Sıra Dışı Arkadaşlık Hikayelerinin Anlatıldığı 10 Film!
Herkes tarafından ‘normal’ olarak adlandırılan sınırlardan çıkalım biraz; duvarları yıkalım ve farklılıklardan oluşan sıra dışı arkadaşlıkları anlamaya çalışalım… Bir uzaylı ile Elliott arasında oluşan bizi yer yer hüzünlendiren E.T. Extra-Terrestrial’dan ıssız bir adaya düşen ve orada olan voleybol topuna Wilson adını vererek onunla arkadaşlık eden Chuck’ın hikayesine; masalsı atmosferiyle bizleri kendisine hayran bırakan Tim Burton imzalı Edward Scissorhands’den Hank’in epik macerasının anlatıldığı Swiss Army Man’e sıra dışı arkadaşlık hikayelerinin anlatıldığı 10 etkileyici filmi derledik.
Sıra Dışı Arkadaşlık Hikayelerinin Anlatıldığı 10 Film
E.T. Extra-Terrestrial – 1982

1980’li yılların unutulmaz bilimkurgu dünyasında yer alan; nesiller boyu devam edecek bir baş yapıt olan, usta yönetmen Steven Spielberg imzalı E.T. the Extra-Terrestrial, bir uzaylı ile bir dünyalı çocuğun dostluğunu konu alıyor. Hüzün dolu ama umudu asla yitirmeyen hikayesiyle hafızalarımızda yer eden film, klasikleşmiş bilimkurgu filmlerinin belki de en duygusal hikayeye sahip olanıdır. Elliot ile E.T. arasında kurulan sarsılmaz güven ve dostluk; sevginin ve geleceğe duyduğumuz umudun en yalın simgesidir. Kendisinden sonra gelen birçok yapım için esin kaynağı olan, yer alan bazı sahneleriyle sinema tarihine kazınan E.T. the Extra-Terrestrial; dünya, evren, dostluk ve sevgi kavramlarını odak noktasına alan en önemli yapımlardan biri.
The Man with Two Brains – 1983

Son zamanlarda yaptığı ameliyatlarla çok iyi başarı kazanan Dr. Michael Hfuhruhurr, beyin konusunda en uzman doktordur. Michael tam anlamıyla beyinlere hayrandır! Michael, yeni kaybettiği karısının yasını tutarken arabası ile Dolores Benedict’ e çarpar ve bu kaza ile birlikte tüm hayatı değişir… Kısa sürede Dolores ile evlenen Michael, gerçeği görmekte gecikmez; Dolores’in o muhteşem güzelliğinin altında taştan bir kalbi vardır. Durum umutsuzdur; ta ki başka bir beyin uzmanı sıra dışı bir yol bulana kadar… Beyinle konuşmaya başlayan; hatta beyine aşık olan Dr. Michael’in farklı hikayesi!
Weekend at Bernies – 1989

Larry, Richard ve bir ölü! Larry Wilson ve Richard Parker bir sigorta şirketinde çalışan iki gençtir. Biri çok çalışarak diğeri de patronun gözüne girerek yükselmeye çalışır. Fakat bir gün hesaplarda 2 milyon dolar kadar açık olduğunu fark ederler ve patronları Bernie Lomax’ı bu ciddi açık konusunda uyarırlar. Bernie zimmetine para geçirdiği ortaya çıkmasın diye iki çalışanını öldürmeye karar verir. Planını hayat geçirmek içinse onları kısa bir hafta sonu tatili için yazlığına davet eder. Bu arada Bernie’nin sevgilisinin bir mafya lideri ile ilişkisi vardır ve onu ortadan kaldırmak için plan yapmaktadır. Larry ve Richard’ı yazlık evde büyük bir sürpriz beklemektedir; patronları öldürülmüştür! Cinayetin üstlerine kalacağından korkan ikili Bernie yaşıyormuş gibi tatillerine devam ederler.
Edward Scissorhands – 1990

Bir insan tarafından yaratılan Edward, yaratıcısının beklenmedik ölümü üzerine elleri yerine makaslarla ortada kalmıştır. Yıllarca yalnız ve mutsuz yaşayan Edward’ın hayatı bir kadının onun farkına varıp ona yardım eli uzatmasıyla değişir. Hiç bilmediği bir çevreye uyum sağlamaya çalışan Edward için insanlarla birlikte yaşamak çok kolay olmayacaktır. Zamanla saç kesimindeki başarısıyla başta herkesin sevgisini kazanan Edward ile Kim için hayat o kadar toz pembe değildir. Sinemanın yaratıcı isimlerinden biri olan Tim Burton’dan enfes bir fantastik masal sunan Edward Scissorhands; Johnny Depp ile Winona Ryder’ı bir araya getiriyor.
Cast Away – 2000

Chuck Noland, kişisel ve iş yaşamını saatin akışına göre kurmuş bir sistem mühendisidir. Chuck’ın son derece titizlikle yürüttüğü bu dakik düzen beklenmedik bir uçak kazası sonunda ansızın kesintiye uğrar. Büyük Okyanus’taki ıssız bir bölgede bulunan küçük bir adaya sağ olarak çıkmayı başaran Chuck burada tek başına ilginç bir yaşam mücadelesi vermeye başlar; bu yaşamda ona tek dostluk eden şey ‘Wilson’ diye seslendiği bir voleybol topudur. Burada, şehir hayatındaki kimliğinden tamamen uzaklaşarak alışkanlıklarının hiçbir işe yaramadığını görmüştür. Tom Hanks’in Chuck olarak izleyici karşısına çıktığı Cast Away’in yönetmen koltuğunda ise başarılı isim Robert Zemeckis oturuyor.
Fido – 2006

Andrew Currie’nin yönetmen koltuğunda oturduğu; başrollerinde ise Robert Chomiak, Andrew Currie ve Dennis Heaton yer alıyor. Ufak bir kasabada her şey 1950’lerdeki gibidir. Tek farkla; zombiler de artık insan hayatının doğal bir parçasıdır. Robinson ailesinin küçük oğlu Timmy’nin de en yakın dostu Fido adlı zombidir. Hayat sürüp giderken Fido yan komşuyu yemek gibi bir gaflette bulunur…
Lars and the Real Girls – 2007

Abisi ve karısının yaşadığı evin garajında yaşayan Lars, babası öldükten sonra iyice içine kapanmış; insanlarla iletişim kurmaktan ve yakınlaşmaktan çekinen bir gençtir. Lars’ın durumu için endişelenen ve onu ailesinin bir parçası yapabilmek için çabalayan Karin ve Gus, Lars’ın bir kız arkadaşı olduğunu öğrenince sevinseler de gelin adayının internetten sipariş üzerine gelmiş plastik bir kadın olduğunu görünce ise sevinçleri pek uzun sürmez. İşin en zor ve absürt yanı ise; Lars etkilenmesin diye plastik bir kadın olan Bianca’ya gerçek bir kadın muamelesi yapmak zorunda kalacak olmalarıdır.
The Beaver – 2011

Yaşadığı sıkıntılı günlerden sonra hayatını ve ailesini yeniden keşfe çıkan bir adamın hem esprili hem de duygu yüklü hikayesini anlatan The Beaver; hayatın ufak bir sebepten nasıl değişebileceğini ele alıyor. Walter Black, bir zamanlar başarılı bir işadamı ve iyi bir aile babası iken; bir anda depresyonun içinde bulur kendini. Eski mutlu günlerine kavuşmak için her yolu deneyen Black, sonunda el kuklası şeklindeki bir oyuncak kunduz sayesinde insanlarla iletişim kurmaya başlar ve bir anda başarısını yeniden elde eder…
Ruby Sparks – 2012

Ruby Sparks, bir çeşit fantezinin hayata geçmesinin ve yarattığı karmaşanın hikayesi! Calvin genç yaşında büyük bir üne sahip olmuş yetenekli bir roman yazarıdır ancak bir süredir büyük bir durgunluğun içerisine girmiştir. Bununla başa çıkmak için kendisini bir roman içerisine sokar ve kendisinin hayalindeki bir kadını romanında yaratmaya başlar. Bir hafta sonra yarattığı Ruby’nin salonda ortaya çıkması hayal ile gerçeğin arasındaki çizginin anlamsızlaşmasına neden olurken aynı zamanda fantezi ve gerçeklik nedir sorularını izleyiciye sorgulatır. Jonathan Dayton ve Valerie Faris tarafından yönetmenliği yapılmış olan film Ruby Sparks’ın başrollerinde izleyici karşısına Paul Dano, Zoe Kazan ve Annette Bening yer alıyor.
Swiss Army Man – 2016

Hank ıssız bir adada mahsur kalmıştır, ve eve dönme ihtimali yoktur. Ama bir gün her şey değişir, Manny adındaki bir adamın cesedi kıyıdadır. Alışılmışın dışında bir arkadaşlık yaşayan Manny ile Hank, Hank’ın hayallerindeki kadını getirmek uğruna epik bir maceraya atılırlar. Yönetmenliğini ve senaristliğini Daniel Scheinert ile Daniel Kwan’ın üstlendiği, farklı tarzıyla kimine göre eşsiz kimine göre ise garip olarak nitelendirilebilecek bir konuya sahip olan Swiss Army Man’in başrollerinde ise Harry Potter olarak sinema dünyasına adım atan başarılı aktör Daniel Radcliffe ile Little Miss Sunshine, Ruby Sparks filmlerinde izlediğimiz Paul Dano yer alıyor.
Elif Barış
586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →