· 6 dk okuma

Özgürlüğe Dair 10 Etkileyici Film!

Özgürlüğe Dair 10 Etkileyici Film!

“Ben hayatta kalmak istemiyorum, ben yaşamak istiyorum.”

Steve McQueen imzalı, 2013 yapımı 12 Years a Slave’de karşımıza çıkan bu replik aslında özgür bir hayatın en yalın tanımı değil midir? Hayatta kalmak adına değil, gerçekten yaşamak adına nefes almak ve o atmosferi senin gibi özgür insanlarla yaşamak gerekir. Bir tarafta toplumsal normlar ve hükümet tarafından çekilen sınırlar tarafından özürlüğü kısıtlanan hatta bazen tamamen yok olanlar; diğer tarafta ise bu uğurda tüm cesaretiyle mücadele edenler… Bu mücadelenin resmedilmesi uğruna yolumuz elbette ki sinemaya düşer. 24 karenin gücü ile özgürlük arzusu bir araya gelince; ortaya çıkan muazzam yapımlar ile sinema dünyası etkileyici örneklerle buluşmuştur tabii ki. Biz de sizin için özgürlüğü, cesareti ve direnişi ele alan 10 etkileyici filmi sıraladık.

Özgürlüğe Dair 10 Etkileyici Film

One Flew Over the Cuckoo’s Nest – 1975

one-flew-over-the-cuckoo-s-nest-filmloverss

Aynı adlı kitaptan uyarlanan One Flew Over the Cuckoo’s Nest, akıl hastası numarası yaparak güvenlik önlemleri daha az olan bir akıl hastanesine sevkedilen bir mahkumun hikayesini ele alıyor. Mahkum, bu süre içerisinde hem kaçma planları yapıyor hem de akıl hastanesindeki diğer hastalarla farklı bir diyalog kuruyor. Randle Patrick mcMurphy, terapilerdeki kendi başına buyruk hareketleri ve özgürlüğe olan düşkünlüğü nedeniyle ise diğer hastalara kötü örnek olduğunu düşünen baş hemşire Mildred ile de büyük sorunlar yaşamaktadır. Jack Nicholson’un muazzam performansıyla büyülediği film; Milos Forman’ın diğer filmlerinde olduğu gibi sosyal eleştirilerini metaforik anlatılarla sinemaya aktaran en önemli yapıtlarından biri.

Malcolm X – 1992

malcolm-x-filmloverss

Tarihin en önemli insan hakları savunucularından olan Malcolm X’in hayatının anlatıldığı; onun hangi aşamalardan geçtiğini, ruhani olarak nasıl geliştiğini, en önemlisi bir lider olup nasıl kitleleri peşinden sürüklediğini ve zulme karşı savaşını verdiğini epik bir dille anlatan Malcolm X adlı filmin yönetmen koltuğunda Spike Lee oturmaktadır. The Autobiography of Malcolm X kitabından uyarlanan filmin başrolünde ise Denzel Washington yer alıyor. Malcolm küçük yaşta, papaz olan babası Ku Klux Klan tarafından öldürülmesiyle çok zor bir çocukluk geçirir. Biraz büyüdüğünde ise gangster olan Malcolm’un yolu kaçınılmaz bir şekilde hapishaneye düşer. Burada İslam’la tanışan Malcolm hapisten çıktığında ise artık bambaşka bir insandır… 1952 yılındaki şartlı tahliyesinden sonra hızla farklı bir yola giren Malcolm, öncesinde dahil olduğu ırkçı eğilimden uzaklaşarak siyahilerin kendi kaderini tayin edebilme ve kendi kendilerini savunma hakkı gibi konuların önemini vurguladı.

In the Name of the Father – 1993

in-the-name-of-the-father-filmloverss

Basit kaygıları olan bir İrlandalı genç olan Gerry Conlon, 70’li yıllarda Londra’ya gelir. Kendini hayatın akışına kaptıran Gerry, burada bir işgal evinde serbest bir hayat yaşayan gençlerle birlikte zaman geçirmeye başlar. Bir polis baskınında hiç ilgisi olmadığı 1974 Gyildford bombalamasından sorumlu tutularak tutuklanır. Üstelik o dönemin İngiltere’sinde şimdikinden çok farklı olarak, terörle mücadele adına insan haklarının hiçe sayıldığı uygulamalar olmaktadır. Ayrıca sadece Gerry değil; yoğun fiziksel ve manevi işkencelerin baskısı altındaki Gerry’nin masum babası da, suç ortağı olarak hapse atılır. Kadın bir avukatın yıllar süren çabalarının da yardımıyla, Gerry maruz kaldığı adaletsizliğe direnmeye ve özgürlüğü için mücadele etmeye başlar… Jim Sheridan’ın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin başrolünde yer alan Daniel Day Lewis ise performansıyla büyüler!

Braveheart – 1995

braveheart-filmloverss

Yaşanan büyük acılar sonrası yeniden memleketi olan İskoçya’ya dönen William Wallace’ın asıl amacı çiftçilik yaparak sakin bir hayat sürmektir ama beklentileriyle gerçekleşenler çok farklıdır…  Çocukluk aşkıyla karşılaştığında dipsiz bir uçuruma iteceğinin farkında olmayan William; Mel Gibson’ın performansıyla sinema tarihine adını yazdırmıştır. Gibson’In hem yönetmenliğini üstlendiği hem de başrolünde yer aldığı film; İskoç halk kahramanı William Wallace’ın hayatını konu alıyor. İngilizler, İskoçlar üzerinde egemenlik kurmuş; İngiliz soyluları, yeni evli İskoç kadınlarıyla ilk geceyi geçirme hakkına sahiptir. Çocukken ailesini İskoçya uğruna kaybeden William Wallace’ın karısı da İngiliz birlikleri tarafından öldürüldüğü zaman, onun intikam arayışı kısa zamanda ülkesinin özgürlüğü için amansız bir savaşa dönüşür…

La Haine – 1995

la-heine-filmloverss

Paris’in gettolarında yaşayan biri pied-noir (Said), biri yahudi (Vinz), biri ise siyahi (Hubert) üç arkadaşın hikâyesini konu alarak, Fransa’da gettolarda yaşayan gençlerin hayatından bir kesit sunmayı başaran La Heine; ırkçılığa ve sosyal sınıf farklılıklarına yaptığı göndermeler nedeniyle hem Fransa’da hem de dünyada oldukça ses getirmeyi başarmıştı. Vurucu bir atmosfere sahip olan film, oldukça gerçekçi bir trajediyi beyazperdeye yansıtır.Göçmen ailelerin bulunduğu bölgede polisle gençler arasında sürekli bir çatışma yaşanmaktadır. Abdel adındaki bir bir gencin polis tarafından ağır bir şekilde darp edilmesi gerilimi had safhaya taşır. Vinz adındaki başka bir genç polise ait bir silah bulduğunda eğer Abdel ölürse bir polisi öldüreceğine yemin eder…

American History X  – 1998

american-history-x-filmloverss

Amerika’nın en güzel eyaletlerinden biri olan California’da yanlış yolda ilerleyen iki kardeş Derek ve Danny Vinyard’ın hikayesini konu alan American History X; neo-nazilerin arasına katılarak sürüklenen iki kardeşin yaşadıklarını oldukça etkileyici bir şekilde ele alır. Bu kardeşlerin bağlı oldukları komün Amerika’daki tüm göçmenlere düşman ve ırkçılığın had safhasındaki insanlardan oluşmaktadır. Derek hapse girmeden önce bu insanlardan biridir ancak hapiste gözleri açılır ve çıktıktan sonra tek amacı küçük kardeşi Danny’i de bu yoldan çekmek olur. Ancak bu göründüğü kadar kolay olmayacaktır. Hikayesiyle, özellikle de ırkçılık karşıtı yorumuyla sinema tarihine adını yazdıran filmin başrolünde ise karşımıza Edward Norton çıkar.

V for Vendetta – 2005

v-for-vendetta-filmloverss

Remember, remember the fifth of november

Geleceğin İngiltere’sinde; diktatör bir rejime bireysel bir başkaldırının nasıl toplumsal hale geldiğini gösteren V for Vendetta, terör olaylarında büyük kayıplar verdikten sonra kurtuluşu baskıcı bir yönetimde bulan İngiliz halkının uyanış öyküsü anlatılmaktadır. Son derece karmaşık biri olan V, aynı anda hem eğitimli, gösterişli, şefkatli ve entelektüel, hem de korkuyla sindirilmiş vatandaşlarına egemenliklerini geri vermeye azmetmiş olduğu için sert, intikam peşinde, yalnız, şiddete başvuran biridir. V İngiltere halkını, acımasızlıktan kurtarmak amacıyla, seçilmiş liderlerinin diktatörlük anlayışını eleştirir ve vatandaşları kendisiyle Guy Fawkes günü olan 5 Kasım’da Parlamento’nun çevresinde buluşmaya davet eder… direnişin ve intikamın günü gelmiştir.

Milk – 2008

milk-filmloverss

Amerika’nın en hoşgörüsüz olduğu dönemde, eşcinsel olduğunu gizlemeyen Harvey Milk’in her bireyin eşit haklara sahip olması için verdiği mücadelenin anlatıldığı Milk; Harvey Milk’in cesaretiyle hayatların, bakış açılarının, siyasetin ve tarihin nasıl değiştiğini anlatıyor. 1977 yılında San Francisco Şehir Meclisi’ne seçilerek Amerika’da eşcinselliğini saklamasına gerek kalmadan bir devlet kadrosuna üst düzey bir yönetici olarak seçilen ilk kişi olan Harvey Milk’in yaşam öyküsünden beyazperdeye uyarlanan filmde; Harvey Milk olarak izlediğimiz Sean Penn ise olağan üstü bir performansla karşımıza çıkıyor. Kendisinin inandığı bir amaç uğruna savaşan ve Amerikalıların bir kahraman olarak bahsettiği Harvey Milk’in ilham veren hikayesi; özgürlük ve eşitlik adına bizleri umutlandırmayı başarıyor.

The Help – 2011

the-help-filmloverss

Uzun süre çok satanlar listesinden inmeyen, aynı adlı kitaptan uyarlanan The Help; 3 cesur kadının ekseninde şehirdeki katı kuralları ve yerleşik davranışları  konu alıyor. Aralarında gelişen alışılmadık bir arkadaşlıkla bu  kuralları ve davranışları nasıl bozduklarının hikayesini sunan filmin başrollerinde ise Emma Stone, Viola Davis ve Octavia Spencer yer alıyor. 1960’lı yılların Mississippi’sinde üç farklı ve sıra dışı kişilikleri canlandıran bu cesur kadınlar, kendilerini tehlikeye atan ve toplumsal kurallara karşı gelen gizli bir yazı projesi sayesinde alışılmadık bir dostluk kurarlar. Beklenmedik bu ittifaktan, önemli bir kardeşlik doğar. Onları tanımlayan sınırları aşma cesaretini kendilerinde bulan bu üç kadın, bu sınırların aslında bazen aşılmak için konulduğunu fark eder.

12 Years a Slave – 2013

12-years-a-slave-filmloverss

Hayatta kalma ve özgürlük mücadelesi veren bir adamın inanılmaz gerçek hikayesini anlatan 12 Years a Slave; oyuncularından yönetmenine kadar birçok başarılı ismi bir araya getirmiş ve izleyicilerin beyazperdede muazzam saatler yaşamasına sebep olmuştu. Akademi Ödülleri’nde birçok dalda ödül kazanan film; özgürlüğün gücünü ve nelere neden olacağını en güzel şekilde ele alan yapımların başında gelir. Sivil Savaş öncesindeki Amerika’da, New Yorklu özgür bir siyah adam olan Solomon Northup, kaçırılmış ve köle olarak satılmıştır. Acımasızlıklarla ve bazen beklenmedik nezaketlerle karşılaşan Solomon, sadece hayatta kalmak için değil, aynı zamanda erdemini korumak için de mücadele verir. Unutulmaz yolculuğunun sonuna doğru; Solomon’un Kanadalı kölelik karşıtı ile  karşılaşma şansı hayatını sonsuza dek değiştirir.

 


Elif Barış

Elif Barış

586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →