The Big Lebowski Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!
1998 yılı yapımı Joel Coen ve Ethan Coen tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan The Big Lebowski, ismi aynı olan ancak onun dışında hayatlarındaki bütün arzuların, isteklerin, tarzların ve gayelerin farklı olduğu iki adamı konu alan ve bu adamlardan biri olan ‘Dude’un gözlerini izleyici ile buluşturan bir filmdir. Biz de bu benzerliklerden ve farklılıklardan yola çıkarak The Big Lebowski hakkında mutlaka bilinmesi gereken detayları sizler için derledik.
Coen Kardeşler’in yönetmenliğini, yapımcılığını ve senaristliğini üstlendiği filmde Joel ve Ethan Coen, filmin kurgusunu da kendileri yapmışlardır. Film 40’lı yıllardaki Hollywood kara filmlerine (film-noir) bir saygı duruşu ve aynı zamanda onların bir parodisi şeklinde ilerler. Filmin ana karakteri olan Jeffrey Lebowski arkadaşları tarafından The Dude ismiyle çağrılan, Los Angeles’ta yaşayan ve hayatını miskinliğe, mutlu hissetmeye ve rahat olmaya adamış bir adamdır. The Dude en yakın iki arkadaşı olan Walter Sobchak ve Theodore Donald ‘Donny’ Kerabatsos ile günlerini tutkunu olduğu bovling salonunda geçirir. Hayatı anlamaya çalışmak ve bir şeyler için çabalamak yerine hayatın içerisinde yer almak ve istenilenin yapılmasıyla beraber hayattan zevk ak üzerine kurduğu hayatta Jeff Lebowski beklemediği bir hamle karşısında kendini bulur. İki adam evini basar ve Lebowski’ye işkence ederler. Bunun sebebi Lebowski’nin karısının onlara borcunu ödememesidir. Ancak Lebowski onlara yanlış insanla kapıştıklarını anlatır. İşin sonunda öğrenilirki şehir de bir başka Jeffrey Lebowski vardır ve bir milyonerdir. The Dude’a saldıran adamlar, onun en değerli mal varlığı olan ve çok sevdiği halısının üzerine işer. Bunun üzerine The Dude The Big Lebowski’yi malikanesinde ziyaret edip halısının parasını almak ister. Bu istekle beraber film bambaşka bir yola doğru şekillenir ve macera suç ve komedinin ekseninde izleyici karşısına çıkar.
1946 yılında Howard Hawks tarafından yönetilmiş olan The Big Sleep filminin hem bir parodisi hem de bir kara komedi türüne getirilmiş hali olarak gözüken ve en azından ilham alındığını söyleyebileceğimiz The Big Lebowski gişede büyük başarılar elde edememiş olsa da eleştirmenler tarafından olumlu yorumlar almış ve daha sonra izleyici ile buluştuğunda kültleşmiş filmler arasında yer almaktadır. Kadrosunda Jeff Bridges, John Goodman, Julianne Moore, Steve Buscemi, John Turturro, Philip Seymour Hoffman ve David Huddleston’ın yer aldığı, muazzam diyalogları ve sürreal çekimleri ile film izleyicisini içine alırken aynı zamanda alışılmışın dışındaki hikaye anlatım ve gösterim tekniği konusunda da film izleyiciyi şaşırtmaktadır. Kısa kısa hikayelerin birleşmesiyle oluşmuş gibi gözüken bu suçun ve komedinin birbirine girdiği film içerisinde gözden kaçan veya ilk bakışta görülmeten detaylara sahiptir. Biz de bu detayları derleyerek sizler için The Big Lebowski hakkında bilmeniz gerekenleri sıraladık.
***Yazının bundan sonrası The Big Lebowski filmine dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***
The Big Lebowski Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!
Filmdeki Karakterlerin İlham Kaynakları

Coen Kardeşler The Big Lebowski’yi yaratırken hikayenin ana hatları dışında diğer her olgu için kendi hayatlarından ve çevrelerinde değer verdikleri insanlardan ve onların hikayelerinden ilham almışlar. Jeff Bridges tarafından canlandırılan The Dude karakteri, Coen Kardeşler’in ilk filmleri olan 1984 yılı yapımı Blood Simple filminin yapımcılığını üstlenen Jeff Dowd’a dayanıyor. Coen’ler Dowd’un hikayesinden yola çıkarak The Dude’u yarattıklarını söylüyorlar çünkü Dowd Lebowski gibi bir savaş karşıtı gruba dahilmiş ve bu yedi kişilik grup içerisinde Dowd’a The Dude deniliyormuş. Lebowski’nin ilham aldığı kişiden sonra bir de Coen’lerin John Goodman tarafından canlandırılan Walter Sobchak için ilham kaynakları mevcut gerçek hayatta. Hollywood’un ünlü senarist ve yönetmenlerinden John Milius’tan etkilenen yönetmenler Sobchak karakterini yaratırken John Milius’un dış görünüşünden Vietnam Savaşı’na olan düşkünlüğüne birçok benzer noktaları filmlerinde yaratmışlar.
Filmin Gerçek Olaylara Dayanan Tarafları

Filmde yönetmenlerin ana karakterleri oluştururken kendi hayatlarından ve hayatlarına girmiş değer verdikleri insanlardan ilham almalarının dışında bir de filmdeki olayların ve karakterlerin dayandığı gerçeklik kısımları mevcut. Coen Kardeşler’in yakın dostu olan Peter Exline’ın başından geçen olaylar yönetmenler tarafından direkt filme alınmış. Öreğin Exline bir seferinde arabasını çalan çocuğun ev ödevini arabanın arka koltuğunda bulmuş ve Exline de oturma odasını bir arada tutan bir halıya sahipmiş (‘tied the room together’). Aynı zamanda filmde Julianne Moore tarafından canlandırılan sanatçı gerçek hayatta performans sanatçısı Carolee Schneemann ile yaratılmış.
Filmin Kadrosu İçin Coen Kardeşler’in Arzusu

Coen Kardeşler The Big Lebowski’nin senaryosunu yazarken Steve Buscemi tarafından canlandırılan Theodore Donald ‘Donny’ Kerabatsos karakterini ve John Goodman tarafından canlandırılan Walter Sobchak karakterlerini direkt oyuncular için kaleme almışlar. Ancak Lebowski’lerin kimler tarafından canlandırılacağına bir türlü karar verememişler. Uzun süre yapılan çalışmalar sonucunda The Dude’u Jeff Bridges canlandırmalı diye karar veren kardeşler Big Lebowski için David Huddleston’da karar kılmışlar. Ancak yönetmenlerin daha sonra yaptıkları açıklamaya göre filmde Big Lebowski’yi canlandırması için gönüllerinde her zaman tek bir isim varmış o da; Marlon Brando imiş.
Filme Uygulanan Yaratıcı Sansür

Filmde sözcükler içerisinde büyük bir döngü ve tekrar hakimdir. Filmde ‘fuck’ kelimesi ve varyasyonları tam olarak 292 kere söylenmiştir. Özellikle The Dude ve arkadaşlarının bovling salonundaki söylemleri birçok küfürü barındırmaktadır. Film beyazperdede sonra Amerika’da kablolu televizyonda gösterileceği için küfürlerin sansürlenmesi istenmiş. Filmde küfürler sansürlenirken ise sinema tarihinin en yaratıcı anı ortaya çıkmıştır. Fuck kelimeleri sansürlendiği anda filmdeki bir küfür dikkat çekmiştir. Filmde geçen ‘This is what happens when you fuck a stranger in the ass’ cümlesi televizyon için düzenlendiğinde ‘This is what happens when you find a stranger in the Alps!’ cümlesine dönüşmüştür ve yaratıcılık açısından sinema tarihine geçmiştir.
The Dude’un Geçim Kaynağı

Filmde Jeff Lebowski yani The Dude hayatı istediği gibi ve zevk aldığı gibi yaşayan bir adamdır. Ancak izleyicinin kafasında da her zaman bu umursamazlık ve tembellik karşısında geçimi sağlayan para insanın eline nasıl geçer sorusu gelmektedir. Aslında Coen Kardeşler’in yazdığı senaryonun ilk kopyasında The Dude’un geçim kaynağından bahsedilmiştir ancak daha sonra Coen’ler The Dude’un gelir kaynağını gizemli olarak bırakmayı tercih etmişlerdir. Senaryonun ilk kopyasına göre Lebowski’nin geçim kaynağını sağlayan para zeka küpü olarak da bilinen Rubik Küpü’nün varisi ve mirasçısı olmasından geliyordu.
Filmdeki Fark Edilmeyen İncil Alıntısı

Filmin unutulmaz sonunda The Dude iyi olacağına dair konuşurken ‘dude abides ‘ (dude baki kalır) der ve film boyunca her sahnede gördüğümüz Lebowski sahneden çıkar. Buradaki cümle Coen’ler tarafından İncil’den alınmıştır. İncil’de geçen ‘one generation passes away, and another generation comes: but the Earth abides forever.’ (bir nesil dünyadan göçer ve bir diğer nesil gelir ama dünya sonsuza kadar baki kalır) sözünden fark edilmeyen bir alıntı yapmışlardır Coen’ler.
Filmin Her Yıl Düzenlenen Festivali

Film gişede büyük bir başarı elde edememiş olsa da zaman geçtikçe ve daha çok sinefil ile buluştukça kültleşmiştir. Filmde geçen diyaloglar ve filmdeki karakterler izleyiciler içerisinde zamanla benimsenmiş ve bir nevi kültleştirilmiştir. Bunun örneklerinden biri de 2002 yılından beri düzenlenen filmin festivali Lebowski Fest’dir. Festivalde ilk önce film gösterimi yapılmaktadır ve daha sonra bütün gece gelenler bovling oynayarak ve The Dude’un favori içkisi olan White Russian içerek The Big Lebowski’nin atmosferini yaşatırlar.
Yeni Bir Din: Dudeism

The Big Lebowski’de The Dude’un ‘her şey senin bakışın gibidir adamım’ düşüncesi filmi izleyenler içerisinde büyük bir etki yaratmıştır. Öyle ki 2005 yılında Jeff Bridges tarafından canlandırılan karakterin yaşam tarzı ve ideolojileri bir öğreti olarak kabul edilmiş ve yeni bir din yaratılmıştır. Dudeism ismi verilen bu dinin şu an ortalama 220 bin tane internet üzerinde üyesi bulunmaktadır.
Coen Kardeşlerin Jesus İçin Verdikleri Gizli Mesaj

Filmde John Turturro tarafından canlandırılan Jesus sahneye bovling salonunda girdiğinde özellikle yarattığı atmosfer ile izleyiciyi hipnotik bir şekilde içine çekmeyi başarır. Ancak bu çekim sırasında gözlerden, daha doğrusunu söylemek gerekirse kulaklardan kaçan bir detay bu sahnede yönetmenler tarafından verilir. Jesus sahneye girdiği ve The Dude ile dostlarının gözleri önünde atışını yaptığı sahnede Gipsy Kings tarafından seslendirilen The Eagles imzalı Hotel California çalmaktadır. Ve filmden bilindiği üzere The Dude kartallardan (eagles) nefret eder.
The Big Lebowski’nin İçindeki Fargo Göndermesi

Film boyunca John Goodman tarafından canlandırılan Walter Steve Buscemi tarafından canlandırılan Donny karakterine ‘shut the fuck up’ (çeneni kapat) demektedir. Bunun sebebi ise Coen kardeşlerin bir önceki filmleri Fargo’ya yaptıkları bir göndermedir. Steve Buscemi’ye çenesinin kapatılması söylenip durmaktadır çünkü Fargo’da Buscemi tarafından canlandırılan Carl Showalter karakteri filmde susmadan konuşmuştur.
The Dude’un Donny ile Konuşmaması

Filmde The Dude ve Donny en yakın arkadaşlar olarak gözükmektedir. Üç kişiden oluşan bir bovling ekibinin içerisinde olan The Dude ve Donny filmde dikkat edildiğinde görülecek bir durumun içerisindedirler. The Dude tüm film boyunca sadece iki kere Donny’le direkt bir diyalog içine girmektedir. Bunlardan ilki filmin başlarında bovling salonundadır. Donny onlara iki kere ne hakkında konuştuklarını sorar ve The Dude ‘benim halım’ cevabını verir. Bir diğeri ise The Dude bovling salonundan eve dönerken Donny nereye gittiğini sorar, The Dude da eve gittiğini söyler. Bununla beraber Donny, ‘Dude telefonun çalıyor’ der ve The Dude teşekkür eder. Bu iki an dışında tüm film boyunca bir dada The Dude Donny ile doğrudan bir iletişime geçmez.
The Dude’un En Büyük Tutkusuyla Gözükmemesi

Film boyunca yavaş yavaş da olsa The Dude izleyici ile yakınlaşıyor. Sinema tarihinin en muazzam anti-kahramanlarından olan The Dude satır aralarında kendini tanıtıyor. Hayatı kendi gördüğü gibi yaşamayı seçmiş olan The Dude’un filmdeki en büyük tutkularından biri ise bovling olarak karşımıza çıkıyor. En yakın arkadaşlarıyla zamanını geçirmekten zevk aldığı tutkusu ile izleyici karşısına çıkan The Dude aslında film boyunca hiçbir zaman bovling oynamıyor hatta bovling topuna dokunmuyor bile. Hatta Gutterballs isimli hayalde bile The Dude bovling topunu fırlatmıyor onun yerine Julianne Moore tarafından canlandırılan Maude karakteri topu atıyor.
Steve Buscemi’nin Coen Filmlerindeki Azalan Yeri

Steve Buscemi Coen’lerin birçok filminde yer almış ve yönetmenlerin çalışmak için direkt düşündükleri oyunculardan biri olmuştur. Hatta yönetmenlerin yaptığı açıklamaya göre The Big Lebowski filmindeki Donny karakterini diretk yönetmenler Buscemi için kaleme almıştır. Bu bağdan kaynaklı olarak filmlerdeki Buscemi’nin canlandırdığı karakterler için yönetmenlerin bir esprisi gelişmiştir ve bu espri The Big Lebowski ile tamamlanmıştır. Coen’lerin filmlerinde Buscemi’nin kaderi her zaman ölüm ile sonlanmıştır. Ancak yönetmenlerin oyunu ile Miller’s Crossing filminde Buscemi bir ölü beden olarak kamera karşısına geçerken, Fargo’da ayrılmış bir bacak olarak ölümünü tamamlar. The Big Lebowski’de ise Buscemi sadece küller olarak yönetmenlerin filminde yer alır.
Filmde Yer Alan 11 Eylül Detayı

Filmde Jeffrey paraya ihtiyaç duyduğu için Ralph’s mağazasında çek yazıyor ve bu çek sadece 69 cent için yazılıyor. Ancak burada dikkat çekilmesi gereken nokta burası değil. Film 1998 yılında çekiliyor ve çek defterine The Dude 11 Eylül 1991 tarihini atıyor. The Dude çeki yazarken aynı zamanda dönemin Amerika başkanı Bush Irak işgali üzerine açıklamada bulunuyor ve tam çek defterine yazılan tarihten 10 yıl sonra İkiz Kuleler saldırısı gerçekleşiyor. Bu tesadüf ise filmin hala bilinmeyen yanlarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
John Turturro’nun Doğaçlama Eklemeleri ve Filmin Spin-Off’u

Filmde John Turturro tarafından canlandırılan Jesus filmin unutulmaz karakterlerinden biridir ancak yönetmen Coen Kardeşler Turturro ile görüştüğünde oyuncu daha büyük bir role sahip olacağını düşünmüş ancak senaryoyu okuduğunda kendisinin rolünün çok az bir yer kapladığını görmüş. Bunun üzerine yönetmenlerle görüşen oyuncu rolüne kendi doğaçlama kısımlarını eklemiş. Eklediği en büyük kısım ise bovling topunu attıktan sonra yaptığı dans kısmı olmuş ve bu kısım için ünlü boksör Muhammad Ali’den ilham almış. Filmde ne kadar az bir rolü olsa da Jesus karakteri daha çok karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. John Turturro tarafından yapılan açıklamaya göre oyuncu The Big Lebowski’nin spin-off’u olacak olan ve Jesus’ın hayatına değinecek bir film ile izleyici karşısına çıkacak.
Osman Karakülah
290 yazı · Osman çocuğun ölüm ile imtihanı 92 yılının mayıs ayında Antalya'da başladı. Sonuçta doğduğu anda ölümle son bulacak bir geri sayım saatinin düğmesine basılmıştı. Fakat altı yaşında bir gün ablası sevgilisi ile yalnız kalmak için onu tek başına sinema salonunda bırakınca bu çocuğun hayatı değişti. O an ölümden nasıl kaçacağını öğrendi ve sinemaya olan aşkı başladı. O şu an akademik kariyeriyle cebelleşirken ve hala ölümden korkarken ölümsüzlüğü, aşkı ve huzuru sinemada buluyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →