İçeriğe geç
· 4 dk okuma

Quentin Tarantino’ya İlham Veren 10 Film!

Quentin Tarantino’ya İlham Veren 10 Film!

Bağımsız sinemanın mihenk taşlarından Pulp Fiction, Reservoir Dogs ve Kill Bill gibi yapımlarda imzası olan başarılı yönetmeni diğer yönetmenlerden ayıran benzersiz sinematik üslubunu ele alıyorum ve Quentin Tarantino’ya ilham veren 10 film ile Tarantino’nun doğum gününü kutluyorum.

Quentin Tarantino, ilk gözde filmi Reservoir Dogs’un vizyona girdiği tarihten itibaren hakkında en çok söz edilen yönetmenlerden biri oldu ve sıklıkla ağır eleştirilere maruz kalmasına rağmen duruşunu bir nebze bile olsa bozmayan tavrıyla hem özgün hem de başarılı yönetmenler arasında ilk sıralardaki yerini korumayı başardı. Ortaokul mezunu olan Tarantino’nun bir video kaset dükkanında çalışmaya başlaması hayatını değiştirir. Eğer bugün Tarantinovari diye bir terim varsa, temelinde Tarantino’nun filmler konusundaki ansiklopedik bilgisi ve tutkusu yatmaktadır. Tarantino’nun filmleri bünyesinde barındırdığı grotesk şiddetle, müzik seçimleriyle, akıllıca işlenmiş diyaloglarıyla, yaratıcı hikaye anlatımıyla, aklınıza gelebilecek her türden filme ve popüler kültüre verdiği referanslarla ve görsel diliyle bağımsız sinema kavramına yepyeni bir soluk getirmiştir. Tarantino tabuları yıkmaktan korkmaz. Şiddet, filmlerinin en önemli parçasıdır ve bunu asla inkar etmez. Aksine, şiddeti hayatın kaçınılmaz bir gerçeği olarak görür. Amacı suçu ve suçluyu yüceltmek değil; gerçek hayattaki şiddeti tüm çıplaklığıyla yansıtmaktır. Yapımlarında farklı özellikleri bir araya getirmeyi seven ve asla tek bir sinemasal dil kullanmayan Tarantino, komedi ve şiddet unsurlarını beyazperdeye aktarırken nevi şahsına münhasır vizyonundan asla şaşmaz. Ona göre başarılı bir film, izleyiciyi hem güldürmeli hem de içten içe iğrendirebilmelidir. Bütün bunları göz önüne aldığımızda, Tarantino’nun her yapımının seyirciye ayrı bir sinema deneyimi yaşattığını söylemek yanlış olmayacaktır.

“Kendimi yalnızca bir yönetmen olarak görmüyorum; elinde filmlere dair kocaman bir hazine olan ve bu hazineden canının istediği taşı alıp, evirip çevirip ona istediği yeni biçimi verebilecek ve daha önce bir araya getirilmemiş ögeleri bir arada kullanan bir sinemacı olarak görüyorum.” diyen Tarantino sinemaya aşık bir izleyici olarak oldukça farklı yapımlardan ve yönetmenlerden ilham alıyor ve yaptığı sayısız referansla onlara saygı duruşunda bulunmaktan geri kalmıyor. Başka bir deyişle, kendinden öncekilerin geldiği noktaları referans noktası olarak kabul ediyor ve yeteneğini kullanarak çok daha uç noktalara varıyor. Tarantino’nun doğum günü dolayısıyla Taxi Driver’dan The Good, The Bad, The Ugly’e uzanan yönetmenin  ilham perileri olan 10 filmi derlediğim listeyi aşağıda bulabilirsiniz.

Quentin Tarantino’ya İlham Veren 10 Film!

Rio Bravo (1959)

rio - bravo - filmloverss

Sinema tarihinin kült Western yapımları arasında yer alan Rio Bravo, kadrosunda John Wayne ve Dean Martin gibi iki efsaneyi barındırıyor. 1860’lı yılların Teksas’ında geçen yapım, bir kasaba şerifinin bölgenin en nüfuzlu adamlarından birinin kardeşini tutuklaması ve bu zorlu durum karşısında ona yardım eden birkaç kişiyle verdiği mücadeleyi konu alır. Filmin yönetmenliğini ise Howard Hawks üstleniyor.

Bande à part (1964)

bande - a - part - filmloverss

Quentin Tarantino’nun en sevdiği yönetmenler arasında yer alan ve Fransız Yeni Dalga akımının öncülerinden kabul edilen Godard’ın kült yapımlarından biri olan Bande à part, iki yakın arkadaş olan Arthur ve Franz’ın yeni tanıştıkları Odile’i soygun yapmaya ikna etmesi fakat olayların beklenmedik bir şekilde gelişmesini konu alır. Pulp Fiction’da Mia ve Vincent’ın ikonik dans sahnesi Bande à part’a bir saygı duruşu niteliğindedir.

The Good, the Bad and the Ugly (1966)

the - good - the - bad - and - the - ugly

Sergio Leone’nin yönetmenliğini üstlendiği Spaghetti Western akımının mihenk taşlarından The Good, The Bad and the Ugly hakkında söylenebilecek her şey yetersiz kalır. İzleyen herkeste mutlaka bir iz bırakan film, sinemaya bakış açınızın değiştirecek kadar güçlüdür. Kadrosunda Clint Eastwood, Eli Wallach ve Lee Van Cleef’i barındırmasıyla tarihi bir önem taşır.

Five Fingers of Death (1972)

five - fingers - of - death

Chang-hwa Jeong’un yönetmenliğini üstlendiği Five Fingers of Death, dövüş sanatlarını konu alan kült filmler arasında yer alır ve 1970’li yıllarda Kuzey Amerika’daki kung-fu çılgınlığının başlamasındaki en büyük kıvılcım olarak nitelendirilir. Tarantino, Kill Bill serisinde bu filme birçok referansta bulunur.

The Texas Chainsaw Massacre (1974)

the - texas - chainsaw - filmloverss

Grindhouse akımının en önemli yapımları arasında yer alan The Texas Chainsaw Massacre, bir grup arkadaşın Teksas’a bir yolculuk yapması ve orada yamyamlar tarafından saldırıya uğramasını konu alıyor. Tarantino’nun gözde akımlarından biri olan grindhouse’un etkilerini yönetmenin 2007 yılında vizyona giren yapımı Death Proof’ta görmek mümkün. 

Taxi Driver (1976)

taxi - driver - filmloverss

Sinema tarihine damgasını vurmuş yönetmen Martin Scorsese’nin imzasını taşıyan Taxi Driver, bir Vietnam Savaşı gazisi olan Travis Bickle karakterinin New York’ta taksicilik yaparken tanık olduğu kötülüklere tepki olarak bir çözüm araması ve çocuk bir fahişe olan Iris’i kurtarma çabasını çarpıcı bir biçimde konu alır. Robert De Niro’nun etkileyici performansı Taxi Driver’ın kültleşmesinde büyük bir rol oynamıştır.

Blade Runner (1982)

blade - runner - filmloverss

Kült bilimkurgu yapımlarından Blade Runner denildiğinde aklımıza Harrison Ford’un başarılı performansı gelir. İnsanların yerini replicant adı verilen robotların aldığı geleceğin dünyasında, robotların dünyada bulunmasının yasaklanması ve bunun sonucunda Blade Runner’ın onları yakalama sürecini ele alan yapım, günümüzde popülerliğini hala koruyor.

Samurai Fiction (1988)

samurai - fiction - filmloverss

Aksiyon ve komedinin aynı potada eritilmiş hali olan Samurai Fiction, Tarantino’ya Kill Bill’in senaryo ve yapım sürecinde en çok ilham veren yapımların başında geliyor. Hiroyuki Nakano’nun senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği film, rock ağırlıklı müzik seçimiyle oldukça dikkat çekiyor. Filmin geneli siyah beyaz olmasına rağmen bir karakterin ölmesi gibi önemli olaylarda yapılan renk geçişleri ise göz dolduruyor.

Dazed and Confused (1993)

dazed - and - confused - filmloverss

Matthew McConaughey’nin başrolde yer aldığı, 70’lerin ruhunu yansıtma konusunda en başarılı yapımlardan biri Dazed and Confused. 70’li yılların Amerika’sında yaşayan bir grup lise öğrencisinin bir gününü ele alan film, muazzam müzikleriyle de döneme ışık tutuyor. Özellikle bu dönemlere ilgi duyan her müzikseverin arşivinde olması gereken bir yapım.

Battle Royale (2000)

battle - royal - filmloverss

Kinji Fukasaku’nun yönetmenliğini üstlendiği aksiyon ve gerilim filmi Battle Royale, Japonya’da çıkarılan Battle Royale yasaları çerçevesinde bir grup lise öğrencisinin bir adaya toplanması ve verdikleri hayatta kalma savaşını konu alıyor. Filmin ilginç konusu ve vahşet içeren sahnelerin ağırlıkta olması Tarantino’yu etkisi altına alıyor ve bu filme olan beğenisini her fırsatta dile getiriyor.


Gökçen Sena Duman

Gökçen Sena Duman

77 yazı · 1995 yılında Karabük’te doğdu. Hacettepe Üniversitesi İngilizce Mütercim- Tercümanlık bölümünde lisans öğrencisi. Kendini 70’li yıllara ait hisseder. En büyük hayali ise The Boat That Rocked’ın büyülü dünyasındaki bir radyocu olmak.

Yazarın diğer yazılarını gör →