· 2 dk okuma

Star Wars’u İlk Defa 25 Yaşında İzlemek

Star Wars’u İlk Defa 25 Yaşında İzlemek

Sekiz yaşındayım. Güneşli ama sonbaharın yavaştan kendini hissettirmeye başladığı bir günde, o sıra sinema tarihine geçeceğinden bihaber olduğum The Matrix filminden çıkıyorum. Tek istediğim bu filmin aklımı nasıl başımdan aldığını arkadaşıma anlatmak. Neo’dan, Ajan Smith’ten, Trinity’den bahsetmek için gittiğim evde, arkadaşımın abisi ile onun arkadaşını VCD’den film izlerken buluyorum. Yıldız Savaşları serisinin son filmiymiş izledikleri, birkaç haftaya da yeni filmi geliyormuş. İzler misin diye soruyorlar. İlk defa duyuyorum filmi. Ufak bir tereddütten sonra Matrix geliyor aklıma. Öyle ya, daha kırmız hap, mavi hap mevzusu var anlatılacak. Yan odaya, arkadaşımın yanına geçiyorum Yıldız Savaşları teklifini pas geçerek.

“Gücü” bir kere teğet geçtiğimden midir nedir, çevremdekilerin “efsane” olarak nitelendirdiği Star Wars ile münasebetimiz ilerleyemedi bir türlü. Milenyuma çocuk yaşta giren yüzlerce hayalperestten biri olarak önce Harry Potter ve büyülü dünyası girdi hayatıma. Sinema uyarlamalarının getirdiği ses ile Tolkien’in uçsuz bucaksız Orta Dünyasını keşfettim sonradan. Yeni üçlemenin ikinci filmini konuşurken arkadaşlarım, “2015 yılında uçan kaykayım olur mu acaba” diye düşlerdim ben. George Lucas’ın yönettiği yeni üçleme bir son bulduğunda ise daha pek çok farklı kahramanın yolculuğuna kaptırmıştım kendimi ve bu kahramanlar arasında Skywalker soyundan kimse yoktu.

star-wars-filmloverss

Roman ve hikâye yazarı John Scalzi Star Wars’u ilk izlediğinde verdiği tepki sorulduğunda şöyle der: “Kızım Athena 8 yaşındayken, ona Star Wars’u izlettim. İlk izlediğimde sekiz yaşındaydım ve bunun filmi izlemek için mükemmel bir yaş olduğunu düşünüyorum. Haklıydım. Kızım filme bayıldı…” İlk filmin sonlarına doğru Luke Skywalker, Han Solo, C-3PO, R2D2 ve Chewbacca’nın onurlandırıldığı sahnede Scalzi’nin – eminim daha pek çok kişinin- sarfettiği bu sözler takılır aklımın bir köşesine. Başka bir kahramanın hikâyesini arkadaşıma anlatmak için çiftçi Luke’un sonsuz yolculuğu ile tanışma fırsatını es geçmem üzerinden on altı yıldan fazla süre geçmiştir ve ben Star Wars evreniyle yeni tanışırım. R2D2’yu gördüğümde Athena kadar heyecanlanamam artık; Scalzi haklıymış.

Harry Potter’ı tam da okunması gereken yaşta yakaladığım için ne kadar minnettar isem Star Wars’u “sekiz yaşında” izlemediğim için o kadar bir burukluk var içimde. Çünkü kendi neslimin Harry Potter ile tecrübe ettiklerinden biliyorum ki Luke’un hikâyesi bir çocuğun hayal gücünde daha da değerlenir.


Emre Serbes

Emre Serbes

179 yazı · İlkokul yıllarında sinemada izlediği Matrix’i tam anlamasa da filmin ve sinemanın büyüsüne kolayca kapıldı. Liseye geçtiğinde edebiyatı keşfetse de sinema hep gönlünde yatan sanat oldu. Twelve Monkeys, The Usual Suspects, Memento, Fargo filmlerini izlediğinde sinemanın anlatı konusundaki potansiyelini hayretle tecrübe etmiş oldu. Küçük bir filmin bile yüzlerce insanın hayatını değiştirebileceği düşüncesi, onun sinema heyecanını ayakta tutmaya yetti. Şimdi ise, İTÜ Gemi İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirmeye çalışıyor ve çok sevdiği sinemadan kopmamak için uğraşıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →