İçeriğe geç
· 6 dk okuma

Requiem for a Dream Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!

Requiem for a Dream Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!

Pi (1998), The Fountain (2006), The Wrestler (2008) ve beş dalda Oscar adayı gösterilen Black Swan (2010) ile sinemada önemli bir yer edinmiş başarılı yönetmen Darren Aronofsky 2000 yılında ikinci uzun metrajı olan Requiem for a Dream’i çekti. Hubert Selby Jr.’ın aynı isimli romanından uyarlanan filmin senaryosunu da Aronofsky ile birlikte yazarın kendisi kaleme aldı. Pek çok ödülün sahibi olan film aynı zamanda Ellen Burstyn’e En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar adaylığı getirdi. Aklını, bedenini ve ruhunu yavaş yavaş kaybeden dört ayrı yaşamın, dört ayrı bağımlının, dört ayrı başarısızlığın etrafında dönen hikâyesiyle psikolojik dram türündeki Requiem for a Dream, Selby’nin kitabından daha karanlık ve umutsuz bir anlatımla karşımıza çıktı ve zaman içerisinde kült filmler mertebesine erişti. Biz de hâlâ büyük bir heyecanla kendisini izleten bu başarılı film hakkında az bilinen detayları sizler için derledik.

Requiem for a Dream Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!

1- Aronofsky: “Bu Bir Uyuşturucu Filmi Değil”

requiem-for-a-dream-filmloverss

Yönetmen Darren Aronofsky 2000 yılında kendisiyle yapılan bir söyleşide müptezeller hakkında bir film yapmakla hiçbir zaman ilgilenmediğinden bahsederek “Müptezelleri gerçekten çok sıkıcı buluyorum.” dedi. O halde Requiem for a Dream’in ne ile alakalı olduğu sorulduğunda ise “Birçok açıdan bu filmi bir canavar filmi olarak görebiliriz. Yaratık görünmezdir; kafaların içinde yaşar. İllettir.” diye yanıtladı. “Bir diğer açıdan seyircinin duygusunun boşalttığı alanın olduğu bir punk filmidir.” diyen Aronofsky filmini tanımlama şöyle devam etti: “En nihayetinde film, insanların gerçekliklerinden kaçmak için gidebilecekleri mesafelerle ilgili.” Başka yanıt arayanlar içinse şöyle ekledi yönetmen: “Çoğunlukla aşkla ilgili. Daha da özelinde, aşkta yanlış giden bir şeyler olduğu neler olabileceği hakkında.”

2- Ellen Burstyn Rolü Başlangıçta Reddetti

requiem-for-a-dream-ellen-burstyn-filmloverss

Sara Goldfarb rolüne hayat veren oyuncu Ellen Burstyn, Darren Aronofsky’nin teklif ettiği senaryoyu ilk kez okuduğunda dehşete kapılıp rolü reddetti. Ancak Burstyn’in bu kararı Aronofsky’nin 1998 yapımı önceki filmi Pi’dan bir video izleyene kadar geçerliliğini sürdürdü. Pi, oyuncunun fikrini değiştirmesini sağlamıştı. Burstyn ardından rolü kabul ettiğini söyledi.

3- Filmde Hip-hop Montajı Kullanıldı

requiem-for-a-dream-4-filmloverss

Darren Aronofsky, kontrol kaybı ve güçlü bir bağımlılık hissi verebilmek için filmi hip-hop montajı gibi çekti. Bu, oldukça kısa çekimlerden oluşan sekans anlamına geliyordu. Ortalama bir film 600-700 kesme içerirken bu filmdekiler 2000’in üzerindeydi.

Aynı zamanda filmin soundtracklerinin neredeyse tamamı hip-hop müziklerden oluşuyordu. 1980’lerin Brooklyn’inde yaşayan diğer Yahudi çocuklar gibi Aronofsky de hip-hop müziği severek büyümüştü. Besteci Clint Mansell’in söylediğine göre Aronofsky aslında Requiem for a Dream’in orijinal müziğinin klasik hip-hop müziklerinin yeniden düzenlenerek oluşturulmasını istedi. Aynı yöntem ile Kuğu Gölü müziği de yönetmenin sonraki filmi Black Swan’de kullanıldı. Requiem ile eşleşen hip-hop’ların hiçbiri iyi gelmiyordu kulağa bu yüzden Mansell’in örnek olarak üzerinde çalışmış olduğu bazı enstrümantal parçaları denediler.

4- Rolleri için Bir Ay Boyunca Şeker Yemediler ve Seks Yapmadılar

requiem-for-a-dream-2000-filmloverss

Darren Aronofsky, oyuncuların performanslarında şiddetli arzuyu gerçek gibi yansıtmalarını istediği için Jared Leto ve Marlon Wayans’tan Tappy Tibbons kurallarını uygulamalarını istedi. Yani ikili otuz gün boyunca hiç şeker kullanmadı, kırmızı et yemedi ve seks yapmadı.

5- Portakal Metaforu

Görsel kaynağı: Officetan

Görsel kaynağı: Officetan

Pek çok filmde portakal kötü bir alamet sayılmaktadır. Portakalların ölüm ya da tehlikenin yakında olduğunu işaret ettiği filmlerden biri de The Godfather’dır. Francis Ford Coppola bu durumu “Her şey bir kazayla başladı. Fakat ilk filmde portakalları o kadar sık kullandığımızı fark ettiğimizde diğer filmlerde bilinçli olarak kullandık.” sözleriyle ifade etmişti. The Godfather’dan sonra da pek çok filmde ve dizide felaketin temsilcisi olan portakal sembolüyle seriye yapılan referanslarla karşılaşmıştık. Bunlardan biri de Requiem for a Dream’di.

6- Japon Gerilim Animesine Gönderme

Kaynak: daveandhiscriticisms.wordpress.com

Görsel Kaynağı: daveandhiscriticisms.wordpress.com

Marion’un suyun altında çığlık atmasıyla devam eden küvetin içinde oturduğu sahne 1997 yapımı Japon gerilim animesi Pafekuto Buru’nun birebir tekrarıydı. Satoshi Kon’un yönetmenliğini üstlendiği filmin bu sahnesini kullanabilmek için Aronofsky filmin haklarını satın aldı.

7- Pi Sembolü

darren-aronofsky-pi-filmloverss

Sara’nın halüsinasyon gördüğü bir sahnede, onun apartman girişi bir televizyon programının setiymiş gibi parçalara ayrılmıştı. Bu sahte televizyon programının birkaç ekip üyesi Ellen Burstyn’i sandalyesiyle gezdirirken; arkada pano taşıyan bir adam görünür. Adamın taşıdığı bu panonun üzerinde Darren Aronofsky’nin ilk filminin de adı olan Pi sembolü yazılıdır.

8- Tappy Tibbons’ın Üçüncü Adımı

requiem-for-a-dream-tappy-tibbons-filmloverss

Tappy Tibbons çok kez programının üç adımdan oluştuğunu söylemesine rağmen, filmde sadece ikisinden bahseder. Tappy seyircisine kırmızı etten uzak durmalarını ve şeker kullanmamalarını söyler ama Sara üçüncü adımı hiçbir zaman duyamaz. Darren Aronofsky burada üçüncü adımın ilaç kullanımının denklemden kaldırılması olduğunu kasteder. Filmin yapımcıları, ilaç şirketlerinin filmin mesajının onları hedef aldığını ve insanları ilaç kullanmamaya teşvik ettiğini düşünmesinden endişelendikleri için Aronofsky’den üçüncü adımı değiştirmesini ister. Yeni bir şey oluşturmak yerine Aronofsky bu kısmı kurguda düzeltti. Böylece Sara üçüncü adımı hiçbir zaman duyamadı çünkü o sırada ya uykuya dalmak üzereydi ya da ilaçların etkisini hissediyordu.

9- Karakterlerin Yaşları Çok Daha Küçük Olacaktı

jennifer-connelly-requiem-for-a-dream-filmloverss

Darren Aronofsky başlangıçta eroin bağımlısı üç ana karakterin (Harry, Marion ve Tyrone) filmde Hubert Selby Jr.’ın romanı ve senaryosundakilerden çok daha genç olması için olmasını istedi. Aronofsky, başkarakterlerin yaşlarını 14 ile 16 arasında değiştirmenin uyuşturucunun yıkıcı etkisini daha iyi gösterebileceğini ve bunun seyirci üzerinde daha duygusal etkiler oluşturabileceğini düşündü. Selby de yönetmenle aynı fikirdeydi ancak yapımcılar, Amerikalı izleyicilerin eğer gençler böyle kötü olaylar deneyimlemişlerse filmi çok korkunç bulacaklarını söyledi. Selby ve Aronofsky yine de karakterleri daha genç yapmak için ısrar ettiler fakat yapımcılar bu konuda ısrar ederlerse filmin vizyona giremeyeceğini söyledi.

10- Karakterlerin İsimlendirilmesi

requiem-for-a-dream-8-filmloverss

Dört ana karakter -Sara ve Harry Goldfarb, Marion Silver ve Tyrone Love- bu isimleri özellikle aldılar. Çünkü hepsi daha iyi bir yaşam elde edebilmek için uyuşturucu ya da ilaç kullanmaya başlamıştı: Sara (gold/altın) göz kamaştırıcı olmak istiyordu. Marion ve Harry (gold-silver/altın-gümüş) kendi işlerini istiyordu. Tyrone ise (love/aşk) annesinin ona sunabileceğinden çok daha iyi bir yuvaya sahip olmak istiyordu.

11- Tıbbi Olanaklara Eleştiri

Requiem-For-A-Dream-Sara-filmloverss

Hubert Selby Jr. 1978’de romanı yazdığında tıbbi olanaklar yetersizdi ve genellikle hastalar ihmal edilir, kötü muamele görürlerdi. Filmin ise hangi dönemde geçtiğinden bahsedilmiyor ancak 1970’ler olduğunun düşünülmesi için hiçbir engel bulunmuyor. Hatta ironiktir ki film tıp kurumlarını kötü bir şekilde yansıttığı için eleştirilmişti.

12- Kimse Bu Filmi Üstlenmek İstemedi

requiem-for-a-dream-jared-leto-filmloverss

Yönetmen Darren Aronofsky’nin 1998 yapımı ilk uzun metraj filmi Pi, aynı yıl içinde Sundance’te hem Yönetmen Ödülünü hem de Büyük Jüri Ödülünü kazanmıştı. Pi ile dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Aronofsky bu filmle aynı zamanda iyi bir finansal başarı da elde etmişti. 60.000 dolarlık bütçesiyle gişede 3.2 milyon dolar elde edince yapımcılar 29 yaşındaki yönetmene bir sonraki filminde ne isterse yapabileceğini söyledi. Ancak yönetmen Requiem for a Dream’in senaryosunu bu çevrelere gönderdikten sonra kimse onu geri aramadı.

13- Yazarın Senaryosuyla Aronofsky’nin Senaryosu Çok Benzerdi

hubert-selby-jr-requiem-for-a-dream-filmloverss

Aronofsky’nin kitabın yazarı Hubert Selby Jr. ile bir geçmişi vardı. Aronofsky üniversitedeyken kütüphanede yazarın 1964’te yayımlanan kitabı Last Exit to Brooklyn’i ile karşılaşmıştı. Brooklyn ismi dikkatini çeken ilk şey olmuştu. Kendisi de bir Brooklyn yerlisi olan Aronofsky kitaba takıntılı olduğunu ve bir yıl içerisinde kitabı onlarca kez okuduğunu söylemişti. Selby’nin 1978’de çıkan kitabı Requiem for a Dream’e de çıkar çıkmaz ulaşan Aronofsky yazarın büyük bir hayranıydı.

Aronofsky yıllar sonra kitabı sinemaya uyarlamaya karar verdiğinde de onun bu arzusunu en çok destekleyenlerden biri Selby olmuştu. Selby de aslında yıllar önce kendisi senaryoyu yazmaya başlamıştı. Ancak sonra yazdığı her şeyi kaybetmişti. Selby kendi taslaklarını bulduğunda ise Aronofsky kendi yazdığı senaryonun dörtte üçünü bitirmek üzere olduğunu söylemişti. İkili senaryolarını karşılaştırdığında senaryoların neredeyse yüzde 80’inin birbirinin aynısı olduğunu görmüştü.

14- Müzikal Bir Kompozisyon Yaratan Sahneler

requiem-for-a-dream-7-filmloverss

Harry ve Sara’nın tartıştığı sahnede bir orkestra sesinin yükseldiğini duyarız. Aronofsky bunu şöyle açıklıyor: “Orada bir orkestranın sesinin olmasını istedik. Çünkü görmek üzere olduğumuz şey bir ağıttı.” Bu da filmin temel odağının müzikal bir kompozisyon oluşturmakta toplandığını vurguluyor.

15-  Ellen Burstyn Rolü Gereği Birçok Protez Kullandı

ellen-burstyn-set-requiem-for-a-dream-filmloverss

Kendisi de Requiem for a Dream’de canlandırdığı karakterin kariyerinin en iyi başarısı olduğunu söyleyen Ellen Burstyn, Sarah Goldfarb rolü için çok fazla makyaj yapmak ve birçok farklı protez kullanmak zorunda kaldı. Burstyn, karakteri için dört farklı boyun, iki yağ takımı ve dokuz farklı peruk kullanmak zorunda kaldı.


Melike Ölker

Melike Ölker

219 yazı · 1993 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı’nda ise lisans öğrencisi.

Yazarın diğer yazılarını gör →