Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Lifeboat (1944)
İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Nazi saldırısı sonucunda batan bir gemiden sağ kurtulmayı başaran bir grup insan sığındıkları cankurtaran botunda kurtarılmayı beklerler. Tam bu sırada suda ölmek üzere birini daha bulurlar: Walter Slezak… Alman denizaltısında görev yapan sıradan biri olarak kendini tanıtmaya çalışan Slezak aslında saldırıyı yapan denizaltının kaptanıdır.
Farklı sosyal statülere sahip bir grup insanın bir arada kaldığı, yasaların, kanunların, savaşın yerini insan egosuna bıraktığı Lifeboat, Hitchcock’un kariyerinin henüz başlarında çektiği iyi bir tek mekan örneğidir. Hitchcock’un meşhur cameosunun bu filmde nerede gizli olduğunu soranlara ise filmde yer alan gazetenin arka sayfasındaki zayıflama ilacı reklamına bakmaları önerilir.
[youtube video_id=”cRRdJu8pvOY” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Rope (1948)
Alfred Hitchcock’un ilk renkli filmi olma özelliğinin yanı sıra usta yönetmenin dehasını bir kez daha gözler önüne seren Rope, muazzam bir “tek mekan” örneğidir. Nietzsche’nin bir düşüncesinden etkilenerek, sınıf arkadaşlarını öldüren iki genç, hiçbir şey olmamış gibi evlerinde bir parti verir. Üniversiteden hocalarını partiye davet eden gençler hocalarını etkileyeme çalışır ama bir şeylerin yanlış gittiği ortadır. Tiyatro uyarlaması olan Rope, Hitchcock’un ellerinde leziz bir uyarlamaya dönüşmüştür.
[youtube video_id=”8xkQoH8QbVs” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Dial M for Murder (1954)
Yalnızca gerilimin değil tek mekanda geçen filmlerin de efendisi olan Hitchcock’un bir başka tek mekan filmi Dial M for Murder, karısını öldürmek isteyen bir adamın cinayet planını anlatmak için yanlış numarayı araması sonucu gelişen olayları konu alıyor. Dial M for Murder, gerçek hayatta hiçbir şeyin göründüğü kadar olmadığını ve kusursuz gözüken bir planın bile en ufak bir hata sonucu nelere mal olabileceğinin kanıtı niteliğinde.
[youtube video_id=”o-4DWbEuJNw” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Rear Window (1954)
Görevi sırasında bacağını kıran ve uzunca bir süre evde dinlenmek zorunda kalan gazeteci L.B. Jefferies bu dönemde evinin penceresinden sokakta olan bitenleri seyreder. Bir gün, karşı binada bir kadının kaybolduğunu ve bu durumdan kocasının sorumlu olduğunu düşünen Jeff olayı araştırmaya başlar. Alfred Hitchcock’un en bilinen filmlerinden biri olan Rear Window usta yönetmene “En İyi Yönetmen” kategorisinde Oscar adaylığı getirmiştir.
[youtube video_id=”m01YktiEZCw” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
12 Angry Men (1957)
Bir dönem ailecek izlenen “mahkemeli, jürili” film türünün atası olan 12 Angry Men, jüri odasında bir davayla ilgili karar vermesi gereken 12 kişiye odaklanıyor. Göçmen bir çocuğun babasını öldürdüğüne inanan 11 üyenin aksine Henry Fonda’nın karakteri, somut deliller üzerinden savunma yaparak insan hayatının pamuk ipliğine bağlı olduğunu hatırlatıyor. Jüri odası da insan denilen yaratığın zayıflıklarının ve erdeminin çatıştığı bir alan haline geliyor.
[youtube video_id=”A7CBKT0PWFA” width=”600″ height=”350″]
Dosyayı hazırlayanlar: Batu Anadolu, Gizem Çalışır, Kerem Duymuş, Nuri Şimşek, Utku Ögetürk
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine endi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Knife in the Water (1962)
Roman Polanski’nin Polonya’da çektiği bu ilk ve tek filmi gerilim konusunda yönetmenin parlamasını sağlaması açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Bir çift uçsuz bucaksız bir yolda ilerlerken genç bir öğrenciyi otostopçu olarak arabalarına alırlar ve bu üçlü sonunda yelkenliyle denize açılırlar. Mekan neredeyse sadece bu yelkenlidir. Böylesine dar bir mekana rağmen özellikle nesnelere yüklenen imgesel anlamlarla yönetmen görünürde herhangi bir olay olmamasına rağmen inanılmaz bir gerilim yaratmayı başarır.
[youtube video_id=”qFdlMYgQAXE” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Night of the Living Dead (1968)
Yürüyen ölülerimiz birden bire ortaya çıkmıştır ve zayıf insanoğlu ne yapacağını bilemez bir halde oradan oraya kaçışmaktadır. Tesadüflerin birleştirdiği bir grup hayatta kalan, bir kır evinde hem birbirleriyle hem de zombilerle mücadele etmek zorundadırlar. Üstat George A. Romero’nun büyük kısmı ev içindeki diyaloglar etrafında şekillenen bu kült filmi, kendisinden sonraki birçok filme referans olmuş öncü bir konumda.
[youtube video_id=”5gUKvmOEGCU” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Autumn Sonata (1978)
Kendi narsisizminden ötürü çevresindeki herkesi yalnızlaştıran, gerçekte kendisiyle yüzleşmekten kaçan piyanist bir kadının yıllar sonra kızıyla bir araya geldiklerinde geçmişe dair hesaplaşmasına ve kendisiyle yüzleşmesine odaklanıyor film. Ancak kadın her zamanki gibi kaçarak kendi zaaflarının üzerini örtmeyi yeğliyor. İngmar Bergman tamamı ufak bir kır evinde geçen bu filminde Liv Ullmann ve İngrid Bergman’ın da olağan üstü oyunculuklarıyla alışılmış olan tek mekan gerilimlerinin dışında daha teatral bir iş çıkarıyor.
[youtube video_id=”wHd4ymdGAGA” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Das Boot (1981)
Wolfgang Petersen’in uncut versiyonu 300 dakikayı bulan bu epik filmi mekan olarak kendisine inanılmaz derecede dar ve sıkışık bir denizaltıyı seçiyor. İkini dünya savaşının en çatışmalı bir döneminde İngiliz ticaret gemilerini batırmak için Atlas Okyanusu’na açılan bir u-botta geçiyor tüm film. Bir kitap uyarlaması olmasının avantajını inanılmaz çok ve çeşitlilikte karakterlerle sonunda kadar kullanmayı başarmanın yanı sıra komedi, gerilim, dram gibi birçok türe dokunabilmesi Das Boot’u sinema tarihinde eşine az rastlanır bir yere taşıyor. Uzun süresi ve dar mekanlarına rağmen etkileyici kurgusu sayesinde kendinizi o u-botun içinde bir mürettebat gibi hissediyorsunuz.
[youtube video_id=”db7aLLC9dH0″ width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Breakfast Club (1985)
Her biri farklı karakterlere sahip, birbirinden oldukça zıt 5 lise öğrencisi, uymadıkları kurallardan dolayı ceza olarak cumartesi gününü okulda geçirmek zorunda kalırlar. Ergenliklerinin doruk noktasında olan öğrenciler, başlangıçta birbirlerine karşı ezici bir tutum takınsalar da ilerleyen saatlerde hayatlarına dair kendilerine bile itiraf edemediklerini birbirlerine anlatacaklar, ceza olan bu buluşma bir terapi seansına dönüşecektir. Tamamı okul kütüphanesinde geçen film, tek fakat geniş mekan tercihinden dolayı seyirciyi yormazken, tipik Amerikan lise filmlerinden farklı konumuyla dikkat çekiyor.
[youtube video_id=”dkX8J-FKndE” width=”600″ height=”350″]
Dosyayı hazırlayanlar: Batu Anadolu, Gizem Çalışır, Kerem Duymuş, Nuri Şimşek, Utku Ögetürk
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine endi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Tape (2001)
Üç eski lise arkadaşının Michigan’da bir otel odasındaki itirafları üzerinden akan film, sert ve vurucu diyalogları ile hafızalarımıza kazınırken, bu üç karakter arasındaki dengeler sürekli yapıbozuma uğruyor. Richard Linklater’in, neredeyse sıfır bütçeyle ve dijital kamera kullanarak çektiği Tape, zekice yazılmış senaryosu ve klostrofobik atmosferiyle tek mekan filmlerinin vazgeçilmezlerinden biri olmayı hak ediyor.
[youtube video_id=”3AzZ6Fop4Eg” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Panic Room (2002)
David Fincher’in tek mekanda geçen klostrofobik gerilim filmi Panic Room, evlerine giren hırsızlardan korunmak için özel güvenlik sistemleriyle inşa edilmiş bir odaya sığınan anne ve kızın hikayesine odaklanıyor. Evin her alanına monte edilmiş güvenlik kameraları sayesinde panik odasındaki monitörlerden hırsızları gözetleyen anne-kızın hırsızlarla olan kedi-fare oyunu, kimin kedi kimin fare olduğu algısıyla da başarılı bir şekilde oynuyor.
[youtube video_id=”ThhDTBbMc0M” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Phonebooth (2002)
Ankesörlü bir telefonun yanında duruyorsunuz, birden çalmaya başlıyor. Sizden başka ilgilenen yok. Açıyorsunuz ve beklemediğiniz bir anda hayatınız ve günahlarınız arasında bir seçim yapmanız gerekiyor. Düşündüğünüz kadar kolay değil çünkü ikincisini yapmanız, ilkinin parçalanmasına neden olacak. Reklamcı başkarakteri ile çöken ahlaki değerler üzerine bir taşlamaya soyunan Joel Schumacher, kariyerinin zirvesinde bir Colin Farrell ile izleyiciyi 80 dakika avcunun içinde tutmayı başarıyor.
[youtube video_id=”JDGY8GoEbQ0″ width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Dogville (2003)
Kendisini kovalayan gangsterlerden kaçıp bir kasabaya sığınan Grace, ilk etapta insanlarla sıcak ilişkiler kurup kendisini sevdirir. Fakat yaşam dengelerinin anlık değişimi, kasabalıların Grace’e karşı hareketlerinde farklılaşmalara sebep olur. Çılgın Trier’in, çılgın mekan yaratımına sahne olan Dogville, alışılagelmişin dışındaki ışık ve kamera kullanımıyla çok farklı bir deneyim vaat ediyor seyirciye.
[youtube video_id=”8rPllm4WEXw” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
The Terminal (2004)
Steven Spielberg’in uçakta seyahat ederken ülkesine devrim olan bir adamın dilini dahi bilmediği Amerika’daki hava alanı terminalinde bürokratik bazı sorunlardan dolayı dışarı çıkamaması ve belirsiz bir süreye kadar orada yaşamaya çalışmasını trajikomik bir şekilde ele alan filmi tek mekanda geçen nadir komedi filmlerinden sayılabilir. Tom Hanks’in tek başına inanılmaz bir performansla sırtladığı film mekan algısı üzerinden kapalı kalmayı, çıkamamayı oldukça farklı bir şekilde anlatıyor.
[youtube video_id=”ciByvddyHBs” width=”600″ height=”350″]
Dosyayı hazırlayanlar: Batu Anadolu, Gizem Çalışır, Kerem Duymuş, Nuri Şimşek, Utku Ögetürk
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine endi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Saw (2004)
İki adam bir sığınakta uyanırlar, zincirle bağlanmışlardır ve aralarında bir ceset boylu boyuna uzanmaktadır. Jigsaw isimli bir katilin elindeki kuklalar misali direktifleri uygulamak zorundadırlar. “Geriye dönüş”leri saymazsak tamamı tek bir mekanda geçen Testere hem tadı iyice kaçan bir seriye dönüşmüş hem de James Wan’ın sinema dünyasına hızlı bir giriş yapmasını sağlamıştı. “Destere” versiyonu da cabası!
[youtube video_id=”HKPy5RWuqNA” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Barda (2006)
Gerçek bir olaya dayanan Barda, adından da anlaşılacağı üzere bir barı mesken edinerek kamusal alan, toplumsal ilişkiler ve sınıflar üzerine sert söylemlere girişiyor. Marx ve Engels’in “lümpen proletarya” kavramından yola çıkan film, sınıf bilinci olmadığı düşünülen bu gruba söz hakkı vererek toplumdaki şiddetin nedenleri üzerine kafa yormaya çalışıyor. Ortaya çıkan sonuç bir Haneke filmi olamasa da “Barda”nın izleyiciyi rahatsız edeceği kesin.
[youtube video_id=”oqlylTmz25Q” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
The Man from Earth (2007)
10 yıldır profesörlük yaptığı okuldan ani bir kararla istifa eden John Oldman, evinden taşınmak üzereyken okuldaki diğer profesörler veda etmek için gelirler. Bu ani kararın arkasındaki sebebi öğrenmek isteyen bilim insanları John’un verdiği cevapla neye uğradıklarını şaşırırlar; John, 14.000 yıldır hayatta olan ve sürekli yer değiştiren bir ölümsüzdür. Tamamı bir evin salonunda geçen film, tez ve anti tezler üzerine kurulu, seyircide adeta kaliteli bir masa tenisi maçı izlemiş etkisi yaratan, zihin açıcı bir iş.
[youtube video_id=”9mOIxyRTY5I” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Hunger (2008)
Steve McQueen ve Michael Fassbender’in ilk ortaklıkları olan Hunger, Kuzey İrlanda’nın bağımsızlık mücadelesinde rol alan IRA mensubu Bobby Sands önderliğinde hapishanede başlatılan bir açlık grevini ele alıyor. Mahkumların yıkanmama eylemleri ile ilerleyen direniş açlık greviyle doruk noktasına ulaşırken, Sands’in kendi bedenini bu bağımsızlık mücadelesinde son direniş alanı olarak görmesiyle yaşanan dramatik süreç, mahkumların ve gardiyanların kıstırılmış psikolojilerini tek mekan kullanımı üzerinden vererek politik hafızalarımıza işlemeyi başarıyor.
[youtube video_id=”Mw7WJLZmVF4″ width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Dogtooth (2009)
Aile hayatının geleneksel normlarını fiilen yerle bir etmiş olan ve herkesten izole hayat süren bir ailenin üzerinden aile içi ilişkilere bakan Dogtooth, toplumsal normlar yoluyla zihinlerimize kodlanan tüm geleneği yerle bir etmeyi başararak, güvenli gördüğümüz tüm kavramları tersine çevirip suratlarımıza vuruyor. Sinemanın geleneksel anlatı tekniklerinin de yerle bir edildiği Fransız Yeni Dalga’sı geleneğinden gelen bu filmde, aile kavramıyla birlikte bizler de yersizyurtsuzlaştırılıyoruz.
[youtube video_id=”QFtDzK64-pk” width=”600″ height=”350″]
Dosyayı hazırlayanlar: Batu Anadolu, Gizem Çalışır, Kerem Duymuş, Nuri Şimşek, Utku Ögetürk
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine endi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Moon (2009)
Ay yüzeyinde keşfedilen bir enerji maddesinin çıkartılması görevi için 3 yıllığına yalnızlığı kabul eden Sam Bell, dünyaya dönmesine 2 hafta kala halüsnasyonlar görmeye ve doğru bildiği bazı bilgilerin aslında yanlış olduğunu anlamaya başlar. Neredeyse tamamı Ay’daki yaşam alanı içinde geçen filmde, dönen entrikaları anlamaya çalışırken tek mekan algısını hissetmeye imkanınız olmuyor.
[youtube video_id=”twuScTcDP_Q” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Devil (2010)
“Devil” filmini en ilginç kılan nokta şeytan filmlerini klostrofobiyle birleştirmesi. Neredeyse tamamı bir asansörün içinde geçen filmin heyecan katsayısı son dakikaya kadar düşmezken bize de Shyamalan yönetmenliği bıraksa da sadece hikaye yazıp yapımcılık yapsa demek düşüyor.
[youtube video_id=”C7l3nzjHYTg” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Buried (2010)
Tek mekan olarak bir evi veya herhangi daha geniş bir mekanı ele almak sanıldığı kadar zor olmuyor. Ancak yakın dönemin tartışmasız en başarılı örneklerinden Buried, tek mekan kavramının hakkını sonuna kadar vererek gerilimi 90 dakika boyunca bir tabutun içine taşıyor, klostrofobinin dibine vuruyor. Baştan sona vadettiği gerilimi seyirciye hissettirerek neredeyse imkansızı başaran film, seneler sonra dahi türün en sıra dışı örneklerinden biri olarak anılacaktır.
[youtube video_id=”j1Yyhxq56Xg” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
127 Hours (2010)
Danny Boyle’ın aslında mekansız bir tek mekanda geçen filmi 127 Hours ıssız bir bölgede vadi tırmanışı yapan bir adamın bir kaza sonucu düşerek elini kayaya sıkıştırması sonucu olduğu yerde kısılıp kalmasını anlatıyor. Her türlü çabaya rağmen sıkıştığı yerden saatlerce çakamaması sonucu hikaye bir tür ölüm kalım savaşına dönüşüyor. Fakat burada ek bir durum var ki o da adamın kamerası. Orada kaldığı süre boyunca kameraya kayıt yaparak bir anlamda geçmişiyle de hesaplaşıyor. Yönetmenin oldukça farklı kamera açıları ve kurguları denediği film tek mekan filmler arasında en sıra dışılardan biri.
[youtube video_id=”OlhLOWTnVoQ” width=”600″ height=”350″]
Sinema tarihi boyunca muhteşem manzaraların ve mekanların olduğu filmlere şahit olduk. Ama bunların içlerinde öyleleri vardı ki tüm filmi tek bir mekanda işliyorlardı. Hatta tek mekanda geçiyor olmanın dezavantajlarını inanılmaz yaratıcılıkları ve muhteşem oyuncu performanslarıyla öylesine kendi lehlerine çevirmeyi başardılar ki aralarında onlarca başyapıt çıktı. Biz de sizler için tek mekanda geçen o muhteşem filmleri geçmişten günümüze şöyle bir sıraladık.
Tek Mekanda Geçen En İyi Filmler
Nar (2011)
Ümit Ünal’ın tek mekan üçlemesinin bu son örneğinde karşılıklı inanç, adalet, bağlılık ve güven gibi kavramların sorgulamasından yola çıkılarak, bizleri birbirimize bağlayan bağların kaybolması, nar metaforunun etkisiyle oluşturulan alegorik bir anlatımla aktarılıyor. Yere düşüp çatlayan bir narın taneleri gibi etrafa saçılan karakterlerin paramparça oluşunu izlediğimiz Nar, tek mekanda geçen atmosferini güçlü diyaloglar ve başarılı oyunculuklarla da perçinleyerek Ümit Ünal Sineması’nın başyapıtlarından biri haline geliyor.
[youtube video_id=”BDpTAzEyEuY” width=”600″ height=”350″]
Dosyayı hazırlayanlar: Batu Anadolu, Gizem Çalışır, Kerem Duymuş, Nuri Şimşek, Utku Ögetürk
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →