· 7 dk okuma

Saving Private Ryan’ı Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film!

Saving Private Ryan’ı Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film!

Steven Spielberg’ün 1998 yılı yapımı Saving Private Ryan filmi, sinemanın kurguyu kullanarak gerçeği yansıttığı ve izleyiciyi en derinden sarstığı filmler arasında yerini almıştır. Filmin kadrosunda yer alan Tom Hanks, Tom Sizemore, Edward Burns, Barry Pepper, Vin Diesel, Giovanni Ribisi, Adam Goldberg ve Matt Damon performansları ile izleyiciyi savaş alanına çekip; savaşın caniliği içerisindeki umudu ve bu umut ile beraber gelen kalp çarpıntısını göstermiştir. Robert Rodat tarafından yazılmış olan filmde İkinci Dünya Savaşı’nın bir yüzü anlatılmıştır. Normandiya Çıkarması’nın kurgulanmış sahneleri ile başlayan film izleyiciyi ilk sekansından başlayarak son anına kadar savaşın içerisinde tutmuş ve bu nefessiz sürüklenişte izleyiciye özellikle çıkarmanın etrafında gelişen vahşet ile beraber bireyin hayat mücadelesini saf bir dil ile anlatmıştır.

Filmin Normandiya Çıkarması sonrası gelişen konusu ise filmin ana merkezini oluşturur ve bu merkez savaşın görünmeyen, anlatılmayan yüzünü temsil eder. Bu kısımda Hanks’in canlandırdığı yüzbaşı  John H. Miller ekibiyle beraber bir askerin peşine düşer. James Francis Ryan isimli askerin üç kardeşi de başka cephelerde yaşamlarını kaybetmiştir ve yüzbaşı Ryan’ı bulup onu eve göndermekle görevlendirilmiştir. Yüzbaşı Miller ve ekibi Ryan’ı ararken savaşın arka tarafında bir yolculuğa başlarlar ve bu noktada da cephenin dışındaki savaş alanını izleyicinin gözünün önüne sererler. Bu gerçekçi temsiller ile Saving Private Ryan sinemanın savaşı en iyi yansıtan filmleri arasında yerini almıştır. Eğer siz de Saving Private Ryan’ı sevenlerin arasında yer alıyorsanız sizin için derlediğimiz 10 filme bir göz atmalı ve yeniden gerçeğin yüzünüze çarpmasına tanık olmalısınız!

Saving Private Ryan’ı Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film!

Germania anno zero – Germany Year Zero (1948)

germany-year-zero-filmloverss

Roberto Rossellini tarafından yönetilmiş olan Germania anno zero – Germany Year Zero yönetmenin savaş üçlemesinin sonuncu filmidir.. Üçlemenin ilki olan Roma, Città Aperta İtalyan Yeni Gerçekçiliği akımının ilk filmi olarak sinema tarihine geçmiştir. Germany Year Zero filmi ise yine aynı akımın devamı niteliğindedir ve izleyiciler için deneyimlemesi kolay olmayan filmler arasında yerini alır. Film İkinci Dünya Savaşı’ndan harap bir şekilde çıkmış Berlin kentinde geçer. Berlin’de savaştan sonra tek bir sağlam bina kalmamıştır ve bu kaotik yıkım içerisinde insanlar yaşam mücadelesi vermektedir. Filmin ana karakteri Edmund yatalak babasına, gizlenen abisine ve geceleri askerlerle geçiren ablasına bakmaya çabalayan bir çocuktur. Edmund para ve yiyecek için her şeyi yaparken aldığı kararlar savaşın yıkımını çok net bir şekilde temsil eder ve izleyiciye unutulmaz bir deneyim yaşatır.

Ningen no jôken – The Human Condition I: No Greater Love (1959)

the-human-condition-i-no-greater-love-filmloverss

Junpei Gomikawa tarafından 1956 – 1958 yılları arasında yazılmış romandan beyazperdeye uyarlanan film serisi o zamana kadar yapılmış en uzun kurgu film olma özelliğini taşımaktadır. Japon yönetmen Masaki Kobayashi tarafından 1959 – 1961 yılları arasında çekilmiş olan The Human Condition serisi toplamda 10 saate yakın olan bir seridir ve o zaman için bu büyük bir devrim niteliğinde olmuştur. Serinin ilk filmi olan 1959 yılı yapımı No Greater Love’da serinin başrol oyuncusu Tatsuya Nakadai ile tanışır izleyici. Tatsuya Nakadai tarafından canlandırılan Kaji serinin ana karakteridir ve savaşa katılmak istemeyen sosyalist bir bireydir. Mecburiyetler ve arzular arasında kapana sıkışmış olan Kaji  Mançurya’da bir hapisanede amir olarak çalışır ancak elinden geldiğince mahkumlara iyi davranır. Bir gün Çin mahkumların kaçması yüzünden suçlanır ve savaşın içinde bulur kendini.

The Great Escape (1963)

the-great-escape-filmloverss

Paul Brickhill tarafından kaleme alınmış aynı isimli romandan uyarlanan film The Great Escape filmi gerçek bir hikayeye dayanan bir filmdir ve film bu gerçek hikayede hayatını kaybedenlere adanmıştır. James Clavell tarafından orijinaline sadık kalınmaya çabalanarak senaryosu yazılmış filmin yönetmen koltuğunda John Sturges yer alırken, oyuncu kadrosunda izleyici karşısına Steve McQueen, James Garner, Richard Attenborough, James Donald, Charles Bronson gibi isimler çıkar. The Great Escape filminde İkinci Dünya Savaşı’nın bir hapishanesine yolculuk yapılmaktadır. Almanlar tarafından esir tutulan bu Müttefik subaylar uzun bir çaba ile bir tünel kazmayı başarmışlardır ve kaçışlarını planlarlar. Büyük bir subay grubu birkaç dakika içerisinde hapishaneden kaçmayı başarırlar ancak şehrin farklı noktalarında Alman askerleri tarafından kaçan subaylar yakalanır ve 50 tanesi öldürülür.

Csillagosok, katonák – The Red and the White (1967)

the-red-and-the-white-filmloverss

Miklós Jancsó tarafından yazılan ve yönetilen film Csillagosok, katonák – The Red and the White Macaristan – Rusya ortak yapımı bir epik anlatı filmidir. Filmin başrolünde yer alan József Madaras’ın performansı ile beraber savaşın içerisindeki bireyin duygu dünyası beyazperdeye birebir yansıtılmış ve bu yansıtılmayla beraber tartışılması gereken tüm detaylar, hayatlar, hırslar ve savaşın arka perdesinde de olan olaylar ile beraber yaşananlar gün yüzüne çıkmıştır. Tüm bu açıklığı ve ışıkları açarak karanlıktakileri aydınlatması yüzünden film Rusya’da yasaklanmıştır. 1968 yılında Cannes Film Festivali’nde yarışacak olan ama festival iptal ediliği için programda yer alamamış olan filmin konusu Rusya İç Savaşı ekseninde dönmektedir. Birinci Dünya Savaşı ile başlayan hikaye Bolşevik Devrimi ile süregelen bir hayat savaşına gerçekçi bir bakış yaratır sinema perdesinde.

Voskhozhdenie – The Ascent (1977)

the-ascent-filmloverss

Vasil Bikov’un Sotnikov isimli kısa romanından uyarlanan film Voskhozhdenie – The Ascent’in senarist koltuğunda Yuri Klepikov yer alırken yönetmen koltuğunda da ünlü Rus sinemacı Larisa Shepitko yer alır. Larisa Shepitko’nun dört uzun metraj filminden biri olan ama aynı zamanda baş yapıtı olarak gösterilen The Ascent’in hikayesi iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda Alman’lardan kaçmaya çabalayan bir grup insan vardır; sivil köylüler ve Rus partizanlar. Belarus’un soğuna, açlığa, yorgunluğa ve düşmanın saldırılarına karşı durmaya çabalayan bu grup için partizanlardan iki kişi yiyecek bulmak umuduyla bir arayışa çıkar. Güçlü ve tecrübeli olan Rybak ve genç, güçsüz, hasta olan Sotnikov bu arayışın içerisinde iken esir düşerler ve Alman askerlerin işkencelerine maruz kalırlar. Ancak filmin sonunda yer alan İsa ve Judas göndermesi filmi başka bir noktaya taşır.

Apocalypse Now (1979)

apocalypse-now-filmloverss

Francis Ford Coppola tarafınan yapımcılığı ve yönetmenliği yapılmış olan film Apocalypse Now, Joseph Conrad’ın Heart of Darkness isimli romanından John Milius tarafından senaryolaştırılarak beyazperdeye uyarlanmış bir modern kültlerdendir. 1979 yılı yapımı film, sinefiller için hem Coppola sinemasının hem de savaş filmleri sinemasının önemli yapımlarından biri olmuştur. Filmin oyuncu kadrosunda Martin Sheen, Marlon Brando, Robert Duvall, Laurence Fishburne, Dennis Hopper ve Harrison Ford yer almaktadır. Filmde Kurtz kendi tarikatını kurmuştur ve kendine katılan Amerikalı askerler ile oranın yerlilerini kullanarak Kuzey Vietnam’da kendi savaşını vermeye başlamıştır. Yüzbaşı Willard’ın görevi ise Kurtz’ü bulup onu yok etmektir. Böylelikle Coppola’nın savaş kültü filminde savaş içerisinde bir savaş kendini gösterir ve renkler ile müzikler bu savaşı izleyiciye direkt yansıtır.

Idi i smotri – Come and See (1985)

come-and-see-filmloverss

Elem Klimov’un sinema tarihine kazandırmış olduğu son filmi olarak bilinen ve belki de yönetmenin ismini en çok duyuran film Idi i smotri – Come and See asla bitmeyen gerilim dolu sakinliği ile izleyicisini allak bullak etme özelliğine sahip bir filmdir. 1985 yılı yapımı filmin başrollerinde Aleksey Kravchenko, Liubomiras Lauciavicius, Olga Mironova yer almaktadır. Film İkinci Dünya Savaşı’nın en vahşi zamanlarındaki en karanlık kasabalarından birine izleyiciyi götürür. Belarus’un küçük bir kasabasında savaşın esintileri insanların hayatları üzerinde buz gibi bir rüzgar ile esmeye başladığında Florya sahip olduğu ve değer verdiği tek ‘şey’i, annesini geride bırakır ve Alman birlikleri ile savaşmak için Rus partizanlarına katılır. Çok küçük yaşında savaşmak ile yüzleşmesi gereken Florya, savaş zamanı edindiği arkadaşlık ile beraber köyünün yok olmasını izlerken vahşilikle yüz yüze gelir.

The Thin Red Line (1998)

the-thin-red-line-filmloverss

James Jones’un 1962 yılında yazmış olduğu dördüncü romanına dayalı olan film aynı ismi taşımaktadır. 1998 yılı yapımı filmin senaryosunu James Jones ile beraber aynı zamanda filmin yönetmenliğini de üstlenmiş olan Terrence Malick kaleme almıştır. The Thin Red Line’ın oyuncu kadrosunda Ben Chaplin, John Travolta, George Clooney, Woody Harrelson, Sean Penn, Nick Nolte ve John Cusack gibi ünlü isimler yer alırken filmin atmosferini başka bir boyuta taşıyan müziklerin arkasındaki isim de Hans Zimmer olmuştur. Filmde bir grup Amerikan askerinin hem dışarıdaki savaşlarına hem de içlerindeki savaşlarına değinilmiş ve bu savaşlar içerisindeki bireylerin yabancılaşmasını anlatılmıştır. Filmdeki Amerikan askerleri belki de savaşın gidişatını değiştirecek bir hamle ile Japon askerlerini engellemek ile görevlendirilir ancak bu görev savaşın arka planında bir iç yolculuğa doğru uzanır.

Black Hawk Down (2001)

black-hawk-down-filmloverss

Mark Bowden tarafından yazılmış olan Black Hawk Down: A Story of Modern War isimli romandan sinemaya uyarlanmış olan filmin yapımcı ve yönetmen koltuğunda Ridley Scott yer almıştır. 2001 yılı yapımı Black Hawk Down’ın oyuncu kadrosunda ise Josh Hartnett, Ewan McGregor, Tom Hardy, Eric Bana, Orlando Bloom, Ioan Gruffudd, Sam Shepard ve William Fichtner yer alır. 1993 yılında geçen filmde bir grup Amerikan askeri BM’nin Barış Gücü içerisinde Somali’ye giderler. BM’ye bağlı olarak giden bu bir grup asker barış kelimesinin altında aslında savaş için giden bir grup erkektir ve kendilerinin güçlerine inanmışlardır. Görevleri General Mohamed Farrah Aidid’i yakalamaktır ancak hiç bilmedikleri topraklarda bir anda kendi başlarına, çaresiz ve sandıkları kadar da güçlü olmadan kalırlar. Destek ekibi gelinceye kadar bu ekip bir bütün olmaya çabalayıp yaşamlarını korurlar.

Flags of Our Fathers (2006)

flags-of-our-fathers-filmloverss

Amerikan tarihi içerisindeki büyük bir kahramanlık temsiline ve efsaneleştirilmiş bir tarihi olguya gerçek gözler ile yaklaşana ve gerçeğin peşinden giderek bunu beyazperdeye taşıyan bir filmdir Flags of Our Fathers. Clint Eastwood’un yönetmenliğini yapmış olduğu filmin hikayesi James Bradley ve Ron Powers tarafından kaleme alınmış olan kitaptan esinlenilmiş ve filmin senaryosu William Broyles J.R ile Paul Haggis tarafından yazılmıştır. Filmin başrollerinde Ryan Phillippe, Jesse Bradford ve Adam Beach yer alır. Iwo Jima Muharebeleri sırasında altı askerin Amerikan bayrağını zafer gününde tepeye dikerken çekilmiş olan ünlü fotoğraflarının arkasındaki gerçek üzerine yazılmış olan romanın beyazperde temsilinde fotoğrafın aslında zafer gününde asılmadığı hatta ve hatta başka bir tepeye asılmış olan bayrağın kırılması üzerine yedeğinin asılması sırasında çekildiği beyazperdede temsil edilir.


Osman Karakülah

Osman Karakülah

290 yazı · Osman çocuğun ölüm ile imtihanı 92 yılının mayıs ayında Antalya'da başladı. Sonuçta doğduğu anda ölümle son bulacak bir geri sayım saatinin düğmesine basılmıştı. Fakat altı yaşında bir gün ablası sevgilisi ile yalnız kalmak için onu tek başına sinema salonunda bırakınca bu çocuğun hayatı değişti. O an ölümden nasıl kaçacağını öğrendi ve sinemaya olan aşkı başladı. O şu an akademik kariyeriyle cebelleşirken ve hala ölümden korkarken ölümsüzlüğü, aşkı ve huzuru sinemada buluyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →