Pixar’dan Hikaye Anlatıcılığının 22 Temel Kuralı
Pixar yapımlarındaki muhteşem hikayelerin şekillenmesinde büyük rol oynayan ‘Hikaye Anlatıcılığının 22 Temel Kuralı’nı kaçırmayın!
Pixar, son on beş yılda her anlamda animasyon dünyasına hükmetti. 1995’te Toy Story (Oyuncak Hikayesi) ile tamamen bilgisayar üretimi (CGI) ilk uzun metraj animasyon filmini piyasaya süren ve teknik açıdan animasyon dünyasında çığır açan Pixar, orijinal hikayelerini bu yenilikçi teknik ile birleştirerek unutulmaz animasyon filmlere imza attı.
Söz konusu teknik ve hikaye anlatıcılığı olduğunda stüdyo; arka arkaya vizyona giren Ratatouille, Wall-E ve Up ile çıtayı o kadar yükseltti ki, arkasından gelen Pixar filmleri beklediği başarıyı yakalayamadı; Toy Story 3‘nin serinin en iyi filmi olduğunu söyleyemeyiz, Brave eğlenceliydi ancak izleyiciler tarafından yeteri kadar etkileyici bulunmadı ve Monsters Universty, Monsters Inc.’i izleyerek büyüyen bir kuşağı hayal kırıklığına uğrattı. Cars 2 ise stüdyonun şu ana kadar yaptığı en kötü film kabul ediliyor.

Devrim niteliğindeki tekniklerinin yanı sıra, Pixar yapımlarının dünyanın dört bir yanında her yaşta insan tarafından sevilmesinin bir başka sebebi de iyi hikaye anlatıcılığının önemine duydukları inanç ve bağlılık. Stüdyo; görsel sahnelemenin, izleyiciyi ele geçiren bir hikaye olmadan işe yaramayacağının farkında. Karakterlerin ilginç amaç, hedef ve çatışmaları sahip ve anlaşılabilir olması hikayenin en önemli unsurlarından biri.
Pixar’ın eski storyboard sanatçısı Emma Coats‘un, stüdyonun 25’inci yıl dönümünü kutladığı 2011 yılında Hikaye Anlatıcılığının 22 Temel Kuralı’nı twitter üzerinden paylaşması, Pixar’ın iyi hikaye anlatıcılığına gerçekten ne kadar önem verdiğini kanıtlamış oldu.
Bu kurallar ve sunduğu engin bilgiler yalnızca Pixar hikayeleri için geçerli değil; bu 22 kural, senaryo yazımı başta olmak üzere bilinen her türlü kurgu yazarlığında kullanılabilir. Kısacası Pixar, açılabilecek en iyi hızlandırılmış Senaryo Yazımı dersini bizlere sunmuş oluyor.

İşte Pixar’dan Hikaye Anlatıcılığının 22 Temel Kuralı:
#1: Bir karaktere, başarılı olmaktan daha fazlasına çabaladığı için hayran olursunuz.
#2: Bir yazar olarak neyi yapmanın eğlenceli olacağından ziyade, bir izleyici olarak size neyin ilginç geldiğine odaklanmalısınız. Aralarında çok büyük farklar olabilir.

#3: Konuyu bulmaya çalışmak önemlidir, ancak hikayenin sonuna gelinceye kadar konunun ne olduğunu fark edemeyeceksiniz. Şimdi tekrar yazın.
#4: Bir zamanlar____ . Her gün, ____. Bir gün ______. Bu yüzden, _____. Bunun sonucunda, ______. Ta ki en sonunda _____.

#5: Sadeleştirin. Odaklanın. Karakterleri birleştirin. Dolambaçlı yolları es geçin. Değerli şeyler kaybediyormuş gibi hissedebilirsiniz ama bu sizi özgürleştirecektir.
#6: Karakteriniz hangi durumlarda iyi ve rahat? Onları rahatsızlık verici durumlara sokun. Onlara meydan okuyun. Nasıl başa çıkarlar?

#7: Gelişmenin nasıl olacağına karar vermeden önce sonucu oturtun. Gerçekten. Hikayenin sonunu yazmak zordur, siz onu öncesinden hazırlayın.
#8: Hikayenizi bitirin, mükemmel olmasa bile üstünde düşünmeyin. İdeal bir dünyada ikisi de mümkün, ama devam edin. Bir sonrakinde daha iyisini yapın.

#9: Tıkandığınızda, bir sonraki olayın ne “olamayacağının” bir listesini yapın. Genellikle tıkanıklığı giderecek materyaller burada ortaya çıkacaktır.
#10: Beğendiğiniz hikayeleri bir kenara ayırın. Onlarda beğendiğiniz şeyler sizin bir parçanız; kullanabilmek için farkına varmak zorundasınız.

#11: Kağıda geçirmek onu düzeltmeye başlamanızı sağlayacaktır. Eğer kusursuz bir fikir aklınızda kalırsa asla başkalarıyla paylaşamazsınız.
#12: Aklınıza gelen ilk şeyi kafanızdan atın. 2’nci, 3’üncü, 4’üncü ve 5’inci fikri de öyle – bariz olan her şeyi bir kenara atın. Kendinizi şaşırtın.

#13: Karakterlerinize görüş verin. Bir karakteri pasif/uysal yaratmak yazarken sempatik gelebilir ancak seyirciye zehir gibidir.
#14: Neden bu hikayeyi anlatmak zorundasınız? Aklınızdan çıkmayan ve hikayeyi besleyen o büyük fikir ne?

#15: Eğer bir durumda karakter siz olsaydınız nasıl hissederdiniz? Empati, inanılması güç durumları gerçekçi kılar.
#16: Söz konusu olan şeyler neler? Karakterin desteklenmesini sağlayacak bir sebep vermelisiniz. Başarılı olmamaları durumunda neler olur? Tüm olasılıkları bir araya getirin.

#17: Hiçbir iş boşa gitmez. Eğer istediğiniz gibi gitmiyorsa, kafanızdan atın ve yolunuza devam edin – eninde sonunda işe yarayacağı bir yer çıkacaktır.
#18: Kendinizi tanımak zorundasınız: elinizden gelenin en iyisini ve en özensizini yaptığınızda oluşan farkı bilmelisiniz. Hikaye sınamaktır, sadeleştirmek değil.

#19: Karakterlerin başını belaya sokmak için tesadüfleri kullanmak muhteşemdir, onları beladan kurtarmak için tesadüfleri öne sürmek yalnızca hile yapmaktır.
#20: Alıştırma yapın: sevmediğiniz bir filmin temel unsurlarını belirleyin. Filmi sevebilmeniz için onları nasıl düzenlerdiniz?

#21: Durumu/karakterleri tanımlamak zorundasınız, yalnızca “iyi” yazıp geçemezsiniz. Sizi ne böyle davranmaya iterdi?
#22:Hikayenizin özü ne? Olabilecek en kısa açıklaması ne? Eğer bunu biliyorsanız, hikayenizi buradan geliştirmeye devam edebilirsiniz.
Hazırlayan: Elif Güngör
[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”XBH1dcHoL6Y”]
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →