The Sixth Sense Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay
1999 yılında izleyiciyle buluşan, M. Night Shyamalan’ın yazıp yönettiği gerilim türünün başarılı filmlerinden biri olan, ‘sürpriz son’ terimiyle özdeşleştirdiğimiz The Sixth Sense hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detay listesini sizler için hazırladık.
Sürpriz sonuyla izleyicileri şaşırtan hikayesi, ölüleri görebildiğini ve onlarla iletişim kurabildiğini söyleyen içine kapanık, sorunlu bir çocuk olan Cole’a hayat veren Haley Joel Osment ile Cole’a yardım etmeye çalışan bir çocuk psikoloğu olan Malcolm’u canlandıran Bruce Wills’in etkileyici performansıyla The Sixth Sense, sinema tarihinin en başarılı gerilim filmleri arasına adını yazdırmıştı. Etrafında sürekli olarak ölü insanları gördüğünü, ölülerin ölü olduklarını bilmediğini ve bu durumdan çok korktuğunu dile getiren; karanlık güçlerin etkisi altında olan Cole, içinde bulunduğu bu durumu sadece psikoloğu Malcolm’a anlatır. Malcolm’un tavsiyesi üzerine Cole, ölü insanlarla iletişime geçer ve onların istediği şeyleri dinlemeye başlar. Ne şiddete, ne de gerilimi arttıran yüksek ses müziğe başvurmayan yönetmen M. Night Shyamalan, The Sixth Sense ile izleyiciyi huzursuz bir atmosferle baş başa bırakıyor. İzleyiciyi filmin tedirgin edici atmosferine dahil eden yönetmen, yavaş ve yalın anlatımıyla, en ufak ayrıntılara dahi dikkat ettiği senaryosuyla muhteşem bir gerilim filmi yaratmış. Sonrasında birçok benzer filmin yol göstericisi olarak sayılan The Sixth Sense’in huzursuz edici ve merak uyandırıcı hikayesini yeniden hatırlatıp; film hakkında mutlaka bilinmesi gereken detayları derledik.
***Yazının bundan sonrası The Sixth Sense filmine dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***
The Sixth Sense Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay
Malcolm’un Değişmeyen Kıyafeti

Malcolm, film boyunca ölümünden önce giydiği kıyafetlere benzer şeylerle karşımıza çıkar. Paltosu, mavi gömleği ve takım elbisesi… Malcolm’un gardırobunda sadece öldüğü gece giydiği kıyafetlerin çok benzerleri vardır.
Filmde Sürekli Karşımıza Çıkan ‘Kırmızı’nın Anlamı

‘Diğer dünyada kusurlu olarak görülen her şey aslında gerçek dünyadadır!’ diyen yönetmen M. Night Shyamalan, ölüm ile yaşam arasında geçen filminin bir çok sahnesinde bu çizgiyi belirtmek adına ‘kırmızı’ rengini kullanmıştır. Kilitli bodrum kapısının tokmağı, balon, doğum günü partisinde Cole’un giydiği kazak, kilisenin kapısı… bir çok sahnede karşımıza çıkan kırmızı rengi M. Night Shyamalan’ın dünyadaki yaşam ve ölülerin dünyası arasındaki kesişmeyi tasvir etme yöntemidir. Film boyunca karşılaştığımız ‘kırmızı’ rengini anımsarsak; Cole ile Malcolm’un ilk etkileşiminin gerçekleştiği kilise kapısı kırmızıdır; Malcolm’un bodrum katına açılan kapısının tokmağında yine aynı renkle buluşuruz; Cole’un okul üniforması kırmızımsı bir renkken, özellikle ölülerle karşılaştığında hep üzerinde okul üniforması vardır; Malcolm’un kendi yıl dönümüne geç kaldığı gün karısı Anna kırmızı bir elbise giyer; Ölülerden duyduğunu kağıda döken Cole’un ‘free association/ serbest çağrışım’ yazdığı kalemin mürekkebi kırmızıdır; doğum günü partisinde tüm balonlarla pastel tonlardayken, merdivende süzülen balon kırmızıdır; Cole bir hayalet tarafından dolapta saldırıya uğradığında kırmızı bir kazak giyiyordur; hastanede Malcolm’a ölü insanlar gördüğünü itiraf ettiğinde Cole’un battaniyesi kırmızımsı bir pembedir; kazanın ardından Cole arabanın yanında kırmızı kasklı bir bisikletçi görür, aslında o kadın da bir ölüdür… Bu ve bir çok sahnede karşılaştığımız kırmızı rengi, Shyamalan tarafından iki ayrı dünyayı ayıran bir çizgi olarak ele alınır.
Oscar Adaylığı Olan Beş Korku Filminden Biri

The Sixth Sense, ‘En İyi Film’ dalında Oscar adaylığı olan beş korku filminden biri. Adaylığı olan diğer filmler ise; 1973 yapımı The Exorcist, Steven Spielberg imzalı Jaws, 1991 yılında izleyiciyle buluşan The Silence of The Lambs ve 2010 yılında vizyona giren Darren Aronofsky’ın yönetmenliğini üstlendiği Black Swan.
Malcolm’un Nesnelerle Bağı

Film boyunca Malcolm’un araba kullandığına hiç şahit olmayız. O ve Cole’u her zaman yürürken veya otobüse binerken görürüz. Bu Malcolm’un aslında ölü olduğuna dair önemli bir ipucudur. Ayrıca; Malcolm, hiçbir nesneyle temas halinde değildir. Mesela, hiçbir zaman bir kapıyı açmaz ya da bir sandalyeyi çekmez.
Haley Joel Osment Tercihi

Performansıyla izleyenleri büyüleyen Haley Joel Osment’in tercih edilmesi oyuncunun role uygunluğunun yanı sıra Shyamalan’a verdiği bir cevapta gizliymiş. Shyamalan’ın anlattığına göre senaryo gönderildikten sonra Osment ile görüşen yönetmen senaryoyu nasıl bulduğunu sorar. Osment kendisine “Üç kez okudum ve çok etkilendim.” diyince Shyamalan şaşırarak “Kendi bölümlerini bir gecede üç kez mi okudun?” diye sorar Osment ise “Hayır, tüm senaryoyu tam üç kez okudum.” der.
I See Dead People Repliği AFI’nin Listesinde 44. Sırada Yer Alıyor

Film, Amerikan Film Enstitüsü tarafından yayınlanan ‘film sözleri’ listesinde, filmin en önemli repliği ‘I see dead people’ ile 44. Sırada yer alırken; aynı zamanda da yine Amerikan Film Enstitüsü tarafından 2007 yılında hazırlanan ‘Tüm Zamanların En Güzel Filmleri’ listesinde de 89. Sırada yer alıyor.
Shyamalan Test Gösterimi Yapıyor

Haley Joel Osment’in canlandırdığı Cole karakterinin kısa sürede kültleşen “I see dead people” repliğinin yer aldığı sahnede kameranın Bruce Willis’in suratına yakım çekim yapıldığını anımsarsınız. Filmin yapımcısı Frank Marshall, Bruce Willis’e yakın çekim yapılmasına kuşku ile bakıyor çünkü bunun filmin sürprizini erkan açığa çıkaracağını düşünüyor. Bunun üzerine test gösterimi yapan M. Night Shyamalan, seyircilerin bu sahnedeki tepkisini kontrol ediyor; herhangi bir tepki ile karşılaşmayınca bu sahne filmde izlediğimiz şekilde -Bruce Willis’e yakın çekim yapılarak- yer alıyor.
Kurtar Beni!

Malcolm’un, Cole ile gerçekleştirdiği seanslarından birinden sonra ikilinin yaptığı konumayı dinlediği kayıtta bir kişinin İspanyolca konuştuğu duyuluyor. Bu sahnede arka planda konuşan kişi “Lütfen tanrım, ölmek istemiyorum, kurtar beni, kurtar beni.” diye sesleniyor.
M. Night Shyamalan’ın Etkilendiği Dizi

M. Night Shyamalan, The Sixth Sense’i yazarken Kanada yapımı bir televizyon dizisi olan “Are You Afraid of the Dark?”ın bir bölümünden etkileniyor. Dizinin “The Tale of the Dream Girl” isimli bir bölümünden etkilenen Shyamalan, Vincent’in son ana kadar ölü olduğunu anlamaması fikrini dizinin bu bölümünden etkilenerek yazıyor. “The Tale of the Dream Girl”de de ana karakter bölümün sonuna kadar ölü olduğunu fark etmiyor.
Mischa Barton ve Donnie Wahlberg

Yatağın altında saklanan ve korkunç bir görüntüye sahip olan Kyra Collins karakterini The O.C dizisindeki performansı ve güzelliğiyle uzunca süre konuşulan Mischa Barton canlandırıyor.
Filmin açılış sekansında Bruce Willis’i vuran karakteri ise Donnie Wahlberg canlandırıyor. Donnie Wahlberg bu role girebilmek için tam 20 kilogram veriyor.
Yönetmenin İmzası

Birçok usta yönetmen her filminde kendinden bir imza bırakır. M. Night Shyamalan’ın imzası ise neredeyse her filminde kullandığı araba kazaları. The Sixth Sense’de de araba kazasına yer veren Shyamalan, Cole’un yeteneğinden annesine ilk kez bahsettiği sahneyi araba kazasının çevresine yerleştiriyor. Hatırlayacak olursanız, Unbreakable ve Signs filmlerinde de araba kazalarının olduğu sahneler filmler açısından oldukça önemli bir yer kaplıyor. Yeri gelmişken hatırlatalım, Shyamalan’ın filmde bir de cameosu bulunuyor. Shyamalan filmde bir doktoru canlandırıyor.
Havanın Soğuması

Her ne kadar Cole, Malcolm’a etrafında sinirli veya üzgün hayaletler olduğunda hava sıcaklığının düştüğünü söylese de film boyunca Malcolm’un Cole’a yakın olduğu sahnelerde hava sıcaklığında herhangi bir düşüş görülmez. Bu durum, bazı seyircileri rahatsız etse de Shyamalan bu konuyu Malcolm’un, Cole’un yanında bulunduğu sürece mutsuz veya üzgün olmadığı şeklinde açıklıyor.
Bruce Willis Solak Olmasına Rağmen Sağ Elini Kullanıyor

Bruce Wills aslında solak olmasına rağmen, oyuncu filmde canlandırdığı karakter Malcolm sağ elini kullandığı için sağ elle yazmayı öğrendi. Bunun sebebi de aslında; Malcolm’un elinde yer alan evlilik yüzüğünü izleyicinin fark etmesi gerektiğiydi.
Bruce Wills’in I all I See Are Dead People Repliği

The Sixth Sense’de Haley Joel Osment’in canlandırdığı Cole Sears karakterinin Bruce Willis’in canlandırdığı Malcolm’a “I see dead people.” dediği sahne hepimizin ezberinde. Peki, The Sixth Sense’den tam dört yıl önce çekilen Twelve Monkeys’de, Bruce Willis’in canlandırdığı James Cole karakterinin “All I see are dead people” dediğini kimler hatırlıyor?
‘Malcolm is Dead’

Filmin en can alıcı sahnelerden biri; Malcolm’un aslında ölü olduğunu anladığımız bölümdür şüphesiz. Film hakkında en önemli bilginin aslında soundtrack albümünde yer alan parçalardan birinin ismi olduğunu söylesek? Filmin final sahnesinde çalan şarkının adı şaşırtıcı bir şekilde filmin konusu hakkında büyük bir ipucu verir; parçanın adı: ‘Malcolm is Dead’dir.
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →