· 12 dk okuma

Sonbahar Aylarında Vizyona Girmesini Merakla Beklediğimiz 30 Film

Sonbahar Aylarında Vizyona Girmesini Merakla Beklediğimiz 30 Film

Ödül sezonunun resmen başlamasıyla birlikte yılın merakla beklenen filmleri çeşitli festivallerde boy göstermeye başladı. Bu yıl pek çok önemli yönetmenin yeni filmlerinin bizlerle buluşacak olması nabzımızın her geçen gün daha fazla yükselmesine neden oluyor.

Öte yandan bazılarını yılın başından bu yana, bazılarını ise yıllardır beklediğimiz filmler sonbaharın da gelişiyle birlikte vizyondaki yerini almaya hazırlanıyor. Yaz aylarının oldukça durgun geçmesinin ardından önümüzdeki üç aylık dönem, bizlerin yeniden sinema salonlarını arşınlamasını sağlayacak muhakkak ki. Keza 20 filmden oluşması planlanarak başlanan bu listenin -bazılarının elenerek- 30 filme çıkması da bunun bir göstergesi.

Sonbahar vizyon takviminde Transit, Western, Dokunma Bana ve Climax gibi yıl içerisinde bolca konuşulup tartışılmış bağımsız filmler de var; Predator, Venom: Zehirli Öfke, Cadılar Bayramı, Bohemian Rhapsody ve Örümcek Ağındaki Kız gibi merakla beklenen stüdyo filmleri de. Karanlıkla Karşı Karşıya, Ay’da İlk İnsan, Bir Yıldız Doğuyor ve de Suspiria gibi yıl içerisindeki festivallere konuk olmuş ya da olacak yüksek profilli filmler ise bunlar arasında en merakla beklediklerimiz kuşkusuz.

Sözü fazla uzatmayalım ve sizleri sonbahar aylarında vizyona girecek filmlerden seçtiğimiz 30 filmlik listeyle baş başa bırakalım.

Sonbahar Aylarında Vizyona Girmesini Merakla Beklediğimiz 30 Film

Transit

7 Eylül

İkinci Dünya Savaşı döneminde, Paris’te yaşayan Alman Georg, Nazi birliklerinin şehre yaklaşmasıyla kendini Marsilya’ya atar. Ölü bir yazardan kendisine kalan belgeleri kullanarak Meksika’ya kaçmayı amaçlar. Ancak Marsilya’da tanışacağı Marie, Georg için her şeyi değiştirecektir. Anna Seghers’in 1942 yılında yazdığı aynı adlı romanından uyarlanan Transit, aynı zamanda 2018 Berlin Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’ne adaydı.

Predator

14 Eylül

Senaryosunu Shane Black ile Fred Dekker‘ın yazdığı, yönetmenliğini Black’in yaptığı The Predator’ün oyuncu kadrosunda ise Boyd Holbrook, Yvonne Strahovski, Olivia Munn, Sterling K. Brown, Jacob Tremblay, Keegan-Michael Key, Thomas Jane, Alfie Allen ve Edward James Olmos gibi isimler yer alıyor. Film, kendi DNA’larını başka canlıların DNA’larıyla birleştirmeleri sayesinde daha önce hiç olmadığı kadar güçlü, akıllı ve ölümcül hâle gelen avcıların, küçük bir çocuğun onları yanlışlıkla dünyaya geri döndürmesi sonucu yaşananları konu ediniyor.

Küçük Bir Rica – A Simple Favor

14 Eylül

Stephanie (Anna Kendrick), hayatını YouTube’da paylaştığı videolardan kazanan vlogger bir annedir. Bir gün, en yakın arkadaşı Emily (Blake Lively) aniden ortadan kaybolur. Stephanie tüm enerjisini Emily’ye ne olduğunu öğrenmeye harcarken, Emily’nin kocası Sean (Henry Golding) da şaşırtmacalar, ihanetler, sırlar ve bu sırların açığa çıkmasıyla, aşk, sadakat, cinayet ve intikamla dolu bu hikâyede ona yardım edecektir.

