Spider-Man: Homecoming Filminde Olabilecek 10 Düşman
Spider-Man bir çocuğun hayatının bir ısırıkla değişmesini konu alır ve birçok çocuk için hayatın olasılıklarla dolu bir yer olduğunu kanıtlayan maceralardan biridir. Ancak bu macera sadece bir çocuk hikayesi olmasından çok daha fazlasını içerisinde taşır. Ailenin, iyi ve kötünün, aynı zamanda da sevgiyle ve güçle beraber gelen sorumluluğun anlatıldığı bu macera artık çocuklar için olmaktan bir seviyede çıkar ve Spider-Man her yaştaki insan için vazgeçilmez bir haz olur. Çizgi roman dünyasından çıkan örümcek ağı ile yarattığı dünyada savaşan bu adamın hikayesi insanların hayal gücüyle beraber bir evren içerisinde varlığını sürdürürken 2002 yılında beyazperde ile buluştu ve unutulmazlar arasına girdi. Sinema tarihi boyunca yapılmış en iyi çizgi roman uyarlamalarından biri olduğuna herkesin onay vereceği ve sinemanın büyüsü ile çizgi romanın çizgisel evreninin buluştuğu bu ilk Spider-Man uyarlaması izleyiciyi bir başka büyülemişti. Bu büyüyle beraber Spider-Man çoğu kez devam filmiyle veya farklı bir kadroyla ve yeni bir seriyle beraber sinemada izleyici ile buluşsa da hiçbir zaman ilk anın heyecan tesirini yaratamadı ve bu hayalkırıklığı izleyicinin biraz da olsa Spider-Man için umutsuz olmasına neden oldu. Bu umutsuzlukla beraber gelen hissizlik ile beraber artık çizgi roman evreninin beyazperdeyle buluşması izleyicinin donuk bakışlarıyla beraber sadece gözünün önünden resimlerin geçmesine neden oldu.
Bu yıl donuk bakışlarda bir ışık belirmeye başladı. Captan America: Civil War filminin vizyonda izleyici ile karşılaşması büyük bir ışığın gözlerde belirmesine ve bu ışıkla beraber çizgi roman dünyasında kalbi atan insanların yeniden tüm heyecanının beyazperde için geri gelmesine sebep oldu. Captan America: Civil War filminde Tom Holland tarafından canlandırılan yeni bir Spider-Man ile karşılaştık ve bu Spider-Man özlediğimiz her şeye sahipti. Yeniden geçti ve yeniden tüm o esprili tavırlarıyla beraber ‘çılgın’ ruhu beyazperdeye dönmüştü. Ve daha sonra izleyici için bu geri dönüşün mutluluğu büyük bir haberin etkisiyle büyük bir heyecana dönüştü. Jon Watts yönetmenliğinde yeniden Tom Holland Spider-Man olarak beyazperdede yerini alacağı haberi Spider-Man’in o ruhunu özleyenleri mest etti. Spider-Man: Homecoming ismine sahip olacak olan bu film çizgi romanın renklerini özleyenlere büyük bir huzur verdi çünkü çizgi roman dünyasının beyazperdeye yansımasındaki boşluklar dolacak gibi görünmeye başladı. Tüm bu heyecanların yanında büyük bir belirsizlik alanın da yer alıyor olması sebebiyle film tüm ilgiyi üzerine çekti ve her konuda fikirler, teoriler oluşmaya başladı. Bunlardan biri de yeni filmde Spider-Man’in karşısına çıkacak olan düşmanı hakkında. Önceki filmlerde her zaman bir kısır döngünün yer alması ve çizgi roman içerisinde yer alan onca kötü karakter arasında hangilerinin, nasıl beyazperdede temsili edilmesi kararı alındığına hakim olmayan izleyici gözleri yeni film için düşünceler ve hayaller üretmeye şimdiden başladı. Bu düşünceler içerisinde ScreenRant sitesinde yayınlanan bir yazının ışığında henüz beyazperdede görmediğimiz, çizgi roman dünyasında Örümcek Adam’ın karşısına çıkan ve beyazperde de görmek istediğimiz kötü karakterleri bir listede derledik.
Spider-Man: Homecoming Filminde Olabilecek 10 Düşman
The Vulture

Filmde yer alıp almayacağı hala konuşulan bu kötü adam, Spider-Man2in ilk düşmanları arasında yer alır ve beyazperdede ona can verilmesi çizgi roman severler için büyüleyici bir deneyim olacaktır.
Morlun

Spider-Man evreninin en güçlü kötü kahramanlarından biri olan Morlum süper kahramanlardan beslenene bir anti kahraman ve New York şehrinde istediği besin kaynağı Spider-Man. Sinemada böyle güçlü bir karakteri görmek aksiyon arayışımızı giderecektir.
Agent Venom

Venom aslında vücutta yaşayan bir simbiyozdur. Çizgi romanlarda uzaydan gelen bu simbiyoz Spider-Man’in bedenini ele geçirir ve kahraman ile anti kahraman tek bir vücutta savaş verirler. Yeni uyarlamada kötü karakterin başka bir Örümcek Adam olması gayet ilgi çekici olabilir.
The Rose

The Rose üç farklı versiyon ile çizgi roman evreninde Spider-Man’in karşısına çıkmıştır. Ancak bu üç kişinin de ortak özelliği dünyevi kötülüğü temsil etmeleri ve Örümcek Adam’ın karşısına bir terörist olarak çıkmasıdır. Yeni filmde The Rose’u görmek gerçekçi bir dünya yaratacaktır.
The Shocker

Bir hırsız olan The Shocker manyetik bir alan yaratan şok dalgaları cihazı icat eder ve daha sonra bunu vücuduyla birleştirmenin bir yolunu bulur. Spider-Man ile karşılaşan kötü kahraman büyük bir şok dalgasının yaratıcısıdır. Sinemada da bu etkiyi yaratabilir.
Kraven The Hunter

Bir avcı olan Kraven hayvanları çıplak eliyle avlar veya zehirli oklar, aletler kullanır. Kendisinin en büyük avcı olduğunu göstermek için Spider-Man’i yakalamak ister. Bu arzuyla beraber Spider-Man ile büyük bir kovalamacaya başlar. Beyazperdede hangi aktör karşımıza çıkar büyük bir soru olur eğer kötü karakter seçilirse Kraven.
Mysterio

Dublör olan bir adamın artık dublörlükten sıkılması üzerine Mysterio’yu yaratması üzerine Spider-Man büyük bir illüzyon ustasına karşı savaşmaya çabalar ama Mysterio’nun yaptığı zihin oyunları kolay bir savaş değildir. Sinemanın uçsuz bucaksız imkanları Mysterio’yu muazzamlaştırabilir!
The Scorpion

DNA’sı bir akreple birleştirilen Spider-Man’in düşmanı The Scorpion Örümcek Adam’a kafayı takmış ve onu takip eden bir düşmandır. Hatta daha sonralarda Venom simbiyozu ile birleşerek Spider-Man’in karşısına daha güçlü ve daha korkutucu bir şekilde çıkar.
Spider-Slayers

Spider-Man’in ilk düşmanlarından olan Spider-Slayers beyazperdede yapılan ufuk açıcı çalışmalar ile karşımıza yılların getirdiği farklılıkla çıkabilir ve beyazperdede bu ilk düşmanı görmek çizgi roman hayranları için çok başka bir deneyim olabilir.
Black Cat

Spider-Man evreninde tam bir kötü karakter olmasa da Black Cat Örümcek Adam için zorlayıcı bir karakter olmuştur. Aşk ile beraber kıskançlık Black Cat’i değişen bir kadın haline getirir. Bu değişim ile beraber Spider-Man gerçekçi dünyada insani duygularla savaşır.
Osman Karakülah
290 yazı · Osman çocuğun ölüm ile imtihanı 92 yılının mayıs ayında Antalya'da başladı. Sonuçta doğduğu anda ölümle son bulacak bir geri sayım saatinin düğmesine basılmıştı. Fakat altı yaşında bir gün ablası sevgilisi ile yalnız kalmak için onu tek başına sinema salonunda bırakınca bu çocuğun hayatı değişti. O an ölümden nasıl kaçacağını öğrendi ve sinemaya olan aşkı başladı. O şu an akademik kariyeriyle cebelleşirken ve hala ölümden korkarken ölümsüzlüğü, aşkı ve huzuru sinemada buluyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →