The Godfather Hakkında Bilmediğiniz 8 Gerçek!
Francis Ford Coppola‘nın 1972 yapımı The Godfather filminin bir başyapıt olduğuna dair hiç bir şüphemiz yok. Dramatik hikayelerin karakterler arasında adaletle pay edildiği gerçek bir klasik!
Malum The Godfather büyük Mafya ailelerinin iktidar kavgalarından, birbirine ateş açan belalı gangsterlerden ve acımasız yumruk savaşlarından oluşan pek çok çarpıcı sahne içeriyor ; yine de tüm aksiyonun bu kadarla kaldığını sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Kamera arkasında da en az ekranda gördüğümüz kadar macera yaşanmış. Sette yer alan gangsterler olsun, yapımcılara gönderilen ölüm tehditleri olsun oldukça hareketli geçen çekimler, sonunda bu kadar özgün ve gerçekçi bir iş çıkmasının çok da sürpriz olmadığı gösteriyor.
İşte bu harika filme dair en çok ses getiren 8 gerçek hikaye şöyle:
Hazırlayan: Gizem Esen
1. Woltz’ un kanlı yatağındaki at kafası gerçekti!
Şimdiye kadar en çok konuşulan ve unutulmaz sahnelerden biri; film yapımcısı Jack Woltz’u canlandırdan John Marley’nin sabah uyandığında ödüllü atının vücudundan ayrılmış kanlar içindeki kafasını yatağında bulmasıydı.

Marley korku içinde çığlık atmaya başlar ve aslında bu aktörün gerçekten de içinden gelmektedir. Çünkü John Mayer’e sahte bir at kafası kullanacaklarını söyleyen yönetmen Coppola, köpek maması üretimi yapan bir fabrikadan son dakika bu gerçek at kafasını bulunca aktöre söylemeden yerlerini değiştirmiştir!
2.Oyunculardan bazıları gerçek hayatta da gangsterdi!

Filmin yardımcı yapımcılarından Gary Fredrickson, Luca Brasi’yi canlandıran Lenny Montana (fotoğraftaki)’nın bir zamanlar mafya koruması olarak çalıştığını ve onlar için kundakçılık yaptığını itiraf ettiğini iddia etti. Tahmin ettiğimiz kadarıyla bu liste uzayıp gidiyor ama kimse bu çılgın İtalyanlar’ın kulaklarını tek tek çınlatıp kızdırmak istemez değil mi?
3.Marlon Brando bütün film boyunca profesyonel bir ağızlık kullandı!
Don Corleone‘nun gerçek bir ikon haline gelen alt çene hattının arkasında da tabi ki başka bir hikaye var. Çenenin nasıl uyarlanacağına karar verirken aktörün deneme çekiminde yanaklarına pamuk yünleri doldurmasından yola çıktılar, çünkü Brando ‘bir bulldog köpeği gibi görünmek’ istiyordu. İş gerçekten filmi çekmeye gelince de bir dişçinin elinden çıkma gerçek bir ağızlık kullanmaya karar verdiler ; Brando’nun her gün bu ağızlığı takıp çıkarması tam 3 saatini alıyordu. İşte buna adanmışlık derler!

Bu pek meşhur ağızlık New York’taki Moving Image Müzesi’nde sergileniyor bizden demesi.
4.Yapım ekibinden 1 milyon değerinde ekipman çalındı!
İtalyan – Amerikan Medeni Haklar Derneği, filmin eski kiralık katillerden Joseph Colombo’nun önderliğinde çekiliyor olması sebebiyle The Godfather yapımını şiddetle kınadı ve protesto etti. Protestolar yeterince barışçıl ve saygılı başlamakla beraber gözdağı veren, tehditkar taktiklerin kullanılmaya başlanması da çok uzun sürmedi.

Don Corleone’nun damadı Carlo Rizzi’yi canlandıran Gianni Russo’nun basınla paylaştığı ilginç bir olay da var:
Colombo ailesinin etrafında her şeyi yapabilecek türden bir dolu aptal vardı. Francis [Ford Coppola] ve ekiptekiler öğle yemeği için Little Italy’e (New York’taki meşhur İtalyan mahallesi) inmişlerdi, filmi çekmeye başlamadan önce hava akımı vs. hakkında küçük testler yapacaklardı. Döndüklerinde ekibe ait kamyonların hiç birini bulamadılar! Tam bir milyon değerindeki ekipman artık yerinde yoktu!
Nereden baksan pahalı bir film!
5.Ölüm tehditleri direkt stüdyo yetkililerine gönderiliyordu!
Paramount film dolayısıyla Robert Evans, karısı Ali McGraw ve oğulları Joshua’yı çekimlerin yapıldığı yerde güvenli bir otele yerleştirdiler. Robert bir gün beklenmedik bir telefon aldı. Telefonun diğer ucundaki gizemli ses ona şöyle dedi:
O güzel yüzünü parçalamak ve yeni doğan çocuğunu incitmek istemiyoruz. Bizim mahallemizden s*tir ol git! Buradaki bir aileyle alakalı film çekme. Anladın mı?
Meğer filmdeki karakterler kadar cesur bir adammış Robert Evans!
6. Al Pacino’nun maaş çeki %1500 arttı!

O zamanın bilinmeyen, ortalama aktörlerinden biri olarak kabul edebileceğimiz Al Pacino’ya biraz cimri davranılmış ve Michael Corleone rolü için 35.000 dolar ödenmişti. Tabi filmin sonrasında kariyerinde hızla yükselen aktör The Godfather: Part II için 600.000 dolardan aşağısını kabul etmemiş! İşte buna basamakları uça uça çıkmak denir! Yakışır Al Pacino’muza!
7. The Godfather New York’un su stoğunu bozdu!
Filmin gösterime girmesinden 2 yıl sonra, NBC kanalı The Godfather’ı arka arkaya 2 gece saat 9-11 arasında yayınladı ; New York Belediyesi Su İşleri Müdürlüğü bu programın böylesine haşin sonuçları olacağını nerede tahmin edebilirdi ki!
Yayının yapıldığı her iki gecede de şehrin su stoğu bir takım taşma problemleri yaşadı çünkü neredeyse şehrin bütün tuvaletlerinin sifonları aynı zamanda çekiliyordu. Herkes kendini bu teröre öyle kaptırmıştı ki tüm eyalet saat 11’e kadar idrar kesesini patlatma pahasına yerinden kıpırdamadı!
8.Oyuncular binlerce dolar değerindeki çanaklarını(!) gözler önüne sermekten kaçınmamış!
Ekranda aile onuru için gangsterlerle gerekirse yumruk yumruğa kavga eden sert adamlar görüyoruz peki ya bu adamlar sahne arkasında nasıllar? Sahne arkasındaki mücadele çok daha çocukça, çok daha suluymuş meğer!
Marlon Brando, James Caan ve Robert Duvall kendilerini eğlendirmek için pantolonlarını indirmeli oyunlar oynayıp, birbirleriyle dalga geçip epey eğlenmişler. Evet yanlış duymadınız bu 1.sınıf aktörler butt-naked game (çıplak g*t oyunu) dedikleri oyunla birbirlerine popolarını göstermekten kaçınmamışlar.

Tahmin edebildiğiniz gibi bu rekabeti sonlandıran ihtişamlı düğün resepsiyonu sahnesinde tüm arka tarafını afişe eden Brando olmuş! Geriye kalanlarsa üstüne ‘Mighty Moon King’ (oyunun kralı) yazan bir kemer tokası olmadan bu zaferin taçlandırılamayacağı konusunda anlaşmaya varmışlar. Popona sağlık Marlon Brando!

Hazırlayan: Gizem Esen
Kaynak: moviepilot
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →

