Stanley Kubrick Hakkında Az Bilinen Gerçekler!
1953 yılında çektiği Fear and Desire adlı ilk uzun metrajlı filmiyle başlayan başarılı kariyerine The Shining, Barry Lyndon, The Clockwork Orange, Eyes Wide Shut gibi kült filmleri sığdırmış usta yönetmen Stanley Kubrick‘in obsesif kompülsive bozukluğuna sahip olduğunu ve bu obsesifliğini çalışmalarına nasıl yansıttığını, satranç tutkusunu, profesyonel bir satranç oyuncusu olduğunu ve okul hayatı boyunca son derece başarısız bir öğrenci olup üniversiteye gitmediğini biliyor muydunuz? Henüz lisedeyken babasının kendisine doğum günü hediyesi olarak Graflex kamera almasıyla başlayan kariyerine 16 yaşındayken girdiği LOOK! dergisinde fotoğrafçılık yaparak devam eden Kubrick, 1951 yılında çektiği Day of the Fight adlı kısa belgeseliyle sinemaya adım attı. Bu belgesel ile film çekme tutkusunu keşfeden usta yönetmen kısa süre içerisinde dergideki işinden istifa ederek tamamen sinemaya yönelme kararı aldı ve 1951 yılında Flying Padre ile 1953 yılında The Seafarers adlı iki belgesel çekti. 1953’te ise Fear and Desire ile ilk uzun metrajlı filmine imza atarak sinema tarihine adını yazdırmış oldu. Vefatına kadar sinemaya pek çok önemli eser bırakan Kubrick, 1999 yapımı son filmi Eyes Wide Shut’ın son kurgusunu yapım şirketine gönderdikten birkaç gün sonra hayata gözlerini yumdu.
Stanley Kubrick Hakkında Az Bilinen Gerçekler!
1- Kubrick’in Tamamlanmamış Projeleri

Kubrick’in hiçbir zaman tamamlanamamış olan birçok projesi bulunmaktaydı. Bunların içinde muhtemelen en çok bilinen projesi de Napoleon’du. Kubrick film için hazırlık yaptığı aşamada asistanlarının birinden Fransa imparatoru hakkında bir şeyler bulabileceği her kitabı alması için bütün kitapçıları gezmesini istedi. Asistanı, 100’den fazla kitapla geri döndü ve Kubrick onların hepsini okudu. Bu kapsamlı araştırmalarının üzerine 1961 yılında senaryoyu tamamlayan yönetmen, filmi çekebilmek için doğru düzgün bir finansman bulamadığı için Napoleon, Kubrick arşivinin tamamlanmamış filmlerinden biri olarak kaldı.
2- Uçak Korkusu ve Kedi Sevgisi

Kubrick uçmaktan ölesiye korkardı. Öyle ki kariyerini bile uçakla bir yerlere gidip gelmek zorunda kalmayacak düzeyde tutmaya çabaladı. Filmlerinin çoğu sonradan yaşamaya başladığı yer olan Birleşik Krallık’ta çekildi.
Kubrick ayrıca iflah olmaz bir kedi sevgisine sahipti. Bir zamanlar 16 tane kedisi vardı ve çalıştığı dönemlerde onlarla ilgilenemediği zamanları telafi etmek için filmini tamamladıktan sonra kedilerin kurgu odasında dolanmalarına ve oynamalarına müsaade ederdi.
3- Basın İlişkisi

Kubrick, filmlerini çektiği süreçte sete gelen basın görevlilerine film hakkında hiçbir şekilde bilgi vermez, filmleri hakkında konuşmazdı. Hatta filmlerini tamamladıktan sonra kendisi de onların hiçbirini izlemezdi.
4- Satranç Tutkusu

Bir belgeselde “Pek çok harika şeyin dışında satrancın size öğrettiği şey iyi görünen bir şeye baktığınız anda hissettiğiniz ilk heyecanı kontrol edebilmektir. Satranç, başınız beladayken sizi ele geçirmeden önce sadece objektif olarak düşünebilmeniz için eğitir.” dediğine tanık olduğumuz Kubrick hırslı ve usta bir satranç oyuncusuydu. Birçok oyuncu yıllarca sette Kubrick’le stranç oynayıp onu mağlup etmeye çalışmış olsalar da hiçbiri bunu başaramazdı.
5- Favori Filmi
Karısı Christiane Kubrick’e göre, Kubrick ulaşabildiği her filmi izlerdi. En sevdiği filmlerden biri de 1979 yapımı komedi filmi The Jerk’tü. Hatta Eyes Wide Shut’ı yapmaya karar verdiğinde başrol için The Jerk’ün başrolünde yer alan oyuncu Steve Martin’i düşünmüştü ve hatta projeyi konuşmak için Martin ile tanışıp buluşmuştu.
Ayrıca Kubrick, ani ölümünden yalnızca birkaç gün önce en sevdiği filminin Eyes Wide Shut, en az sevdiği filminin de Fear and Desire olduğunu söylemiştir.
6- Kubrick’e Övgü
Efsanevi yönetmen Billy Wilder Kubrick’in büyük bir hayranıydı ve Kubrick’in asla ve asla kötü bir film yapmadığını savunurdu. Aynı zamanda Wilder, Cameron Crowe’a Full Metal Jacket’ın ilk yarısının hayatında gördüğü en iyi görüntülere sahip film olduğunu söylemiştir.
7- Takım Elbise ve Kravat Tutkusu

Kubrick, 1970’lere kadar günlük kıyafetler giymeye başlayana dek her gün sete takım elbise ve kravat giyinerek gidiyordu. Karısının iddiasına göre Kubrick neye giyineceğini seçme aşamasından nefret ederdi bu yüzden de dolabı tıka basa aynı tişört ve pantolonlarla doluydu.
8- Kavramsal Analizler

Filmlerinin oldukça derin analizlere sahip olmasına rağmen Kubrick filmlerinin taşıdığı anlamları açıklamak zorunda olmak istemediğini ve her bir filmin kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak filmlerin kavramsal analizlere sahip olmasında ısrarcıydı. Dahası Kubrick’in yöntemi ilgisini çeken ve kendisini tekrar etmemeye çalıştığı hikâyeler oluşturmaktı.
9- Stanley Şu An Evde Değil!
Hayranları Kubrick’in yaşadığı yeri öğrendiğinde onu ziyarete giderlerdi. Fakat çok fazla insan Kubrick’in gerçekten nasıl göründüğünü bilmezdi. Bu sebeple kapıya kadar gelip zili çaldıklarında Kubrick karşılarına çıkar şöyle derdi: “Stanley şu anda evde değil.”
10- Gece Kuşu
Kubrick’in tuhaflıklarından biri de bir konu hakkında aklına bir fikir geldiyse gün içerisinde insanları defalarca aramasıydı. Hatta kimi zaman bu gecenin bir yarısı bile olabiliyordu. Zira Kubrick sadece birkaç saat uyuyabildiği için her zaman kendisini bir gece kuşu olarak tanımlardı.
Melike Ölker
219 yazı · 1993 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı’nda ise lisans öğrencisi.
Yazarın diğer yazılarını gör →