Canavar – Beast

14 Eylül

Küçük bir adada yerleşik küçük bir toplulukta yaşayan genç bir kadın, adaya dışarıdan gelen bir yabancıya âşık olur. Baskıcı ailesinden uzaklaşabilmesi için kadına güç ve destek veren adamın seri cinayetler işleyen bir katil olduğu iddia edildiğinde kadın, her şeye ve herkese rağmen adamı savunacaktır. Michael Pearce’ın muhteşem manzaralar ve boğucu toplum baskısı eşliğinde gerilim dozu git gide artan ilk filmi Canavar, dünya prömiyerini geçtiğimiz yılki Toronto Film Festivali’nde yaptı.

Western

14 Eylül

Alman işçilerden oluşan bir grup, Bulgaristan kırsalında, zorlu bir şantiyeye çalışmaya gider. Uzak ve yabancı topraklarda çalışma fikri, işçilerin içindeki macera duygusunu kabartır ancak her şey sandıkları kadar eğlenceli geçmeyecektir. Grup bir yandan da dil engelinden ve kültürel farklılıklardan oluşan önyargılarını ve güvensizliklerini aşmalıdır. İşçiler, köylülerin sevgisini kazanıp kabullenilmek için birbirleriyle yarışmaya geçince şantiye bir arenaya dönüşecektir. Türkiye prömiyerini yaptığı 37. İstanbul Film Festivali’nden ödülle dönen Western, bu sene yurt içinde çokça konuştuğumuz filmlerden bir tanesiydi.

Eski Evdeki Büyülü Saat – The House with a Clock in its Walls

21 Eylül

John Bellairs‘in 1973 yılında yayımlanan aynı isimli romanından beyazperdeye uyarlanan The House with a Clock in Its Walls, Supernatural’ın senaristi olarak tanıdığımız Eric Kripke‘nin senaryosuyla beyazperdeye taşınıyor. Yönetmenliğini Eli Roth’un yaptığı, başrollerde ise Cate Blanchett ve Jack Black‘in yer aldığı film, 10 yaşındaki Lewis’in amcasının evine gitmesiyle bambaşka bir dünyanın kapılarını aralamasının öyküsünü anlatıyor.

Karanlıkla Karşı Karşıya – BlacKkKlansman

28 Eylül

Vizyoner yönetmen Spike Lee, Amerikalı bir kahramanın şaşırtıcı gerçek hikâyesiyle geri dönüyor. 1970’lerin ilk yılları ırkçılıkla ilgili sivil haklar konusunda büyük karmaşaların yaşandığı dönemlerdir. Ron Stallworth (John David Washington), Colorado Springs Polis Merkezi’nde çalışan ilk Afroamerikan olur. Bu görev merkezde şüpheyle karşılanır ve ekip içerisinde karşıtlık yaratır. Korkusuz Stallworth ise, toplulukta bir fark yaratmaya ve kendini kabul ettirmeye karar verir. Cesur bir şekilde çok tehlikeli bir göreve soyunur: Ku Klux Klan’ın içine sızarak onlarla yüzleşmek. Lee’nin filmi, prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nden ödülle dönmüştü.

Halef

28 Eylül

Portakal hasadı için Adana’ya, annesinin yanına gelen Mahir, karşısında beklemediği bir misafir bulur: Yıllar önce bir kaza sonucu ölen abisinin reenkarnasyonu olduğunu iddia eden Halef. Uzak durmaya çalışsa da, farklı vesilelerle bir araya gelmek zorunda kaldığı Halef’in çocukluk yıllarına dair anlattıkları, Mahir’in kafasını karıştıracaktır. Hayvanların bile yeniden dünyaya gelmiş̧ insanlar olduğuna inanılan, tavaf edilen dergâhlar, şifalı taşlar ve muskalarla örülü bu mistik dünyada, hayata rasyonel bakan Mahir’in mistisizme, mistik bakan Halef’inse şüpheciliğe kaymasıyla yalpalayan ve kerterizlerini yitiren iki kardeşin öyküsü, her şeyin başladığı yerde bitecektir.

Dokunma Bana – Touch Me Not

28 Eylül

Yakınlık ihtiyacı, cinsel fetişler ve estetik güzelliğin farklı tanımları, Berlin’de Altın Ayı’ya layık görülen bu ilginç Romen filminin ana temaları. Kurmaca film, psikoterapi seansı, rol oyunları ile belgesel arasında tanımsız bir noktada duran Dokunma Bana, filmin yönetmeninin de dahil olduğu ilginç karakterlerini; felsefe tartışması, beden egzersizi ve ruhsal sağaltım seansları arasında gözlemliyor. Romen yönetmen Adina Pintilie’nin ilk uzun metrajlı bu filmi, beden algılarını sonuna kadar zorlarken önyargıların ne kadar yıkıcı olduğunu gözlemleyen deneysel bir dram.

Venom: Zehirli Öfke – Venom

5 Ekim

Yönetmenliğini Zombieland’le tanıdığımız Ruben Fleischer‘ın üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Eddie Brock ve onun alter egosu Venom’a hayat veren Tom Hardy’nin yanı sıra Michelle Williams, Jenny Slate, Woody Harrelson ve Riz Ahmed gibi oldukça önemli isimler yer alıyor. Gerek yönetmeni, gerekse oyuncu kadrosu itibarıyla bu yılın en çok merak edilen filmlerinden birisi Venom.

Ay’da İlk İnsan – First Man

12 Ekim

Senaryosunu, Spotlight ile En İyi Özgün Senaryo Oscar’ını kazanan Josh Singer‘ın kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda Damien Chazelle ile La La Land’in ardından yeniden bir araya gelen Ryan Gosling‘e; Claire Foy, Kyle Chandler, Jon Bernthal, Jason Clarke, Lukas Haas, Patrick Fugit ve Corey Stoll gibi isimler eşlik ediyor. James Hansen’in kaleme aldığı biyografik roman First Man: A Life Of Neil Armstrong’dan esinlenilerek hazırlanıp Ay’a ayak basan ilk insan Neil Armstrong’un hayatını konu alan First Man’in dünya prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nde pek beğenildiğini de hatırlatalım.

El Royale’de Zor Zamanlar – Bad Times at the El Royale

12 Ekim

Gömülecek sırları ve karanlık geçmişleri olan yedi yabancı bir otel odasında bir araya gelir. Onların her şey bitmeden önce kendilerini kurtarabilecekleri son bir şansları vardır. The Cabin in the Woods’la tanınan Drew Goddard’ın yazıp yönettiği filmin oyuncu kadrosu oldukça etkileyici: Chris Hemsworth, Jeff Bridges, Jon Hamm, Nic Offerman ve Dakota Johnson.

Papillon

12 Ekim

Danimarka yapımı R filmiyle dikkat çeken Michael Noer’in yönettiği Papillon; 1931 yılında bir cinayet sonucu Devil’s Island’da hapse düşen Henri Charriere’in, başka bir mahkum olan Louis Dega‘nın yardımıyla kaçma çabasını mercek altına alıyor. Filmde Charlie Hunnam, kaçmaktan asla vazgeçmeyen Henri Charriere’i canlandırırken; Rami Malek ise Henri’ye yardım eden Louis Dega’ya hayat veriyor.

Bir Yıldız Doğuyor – A Star is Born

19 Ekim

Cooper, yetenekli Ally’yi (Germanotta) keşfedince düşüşün eşiğine gelen bir country müzik yıldızı Jackson Maine’i canlandırıyor. İkisi tutkulu bir aşk ilişkisine başladığında; Jack, Ally’yi spot ışığına kavuşturuyor ve onu şöhretin büyüsüne bırakıyor. Fakat Ally’nin kariyeri kendisini hızla sarstığı için Jack’in solan görkemiyle başa çıkması giderek zorlaşıyor. Bradley Cooper’ın ilk yönetmenlik denemesi olma özelliği taşıyan, başrollerde Cooper ile Lady Gaga’nın yer aldığı A Star is Born, dünya prömiyerini 75. Venedik Film Festivali’nde yapıyor.

Tuzdan Kaide

19 Ekim

Yönetmenliğini Burak Çevik’in üstlendiği, dünya prömiyerini Berlin’de yapan Tuzdan Kaide, 30’lu yaşlarındaki münzevi bir kadının hamile olduğunu öğrendikten sonra yaşadığı mağaradan çıkıp İstanbul’un çeşitli köşelerinde ortadan kaybolan ikiz kız kardeşini arama sürecini konu edinen parçalı bir hikâyeye odaklanıyor.

The Kindergarten Teacher

19 Ekim

Sara Colengelo’nun yazıp yönettiği ve prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nden ödülle dönen film, öğrencisinin dâhi olduğu konusunda takıntılı hâle gelen bir anaokulu öğretmeninin hikâyesini anlatıyor. Başrolde Maggie Gyllenhaal’un yer aldığı filmde oyuncuya Rosa Salazar, Gael García Bernal ve Parker Sevak gibi isimler eşlik ediyor.

Cadılar Bayramı – Halloween

26 Ekim

Pineapple Express ve Prince Avalanche filmlerine imza atan, son olarak başrolde Jake Gyleenhaal’un yer aldığı Stronger filmiyle adından söz ettiren David Gordon Green, Cadılar Bayramı’nın yönetmen koltuğunda otururken filmin senaryosunu ise yönetmen ile daha önce de birlikte çalışan ve oyuncu kimliğiyle tanıdığımız Danny McBride kaleme aldı. Jamie Lee Curtis, seride canlandırdığı Laurie Strode karakteriyle Halloween’in devam filminde yer alırken; Nick Castle ise tüm zamanların en ikonik seri katillerinden Michael Myers’ın hikâyesini devam ettirmek üzere rolüne geri dönüyor. Filmde Haluk Bilginer de yer alıyor.

Müslüm

26 Ekim

Ülkemizin önemli sanatçılarından Müslüm Gürses’in hayatını, çocukluğundan başlayarak anlatan Müslüm’ün yönetmenliğini son olarak Tuna Kiremitçi’nin aynı adlı romanından uyarladığı Bu İşte Bir Yalnızlık Var filmiyle karşımıza çıkan Ketche yapıyor. Senaryosu Hakan Günday ve Gürhan Özçiftçi‘ye ait olan filmde Timuçin Esen ile Zerrin Tekindor’un yanı sıra Ayça Bingöl, Taner Ölmez, Erkan Avcı, Erkan Can, Turgut Tunçalp, Güven Kıraç, Erkan Kolçak Köstendil, Goncagül Sunar, Altan Erkekli, Şahin Kendirci gibi isimler yer alıyor.

Napoli’nin Sırları – Napoli Velata

26 Ekim

Son olarak kendi romanından beyazperdeye uyarladığı İstanbul Kırmızısı’yla karşımıza çıkan Ferzan Özpetek’in İtalyanca olarak çektiği film, hayatına giren ani bir aşk ve işlenen bir şiddet suçu arasında sıkışıp kalan bir kadının hikâyesini anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Giovanna Mezzogiorno, Alessandro Borghi, Maria Pia Calzone, Luisa Ranieri ve Isabella Ferrari gibi isimler yer alıyor.

Whitney

26 Ekim

6 Grammy Ödülü… 30 Billboard Music Ödülü… 7’si üst üste olmak kaydıyla müzik listelerini altüst eden tam 11 “Number 1” şarkı… 200 milyonun üzerinde albüm satışı… The Bodyguard filmi… Mariah Carey’den Beyoncé’ye nesilleri etkileyen, çalkantılı evliliği ile gündemden hiç düşmeyen bir isim… Whitney Houston’ın müzik dünyasının zirvesine çıkışı ve oradan yavaş yavaş ve birçok şey kaybederek inişinin daha önce hiç anlatılmamış hikâyesi Whitney.

Bohemian Rhapsody

2 Kasım

Senaryosunu daha önce The Theory of Everything ve Darkest Hour gibi biyografik filmlerin senaristi olarak karşımıza çıkan Anthony McCarten ile Justin Haythe‘nin yazdığı filmde, müzik efsanesi Freddie Mercury’ye Rami Malek hayat veriyor. Diğer rollerde ise ona Ben Hardy, Gwilym Lee ve Joe Mazzello gibi oyuncular eşlik ediyor. Filmde Hardy davulcu Roger Taylor, Lee gitarist Brian May ve Mazzello ise basçı John Deacon‘a hayat vermek adına kamera karşısında yer alıyor.

Örümcek Ağındaki Kız – The Girl in the Spider’s Web

9 Kasım

Oyuncu kadrosu, serinin David Fincher imzalı ilk filmden tamamen farklı isimlerden oluşan Örümcek Ağındaki Kız’da Lisbeth Salander’ı, The Crown dizisi ile kariyeri yükselişe geçen Claire Foy canlandırıyor. Gazeteci Mikael Blomkvist’e ise Borg/McEnroe filminin başrol oyuncularından Sverrir Gudnason hayat veriyor. Yönetmenliğini Don’t Breathe ile tanıdığımız Fede Alverez‘in üstlendiği filmde Foy ve Gudnason ikilisine Sylvia Hoeks, Lakeith Stanfield, Stephen Merchant, Claes Bang ve Vicky Krieps gibi isimler eşlik ediyor.

Overlord Operasyonu – Overlord

9 Kasım

D-Day’in şafağında bir görev için Nazi düşman hattının tersine iniş yapan Amerikan paraşüt birliğinin hedefine yaklaştıkça Naziler’in doğaüstü güçler kullandığını ve insan deneyleri yaptığını keşfetmesini anlatan Overlord, Bad Robot’un ilk 18+ filmi olma özelliği gösteriyor. Senaryosunu The Revenant’tan tanıdığımız Mark L. Smith ile Captain Phillips’le Oscar adaylığı elde eden Billy Ray‘in yazdığı, J.J. Abrams’ın yapımcısı olarak karşımıza çıktığı filmin oyuncu kadrosu Jovan Adepo, Wyatt Russell, Jacob Anderson, Pilou Asbaek ve Iain De Caestecker gibi genç ve potansiyeli yüksek isimleri barındırıyor.

Suspiria

9 Kasım

Amerikalı balerin Susie, Berlin’deki saygın bir dans akademisine, tam da Patricia adlı bir öğrencinin esrarengiz şekilde kaybolduğu bir dönemde katılır. Akademinin sanat yönetmeni Madam Blanc gözetimi altında dans eğitimine devam eden Susie, Sara adlı bir öğrenciyle de arkadaşlık kurar. Kısa bir süre içerisinde art arda yaşanan kanlı cinayetlerle beraber Susie, akademinin karanlık bir sırrı olduğunu anlar. Fakat Susie, yaşadığı bu korkunç anların arkasında doğaüstü güçler olduğunu tahmin edemez. Sara da dâhil olmak üzere herkesin teker teker öldüğü akademiden Susie canlı kurtulabilecek midir? Kült hâline gelen 1977 yapımı Suspiria’nın başrolünde yer alan Jessica Harper bu yeni projede de rol alıyor. Film, İtalyan sinemasının emin adımlarla yükselen yönetmeni Luca Guadagnino’nun imzasını taşıyor.

Climax

9 Kasım

Doğum ve ölüm sıra dışı deneyimlerdir. Yaşam, geçici bir hazdır. Gaspar Noé’nin yeni çılgınlığının sinopsisi yalnızca bu iki cümleden ibaret. Yayınlanan fragmanlarına rağmen nasıl bir filmle karşı karşıya olduğumuzu izlemeden anlamamızın pek de mümkün olmadığı Climax, kutlama yapmak için bir ormandaki barakada bir araya gelen sokak dansçılarının içkilerine LSD katılmasının ardından çığrından çıkan olayları anlatıyor.

Fantastik Canavarlar: Grindelwald’ın Suçları – Fantastic Beasts: The Crimes of Grindelwald

16 Kasım

Güçlü büyücü Gellert Grindelwald (Johnny Depp), Newt Scamander (Eddie Redmayne) yardımıyla MACUSA (Magical Congress of the United States of America) tarafından yakalanır. Fakat hapisten kaçan Grindelwald, masum insanları toplayarak yetiştirdiği saf kan büyücülerle, büyücü olmayanlara karşı hükmetmek için işe koyulur. Grindelwald’un planlarını bozmak için Albus Dumbledore (Jude Law), tehlikeden ve yalanlardan bir haber eski öğrencisi Newt Scamander’dan yardım ister. Sevgi ve sadakatin sınandığı bu yolda, en gerçek arkadaşlıklar ve aileler büyücü dünyasında bölünebilir.

Dul Kadınlar – Widows

16 Kasım

Dört kadının tek ortak noktası; ölen eşlerinin yasa dışı işlerden kendilerine borç bırakmalarıdır. Kendi kaderlerini ellerine alan bu dört kadın, geleceklerini istedikleri gibi yaratmak için iş birliği yaparlar. Senaryosunu Steve McQueen ile birlikte Gone Girl filminin senaryosuyla Altın Küre adaylığı elde etmiş Gillian Flynn‘in yazdığı, yönetmenliğini ise McQueen’in yaptığı filmin oyuncu kadrosunda Viola Davis, Elizabeth Debicki, Michelle Rodriguez, Colin Farrell, Liam Neeson, Robert Duvall, Daniel Kaluuya ve Cynthia Erivo gibi isimler yer alıyor.

Anons

16 Kasım

İlk filmi Uzak İhtimal ile Rotterdam Film Festivali’nde ödül kazanan, ikinci uzun metrajı Yozgat Blues‘la adını geniş kitlelere duyuran Mahmut Fazıl Coşkun’un prömiyerini 75. Venedik Film Festivali’nin Orizzonti bölümünde yapacak yeni filmi Anons, 1963 yılının mayıs ayında Ankara’da başlayacak olan bir darbenin İstanbul ayağında görevli olan dört askerin yaşadığı olayları konu alıyor. Etkili bir bildirinin darbenin başarısında önemli olacağını, halkı da bu sayede yanlarına çekeceklerini düşünen bu dört asker, darbe gecesi Ankara’daki radyolarda okunacak darbe bildirisinin bir benzerini İstanbul’da okuma planı yaparlar. Ancak işler hiç de planlandığı gibi gitmez.

Grinç – Grinch

23 Kasım

Dr. Seuss tarafından yazılıp 1957 yılında yayımlanan çocuk kitabı How the Grinch Stole Christmas!‘ın ana karakterini merkezine alan Grinç’te yeşil devimiz daha önce Hobbit üçlemesinin seslendirme kadrosunda muhteşem bir iş çıkaran Benedict Cumbetbatch‘in sesiyle hayat buluyor. Whoville kasabasındaki yılbaşını mahvetmeye çalışan Grinch’in hikâyesini anlatan film, görsel mânâda oldukça etkileyici görünüyor.

Robin Hood

23 Kasım

Yönetmenliğini Peaky Blinders ve Black Mirror dizilerinin yönetmeni olarak tanıdığımız Otto Bathurst‘un yaptığı yeni Robin Hood filmi, aşina olduğumuz hikâyeye farklı bir bakış açısı getirme amacıyla yola çıkıyor. Yönetmenin Robin Hood’u yalnızca zenginden alıp fakire veren biri olarak değil, gerçek bir devrimci anarşist ve gerçekliği sorgulayan bir karakter olarak tanımlamasından yola çıktığı söylenilen filmin oyuncu kadrosunda Taron Edgerton, Jamie Foxx, Jamie Dornan, Eve Hewson ve Ben Mendelsohn gibi isimler yer alıyor.


İbrahim Cem Özsefil

İbrahim Cem Özsefil

2333 yazı

Yazarın diğer yazılarını gör →