Netflix Dizisi The Crown’ın Fragmanı Yayınlandı
Netflix’in izleyici ile buluşmak için gün sayan dizisi The Crown’ın fragmanı yayınlandı. The Crown, Kraliçe II. Elizabeth’in evliliğiyle başlayıp kraliyet ailesinin bilinmeyen dünyasına bir yolculuk vaat ediyor.
Netflix, geçmişten günümüze uzanan bir hikayeyi 10 bölümlük 6 sezon ile izleyici karşısına çıkarmaya hazırlanıyor. Bu uğurda 100 milyon doların üzerinde bir bütçe hazırlayan Netflix, İngiltere’nin savaş sonrası dönemine ışık tutuyor. Hem de Kraliçe II. Elizabeth’in kraliyet ailesinin bilinmeyenlerine kapı aralayacak olan kişisel deneyimleri üzerinden. Kraliyet ailesi üzerinde bir gerilim yaratması beklenen dizinin başarılı olmasının beklendiği, yapılan yatırımdan anlaşılıyor. Yönetmenliğini Stephen Daldry ve senaristliğini Peter Morgan‘ın yaptığı dizinin kraliçesini, Little Dorrit dizisinin ana karakteri olarak hafızalarda yer tutan Claire Foy canlandıracak.
İngiliz Kraliyet Ailesinin Sırlarına Yolculuk: The Crown’ın Fragmanı Yayınlandı
Kraliçenin eşi Prens Philip’i Doctor Who’dan tanıdığımız Matt Smith‘in canlandırdığı dizide seyirciyi, şok edici bir açılış sahnesi bekliyor. Kralın kanser hastalığının ürkütücülüğüyle açıldığı söylenen dizinin odak noktası, zor bir dönemden geçen bir ülkeyi yönetmeye çalışırken kişisel ilişkilerinin sarsılmasıyla yüzleşen Kraliçe II. Elizabeth’in üzerindeki ağırlık. Boşanmanın asla bir seçenek olarak var olmadığı bir evliliğin içindeki gerginlik, izleyiciyi kraliyetin özel hayatına götürecek. Kadroda olan diğer isimler ise John Lithgow, Victoria Hamilton, Jared Harris, Vanessa Kirby ve Dame Eileen Atkins.
The Crown’ın ilk sezonu 4 Kasım 2016‘da Netflix aracılığıyla erişilebilir olacak. İşte şimdiden merak ve gerilim havası estiren dizinin fragmanı!
Zeynep Şentürk
179 yazı · 1987 yılında, en sevdiği mevsim olan sonbaharda doğdu. Üç kardeşin en büyüğü. Sokakta oynadı, deli gibi çizgifilm izledi, ilk olarak annesinin hediye ettiği masal kitaplarıyla okuma tutkusu başladı. Hayal kurar, resim yapar, psikolojiden anlar, modayı takip eder, Paulo Coelho ne yazsa okur, Jane Austen’ı takdir eder, sevdiği şiirleri ezberler. Yüksekte başı döner, derinlikten ürker, izlediği her korku filmi rüyasına girer. Boğaziçi Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık mezunu, bol kahve tüketen bir beyaz yakalı olarak hayatına devam eder. Kitaplardan biraz başını kaldırınca devreye girer filmler. Önce uyarlamaların peşinden gider, sonra tavsiyelerden beslenir, en sonunda kıyıda köşede kalmışları ararken bulur kendini. Baktı yetmedi, bir de üretmek ister. “Belki bir gün kendi kısa filmimi çekerim.” diye geçirir içinden.
Yazarın diğer yazılarını gör →