Ocak Ayında Vizyona Girecek Filmler
Ocak ayı vizyon takvimi, birbirinden heyecanlı pek çok film ile sinemaseverleri karşılamaya hazırlanıyor. Ocak ayında toplam 31 filmin vizyona girmesi bekleniyor.
Yeni bir yıla merhaba diyeceğimiz Ocak ayı da sinemaseverlerin heyecanını ve merakını katlayacak gibi duruyor. Quentin Tarantino’nun western tarzındaki sekizinci uzun metraj filmi The Hateful Eight, yıldızlarla dolu dev oyuncu kadrosu ile ekonomik çöküşün izlerini modern bankacılık ile silmeye çalışan The Big Short, Rocky filmleri ile bir döneme damga vuran aktör Sylvester Stallone‘nin yedinci kez Rocky Balboa’yı canlandırdığı Creed, David O. Russell’ın Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence’ı tekrar bir araya getirdiği Joy, Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun Leonardo DiCaprio’lu merakla beklenen filmi The Revenant, çocuk taciziyle gündeme geldikten sonra kendini aklamaya çalışan Katolik Kilisesi’ni ve bu büyük skandalı ortaya çıkarmaya çalışan Boston Globe gazetesinin ‘Spotlight’ muhabirlerini konu alan dev oyuncu kadrosuyla Spotlight, Todd Hayness imzalı 1950’lerde New York’ta yaşayan iki kadının arasındaki aşk hikâyesi Carol, Ocak ayı vizyon takviminin en dikkat çeken filmleri olarak öne çıkıyor.
Ocak Ayında Başka Sinema Yine Dopdolu!
2015 Cannes Film Festivali‘nden Altın Palmiye ile dönen Dheepan, geçmişte işledikleri suçlar nedeniyle kilise tarafından küçük bir sahil kasabasına sürülen ve gözlerden uzak bir evde zorunlu inzivaya çekilen dört rahibin hikâyesini konu alan The Club, kadınların eşit oy hakkına sahip olması için başlatılan kadın hareketini ve bu mücadelenin ardında yatan gerçekleri konu alan Suffragette, Paolo Sorrentino imzalı Youth ve daha niceleri Ocak ayında Başka Sinema vasıtasıyla beyazperdedeki yerini alıyor.
Şubat ayında tekrar görüşmek dileğiyle!
1 Ocak
Dheepan

En İyi Film seçilerek 2015 Cannes Film Festivali‘nden Altın Palmiye ile dönen, Jacques Audiard imzalı Dheepan; aşkı, sevgiyi, savaşmayı ama en çok da aile olabilmeyi en baştan öğreten, son dakikasına kadar nefeslerinizi tutarak izleyeceğiniz bir film.
Başta Coen kardeşler ve Xavier Dolan olmak üzere tüm Cannes jürisini kendine hayran bırakan, Pas ve Kemik ve Yeraltı Peygamberi filmleriyle tanıdığımız Jacques Audiard’ın Cannes’ın en büyük ödülünü kazanan son filmi, Paris’te Sri Lankalı üç mülteci üzerinden tüm dünyadaki sığınmacıların çektiği zorlukları ele alıyor. Filme adını veren Dheepan’ı 1980’lerde Tamil Kaplanları’nda çocuk asker olan romancı Antonythasan Jesuthasan canlandırıyor. Filmin konusu kısaca şöyle:
Sri Lanka’da sona eren iç savaştan kaçabilmek için Dheepan, bir kadın ve bir kız çocuğuyla bir aileymiş gibi davranarak mülteci olarak Fransa’ya gider. Paris dışında bir toplu konuta yerleştirilen üçlü, bir yandan göçmen olarak kültür çatışmasını aşmaya çalışırken bir yandan da gündelik şiddetle ve “ailevi” meselelerle uğraşmak zorunda kalacaktır.
In the Heart of the Sea / Denizin Ortasında

Cinderella Man, A Beautiful Mind ve Rush gibi filmlerle tanınan Ron Howard‘ın yönetmen koltuğunda oturduğu In the Heart of the Sea, Nathaniel Philbrick‘in aynı adlı kitabından uyarlanıyor. Senaryo ise Blood Diamond’ın senaristi Charles Leavitt ve Dawn of the Planets of the Apes filminin senaristi Amanda Silver‘ın imzasını taşıyor. Filmin başrolünde Ron Howard’la ikinci kez çalışan oyuncu Chris Hemsworth‘ün yanı sıra Ben Whishaw, Cillian Murphy, Benjamin Walker gibi oyuncular da yer alıyor.
Herman Melville‘in Moby Dick efsanesinden ilham alınan film 1820 yılında Pasifik Okyanusu’nda balina avlamakta olan bir geminin, İsmerpeçet balinasının saldırısı sonucunda gemi mürettebatının hayatta kalma mücadelesine odaklanıyor. 8 kişinin canlı olarak kurtulduğu bu olayda Chris Hemsworth Owen Chase karakterine hayat verirken, Ben Whishaw ise Herman Melville karakterini canlandırıyor.
Baskın: Karabasan

Toronto Uluslararası Film Festivali’nin Geceyarısı Çılgınlığı bölümünde dünya prömiyerini gerçekleştiren Baskın: Karabasan‘ın yönetmen koltuğunda Can Evrenol oturuyor. Filmin başrollerinde ise Ergun Kuyucu, Görkem Kasal, Fatih Dokgöz ile Muharrem Bayrak yer alıyor. Filmin konusu ise şöyle:
Görmeye alışık olmadığımız ve izleyiciyi tam anlamıyla hayal gücü ile baş başa bırakacak film, beş polisin gece devriyesi sırasında gelen yardım çağrısı üzerine destek için gittikleri terkedilmiş tarihi bir Osmanlı karakolunda başlarına gelenleri anlatıyor.
Kocan Kadar Konuş: Diriliş
Hep Yek
Alvin ve Sincaplar: Yol Macerası
8 Ocak
The Big Short / Büyük Açık

Michael Lewis‘in kaleminden çıkan The Big Short: Inside the Doomsday Machine adlı romandan uyarlanan The Big Short’un yönetmen koltuğunda Adam Mckay oturuyor. Filmin senaryosunu ise Charles Randolph ile birlikte McKay kaleme alıyor. Yıldızlarla dolu dev oyuncu kadrosuyla tüm dikkatleri üzerine çeken filmin başrollerini Steve Carell, Christian Bale, Ryan Gosling ve Brad Pitt paylaşıyor. 73. Altın Küre Ödülleri‘nde dört farklı dalda aday gösterilen filmin resmi sinopsisi ise şöyle:
Dört aykırı insan medya ve devletin inkar ettiği ekonomik çöküşü fark edince bir fikir ile ortaya çıkarlar: The Big Short (Büyük Açık). Yaptıkları cesur yatırım onları, herkesi ve her şeyi sorgulamaları gerektiği modern bankacılığının kalbine götürür.
The Hateful Eight

Quentin Tarantino’nun western tarzındaki sekizinci uzun metraj filmi The Hateful Eight‘in oyuncu kadrosunda Samuel L. Jackson (Marquis Warren), Kurt Russell (John “The Hangman” Ruth), Jennifer Jason Leigh (Daisy Domergue), Walton Goggins (Chris Mannix), Demian Bichir (Bob), Tim Roth (Oswaldo Mobray), Michael Madsen (Joe Gage), Bruce Dern (General Sanford Smithers) ve küçük bir rolle karşımıza çıkan Channing Tatum yer alıyor. Filmin konusu ise şöyle:
Bölgede “The Hangman” olarak tanınan kelle avcısı John Ruth (Russell) ve firari Daisy Domergue (Leigh), Domergue’nin adalete teslim edileceği Red Rock kasabasına doğru ilerlemektedir. Yolda iki yabancı ile karşılaşırlar: eski bir askerden kötü şöhretli bir kelle avcısına dönüşen Binbaşı Marquis Warren (Jackson) ve kasabanın yeni şerifi olduğunu iddia eden güneyli bir asker kaçağı Chris Mannix. Kar fırtınası yüzünden yollarını kaybeden Ruth, Domergue, Warren ve Mannix, dağ geçidinde posta arabalarının durak yeri olarak kullandığı Minnie’nin Tuhafiye Dükkanı’na sığınırlar. Minnie’nin dükkanına vardıklarında dükkanın sahibi yerine dört yabancı adam ile karşılaşırlar; Minnie annesini ziyaret ederken dükkana bakan Bob (Bichir) ve fırtınadan kaçmak için dükkana sığınan Oswaldo Mobray (Roth), Red Rock kasabasının celladı Joe Gage (Madsen) ve Konfederasyon Generali Sanford Smithers (Dern). Fırtına, dağ eteğindeki mola yerini ele geçirdikçe, 8 yolcu Red Rock’a ulaşamayabileceklerinin farkına varırlar…
Creed: Efsanenin Doğuşu

Rocky filmleri ile bir döneme damga vuran aktör Sylvester Stallone‘nin yedinci kez Rocky Balboa’yı canlandırdığı film Creed’in yönetmenliğini Ryan Coogler üstleniyor. Seneayosunu Coogler’ın Aaron Covington ile kaleme aldığı filmde Stallone’ye Adonis Johnson’a hayat veren Michael B. Jordan eşlik ediyor. Filmin konusu:
Adonis, kendisi doğmadan önce ölen dünya ağır sıklet boks şampiyonu babası Apollo Creed’i hiç tanıyamamıştır. Fakat, boks ruhunun kendi damarlarında da gezdiğini hissetmektedir. Dolayısıyla Adonis, babası ile Rocky Balboa’nın arasındaki efsane maçın yapıldığı yere, Philadelphia’ya gider. Adonis burada Rocky’nin izini sürer ve ondan kendisini eğitmesini ister. Rocky, her ne kadar bokstan uzak kalmaya ant içmiş olsa da, Adonis’teki güç ve azmi görünce onun koçu olma görevini kabul eder.
Joy

The Fighter, Silver Linings Playbook ve American Hustle gibi filmlerle hafızalarda yer edinen David O. Russell’ın yönetmenlik koltuğunda oturduğu Joy, üç çocuk annesi bir kadının hayatta kalma mücadelesine odaklanıyor. Başrolünde Jennifer Lawrence, Bradley Cooper, Robert De Niro ve Virginia Madsen’e yer veren dramanın senaryosu Bridesmaids ile dikkatleri üzerine çeken Annie Mumolo tarafından kaleme alındı. Filmin konusu:
Joy, dört nesildir devam eden bir ailenin en genç üyesi olan bir kızın, büyük bir şirket hanedanlığı kurarak bir kadına dönüşmesini ve anaerkil ailenin başına geçmesinin çılgın hikâyesini anlatıyor. Bu hikâye, ihanet, hainlik, masumiyetin kayboluşu ve aşkın sebep olduğu yaraların, gerçek bir aile lideri ve patron olma yolunda, acımasız iş dünyasıyla yüzleşmenin aşırı derecede duygusal ve komik insani hikâyesi. Hem aile içinde hem aile dışında, dostların düşmana, düşmanların dosta dönüştüğü bir ortamda Joy, içsel hayatı ve geniş hayal gücüyle birlikte karşılaştığı fırtınalardan galip çıkıp amacına ulaşacaktır.
Colonia

2000 yılında Quiero Ser (I Want To Be…) adlı kısa filmiyle Akademi Ödülünü kucaklayan Alman yönetmen Florian Gallenberger‘in yeni gerilim filmi Colonia‘nın senaryosu Gallenberger ve ilk senaristlik deneyimi yaşayan Torsten Wenzel‘in imzasını taşıyor. Film Lena ve Daniel çiftinin Pinochet döneminde bir askeri kampta verdikleri yaşam mücadelesini konu alırken; başrollerini Emma Watson ve Daniel Brühl‘un paylaştığı drama Michael Nyqvist, Richenda Carey, Vicky Krieps gibi isimlere de yer veriyor.
Filmin kısaca konusu ise şöyle:
Film, 1973 yılında Şili askeri darbesinde olaylara karışan genç çift Lena ve Daniel’in hikâyesini konu alıyor. Daniel, Pinochet’in gizli polisi tarafından kaçırılır ve Lena erkek arkadaşını bulmak için ülkenin güneyinde yer alan Colonia Dignidad bölgesine kadar onun izini sürer. Hatip Paul Schafer tarafından yönetilen Colonia kendini cömert ve merhametli bir tarikat olarak tanımlar; ancak Colonia kimsenin kaçmayı başaramadığı bir yerdir. Lena, Daniel’i bulmak için tarikata katılmaya karar verir.
15 Ocak
Suffragette / Diren

BAFTA ödüllü yönetmen Sarah Gavron‘ın Telluride Film Festivali kapsamında prömiyerini geçtiğimiz günlerde gerçekleştiren yeni filmi Suffragette, her daim yüzümüze bir tokat gibi çarpan cinsiyet eşitsizliğini ve kadınların bu yolda verdiği mücadeleyi bir kez daha gözler önüne seriyor. 20. yüzyılın başlarında İngiltere’de kadınların eşit oy hakkına sahip olması için başlatılan kadın hareketini ve bu mücadelenin ardında yatan gerçekleri konu alan filmin yaratacağı farkındalık ayrı bir önem teşkil ediyor. Filmin başrollerini ise radikal kadın hareketinin öncülerinden Maud karakteri ile karşımıza çıkan Carey Mulligan ve İngiliz aktivist Emmeline Pankhurst‘a hayat veren Meryl Streep paylaşıyor. Filmin konusu:
Bu heyecan verici hikayenin merkezinde, çalışan bir anne olmasının yanı sıra İngiltere’nin gitgide büyüyen kadınlara oy hakkı sağlama hareketine gizlice katıldıktan sonra hayatı tamamen değişen Maud (Carey Mulligan) yer alıyor. Suçlu ilan edilen İngiliz aktivist Emmeline Pankhurst (Meryl Streep)‘ün alevlendirmesiyle birlikte Maud da her sosyal sınıftan kadınların yanında yer alan bir aktiviste dönüşüyor. Oldukça agresif bir tutum içine giren polis güçleri Maud ve Maud’un kendini adadığı kadın yoldaşlarını kapana kıstırdığında, devletin yaptırımlarına karşı kendilerini bir kedi fare oyununun tam ortasında buluyorlar. Giderek radikalleşen bu hareketin rotasına karşın, eşitlik için verdikleri savaş uğruna işlerini, evlerini, çocuklarını kısacası hayatlarını kaybetmeyi bile göze alıyorlar.
18. Randevu Film Festivali kapsamında gösterilen Suffragette’in eleştirisini okumak için tıklayınız…
The Club

Oscar adayı “No”nun yönetmeni Pablo Larrain’in son filmi The Club, geçmişte işledikleri suçlar nedeniyle kilise tarafından küçük bir sahil kasabasına sürülen ve gözlerden uzak bir evde zorunlu inzivaya çekilen dört rahibin hikâyesini anlatıyor. 2015 Berlin Film Festivali’nden Jüri Büyük Ödülü ile dönen filmin başrollerinde ise Roberto Farías, Alfredo Castro, Antonia Zegers, Marcelo Alonso yer alıyor.
Rahiplerin bu inziva evindeki hayatı, çok katı ve sıkı kurallarla düzenlenmiştir. Fakat beşinci bir rahibin eve gelmesiyle bu hassas düzen bozulur. Rahiplerin geride bıraktıklarını düşündükleri geçmişleri yüzlerine vurulurken, araftaki bu günahkârların karanlık sırları açığa çıkmaya başlar. Yabancı Dilde En İyi Film dalında Altın Küre ödülüne aday olan film, aynı zamanda Şili’nin Oscar temsilcisi.
Filmekimi 2015 kapsamında gösterilen The Club’ın eleştirisini okumak için tıklayınız…
The Good Dinosaur / İyi Bir Dinozor

Disney – Pixar desteğiyle sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanan The Good Dinosaur’un yönetmenlik koltuğunda ilk uzun metraj filmini yönetecek olan Peter Sohn otururken, seslendirme kadrosunda Judy Greer, Neil Patrick Harris, Bill Hader, Frances McDormand ve John Lithgow gibi isimler bulunuyor. Filmin konusu ise şu şekilde;
“The Good Dinosaur filmi izleyenlere şu soruyu soruyor: Dinozorların yok olmasına sebep olan asteroit, dünyaya temas etmeden geçseydi ve dev dinozorlar yok olmasaydı ne olurdu? Pixar animasyon stüdyosu, sizleri bir Apatosaurus olan Arlo ismindeki dinozorun, bir insanoğluyla arkadaş olmasını anlatan destansı bir maceraya çağırıyor. Bu ikili, zorlu ve gizemli topraklarda yolculuğa çıkmışken, Arlo korkularıyla yüzleşmeyi öğrenecek ve gerçek gücünün farkına varacaktır.”
Kardeşim Benim
Heidi
Bizans Oyunları
22 Ocak
Youth / Gençlik

Oscar’lı yönetmen Paolo Sorrentino “Muhteşem Güzellik”ten sonra, başrollerinde Michael Caine, Harvey Keitel, Rachel Weisz, Paul Dano ve Jane Fonda‘nın yer aldığı dev yıldız kadrosuyla çektiği Gençlik / Youth ile yine çok konuşulacak bir filme imza atıyor.
Fred (Michael Caine) ve Mick (Harvey Keitel) İsviçre Alpleri’nde muhteşem bir otelde uzunca bir tatile çıkar. Fred, emekliye ayrılmış dünyaca ünlü bir besteci ve orkestra şefidir. Mick ise vasiyetim dediği son filminin senaryosu için bir grup gençle yoğun bir yazım sürecindedir. Geçmiş, gelecek, sadakat, yaşlanma ve gençliğin çarpışmasını bu iki insanın dünyasından perdeye taşıyan film, bu büyük otel ve her biri nevi şahsına münhasır birçok misafiriyle izleyenlerini her daim canlı tutarken bir Sorrentino klasiği olarak müzik ve görüntünün ihtişamıyla büyülü bir atmosfer yaratıyor.
Filmekimi 2015 kapsamında da gösterilen Youth’un eleştirisini okumak için tıklayınız…
The Revenant / Diriliş

Amores Perros (2000), 21 Grams (2003), Biuitful (2010) ve Babel (2006) gibi pek çok başarılı filmin ardından başta Akademi Ödülleri ve Altın Küre olmak üzere bu yılın neredeyse tüm ödüllerine damgasını vuran filmi Birdman ile yerini daha da sağlamlaştıran Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu, hız kesmeden yeni filmi The Revenant için kamera arkasına geçiyor. Iñárritu‘nun senaryosunu Mark L. Smith ile birlikte kaleme aldığı filmin başrolünde yer alan Leonardo DiCaprio‘ya Tom Hardy, Will Poulter ve Domnhall Gleeson gibi isimler de eşlik ediyor.
Michael Punke‘un aynı isimli romanından uyarlanan The Revenant, 19. yüzyılda sınırda yaşayan kürk avcısı Hugh Glass’ın bir boz ayının saldırısına uğramasından sonra ölüme terk edilmesi ve onu soğukta ölüme terk eden kişiye karşı beslediği intikam duygusu ile tekrar ayağa kalkmasını konu ediniyor. Hugh Glass karakterine usta oyuncu Leonardo DiCaprio hayat veriyor.
Dirty Grandpa

High School Musical serisi ile üne kavuşan ve The Lucky One, Neighbours gibi filmlerle adından söz ettiren Zac Efron‘ın başrolde olduğu Dirty Grandpa‘nın yönetmenliğini Dan Mazer yaparken; film evlenmek üzere olan Jason’ın dedesiyle birlikte çıktığı yol macerasını konu alıyor. Oyuncuya Joy için kamera karşısına geçen Robert De Niro ve Julianne Hough eşlik ediyor. Kadro Zoey Deutch ve Safety Not Guaranteed‘ın yıldızı Aubrey Plaza‘yı da içinde barındırıyor. Senaryosu ilk senaristlik deneyimi yaşayan John Phillips tarafından kaleme alınan komedinin konusu kısaca şöyle:
Jason (Zac Efron) 28 yaşında sorumluluk sahibi genç bir adamdır. Uzun süredir birlikte olduğu Meredith (Julianne Hough) ile evlenmeyi düşünmektedir. Ancak düğünün planlanması ve yaşadığı stres sonucu dedesi Dick’in (Robert De Niro) müdahalesi ile kendisini çılgın bir yol macerasının içinde bulur.
Dedemin Fişi
Karlar Kralı Norm
29 Ocak
Spotlight

Thomas McCarthy’nin yönetmenliğini üstlendiği son filmi Spotlight, konusu ve oyuncu kadrosuyla oldukça dikkat çekici bir yapım olarak görünüyor. Senaryosunu McCarthy ile birlikte Josh Singer‘ın kaleme aldığı Spotlight’ın oyuncu kadrosunda ise Michael Keaton, Mark Ruffalo ve Rachel McAdams‘ın yanı sıra Liev Schreiber, Stanley Tucci, John Slattery, Brian d’Arcy James, Billy Crudup ve Jamey Sheridan gibi isimler yer alıyor.
Pulitzer ödüllü gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde, çocuk taciziyle gündeme geldikten sonra kendini aklamaya çalışan Katolik Kilisesi’ni ve bu büyük skandalı ortaya çıkarmaya çalışan Boston Globe gazetesinin ‘Spotlight’ muhabirlerini göreceğiz.
Carol

Senaryosu Patricia Highsmith’in The Price of Salt romanından esinlenilerek Phyllis Nagy tarafından yazılmış olan Carol‘un yönetmen koltuğunda Todd Haynes oturuyor. İlk gösterimini 68. Cannes Film Festivali‘nde gerçekleştirmiş olan Carol, 1950’lerde New York’ta yaşayan iki kadının arasındaki aşk hikâyesini anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Cate Blanchett ve Rooney Mara‘nın yanı sıra Kyle Chandler, Sarah Paulson, John Magaro ve Carrie Brownstein gibi isimler de yer alıyor.
Filmin konusu ise şöyle:
Carol, 1950’lerde New York’ta yaşayan ve birbirinden çok farklı iki kadın olan Therese ve Carol arasındaki ilişkiyi anlatıyor. 20 yaşlarındaki Therese (Rooney Mara) bir mağazada çalışıyordur. Sevgisiz ve para odaklı bir evliliğe saplanıp kalmış, oldukça çekici bir kadın olan Carol (Blanchett) ile tanıştıktan sonra ise daha tatmin edici bir hayata sahip olmayı düşlemeye başlar. Hikâye ilerledikçe, iki kadının hayatı Carol’ın kızının velayetini kaybetme korkusu ile çözülmeye başlar. Çünkü kocası (Kyle Chandler) Carol’ı Therese ile olan ilişkisini ve daha önce de en yakın arkadaşı Abby (Sarah Paulson) ile yaşadığı ilişkiyi öne sürerek tehdit etmektedir.
Filmekimi 2015 kapsamında gösterilen Carol’ın eleştirisini okumak için tıklayınız…
The Finest Hours / Zor Saatler

Casey Sherman ve Michael J. Tougias‘ın 2010 yılında yayımladıkları çok satanlar listesinden uzun süre düşmeyen gerçek bir öyküye dayanan romanı The Finest Hours beyazperdeye uyarlandı. Oyuncu kadrosunda Chris Pine, Casey Affleck ve Eric Bana gibi başarılı oyuncuların yer aldığı Walt Disney‘in bu yeni gerilim filmi denizde yaşanan bir felaket hikâyesini konu alıyor. Ben Foster, Holliday Grainger ve John Ortiz‘in de yer aldığı filmin senaryosunun ilk taslağını Paul Tamasy ve Eric Johnson, son versiyonunu ise Scott Silver kaleme aldı. Million Dollar Arm, Fright Night, Lars and the Real Girl ve Mr. Woodcock filmlerinin yönetmeni Craig Gillespie ise bu epik gerilimin yönetmen koltuğunda oturuyor.
Filmin konusu kısaca şöyle:
Film, 18 Şubat 1952 tarihinde gerçekleşen bir fırtınanın T-2 petrol gemisini ikiye bölmesi sonucu 30’dan fazla denizcinin içinde kısılmış kalmasını ve kurtarma çalışmalarını konu alıyor. Yardımcı mühendis olan Ray Sybert (Casey Affleck) bu facianın kontrolünü ele alma cesareti gösterirken, Sahil Güvenlik Kaptanı olan Bernie Webber (Chris Pine) ise mürettebatı kurtarmak için tahta bir can kurtaran botuyla yola koyulur. Ancak ekip, Bernie’nin nişanlısı tarafından geri döndürülmeye çalışılır. Çünkü bu göz göre göre ölüme gitmek anlamına gelmektedir.
Labyrinth of Lies / Yalan Labirenti

Yabancı Dilde En İyi Film dalında Almanya’nın Oscar adayı seçilen Labyrinth of Lies / Yalan Labirenti, Hitler sonrası döneme ışık tutuyor. Yönetmenliğini Giulio Ricciarelli‘nin üstlendiği filmin başrollerinde Alexander Fehling, André Szymanski, Friederike Becht yer alıyor. Filmin konusu kısaca şöyle:
II. Dünya Savaşı’nın ardından dünyanın Auschwitz’teki soykırıma ve ne tür bir vahşet yaşandığına dair en ufak bir fikri yoktur. Toplama kamplarıyla ilgili binlerce gizli belge mevcut olsa da, Nazi otoriteleri ve kamptan kaçmayı başaran esirler sessiz kalmış veya buna zorlanmıştır. Yıllar sonra genç savcı Johann, tesadüf eseri bazı kanıtlara ulaşır ve kamptan kurtulan esirlerle kampta görev almış Nazi subaylarını tek tek sorgulamaya başlar. İdealist savcı, hem ülkesinin hem de insanlığın yüzleşmesi için bu korkunç olayları gün yüzüne çıkarmaya, sorumluları adalete teslim etmeye kararlıdır. Sorgular sırasında derinlere indikçe Auschwitz’te yaşananlara dair akıl almaz deliller elde edecek ve bu deliller, dünya tarihini sonsuza dek değiştirecektir.
İftarlık Gazoz

Hem Dondurmam Gaymak hem de Entelköy Efeköy’e Karşı filmlerinde sözünü esirgemeyen ve karakteristik bir mizah anlayışı olan başarılı yönetmen Yüksel Aksu’nun son filmi İftarlık Gazoz‘un oyuncu kadrosunda çocuk oyuncuların yanı sıra Cem Yılmaz da rol alıyor. Filmin konusu ise şöyle:
1970’ler Türkiye’sinin barış ve huzur dolu Ege kasabalarından birinde ailesi ile beraber yaşayan Adem (Berat Efe Parlar), zeki ve çalışkan bir çocuktur. 5. sınıfı yeni bitirmiştir. Yaz tatilini boş geçirmek istemeyen Adem, ailesine Gazozcu Cibar Kemal Usta (Cem Yılmaz) ile çalışmak istediğini söyler. Zor da olsa izni koparan Adem gazozcu çırağı olarak çalışmaya başlar. Ramazan ayının başıdır ve Adem camide imamın oruç ile anlattıklarını üzerine alınır, üstelik Berna da oruç tutacaktır. Küçük olduğu için oruç tutmasına izin vermeyen ailesinden gizli niyet eder. Fakat Ege’nin yaz sıcağında, bir yandan da gazoz satarken oruç tutmak hiç de kolay değildir. Hele de bozmanın kefareti 61 gün iken Susuzluk ve açlık onu çok yormuştur, seraplar görmeye başlar. Adem’in yaşadığı bu zorluklar, onu bir maceranın içine sürükler. Bitmek bilmeyen bu uzun gün, Gazozcu Ustası Cibar Kemal ve Adem için nasıl tamamlanacaktır?
Her Şey Aşktan
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →