· 1 dk okuma

Steven Spielberg West Side Story’i Yeniden Beyazperdeye Taşıyor!

Steven Spielberg West Side Story’i Yeniden Beyazperdeye Taşıyor!

Hollywood’un farklı türlerde birçok yapıma imza atmış yönetmeni Steven Spielberg, sinema tarihinin ikonik müzikallerinden West Side Story’i yeniden beyazperdeyle buluşturmayı planlıyor.

Artificial Intelligence, E.T, Jaws, Jurassic Park, Shindler’s List, The Color Purple gibi çok sayıda tanınan filmiyle sinemanın farklı türlerine öncülük eden  Steven Spielberg‘in henüz müzikal türünde hiç yapımı yok. 2014’te yönetmen, geçen yüzyılın klasikleşmiş müzikali West Side Story‘i yeniden çevirmek istediğini açıklamıştı. West Side Story’nin bir uyarlamasını yapmanın yıllardır hayali olduğunu itiraf eden yönetmen, The Hollywood Reporter ile yaptığı röportajda projenin düşünceden ibaret olmadığını, filmin üzerine çalışıldığını da söyledi.

Spielberg’in favori Broadway müzikali olduğunu söylediği Romeo ve Juliet’in modern bir uyarlaması olan West Side Story, o dönemin Amerika’sındaki göçmen sorununu iki ayrı düşman çete arasında kalan bir aşk hikayesi ekseninde anlatıyor. Günümüzde hala sinema tarihinin en önemli müzikalleri arasında adı anılan 1961 tarihli filmin yönetmeni Robert Wise, müzikalin bestekarı ise Leonard Bernstein’dı.

Steven Spielberg West Side Story İçin Senaryo Hazırlıklarına Başladı

wes-side-stroy-filmloverss

Spielberg 15 senenin ardından filmin haklarını garanti altına alıp daha önce Munich ve Lincoln’de beraber çalıştığı Tony Kushner’la senaryoyu geliştirmesi için anlaştı. Spielberg’in yönetmen koltuğunda olduğu yakın zamanda vizyona girecek Disney animasyonu The BFG‘nin ardından The Player One, The Kidnapping of Edgardo Mortana ve Indiana Jones 5 projeleri var. Fakat yönetmen West Side Story dahil olmak üzere başlangıç aşamasındaki projelerini ise 2019’da Indiana Jones’un 5. filmi yayınlanana kadar askıya almış durumda.


Dila Senem Haznedar

Dila Senem Haznedar

28 yazı · Dila Senem Haznedar Sinemanın karanlık salonunda düşlerini şekillendirecek ilk hayranlığı şuan bile yarattığı duyguyu derinden hatırladığı The Mask of Zorro'yu izlemesiyle başladı.Hala dönmek istediği çocukluğunun ütopik, hayat dolu zamanları aynı 'Z' harfinde gizli. Bağının güçlenmesini ise 16 yaşlarında bir dvd dükkanında siyah beyaz filmlerin bulunduğu raftan tamamen şans eseri bulup hayran olduğu Bergman filmine rastlamasına borçlu. Lisede geçirdiği zor zamanların en büyük avuntusu yeni yönetmenler keşfedip harçlıklarını arttırarak edindiği film arşivi oldu. O zamandan beri sinema, iç dünyasını da gittikçe genişleterek insana ve hayata dair bitmez anlam arayışındaki güzel hissiyatların yansıması olan yegane alan. Hala günlük dilde kaybolduğunu hissettiği anlarda duyguyu ön planda tutan sinema dilinde gizli olduğuna inandığı 'daha güzel bir dünya' umuduyla hayata direnmeye çalışıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →