· 8 dk okuma

The Matrix’i Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film!

The Matrix’i Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film!

The Wachowski kardeşler, Lana ve Lilly’nin 1999 yılında yönetmenliğini üstlendiği ve bir üçleme olan Matrix serisinin ilk filmi olan The Matrix cyberpunk ya da siberpunk film türünün unutulmaz örneklerinden biridir. Cyberpunk edebiyat üzerinden ilerleyerek sinemanın içerisinde bilimkurgu türünün bir alt dalı olarak kendine yer bulmuş ve manifestosunu gerçekleştirmiştir. Cyberpunk türü genellikle teknoloji ile insanlık arasındaki yaşamsal savaşa değinir. Cyberpunk türündeki bu alt kültür genellikle yüksek teknoloji ile donatılmış bir zamansız distopyayı kendi içerisinde bulundurur ve bu yüksek teknolojinin karşıtında insanlığın nefessiz kalışı yer alır. Yüksek teknoloji ile donatılmış olan topluluk ve dünyanın içerisindeki insanlar hem gizemli bir şekilde hem de düşük şartlarda, zorluk içerisinde yaşarlar. Bu insanlığın düşük hayat şartlarının karşısında yer alan yüksek teknoloji aralarında gizli veya açık bir savaş başlatırlar ve bu zıtlık içerisinden cyberpunk doğar.

Cyberpunk örneklerinden en akıllara kazınmış olan 1999 yılı yapımı The Matrix insanların farkında olmadığı bir cyberpunk dünyası içerisinde izleyiciyi karşılar. Serinin diğer iki filmine nazaran çok başarılı olan film herhangi bir erkek kahraman algısı veya dünyayı kurtaran erkek ve yanındaki kadın söylemlerini üretmeden anlatmak istediğini çok başarılı bir şekilde anlatmıştır. İnsanlar Matrix içerisinde yaşamaktadırlar ve bunun farkında değildirler. Matrix bir yazılım programıdır ve bu program içerisinde insanlar varlıklarını bir ‘hayal dünyası’ içerisinde sürdürürler. Bu yaşam sürdürme Matrix’in dışında realitede yaşayan insanlar için geçerli değildir. Onlar Matrix’ın dışını bilen insanlardır ve Matrix içerisindeki koruyucu ajanlarla ve virüslerle savaşmaktadırlar. Kehanete göre Matrix’i ‘kapatabilecek’ insan bu insanlar tarafından bulunur ve bilindik dünyanın gerçeklikleri sarsılmaya başlar. Cyberpunk türü içerisinde yer alan dünyanın görünür dünya olmadığı film The Matrix eğer sizin de hayran olduğunuz filmler arasındaysa izlemeniz gereken 10 cyberpunk filmini sizler için derledik.

The Matrix’i Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film!

Altered States (1980)

altered-states-filmloverss

Ken Russell tarafından yönetilen film Altered States, bir bilim insanının evrimi yeniden keşfetmesini konu alıyor. Ancak bu keşfedilen evrim tersten okunması gereken bir evrim ve aslında tersine işleyen bir evrim. Eddie Jessup isimli bilim insanı mantar ve küf üzerine deneyler gerçekleştirmektedir. Bu deneyle beraber bilincin farklı katmanlarına ulaşıp farklı bilinç alanlarına ulaşabileceğini düşünmektedir. Hazırladığı deney ürününü kendi bedeni üzerinde kullanır ve bu deney sonucunda tahmin edemeyeceği sonuçlar meydana gelir. Bu sonuç dediğimiz gibi tersten okuma bir evrimi tetikler ve bilim insanı Jessup artık içindeki hayvani iç güdülerle savaşmaya başlar ve bilinç ile beraber gelen farklı bir gerçekliğe evrilir. Teknolojinin getirmiş olduğu ‘ilerleme’ insanın evrimiyle savaş verir. Bu savaş içerisinde artık bilim insanı teknolojinin kurbanı olmakla kutsalı olmak arasında gidip gelir.

Liquid Sky (1982)

liquid-sky-filmloverss

Slava Tsukerman tarafından yazılmış ve yönetilmiş bir film olan Liquid Sky garipliğin kült bir atmosfer ile harmanlanmasından oluşan ve harmoni ile meydana gelen görsel ve kafa karıştırıcı bir film şölendir. Filmde görünmez bir uzaylı grubu küçük bir uçan dairenin içerisinde dünyaya gelir ve tek aradıkları şey eroindir. Şans eseri veya tesadüfler zinciri olarak bu küçük görünmez uzaylılar New York’taki bir apartman dairesine iniş yaparlar ve bu dairede yaşayan bir uyuşturucu satıcısıdır. Bu uyuşturucu satıcısı partneriyle yaşamaktadır ve bu kadın hem sekse düşkün hem de uyuşturucu bağımlısı bir modeldir. Bu kadının beynindeki dürtülerin orgazm ve uyuşturucuda kesiştiğini gören yüksek teknolojili uzaylılar insanın orgazmını ele geçirmeye çabalarlar. Bu arayış ve kovalamaca dolu filmde her özne farklı bir teknoloji ve farklı bir düşük standartın merkezindedir.

Videodrome (1983)

videodrome-filmloverss

David Cronenberg’in hem senaristliğini hem de yönetmenliğini yaptığı film Videodrome bir televizyon yapımcısının kendi arzularıyla beraber karşılaştığı farklı bir televizyon yayınının gizem dolu, esrarangiz, erotik ve bir o kadar da korkutucu hikayesini anlatır. Max Renn isimli televizyon yapımcısı reyting ile kendi egosunu tatmin etmek için televizyonda seks ve ‘ucuz’ içerik içerisinde hayatını geçirmektedir. Bir gün televizyonda bir underground yayına denk gelir ve bu yayının bir anda algılayamadığı tesiri içerisine girer. Bu yeraltı yayın olarak tanımlayabileceğimiz, tanımsız Videodrome isimli yayın gerçek cinayetlere yer verirken bir yandan da bir tarikat oluşturur. Bu tarikat artık Videodrome içerisinde teknolojiye, cinselliğe, sado-mazo ilişkiye tutulmuş hale gelir ve bu dürtü teknolojinin egemenliğindedir. Ve bu egemenlikle beraber insan arzularını ve dürtülerini teknolojinin gücüne teslim eder.

Brazil (1985)

brazil-filmloverss

Terry Gilliam tarafından yazılan ve yönetilen film Brazil gerçek ile hayalin parça parça birbirine girdiği unutulmaz bir filmdir. Filmde ana tema Aquarela do Brasil isimli şarkının yarattığı dünya üzerine kurulmuştur. Filmde artık devlet ve rejim insanların en büyük düşmanı olmuştur. Gelecek bir zamanda geçmeyen film hepimizin her an hayatta karşılaşabileceği bir korkuyu ve düşmanı yaratmıştır. Devlet ve bürokrasi artık insanların tüm gündelik hayatına yansımıştır ve insanların hayatlarına müdahale etmektedir. Filmin ana karakteri Sam için yapılabilecek tek şey hayallerinde yaşamaktadır. Hayalleri kimsenin karışamadığı bir alandır ama ancak hayal ile gerçek birbirine karışmaya başlar. Teknolojinin gelişmesiyle beraber artık insan beynine hükmedemeyecek bir hale gelir. Bu hükümsüzlükle beraber artık anılar ve gerçek kavramı da kaygan bir zeminde insanın elindedir.

Total Recall (1990)

total-recall-filmloverss

Philip K. Dick’in bir kısa öyküsünden uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Paul Verhoeven, başrollerinde de Arnold Schwarzenegger, Michael Ironside, Sharon Stone yer alıyor. Filmin başrolünde gördüğümüz Douglas Quaid aslında sıradan bir işçidir ancak her gece rüyasında başka bir evrende kendini görmektedir. Bu rüyaların da etkisiyle beraber Mars’a gitmek için içinden gelen inanılmaz bir dürtüyle yaşamaktadır. İçinden çıkarak bedenini ve zihnini ele geçiren bu gitme isteği bir gün bir şirketin reklamını görmesiyle bir gerçeklik temeline iner. Bu şirket insanların anılarını alarak onlara yolculuk teklif etmektedir. Douglas Quaid de şirket tarafından anılarının alınmasını kabul eder ve bunun karşılığında Mars’a yolculuk talep eder. Ancak bu anıların alınması işleminde ortaya büyük bir sır çıkar. Bu sır ile beraber Quaid bir ajan olduğunu öğrenir ve artık Mars bir görev alanına dönüşür.

The Lawnmower Man (1992)

the-lawnmover-man-filmloverss

The Lawnmower Man filminin ana karakteri Jobe Smith altı yaşındaki bir çocuğun zekasının sınırlarına sahip olan bir yetişkindir. Bahçıvanlıktaki yetenekleri sayesinde çevresinde bahçıvan lakabı üzerine yapışmıştır ve bahçıvan zihninin sınırlılığı yüzünden çevresinen her zaman hem sözsel hem de eylemsel şiddete maruz kalmaktadır. Bir gün bir bilim deneyine denek olarak seçilir çünkü deneyin amacı insan zihnini teknolojinin yardımıyla genişletmek, arttırmaktır. Smith bu deneyin deneği olarak seçilir ve bir bilgisayar yazılımı ile zihninin sınırları genişletilir. Bu deney sonucu ve üstün teknoloji sayesinde Smith’in zihninin gücü arttırılır. O artık ‘zeki’ bir ‘insandır’. Ancak onun bu zekililiği kendisini ve yapacaklarını sorgulamasına da olanak verir ve artık yüksek teknoloji ile birleşmiş olan ‘sefil insan’ denek değildir. Bu denek olmayan insanımsı teknolojik beyin yapabileceklerini test etmeye başlar.

Ghost in the Shell (1995)

ghost-in-the-shell-filmloverss

Mamoru Oshii tarafından hayat verilen bu anime filmi Ghost in the Shell bir bakıma Blade Runner’ı andıran korkutucu bir distopya filmidir. Ancak animenin getirmiş olduğu sınırsız bir dünya yaratma gücüyle beraber film Blade Runner’ın da ulaşamadığı bir noktaya ulaşamayı başarmıştır. Filmde artık insanların organik yapıları başkalaşmaya başlamıştır. İnsanlar artık tamamen organik bir canlı olmaktan çıkmış ve teknoloji ve makine ile birleşmeye başlamışlardır. Kuklacı ismi verilen bir hacker insanların zihinlerine girerek anıyı ve hafızayı çalmaya başlar. Devlet bu tehlikeyi önlemek ve hacker’ı yok etmek için bir örgüt kurar. Kendi yarattığı teknolojiye kurban olmuş insanlık bu savaş içerisinde kendi yarattığı ile tanrı konumu için savaşır. Bu tanrı konumunda insanlık sefil bir yarıştadır ve bu yarış içerisinde aslında çoktan kaybetmiş olsa da elindeki teknolojiyi yeniden yüceltir ve savaş verir.

Johnny Mnemonic (1995)

JHNMNEMNC-CTIT-CT-2642

Başrolünü Keanu Reeves’ın üstlendiği, Robert Longo yönetmenliğindeki 1995 yapımı film Johnny Mnemonic cyberpunk türündeki filmler arasında kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında yer almaktadır. 21. yüzyılda artık en değerli olgu bilgi haline gelmiştir. İnsanların kapitalist dünyada yaşamasının şartları değişmiştir ve insan artık sadece bilginin varlığı için bir çabaya girişmiştir ve bilgiye sahip olmak güç ve egemenlik tutkusudur. Böyle bir ortamda bilgileri taşımak için teknoloji ile dizginlenmiş insanlar vardır. Smith de bu insanlarda biridir, bilginin kuryesidir. Teknoloji ile bilgi bu kuryelerin beynine enjekte edilir ve bu bilgiyi kurye alıcıya teslim eder. İnsanın beyni artık teknolojinin bir aracı kurumu olmuştur. Ancak insanın özgürlüğü bu zincirlerin hala dışındaki dürtüdür. Bu dürtüyle beraber kurye artık insanlık denilen ezilmişliğini savunmaya başlar.

The Animatrix (2003)

the-animatrix-filmloverss

Matrix serisinin yaratıcısı ve aynı zamanda yönetmenliğini üstlenmiş olan kardeşler Wachowski’ler Matrix filminin tanıtımı için Japonya’ya gittiklerinde oradaki kültürün Matrix evrenine dahil olmasını zihinlerine yerleştirmişlerdi ve bunun için çalışmalara direk başladılar. Bu çalışmaların sonucunda Wachowski kardeşlerin sadece yapım ve oluşturma kısmında yer aldığı, yönetme işini ise Japon kültürüne bıraktıkları dokuz bölümden oluşan The Animatrix meydana geldi.  The Animatrix animasyon ile Matrix evrenini birleştirerek aslında Matrix için bir kılavuz haline gelmiş bir yapımdır. Dokuz tane kısa filmden ve hikayeden oluşan bu animasyon film Matrix’in anlamlandırılması için kesinlikle izlenmesi gereken bir filmdir. Matrix’in cyberpunk dünyasını daha da derinlemesine ele alan bu animasyon Matrix’in hem öncesini hem de düşünsel dünyasını açıklar bir yapıda ve muazzamlıktadır.

Avatar (2009)

avatar-filmloverss

James Cameron’ın hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmenliğini yaptığı 2009 yapımı Avatar filmi cyberpunk içerisinde insancıl duyguların ve hırsların yansıtıldığı büyük bir hayran kitlesi olan filmdir. Film 22. yüzyılda geçmektedir ve filmin ana merkezi Pandora isimli bir gezegendir. Bu gezegen barışçıl Na’vi’lerin yaşadığı gezegene yakındır ve bir toz bulutu çevresine konumlanmıştır. Bu toz bulutu insanın yaşamasına olanaklı değildir ve insanların teknoloji ile yaşam standartlarını yüksekletmesi ‘gerekmektedir’. Bu yüzden de insanlar bir teknoloji sayesinde Avatar ismini verdikleri bir yeni ‘tür’ oluştururlar. İnsanlar bu teknolojiye bağlanarak Avatar görünümü sağlarlar ve Na’vi’lerin gezegenine giderler. Ancak insancıl hırs bununla yetinmez ve insanlar bu gezegeni ele geçirmek ister. Felçli bir piyade olan Jake Sully Avatar kimliğini, bacaklarını ve aşkını benimseyerek bu savaşta insanlığın karşısında yer alır.


Osman Karakülah

Osman Karakülah

290 yazı · Osman çocuğun ölüm ile imtihanı 92 yılının mayıs ayında Antalya'da başladı. Sonuçta doğduğu anda ölümle son bulacak bir geri sayım saatinin düğmesine basılmıştı. Fakat altı yaşında bir gün ablası sevgilisi ile yalnız kalmak için onu tek başına sinema salonunda bırakınca bu çocuğun hayatı değişti. O an ölümden nasıl kaçacağını öğrendi ve sinemaya olan aşkı başladı. O şu an akademik kariyeriyle cebelleşirken ve hala ölümden korkarken ölümsüzlüğü, aşkı ve huzuru sinemada buluyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →