş fakat istediği başarıyı yakalayamamış olan Metin, bu sevdasını artık hobi olarak devam ettirmektedir. Kendi küçük dünyasında gayet mutlu bir hayat yaşayan bu adamın hayatı önce İstanbul’a askere gelen yeğeniyle, ardından da temizliğe gittiği evlerden birinin hanımına manikür pedikür yapan Neslihan’ın evsiz kalıp kendisinden yardım istemesiyle değişir.

Sağlam karakter yaratma konusunda sıkıntıları olan sinemamızda, son dönemde oluşturulmuş en başarılı karakter olarak dikkat çekiyor Metin. Karakter üzerinden ilerleyen film, gösterdiği kişiyi iyi ya da kötü olarak nitelemekten kaçıp, elinden geldiğince dışarıdan bir göz olarak bizlere gösteriyor. Evinde tek başına kendi bestelerini kaydederken yaşadığı mutluluğu yüzüne vuran Metin, evlerine gittiği kişilerin de aynı zamanda kendisini sevdiğini düşünerek işini de bir o kadar mutlulukla yapıyor. Kendi kurduğu minik düzenini bozan yan karakterler de Metin’i daha iyi tanımamız için çok önemli bir işleve sahip. Özünde iyilik olduğundan ötürü, karşısındaki kişiye herhangi bir konuda görüşlerini belirtirken cümleleri özenle seçen ve fikirlerini oldukça kibar bir şekilde dile getiren karakter, hafif şekilde obsefif belirtiler gösterse de bunları da kendi içinde yaşıyor. Yönetmen ve senarist Nesimi Yetik, komşusundan yola çıkarak oluşturduğu karakterin başarısını hikaye oluşturmaya da yansıtabilseymiş çok çok iyi bir film olabilirmiş Toz Ruhu. Özellikle gelişme ve sonuç bölümlerinde bu durum biraz daha net şekilde hissedilse de film özellikle hareketli, serbest ve rahat kamera kullanımıyla Annem Sinema Öğreniyor’daki samimiyeti size geçirebiliyor. Son dönem Türkiye sineması içinde pek çok filmde farklı karakterler içinde gördüğümüz Tansu Biçer’in yine performans anlamında başarılı bir iş ortaya koyduğunu fakat Metin’in asker yeğenini canlandıran Ertuğrul Aytaç Uşun’un kendisinden rol çaldığını belirtebiliriz.

Toz Ruhu, ülkemizde ve sinemamızda alışılagelen erkek profili dışında, pek sık rastlanmayan bir karakter çizmesiyle; fakat bunu yaparken de durumu karikatürize etmemesiyle öne çıkıyor. Senaryo ve hikayesiyle karakteri destekleme konusunda sıkıntıları olsa da genç bir sinemacının ilk filmi olarak değerlendirdiğimizde ümit verici bir film olarak övgüyü hak ediyor.


Nuri Şimşek

Nuri Şimşek

138 yazı · 1990 yılında İstanbul’da doğdum. 13 yaşına kadar yaşadığım bu büyük şehrin ne kadar büyük olduğunu tam kavrayamadan Çorlu’ya taşındık. 4 sene sonra da Milas’a. Yaşadığım şehirlerin küçülen coğrafyaları, beni daha büyük dünyalar aramaya yönlendirdi. Benim büyük dünyam sinema oldu. 80′lerde nasıl VHS’ler uçuşuyorsa ortalıkta, benim gençliğimin başları da önce VCD ardından da DVD’lerle geçti. Her fırsatta film izliyor, farklı dünyalara yolculuk ediyordum.Bir gazetenin haftasonu verdiği DVD’ler ile başlayan koleksiyonum ilerleyen yıllarda büyük bir arşive dönüştü.

Yazarın diğer yazılarını gör →