· 8 dk okuma

Sinemada Sherlock Holmes Uyarlamaları

Sinemada Sherlock Holmes Uyarlamaları

Sinemada ve televizyonda gösterilmek üzere yıllar boyunca birçok edebiyat uyarlaması yapıldı. Bu uyarlamalar arasında popülaritesini asla kaybetmemiş özel hikayeler ve kitaplar da oldu. Sir Arthur Conan Doyle’un yarattığı Sherlock Holmes ve onun partneri olan Dr. John H. Watson da, dünyanın en tanınan roman kahramanları olabilirler. Sinemada ve televizyonda onlarca uyarlaması yapılmış bu hikayeler ve romanlar halen insanlara ilham veriyor.

Holmes’un ne kadar özel bir karakter olduğunu anlatmaya pek gerek yok sanırım. Fazlasıyla şahsına münhasır birisi olarak ayrıca, dünyanın gördüğü en zeki ve parlak zekalı bir dedektiftir. Bu dedektifin bitmek tükenmek bilmeyen maceralarını kaleme alan kişi, yani Sir Arthur Conan Doyle da gerçek yaşamda Sherlock Holmes’a denk olmalı ki, böylesi muhteşem hikayeler ortaya çıkarabilsin. Sir Doyle’un ortaya koyduğu eserler bir yana dursun, onun eserlerinin beyazperdeye uyarlanmasının ne gibi sonuçlar ortaya koyduğuna da bakmak gerekiyor. Yirminci yüzyılın ilk zamanlarından bu yana yüzlerce defa beyazperdeye yansımış olan bu gizemli kahramanı kanlı canlı görmek, şüphesiz insanı çok heyecanlandırıyor.

Şimdiye kadar birbirinden usta aktörler tarafından canlandırılan Sherlock Holmes, sinema dünyası için de çok önemli bir figür şüphesiz. Bu geleneğin devam ettiğini mutlulukla söyleyebileceğimiz üzere yeni bir Sherlock Holmes uyarlaması görmemize oldukça az kaldı. Hiç eskimeyen ve bizi her seferinde şaşırtmayı başaran usta dedektif Sherlock Holmes ve en yakın arkadaşı Dr. Watson’un beyazperdedeki maceralarına ortak olabilmek adına Sinemada Sherlock Holmes Uyarlamaları dosyasını hazırladık.

Murder by Decree (1979)

Bob Clark tarafından yönetilen 1979 yapımı Murder by Decree, bir Kanada-İngiltere ortak yapımı. Filmin hikayesi Sir Arthur Conan Doyle’un hikayelerinden esinlenmese de, karakterler Doyle’un karakterize ettiği biçimde beyazperdeye yansıtılmış. Filmimiz, John Lloyd ve Elwyn Jones’un yazdığı The Ripper File adlı eserden uyarlanmış. Bu filmde Sherlock Holmes rolünde Christopher Plummer’ı ve Dr. John Watson rolünde de James Mason’ı izliyoruz. Holmes ve Watson’ın Karındeşen Jack’in işlediği iddia edilen cinayetlerin peşine düşüşünü anlatan Murder by Decree, Bob Clark’ın filmografisi içerisinde oldukça farklı bir yere sahiptir.

Yönetmenin genelde ikinci sınıf filmleriyle dolu filmografisi arasında oldukça kolay dikkat çeken Murder by Decree, Holmes ekolünden pek uzaklaşmadan, sürpriz yapmayarak ilerliyor.

Without a Clue (1988)

Sherlock Holmes uyarlamaları arasında klasikleşmiş filmlerden biri olan Without a Clue, kendine has mizahı ile diğer uyarlamalardan ayrılır. Bir komedi olarak karşımıza çıkmış ender Sherlock Holmes uyarlamalarından olan Without a Clue’nun kadrosu da dikkat çekicidir. 1988 yapımı filmde Sherlock Holmes rolünde Michael Caine ve Dr Watson rolünde Ben Kingsley bulunuyor. Ayrıca Dedektif Lestrade rolünde de Jeffrey Jones’u ve Moriarty rolünde de Paul Freeman’ı görmek mümkün. Thom Eberhardt’ın yönettiği Without a Clue, özgün bakış açısı ve oyuncuların başarılı performanslarıyla süslenmiş bir cevherdir demek yanlış olmaz. Michael Caine ve Ben Kingsley’in her türe ayak uydurabilen oyunculuklarının filmi yükselttiği ise yadsınamaz bir gerçek.

Michael Caine ve Ben Kingsley’in kariyerlerinde de önemli bir yere sahip olan bu komedi filmi, pek gerilim ögesi içermemesi sebebiyle diğer Sherlock Holmes filmlerinden farklı bir yerdedir. İngiliz mizahıyla dolup taşan Without a Clue, bu farklı yaklaşımını çok başarılı bir şekilde işleyerek, izleyicinin beklentisini boşa çıkarmıyor.

The Sleeping Cardinal (1931)

The Sleeping Cardinal, ilk uzun metraj Sherlock Holmes uyarlamalarından olan biri olarak karşımıza çıkıyor. 1931 yapımı olan ve Sherlock Holmes’ Fatal Hour adıyla da bilinen filmde, Sherlock Holmes olarak Arthur Wontner yer alır. Dr. John Watson olarak izlediğimiz kişi ise Ian Fleming’dir. Ancak, aktör James Bond serisinin usta yazarı Ian Fleming’le karıştırılmasın. Avustralya doğumlu olan ve belli zaman aralıklarıyla toplamda beş farklı Sherlock Holmes uyarlamasında Dr. Watson’ı canlandıran aktör, usta yazardan farklı birisi. Bu isim benzerliği sayesinde hemen dikkatleri üzerine çeken bu gerilim filmi, yönetmen Leslie S. Hiscott’un yönetmen koltuğunda oturduğu dört Sherlock Holmes uyarlamasından ilki aynı zamanda.

Leslie Hiscott, sinema tarihi boyunca birden çok Sherlock Holmes filmi yönetmiş birkaç yönetmenden biri aynı zamanda. Elbette bu yönetmenlerin birer Sherlock Holmes serisi yarattığını düşünürsek, filmler arasında yönetmenlerin üsluplarının farklılığı kolayca belli olabiliyor. Leslie Hiscott’un yönetmen koltuğunda oturduğu bu film de, ilklerden biri olması sebebiyle de, özgün yapımlardan biri olarak duruyor.

Der Hund von Baskerville (1914)

Sessiz sinema döneminin Alman sinemasından çıkan örneklerden biri olan 1914 tarihli Der Hund von Baskerville, Dr. Watson’ın yer almadığı belki de tek Sherlock Holmes uyarlaması. Sir Arthur Conan Doyle’un aynı adlı romanından (The Hound of the Baskervilles) uyarlanan bu film, yaklaşık 25 yıl sonra aynı isimle yeniden çekilerek beyazperdeye döndü. Sir Arthur Conan Doyle’un hikayelerinden yola çıkılarak senaryolaştırılan Sherlock Holmes filmleri, genellikle orijinal metne sadık kalmıştır. 1914’te çekilen sessiz versiyonunun yönetmeni Rudolf Meinert; Dr. Watson’ı hikayeden çıkararak, Sir Doyle’un hikayelerine belki de en radikal müdahalede bulunan yönetmen olmuştur diyebiliriz. Ayrıca Sir Doyle’un bu romanı, 2000’li yılların başında iki televizyon filmine de kaynak olmuştur. Sessiz sinema örneklerinden biri olması da bu filmi ilgi çekici kılan noktalardan bir diğeri aynı zamanda.

sherlock-holmes-der-hund-von-baskerville-1914-filmloverss

Dressed to Kill (1946)

Yönetmen koltuğunda Roy William Neill’in bulunduğu ve Sir Arthur Conan Doyle’un The Adventure of the Dancing Man adlı hikayesinen uyarlanan 1941 yapımı Dressed to Kill, Sherlock Holmes’un çözmeye çalıştığı bir cinayet serisini konu alır. Yönetmen Roy William Neill’in hemen hemen bütün Sherlock Holmes uyarlamalarında ayrıca, 1930’ların sonu ile 1940’lar boyunca çekilen neredeyse bütün uyarlamalarda beraber gördüğümüz Basil Rathbone ve Nigel Bruce ikilisi, bu filmde de başrollere hayat veriyorlar. Farklı projelerle toplamda 17 defa Sherlock Holmes rolünü üstlenen Basil Rathbone bu filmde de yine dahi dedektifi canlandırıyor. Ayrıca, tıpkı Rathbone gibi defalarca Dr. Watson rolünde boy gösteren Nigel Bruce da on beşinci ve son Dr. Watson rolüyle beyazperdede görünüyor.

Ruthbone ve Bruce ikilisi, Sherlock Holmes uyarlamaları içerisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Onların ayrıcalığı, zamanla karakterlerle aralarında kurulan bağdan ziyade, bu bağın kurulmasını sağlayan yönetmen tercihleri olmuştur. Yalnızca Roy William Neill’in filmlerinde değil, o dönemlerde çekilen bütün Sherlock Holmes uyarlamalarında başrollerde yer alan ikili, sinema tarihine de özel bir şekilde adlarını yazdılar.

The Hound of the Baskervilles (1939)

Basil Rathbone ile Nigel Bruce’un başrollerinde olduğu ilk Sherlock Holmes uyarlaması olan The Hound of the Baskervilles’in yönetmen koltuğunda Sidney Lanfield oturuyor. İkilinin yaklaşık dokuz yıl süren Sherlock Holmes uyarlamaları serisinin ilk filmi olan The Hound of the Baskervilles, Holmes ve Watson’ın doğaüstü bir tazının efsanevi hikayesini takip edişini anlatır. Sidney Lanfield, Bathbone ve Bruce ikilisini bir araya getirerek, bir nevi yeni bir Bond serisi başlattığından haberdar değildir diye düşünüyorum. Ayrıca, yönetmenimiz hikayesini işlerken Sir Arthur Conan Doyle’un orijinal anlatımından ve değindiği detaylardan pek fazla uzaklaşmayarak da sadık bir yol izlemiştir.

Bu efsane ikiliyi ilk defa bu filmle bir araya getiren Sidney Lanfield, sinema tarihinde biraz arka planda kalmış bir serinin ilk adımlarını atmıştır. Bu adımların hızlı bir şekilde takip edilmesinin ardından Bathbone ve Bruce, unutulmaz filmlerini çekmeye durmaksızın devam ettiler.

Young Sherlock Holmes (1985)

Efsanevi ve kültleşmiş karakterlerin gençlik maceraları da, tıpkı klasikleşen maceraları gibi merak uyandırır. Sherlock Holmes’un gençlik yıllarını anlatan 1985 yapımı Young Sherlock Holmes da tam olarak bu motivasyonla hayata geçirilmiş bir proje. Tahmin edileceği üzere, orijinal hikayelerin biraz basitleştirilmiş hallerinin karşımıza çıktığı bu filmde, Sherlock Holmes’un gençliğini Nicholas Rowe canlandırıyor. Onunla beraber John Watson olarak da Alan Cox’u görüyoruz.

Gündeme ilk geldiği zamanlar dahi dikkatleri üzerine çeken Young Sherlock Holmes, ne yazık ki yarattığı beklentiyi karşılamayı başaramadı. Hikayesinin pek olgunlaşmadığını ve orijinal hikayelerden aşırı denebilecek kadar fazla gönderme barındırması filmin gerçekçiliğini zedeliyordu. Vizyona girdiği yıl, En İyi Görsel Efekt dalında Oscar adaylığı bulunan film, buna rağmen beklenen ilgiyi göremedi.

Sherlock Holmes (1922)

Bu defa Amerika çıkışlı olan 1922 yapımı sessiz Sherlock Holmes uyarlamasının yönetmen koltuğunda Albert Parker oturuyor. Film, William Gilette’nin uzun bir süre tiyatro sahnesinde sahnelediği oyunundan uyarlanmıştı. Orijinal hikayenin yine Sir Arthur Conan Doyle’a ait olduğu bu film ayrıca, Moriarty adıyla da bilinir. Bu erken dönem uyarlaması, yine dahi dedektifin gençlik yıllarına odaklanır. Holmes’un kararlılığı ve tutkusu anlatılmak istenir.

Sir Arthur Conan Doyle vefat etmeden önce, beyazperdeyle buluşan filmlerden biri olan Sherlock Holmes, usta yazarın müdahil olmadığı bir film. Bir tiyatro oyunundan beyazperdeye çevrildiği için, senaryosal açıdan oldukça teatral bir seyirde ilerleyen film, sessiz sinema döneminin unutulan yapımlarından biri aynı zamanda.

Incident at Victoria Falls (1992)

Beyazperdede olduğu kadar televizyon ekranında da pek çok uyarlaması yapılan Sherlock Holmes’un, en dikkate değer uyarlamalarından biri de 1992 yılında başrollerinde Christopher Lee’nin de bulunduğu Incident at Victoria Falls’tır. Sir Doyle’un hikayelerinden yola çıkarak senaryoyu yazan Gerry O’Hara ve Bob Shayne, ortaya başarılı bir televizyon draması çıkmasına büyük katkı sağlamışlar. Sherlcok Holmes’u canlandıran Christopher Lee’nin de filme hatırı sayılır bir dinamik kattığı da bir gerçek. Yapılan onlarca televizyon uyarlaması arasından kolaylıkla sıyrılan Incident at Victoria Falls, bu alandaki en başarılı yapımlardan bir tanesi.

Televizyonun yaygınlaşması üzerine, Sherlock Holmes hikayelerinin sinemadan çok televizyona uyarlanmasıyla kaliteli birçok televizyon filmi çekilmiştir. Özellikle Sherlock Holmes uyarlamalarına ağırlık veren İngiliz televizyonları, en sevilen Holmes hikayelerini televizyon ekranlarına taşımaya çalışmıştır. Bunlar arasında en özel konumda olan Incident at Victoria Falls, kalitesini hep ortaya koymuştur.

Sherlock Holmes (2009)

Başrollerinde Robert Downey Jr. ve Jude Law’ın bulunduğu Guy Ritchie serisi, Holmes’un şöhretini dünya genelinde katlayan yapımlardan oldu. Büyük kitlelere ulaşması ve bu erişilebilirliği çok iyi kullanması sebebiyle hatırı sayılır bir başarıya ulaştı. Hem gişede hem de sinemasal olarak eriştiği başarı üçleme olarak planlanan serinin ilk filmi için olumlu bir ilk adım oldu. Robert Downey Jr.’ı Sherlock Holmes ve Jude Law’ı da Dr. John Watson olarak izlediğimiz film, Holmes karakterine getirdiği popülist bakış açısıyla önemli bir farklılık ortaya koydu dersek pek yanlış olmaz. Bu karakterin etkisini doğru zamanlarda yaptığı hamlelerle daha da görünür kılan Guy Ritchie, amacına fazlasıyla ulaşmış gibi görünüyor.


Tolga Demir

Tolga Demir

127 yazı · 1994'te İstanbul'da doğdu. Dünya algısı ve hayal gücü sinemayla şekillendi. Sinema, akademik hayatına yön vermemiş olsa da, her daim hayatının ayrılmaz bir parçası oldu.

Yazarın diğer yazılarını gör →