· 5 dk okuma

Mutlaka İzlemeniz Gereken 7 Eva Green Filmi!

Mutlaka İzlemeniz Gereken 7 Eva Green Filmi!

Fransız aktris ve besteci Eva Green, sinemaya adım attığı ilk filmi The Dreamers’ta hem başrolde yer aldı hem de müziklerini besteledi. Aslında daha önce tiyatroda performansıyla beğeni toplasa da Green’in esas yükselişi 2003 yılında Bertolucci imzalı The Dreamers’ta oldu; yani ilk filmiyle adından söz ettirmeye başlamıştı. Isabella olarak kelimenin tam anlamıyla bizleri büyüleyen Green, performansıyla ve filmdeki karakteri üzerine yaptığı yorumlarla sinemada fırtına estireceğinin adeta garantisini vermişti.

“Gerçek  hayatta oldukça utangaç biriyim, çok çekingen, ama  Bertolucci. Last Tango’yu izlemiştim ve pornografik değildi, bayağı ve  adi değildi, bu yüzden ona güvendim. O aşk ve erotizmin üstadı, ben de  kendi bilincimi kaybettim. Sanki uyuşturucu almıştım ya da anestezi  altında gibiydim çünkü öyle olmanız gerekiyordu. Kendinizi tamamen  bırakmanız ve her şeyi unutmanız gerekiyordu…”

The Dreamers ile hızlı bir giriş yaptığı sinema dünyasına tabii ki birbirinden başarılı filmlerle karşıladı bizleri. Arséne Lupin, Kingdom Heaven, Casino Royal, The Golden Compass gibi filmlerinden televizyonda fırtına gibi estiği Camelot ve Penny Dreadful adlı serilere uzanan etkileyici performanslar!

Mutlaka İzlemeniz Gereken 7 Eva Green Filmi!

The Dreamers – 2003

the-dreamers-filmloverss

1968’de Paris’te gerçekleşen ünlü öğrenci ayaklanmalarının gölgesinde, 3 sinema aşığının aşkı ve cinselliği keşfetmesinin anlatıldığı, Barnardo Bertolucci’nin şaheserlerinden biri olan The Dreamers, Fransız sinemasının kültlerine göz kırpara! Hikayeyi adeta bir şiir yazar gibi anlatan Bertolucci’ye filmde Eva Green, Michael Pitt ve Louis Garrel üçlüsünün yakaladığı uyum da destek olmuş ve The Dreamers, yönetmenin en önemli filmleri arasına adını yazdırmıştır. Matthew, Paris’e bir yıllığına gelmiş Amerikalı bir öğrencidir, Vietnam savaşına katılmak istememesi de gelme sebeplerinden biri olan Matthew, tüm boş vakitlerini sinemada geçirmektedir. İkiz kardeşler, Isabella ve Theo ile de orada karşılaşır. Kardeşlerin ailelerinin tatile gitmesinin ardından Matthew, Isabelle ve Theo ile kalmaya başlar. Isabelle’yi seven Matthew için ikiz kardeşler arasındaki yakınlığın sınırının olmaması rahatsız edicidir, ancak kardeşleri birbirinden ayıramayacağını fark ettiği için o da zamanla onlara ayak uydurmaya başlar. Film, haftalarca evden çıkmadan, politika, sinema, müzisyenler, yönetmen hakkında tartışmalara giren gençler, cinsellik sınırlarının kalmadığı oyunlar ile 68 kuşağının özgürlüğe bakış açısını, gençlerin tutkularını ve saplantılarını gözler önüne serer.

Kingdom of Heaven – 2005

kingdom-of-heaven-filmloverss

Gladyatör gibi epik sinemanın önemli örneklerinden biri olan bir filme imza atan Ridley Scott, Kingdom of Heaven’da Hıristiyan dünyası ile İslam dünyası arasında yaklaşık 200 yıl süren Haçlı Savaşları’nı konu alıyor. Scott, tarihin en uzun süren din savaşlarını, genç bir Fransız köylüsünün hikayesini merkeze alarak anlatıyor. Bu genç köylünün kaderi bir şövalye olmasıyla değişecek ve günden güne kahramanlaşarak başka insanların kaderlerini de değiştirecektir. Filmin oyuncu kadrosunda Eva Green’in yanı sıra Orlando Bloom, Liam Neeson, Jeremy Irons ve Brendan Gleeson yer alıyor.

Casino Royale – 2006

casino-royale-filmloverss

İngiliz gazeteci, yazar Ian Fleming’in 1953’te yayınlanan aynı adlı romanından, sinemaya uyarlanan Casino Royale, James Bond’un kariyerinin ilk dönemini ele alıyor. Ajanın ‘007’ olarak ilk görevi onu dünya teröristlerine bankerlik yapan Le Chiffre’ye götürür. Onu durdurup, terörist ağını çökertebilmek için, Bond’un Le Chiffre’yi Casino Royale’deki yüksek bahisli poker oyununda yenmesi gerekmektedir. Hazine Dairesi’nin güzel memuresi Vesper Lynd’in poker oyunu için gerekli miktarı getirip, hükümetin parasına göz kulak olmakla görevlendirilmesi önce Bond’un canını sıkar. Ama, Le Chiffre ve adamlarının düzenlediği bir dizi ölümcül saldırıdan kurtulma mücadeleleri sırasında Bond ve Vesper arasında karşılıklı çekim oluşur ve bu durum iki aşığı daha büyük tehlike ve olayların içine sürükler… Filmin başrollerinde Daniel Craig, Mad Mikkelsen ve Eva Gren’i görüyoruz.

Franklyn – 2008

franklyn-filmloverss

Son dönemin en çok konuşulan fantastik filmlerinden biri olan Franklyn, iki paralel dünya arasında geziniyor. Günümüz Londra’sı ile hayali gelecekteki, inanç ve dini fanatizmin hüküm sürdüğü tekdüze bir metropol olan Meanwhile City!  Körfez Savaşı gazisi, dini bütün Esser, Londra’nın evsizlerin hükmündeki karanlık sokaklarında kayıp asi oğlunu aramaktadır. Otuzlarındaki Milo, gerçek aşkın saf ve güçlü duygularına tekrar sahip olmak için çabalayıp durmaktadır. Çekici ve yaralı güzel sanatlar öğrencisi Emilia, hayat ve ölümü ayıran ince çizgide gidip gelen intihar konulu sanat projeleri üretmektedir. Şehrin tek ateisti, başına buyruk maskeli detektif Preest sokaklarda intikam peşindedir… Gerçek ile hayal arasında ustalıkla gidip gelen Franklyn, sadece hikayesiyle değil Eva Green’in muazzam performansıyla da hafızalara kazınır.

Cracks – 2009

cracks-filmloverss

Yıl 1934! Güzelleri güzeli İspanyol Fiamma saygın bir İngiliz yatılı okuluna kaydolur Onun gelişiyle okuldaki dengeler değişmeye başlar Fiamma’nın yüzme yeteneği, tavrı ve davranışları herkesi büyülemiştir Okuldaki kızlar grubunun idolü olan Öğretmen Miss G de öğrencileri gibi ondan etkilenir Ancak zamanla Fiamma’yı takıntı haline getirince genç kızın hayatı cehenneme döner… Usta yönetmen Ridley Scott’ın kızı Jordan Scott’ın ilk sinema filmi olan Cracks, hayranlık, kıskançlık, aşk ve şiddet kavramlarını karşımıza çıkarır.

Perfect Sense – 2011

perfect-sense-filmloverss

İlişkilerinde bağlanma sorunu yaşayan, usta bir şef olan Michael ile soğuk bir görünüme sahip, doktor Susan; tüm dünyada insanların duygularını bir bir yok eden bir salgın hastalık ortaya çıkmışken birbirlerine aşık olurlar. Uzun zamandır hayatlarına birini dahil etmeyen, sadece işleriyle ilgilenen ikili; diğer insanlar sevme yetilerini kaybederken birbirlerini bulmuşlar ve bu duruma rağmen birlikte var olmaya çalışacaklardır. Sinemanın vazgeçilmez konularından biri olan ‘salgın’; bu kez farklı bir formda beyazperdeyle buluşuyor. Aşkın ve tutkunun başrolde olduğu bir hayatta kalma mücadelesini izlediğimiz Perfect Sense’in başrollerinde ise Eva Green ile Ewan McGregor yer alıyor

Sin City: A Dame to Kill For – 2014

sin-city-a-dame-to-kill-for-filmloverss

Günah Şehri’nin zifiri karanlık gecelerinden birinde Dwight McCarty ile karşı karşıya kalırız. Dwight işleri nasıl berbat ettiğini düşünürken ‘hayat’ adını verdiği gri ve hissiz cehennemden kaçıp sıfırdan başlayabilmek için her şeye hazır gibidir… Bilmediği şey ise pek yakında tek aşkı Ava’nın çıkıp gelecek olmasıdır! Zamanında kalbini fazlasıyla kıran güzeller güzeli Ava, sonrasında cani milyarder Damien Lord ile evlenmiş, şimdiyse kocasından ve koruması Manute’dan kurtulmak için Dwight’ın yardımına muhtaç kalmıştır. Dwight belalarla dolu bu şehirde kimseye güvenmemesi gerektiğini unutur ve Ava’ya yardım etmek için kendini tehlikeli bir oyunun ortasına atar. Bu esnada şehrin diğer köşelerinde de karanlık yeniden uyanır… Robert Rodriguez ve Frank Miller’in yönettiği filmin oyuncu kadrosu ise muazzam! Eva Green, Mickey Rourke, Jessica Alba, Rosario Dawson, Jaime King, Powers Boothe, Bruce Willis ve  Joseph Gordon-Levitt…


Elif Barış

Elif Barış

586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →