Resim Sanatının Sinema Yansıması!
Güzel sanatlar içerisinde en ilgi çekenlerinden biri olan resim sanatı, diğer sanat türlerini etkilemekten hiçbir zaman geri kalmıyor. Candice Drouet tarafından hazırlanan La Pintura Como Inspiración isimli video, resim sanatının sinemadaki yansımalarına odaklanıyor.
”Sanat, günlük hayatın kirinden ruhu temizler.” demiştir yaptığı tablolar ile adını tarihe altın harflerle yazdıran Pablo Picasso. Günlük hayatımızın hiç olmadığı kadar kirli ve rahatsız edici olduğu şu günlerde, ne kadar doğru demiştir yıllar öncesinde. Zor zamanlardan geçtiğimiz şu günlerde, çoğumuzun kaçış noktası sanat eserleri oluyor. İsteyerek veya istemeyerek kendimizi sanat eserlerinin tatlı kollarına bırakıyoruz. İşitsel bir sanat olan müzikten, bu yazıyı okumanızın yegane sebebi olan sinema tutkunuza kadar sanat, birçok yerde karşımıza çıkıyor/çıkmaya çalışıyor. Peki, sanat eserlerinin birbirleri ile ne kadar bağlantılı olduğunu hiç düşündünüz mü? Mesela müzik ile sinemanın ne kadar ayrılmaz bir ikili olduğunu fark ettiniz mi? Ses ve müziklerin başarılı kullanımının filmleri ne kadar değiştirebildiği artık her sinemaseverin malumu. Ancak sinema elbette sadece müzikten yararlanmıyor.

Muazzam Bir Video: Resim Sanatının Sinemaya Verdiği İlham
Sinemanın üzerindeki diğer sanatların etkisi konuşulduğunda müzik dışında akıllara özellikle iki sanat türü gelir; edebiyat ve resim. Edebiyattan senaryo açısından yararlanan sinema, resimden ise görsellik açısından faydalanır. Sinemanın özellikle görsel açıdan güçlü olması gereken bir sanat olduğu düşünüldüğünde resimlerden neden yararlandığı anlamak zor değil. Harika manzara görüntüleri oluşturmalarının yanı sıra resimler barındırdıkları fikirler ile filmlere boyut katabilecek derinliğe sahiptirler. Videoda da görebildiğimiz üzere M.C. Escher’in Relativity isimli tablosu, Labyrinth (1986) filmindeki merdivenlere ilham kaynağı olmayı başarmıştır. Yine videoda görülebileceği üzere Jan Vermeer‘in ünlü tablosu Girl With A Pearl Earring‘in hikayesini anlatan aynı isimli filmde bazı sahnelerde Vermeer’in diğer tablolarından esinlenmek harika bir fikir değil midir? Vermeer’in yaptığı bir tablonun hikayesini anlatmanın en iyi yolu, elbette onun görüşüyle anlatmaktır. Bu filmler ve daha birçok örneğini bulabileceğiniz videoya aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Naci Köse
167 yazı · 1997 yılı sonbaharında İstanbul’da doğdu. Çocukluğunda en büyük eğlenceleri oyuncaklarıyla açığa çıkan hayal gücü ve annesiyle beraber izlediği animasyon filmleriydi. Sinemaya ilk gittiğinde 6 yaşındaydı. Harry Potter'ın büyülü dünyası ile birlikte sinemaya gitmek en büyük zevklerinden biri oldu. İzleyici olmayı her zaman sinema üzerine çalışmaya tercih etmiştir. Müzik dinlemek, kitap okumak ve düşüncelere dalmak diğer yapmaktan hoşlandığı şeyler. Düşünür, bakar ve dinler. Şu anda Sabancı Üniversitesinde ekonomi bölümü okumakla meşgul. Hem sinema aşkını hem de derslerini bir arada götürmeye çalışıyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →