· 5 dk okuma

Netflix Türkiye’de Kaçırılmaması Gereken 10 Muazzam Film!

Netflix Türkiye’de Kaçırılmaması Gereken 10 Muazzam Film!

Netflix Türkiye’nin hizmete girmesiyle platformda halihazırda yayında olan diziler arasından kaçırılmaması gerekenleri derlemiştik. Bugün ise Netflix Türkiye’de yer alan filmler arasından izlenmesi gereken 10 muazzam filmi listeledik.

The Dark Knight’tan Unforgiven’a, Hangover’dan The Conjuring yüzlerce popüler ve başarılı filmin de izlenebileceği platformu baz alarak yaptığımız liste ise ülkemizde vizyon şansı bulamamış filmlerden sadece Netflix’te izleyebileceğiniz platformun özgün filmlerine, klasik yapımlardan geçtiğimiz yılın en önemli belgesellerine uzanan ölçekteki alternatif filmlere yer veriyor.

Netflix Türkiye’de Kaçırılmaması Gereken 10 Muazzam Film

Hot Girls Wanted

hot-girls-wanted-fragman-filmloverss

Ünlü oyuncu Rashida Jones‘un yapımcılığını yaptığı, Netflix’in finanse ettiği belgesel Hot Girls Wanted, amatör porno sektörünün iç dünyasını gözler önüne sererek çeşitli sebeplerle bu dünyaya girmiş genç kadınların yaşadıklarını anlatıyor. Sanal olarak insanlara ulaşmanın neredeyse son raddesine geldiğimiz, dijital ile birlikte herkesin video prodüksiyonu yapabildiği böyle bir dönemin getirisi olarak amatör porno sektörü de inanılmaz bir büyüme yakaladı. Sektörün bu büyümesi üzerine çokça konuşuldu, fakat amatör porno dünyasının temel dişlileri konumundaki oyuncuların yaşam koşulları üzerine çok fazla söz söylenmedi. Bauer ve Gradus’un belgeseli Hot Girls Wanted da tam olarak bu boşluğu doldurmayı hedefliyor.

Shahid

shahid-filmloverss

Hansal Mehta’nın yönettiği 2012 yapımı biyografik drama Shahid, insan hakları avukatı ve aktivisti olan Shahid Azmi’nin katledilmesinin gerçek hikâyesini anlatıyor. Terörizm davası ile yargılananları savunması ile ünlenen aktivist Shahid Azmi’nin yaşamının izlerini takip ettiğimiz filmde, Azmi’nin yaşadığı zorluklardan katledilmesine kadar olan süreci dramatik bir denklemde izliyoruz. Fakat Hint filmlerinden alışkın olduğumuz gibi elindeki dramayı sömürmeye çalışmayan Hansal, tamamen olmasa da daha soğukkanlı yaklaşıyor hikâyeye. Farklı perspektifleri görmemize vesile olabilecek film Netflix’in gizli hazinelerinden.

Beasts of No Nation

beasts-of-no-nation-filmloverss

Sin nombre ve Jane Eyre gibi başarılı filmlerden sonra yönettiği True Detective 1. sezon ile adını büyük kitlelere duyuran Cary Joji Fukunaga, Afrika’nın isimsiz bir ülkesinde patlak veren iç savaşın vurduğu yaşamlara çok sert bir bakış atıyor Beasts of No Nation ile. Ülkenin isminin verilmemesinden, sinematik tercihlere kadar oldukça doğru notalara basarak eserini şekillendiren Fukunaga, yetenekli oyuncu Idris Elba ve genç oyuncu kadrosundan üst düzey bir performans da almayı başarıyor. Filmin en başarılı orijinal Netflix yapımlarından biri olduğunu söylemek gerek.

Collateral

collateral-filmloverss

90’ların klasik aksiyon ve suç filmlerinden Heat’i yönettikten sonra iki biyografi filmi The Insider ve Ali’yi kotaran Michael Mann’in en göz ardı edilen filmi hangisidir diye sorulduğunda yüksek ihtimal en çok duyacağınız cevap Collateral olur. Tom Cruise’un kariyerinin en başarılı performanslarından birini sergilediği Collateral, taksici Max’in (Jamie Foxx) soğukkanlı kiralık katil Vincent’ın (Tom Cruise) rehinesi durumuna düşmesi ve sonrasında gelişen aksiyon dolu olayları konu alıyor. Ritmik bir tempoyla ilerleyen filmde, Mann’in incelikli bir sinematografi ile kotardığı aksiyon sahneleri bu ahenge hizmet ediyor.

In Your Eyes

in-your-eyes-filmloverss

Yönetmenliğini 2008 yapımı Ball Don’t Lie filmiyle ilk uzun metraj deneyimini yaşayan Brin Hill’in, senaristliğini ise Avengers serisinin iki filmini de kaleme alan Joss Whedon’ın üstlendiği 2014 yapımı In Your Eyes, birbirleriyle uzaktan iletişim kurabilen bir çiftin yaşadığı paranormal bir aşk hikâyesine odaklanıyor. Zoe Kazan ve Michael Stahl-David’in başrollerini paylaştığı film, Tribeca Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptıktan sonra beyazperdeye uğramadan internet üzerinden izleyicisine sunuldu.

From Dusk Till Dawn

from-tilldown-filmloverss

Yönetmen koltuğunda Robert Rodriguez’in oturduğu filmin senaryosu, Quentin Tarantino’ya ait. Tarantino’nun aynı zamanda başrolü George Clooney ve Harvey Keitel ile başladığı film Gecko kardeşlerin aksiyon dolu macerasını konu alır. Texas’ta yaptıkları soygunun ardından yanlarında bir rahip ve ailesiyle Meksika’ya giden Gecko kardeşler buluşma yeri olan bara vardıklarında tahmin etmedikleri bir maceraya daha atılacaklardır.

Quentin Tarantino’nun kendi filmlerinde ufak rollerle de olsa karşımıza çıkmasına alışığız ancak usta yönetmeni başrolde görmek sık sık karşılaştığımız bir durum değil. Bu sebeple, kendisini başrolde gördüğümüz bu fırsatı kaçırmamak ve keyfini çıkarmak gerekiyor!

Virunga

Virunga-filmloverss

Virunga Ulusal Parkı; UNESCO tarafından dünya mirası sit alanı olarak belirlenmiş, 7800 kilometrekareye yayılmış ve dağ gorilleri gibi onlarca soyu tükenmeye yakın türlerin yaşadığı bir park. Ayrıca bu park; kaçak avcılık yüzünden büyük zarar görmüş, doğu Kongo’da jeopolitik önemi dolayısıyla iç savaşın en kanlı çatışmalarına tanıklık etmiş ve yakın zamanda da büyük petrol şirketlerinin rezerv arama çalışmaları yaptığı bir bölge. Yönetmen Orlando von Einsiedel, Virunga’da yaşanan bu olayları farklı perspektiflerden anlatmaya çalışıyor. Son 20 yılda bölgede 140 bekçinin öldürülmesine karşın parkı hala korumaya çalışan bekçiler, petrol şirketlerinin bölgeye verdiği zararı dünyaya göstermeye çalışan bir muhabir, iç savaşın şiddetine maruz kalmış bölge insanları… Film, Virunga’nın bir şekilde dokunduğu hayatlar üzerinden anlatıyor kendini.

Roman Holiday

roman-holiday-filmloverss

William Wyler’ın yönettiği, başrollerinde Gregory Peck ve Audrey Hepburn’ün başrollerinde yer aldığı klasik romantik komedi, sterilize bir hayat yaşayan ve bu durumdan oldukça sıkılmış olan Prenses Ann’in bu hayattan kaçtığı Roma’da aşkı bulmasını anlatıyordu. Hollywood’un kara listesinde yer alan Dalton Trumbo’nun senaryosunu yazdığı film, En İyi Senaryo Oscar’ı da dahil olmak üzere 3 Akademi Ödülü kazanmış, romantik komedi alt türünün önemli klasiklerinden biri olmuştu. Özellikle Audrey Hepburn hayranlarının Roman Holiday’i kaçırmaması gerektiğini söylememize gerek yok.

Winter on Fire: Ukraine’s Fight for Freedom

fight-for-freedom-filmloverss

2013 ve 2014 yıllarında gerçekleşen ve 93 günde ortaya çıkan olaylara ışık tutan Winter on Fire: Ukraine’s Fight for Freedom, Ukrayna’nın benimsediği yeni bir sivil hakları hareketine tanıklık ediyor. Avrupa entegrasyonunu destekleyen barışsever öğrenci gösterileri şeklinde başlayan bu hareket, Başkan Viktor F. Yanukovich’in istifasını çağıran şiddetli ve hiddetli bir devrime dönüşüyor. Film; ifade özgürlüğü ve istekleri doğrultusunda kendi halkını aşırı güç kullanarak geri püskürtmeye çalışan yozlaşmış politik rejimi protesto etmek için ülke dışından yaklaşık bir milyon insanın harekete geçmesini konu alıyor.

Netflix’in özgün yapımlarından olan belgesel, Ukrayna özelinde yaşananlardan yola çıkıp hepimizin yakından tecrübe ettiği gibi tüm dünyanın içerisinde bulunduğu adaletsiz hegemonyaya doğrultuyor namlusunu.

The One I Love

one-i-love-filmloverss

Justin Lader’ın senaryosunu yazdığı, Charlie McDowell’ın yönetmenliğini yaptığı ve Mark Duplass ile Elisabeth Moss’un başrollerinde yer aldığı The One I Love, sorunları olan bir çiftin aralarındaki durumu düzeltmek için birlikte çıktıkları tatili konu alıyor. Fakat bilim-kurgu ögeleri de olan filmde bu “aşkı canlandırma” yöntemi öyle kolay bir süreç olmuyor. McDowell’ın ilişkilerin doğasını özgün bir senaryo ile sorguladığı, cevaplarını ise izleyiciye bıraktığı filmi The One I Love, sırf bu yenilikçi yaklaşımıyla bile herkesin izlemesi gereken ilginç bir yapım olmayı başarıyor.


Emre Serbes

Emre Serbes

179 yazı · İlkokul yıllarında sinemada izlediği Matrix’i tam anlamasa da filmin ve sinemanın büyüsüne kolayca kapıldı. Liseye geçtiğinde edebiyatı keşfetse de sinema hep gönlünde yatan sanat oldu. Twelve Monkeys, The Usual Suspects, Memento, Fargo filmlerini izlediğinde sinemanın anlatı konusundaki potansiyelini hayretle tecrübe etmiş oldu. Küçük bir filmin bile yüzlerce insanın hayatını değiştirebileceği düşüncesi, onun sinema heyecanını ayakta tutmaya yetti. Şimdi ise, İTÜ Gemi İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirmeye çalışıyor ve çok sevdiği sinemadan kopmamak için uğraşıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →