Şaşırtıcı İsimlerden Esinlenilmiş Çizgi-Karakterler
Çizgi-karakterlerin gerçek insanlardan esinlenerek yaratıldığını çoğumuz biliyoruz zaten. Ama kimi animasyon karakterleri oldukça tanınan isimlerden ilham alınarak yapılmışlar.
Kimi zaman animasyonlar, bizzat yaratıcılarının hayalgücünün eseri olabilir. Ama sayacağımız çizgi-karakterlerin esin kaynaklarını öğrenmek sizi oldukça şaşırtacaktır, çünkü bizim ağzımızı açık bırakan örnekler mevcut.
Mihouse (The Simpsons) – Josh Saviano (The Wonder Years)

Seksenlerin sonu, doksanların başı arası yayınlanan “The Wonder Years” adlı dizide Josh Saviano tarafınfan canlandırılan Paul Pfeiffer adındaki inek karakter, esasında Bart’ın en yakın arkadaşı Milhouse’un yaratılmasına ilham veren karaktermiş. Wonder Years’ta kendisi de ana karakterin en yakın arkadaşı olarak yer alıyordu üstelik. Mavi saçı atarsanız pek çok açıdan birebir aynı olduklarını göreceksiniz, ki iki karakterin sesleri de birbirine inanılmaz benziyor.
Sarge (Toy Story) vs. Gunnery Sergeant Hartman/R. Lee Ermy (Full Metal Jacket)

Toy Story’yi izlediğimizde istisnasız hepimizin evinde de olan küçük yeşil askerleri görünce ne mutlu olmuştuk. O askerlerin başındaki sinirli yeşil komutan Sarge, aslında Kubrick’in unutulmaz filmi Full Metal Jacket’te karşımıza çıkmış Gunnery Sergeant Hartman’dan esinlenilmiş desek? Yan yana koyunca o kadar şaşırtıcı gözükmüyor, değil mi?
Aladdin (Aladdin) – Tom Cruise

Evet çok ciddiyiz. Resmi bir teyit olmasa da, Tom Cruise’un Aladdin’in esin kaynağı olduğunu söyleyen fazlaca kaynak var. Hatta aslında Disney, Michael J. Fox tarafından canlandırılan, Back To The Future serisindeki Marty McFly’dan esinlenerek çizecekmiş Aladdin’i. Fakat yere bakan yürek yakan bir karakter yaratabilmek için Tom Cruise’un seksapalitesini daha sağlam bir referans olarak görmüşler. O zamanlar Hollywood’un en popüler jönlerinden olan Cruise’un kalın kaşları, iri burnu ve çekici tavırları ile orijinal hikaye harmanlanınca da karşımıza Aladdin’in Disney yorumu çıkmış. İkisini yanyana koymak, İsa’nın doğu ve batıdaki farklı yorumlarını andırıyor, ten rengi ve göz rengi değişse de, birbirinin aynısı iki figür çıkıyor karşımıza.
The Vultures (The Jungle Book) – The Beatles

Çoğumuzun çocukluğunda ilhamını Beatles’tan almış pek çok sahne var aslında. Ama genelde o yaşta anlayamasak bile bu göndermeler oldukça bariz olurdu. The Jungle Book’taysa gönderme o kadar bariz değil, sadece bir defa biri parmakla gösterdi mi başka şekilde kafanızda canlandıramayacak hale geliyorsunuz- ki aynısı az önce sizin de başınıza gelmiş bulundu. Esasında Disney içten içe karakterlere direk Beatles’ın kendisinin ses vermesini de arzulamıştı (öyle bir şey olmuş olsa, The Jungle Book şu an çocuk filmleri arasında muhtemelen çok daha özel bir noktada da dururdu sanırız ki). Fakat grubun menajeri duruma sıcak baksa da, John Lennon bunu kesinlikle reddetmişti. Prensiben doğru bulsak da, John’un bize geride bir şeyler daha bırakmış olması hiç de fena olmazdı diye düşünmeden edemedik.
Chip and Dale (Chip’n Dale) – Indiana Jones ve Thomas Magnum

Aslında Chip’in, tüm klişeliğine ve yavanlığına rağmen hayatımızdan atamadığımız, bir biçimde sevdiğimiz, Harrison Ford’un hayat verdiği Indiana Jones olabilmesi ihtimali hepimizin aklından bir geçivermiştir. Sonuçta Indiana Jones demek, kalıplaşmış maceraperest arkeolog imajı demek. Ama Dale’in yine 1980’lerin bir diğer asi karakteri, Magnum P.I. adlı dizide Tom Selleck’in hayat verdiği Thomas Magnum olacağı, kolay kolay akla gelebilecek bir şey değil. Hatta böyle bir göndermenin var olması, 90’larda gitgide popülerleşen, pop kültür referanslarını görsel yapımlara serpiştirme vakasının ilk örneklerinden olduğu için,Chip’n Dale’i oldukça değerli kılıyor. Çocuk filmleri ve dizilerinin aslında sadece çocuklar için olmadığını hatırlatmanın tam sırası galiba.
Shrek (Shrek) – Maurice Tillet

Resim siyah beyaz, kafalar karışmadan belirtelim: Tillet’nin rengi yeşil değildi. Fakat geriye kalan benzerliği de görmemezlikten gelmek çok zor. 20. yüzyılın başında ağır siklet şampiyonu olmuş güreşçi Maurice Tillet, Shrek karakterinin esin kaynağı. Kendisi namını meşhur “ayı kucaklaması” ile salmıştı, boşlukları doldurmayı sizin hayalgünüze bırakalım… Tillet böyle bir ilham kaynağı olacağını bilemezdi muhtemelen, ama neticenin ne kadar muazzam olduğunu belitmemize de gerek yoktur herhalde.
Edna Mode (The Incredibles) – Edith Head

Listedeki en eğlenceli esinlenmelerden biri bu olsa gerek. “Edith Head kimdi ki yahu?” derseniz, kendisinin sekiz Oscar’ı var deriz ve muhtemelen sinema bilginizi iki dakikalığına sineye çekebilirsiniz. İsmini hiç duymamış olma sebebiniz, Head’in Oscar’larını En İyi Kostüm Tasarımı dalında almış olması. Saçları, gözlükleri, tavırları hatta isimleri bile benziyor Edna Mode ve Edith Head’in. Neyse, biz Hollywood’un uzaklara çaktığı bu selamı da hemen genel kültüre ekleyelim.
Betty Boop (Betty Boop) – Helen Kane

Betty Boop hakkında daha önce yazdığımız bir yazıda 20’li yılların sonunda ortaya çıkan kahramanımızın, kendi animasyonu olan ilk kadın karakter olduğunu söylemiştik. Fakat kendisi aynı zamanda yine o yıllarda yaşamış Helen Kane adlı bir oyuncudan esinlenerek yaratılmıştı.
1920’li yıllarda Kane popüler bir oyuncu ve şarkıcıydı. Betty Boop sadece ona benzemekle yetinmiyordu da üstelik, sesleri bile aynıydı. Hatta kendisinin imzası niteliğindeki cümlenin “Boop oop-a-doop” olduğunu öğrenince ağzımız açık kaldı. Daha da ilginç olan, Helen Kane 1932’de Betty Boop’tan ötürü Paramount Pictures’a dava bile açmıştı. Oysa ki karakter, 2010’lara gelindiğinde Helen Kane adının anılmasını sağlayan yegane şey haline geldi.
Ursula (Little Mermaid) – Divine

Küçük Deniz Kızı’ndaki deniz cadısı Ursula’nın ilhamının bir drag queen’den gelebileceğini tahmin etmek zor değil. Ama spesifik bir drag queen olması da bizi şaşırttı. Ursula, resmi ismi Harris Glenn Milstead olan Divine isimli drag queen’den esinlenerek yaratılmış. Divine, “Mondo Trasho” ve “Pink Flamingos” gibi John Waters filmlerinde rol almış olmasıyla 70’lerde tanınırlık kazanmış bir isim. Kendisi 1988’de öldüğü için maalesef Ursula’yı görme şansını yakalayamamış.
Philip J. Fry (Futurama) – James Dean (Rebel Without a Cause)

Tam da “Burnumun ucundaymış, nasıl göremedim ki?” anlarından birini yaşıyor olabilirsiniz, anlayışla karşılıyoruz. Kıyafetlerin örtüşüyor olması yalnızca bir tesadüf değil, keza karakteri yaratırken Futurama yapımcıları James Dean’in “Rebel Without a Cause”da canlandırdığı Jim Stark’a gönderme yapmak için karaktere kırmızı ceket, beyaz tişört ve kot pantolon giydirmişler. Philip J. Fry bir saç renginden kaybediyor gibi dursa da, küçük bir ışık ounu sorunu kolayca çözecektir.
Pocahontas (Pocahontas) – Irene Bedard

Bu listedeki diğer örneklerden farklı olarak, Pocahontas çizilirken karaktere ilham veren isim, aynı zamanda onu seslendiren isim. Irene Bedard Amerikan yerlisi bir aileden geliyor zaten, ve Pocahontas çizilirken de Bedard’ın dış görünüşünden hareketlerine kadar pek çok şeyda doğrudan kendisi referans alınmış.
Rocko (Rocko’s Modern Life) and Woody Allen

“Abartıyorsunuz!” demeyin hemen. Rocko’s Modern Life ilk defa seyirciyle tanışmak üzereyken bizzat yapımcılar Rocko’yu “Genç bir Woody Allen’ın antromorfik hali.” diye tanımlıyordu. Kolay kolay akla gelecek bir şey değil Woody Allen’ın Rocko’ya ilham vermiş olması, ama bir kere akla girdi mi de çıkamıyor. Rocko’yu yeniden bu gözlüklere izleyip, benzerlikleri keşfedesi geliyor insanın.
Kaynaklar: Flavorwire, Stylecaster, MovieplotHazırlayan: Hazan Özturan
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →