· 6 dk okuma

Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Marion Cotillard Performansı

Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Marion Cotillard Performansı

“Zaman alışmayı öğretebilir ama unutmayı asla…” – From the Land of the Moon

Yönetmen bir baba, Jean-Claude Cotillard ve oyuncu bir anne Niseema Theillaud’un kızı olan; yarattığı karakterlerle hafızalarımıza kazınan yetenekli oyuncu Marion Cotillard, ilk kez babasının yönettiği bir oyunda tiyatro sahnesinde yer almasıyla oyunculuk kariyerine adım atmış ve 90’lı yılların sonunda Taxi serisinin ilk filmiyle beyazperdede adından bahsettirmeye başlamıştı. Fransız sinemasının en sevilen romantik filmlerinden biri olan Jeux D’enfants’ın başrolünde karşımıza çıkan Cotillard; müzik dünyasının efsane isimlerinden biri olan Edith Piaf’ı canlandırdığı ve Akademi tarafından ödüllendirildiği La Mome ile sinema tarihine adını yazdırdı. Sadece Fransa’da değil, uluslararası bir tanınırlık kazanan ve Woody Allen, Christopher Nolan, Dardanne Kardeşler gibi başarılı yönetmenlerle birlikte çalışan Cotillard; bu yıl ise vizyona adeta damgasını vurdu ve 2016’nın son ayında üç filmle; From the Land of the Moon, Allied ve Assassin’s Creed izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Marion Cotillard Performansı

Taxi – 1998

taxi-filmloverss

Hız tutkunu olan Daniel, pizza dağıtıcılığını bırakarak bir takside şoför olarak çalışmaya başlar. Kullandığı arabanın güçlü motoru ve hızı sayesinde polis radarlarına bile yakalanmaması Daniel i haddinden fazla heyecanlandırmaktadır. Fakat her şey polis memuru Emilien ile tanışınca farklı bir hal alır. Ehliyet sınavında başarılı olamayan Emilien, Daniel’den bazı suçluları yakalaması için yardım ister. Aksi taktirde arabası elinden alınacaktır; Daniel bir anda kendini maceraların içinde bulur. Gérard Krawczyk tarafından yönetilen Fransız komedi filmi Taxi’nin başrollerinde Marion Cotillard’ın yanı sıra Sammy Nacari, Frederic Diefenthal, Emma Wiklund yer alıyor.

Jeux d’enfants – 2003

jeux-d-enfants-filmloverss

Cap ou pas cap? sözcükleri duyulduğunda akıllarınıza; çocukluk aşkı, güzel anılar, atlı karınca motifli bir teneke kutu geliyor ve içinizde La Vie En Rose dinleme isteği uyanıyorsa Jeux D’enfants’le bir yerlerde kesişmişsiniz demektir. Marion Cotillard ile Guillaume Canet’in hayat verdiği; Sofia ile Julien’in masal tadında zamanlara sığamayan aşkı. Bir oyun kuralı etrafında geçip giden yıllar, vazgeçilemeyen alışkanlıklar ve çocukluktan kalma bir büyü. Annesi ölmek üzere olan Julien ile bir göçmen ailenin kızı olan Sofia’nın çocukluklarında başlattıkları bir cesaret oyunu sizce hayatı nasıl alt edebilir?

La Mome – 2007

la-mome-filmloverss

İlk kez Berlin Film Festivali’nde izleyici karşısına çıkan bizi zaman için müzik dolu bir yolculuğa çıkaran La Mome’nin başrolünde Edith Piaf’a hayat veren isim başarılı oyuncu Marion Cotillard. Yetenekli oyuncu o kadar muazzam bir performans sergiler ki, trajedilerle dolu özel hayatına rağmen tutku dolu sesiyle büyüleyen, narin bir kadın olan ‘Kaldırım Serçesi’ Edith Piaf’ı ondan daha başarılı bir şekilde beyazperdeye yansıtacak başka birini hayal dahi edemeyiz. Piaf’ın sürekli mücadelelerle geçen yaşamını anlatan bu filmde, sanatçının La vie en rose, Non, Je ne regrette rien gibi otuz muhteşem şarkısı yer alıyor. Sokak şarkıcısı annesi tarafından terk edilmesi, bir randevuevinde büyümesi, dört yıl boyunca kör olması ve sonunda bir gece kulübü sahibi tarafından keşfedilmesi; tutkulu ilişkileri, ünlü dostları, trajik sonu…

Public Enemies – 2009

public-enemies-filmloverss

Büyük buhran sonrası 1930’lu yıllarda otoritede oluşan büyük boşluk birçok suçlunun da ortaya çıkışına sebep olmuştur. Bunlardan John Dillinger, Baby Face Nelson ve Pretty Boy Floyd henüz oluşturulan FBI kurumunun hedefindeki isimlerdir. Halk Düşmanları olarak anılan bu büyük patronlarla FBI arasındaki mücadele o döneme damgasını vuracaktır. Michael Mann’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Public Enemies’in oyuncu kadrosu ise muhteşem! Johnny Depp, Marion Cotillard, Christian Bale, Channing Tatum gibi isimlerin yer aldığı film; Bryan Burrough’un Public Enemies: America’s Greatest Crime Wave and the Birth of the FBI, 1933-43 isimli kitabından sinemaya uyarlanmıştır.

Little White Lies – 2010

little-white-lies-1-filmloverss

Başarılı Fransız aktör Guillaume Canet üçüncü yönetmenlik denemesinde Fransız sinemasının büyük yıldızlarını bir araya getiriyor. Gözlemlere dayanan mizahi yaklaşımıyla duygusal bir dram yapısını izleyen White Little Lies, arkadaşlarının geçirdiği talihsiz bir kazaya rağmen yıllık tatillerini deniz kıyısında geçirmeye karar veren Parisli burjuva bir arkadaş grubunun etrafında geçiyor. Bu arkadaş grubunun hepsi sırlarla ve güvensizliklerle örselenmiştir; Mutlu bir evliliği olan Vincent, Max’e aşık olur; Marie, Ludo’nun eski sevgilisidir; Eric, Lea’yı aldatmaktadır; Antoine eski kız arkadaşına kafayı takmış durumdadır… Günler geçtikçe saklanan sırlar, ilişkiler, sadakatler ve dostluk bağları sınanacak olan bu grup; hepimizin hayatından benzerlikler sunduğu için belki de hayatın en olağan yüzünü en yalın dille anlatmasına rağmen oldukça etkileyici bir yapım!

Inception – 2010

inception-filmloverss

Rüyalar gün boyu içinde bulunduğumuz dünyadan bizi uzaklaştıran ve ‘normal’ hayatımızın aksine uçsuz bucaksız bir hayal dünyasının kapısını açan paralel bir evrendir. Inception da tam olarak insanın zihnine, en savunmasız anına rüyalarına giden bir yolculuk sunar bize. Dom Cobb, zihnin rüya görme anında, bilinçaltının derinliklerindeki değerli sırları çekip çıkararak onları çalan çok yetenekli bir hırsızdır. Ona bu olağandışı hayatından kurtulması için bir fırsat sunulduğunda ise Cobb, düşünmeden kabul eder. Ancak ona hayatını geri verecek son işi; yaptıklarının aksine bu kez fikri çalmak değil onu yerleştirmektir. Film, bilinçaltının karanlık ve karmaşık yollarında izleyiciye bir labirentte çıkışı bulma hissi aşılayacaktır.

Midnight in Paris – 2011

midnight-in-paris-filmloverss

Filmlerinde şehirleri adeta bir karakter gibi izleyiciye sunan Woody Allen’dan ve onun en çok beğenilen filmlerinden biri olan Midnight in Paris’ten bahsetmeden olmaz. Genelde hikayesinin merkezine şehri oturtan ve şehirlerin ruhlarını çok iyi yansıttığını düşündüğüm Allen, bu filminde sadece şehri anlatmaz aynı zamanda izleyiciyi zaman yolculuğuna da çıkarır. Üzerinde etkimizin olmadığı zaman kavramı, çok fazla konuşulur ve merak edilir. Paris’in büyülü dokusuyla, zamanın belirsizliğinin harmanlandığı bu film, Paris’i ve Paris’i yaşayan insanların fotoğrafını çeker. Owen Wilson, Rachel McAdams, Marion Cotillard, Adrian Brody gibi ünlü isimleri bir araya toplayan Midnight in Paris, şiir kokan diliyle izleyeni büyüleyen bir Allen klasiği.

Rust and Bone – 2013

rust-and-bone-filmloverss

Katil balina eğitmeni olan Stephanie ile 5 yaşındaki oğlunu kaybettikten sonra kimsesiz, evsiz ve parasız kalan Ali’nin yolları bir gece kulübünde çıkan kavga sonrası tesadüfen kesişir. Aslında tamamen ayrı dünyaların insanı olan Stephanie ve Ali’ye kader bir oyun daha oynar. ulaşılmaz gibi görünen Stephanie akvaryumdaki bir kaza sonucu kötürüm kalır ve Ali ömrünün geri kalanını Stephanie’nın mutlu olmasına adar. Craig Davidson’ın kısa hikayesinden uyarlanan, Jacques Audiard’ın yönettiği filmin başrollerini ise iki başarılı isim Marion Cotillard ve Matthias Schoenaerts paylaşıyor

Two Days One Night – 2014

two-days-one-night-filmloverss

Dardenne Kardeşler imzalı Deux jours, une nuit, modern toplumun insanlığı ve insan ilişkilerini nasıl etkilediğini, maddeci algının ve ekonominin bireyin hayatında ne denli önemli olduğunun ve vicdan, sevgi, merhamet gibi kavramların giderek nasıl uzaklaştığının başarılı bir tasvirini gözler önüne serer. Marion Cotillard’ın hayat verdiği Sandra, küçük bir güneş paneli fabrikasında çalışan genç bir eş ve annedir. Depresyon yüzünden izne çıkmak zorunda kaldığında, iş arkadaşları biraz daha uzun çalışarak, Sandra’nın iş yükünü halledebildiklerini görürler ve patronu ise eğer Sandra’yı işten çıkarmayı kabul ederlerse, tüm çalışanlara 1000 Euro prim verileceğini açıklar. Sandra işe döndüğünde fark eder ki kaderi 16 iş arkadaşının kararına bağlıdır ve onları ikna etmesi için sadece bir haftasonu vardır…

Macbeth – 2015

macbeth-filmloverss

11. yüzyıl İskoçya’sında Kral Duncan’ın ordusunda general olarak görev yapan Macbeth, asilere karşı çok önemli bir savaş kazanmıştır. Savaştan hemen sonra karşılaştığı üç kahin kendisine kral olacağını söylerler. Bu kehaneti aklından çıkaramayan Macbeth, hırslı eşinin de yönlendirmesiyle kendini tamamen farklı bir dünyada bulur. Shakespeare’in İskoçya kökenli General Macbeth’in temel alan, dünya klasikleri arasına girmiş tiyatro oyunu Macbeth’in yeni bir uyarlaması olan film, iktidar için oynanan entrikaları, ihanetleri ve taht kavgalarını konu alıyor. Yeni uyarlamanın filmin yönetmenliğini Justin Kurzel üstlenirken, yapımın başrollerinde Michael Fassbender ve Marion Cotillard yer alıyor.

From the Land of the Moon 9 Aralık’ta Sinemalarda!

from-the-land-of-the-moon-1-filmloverss

Marion Cotillard’ın başrolde yer aldığı ve 2016 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan From the Land of the Moon, II. Dünya Savaşı sonrasında geçen tutku dolu bir aşk hikayesini konu alıyor. Gabrielle, ailesinin baskısına dayanamamış ve bir çiftçi olan José’yle evlenmiştir. José karısına aşık, dürüst ve çalışkan bir adamdır, ancak bu evlilik içinde kendini bir mahkum gibi hisseden Gabrielle, bu adanmışlığa hiçbir zaman karşılık veremeyeceğinin farkındadır. Bir gün tutkularını ona yeniden hatırlatacak ve ayağını yerden kesecek olan André ile tanışır. Beraber kaçmak için sözleşirler, fakat onları çevreleyen dünyanın buna izin vermeye niyeti yoktur. Milena Agus’un aynı adlı, çok satan romanından uyarlanan filmde performansı ile övgü toplayan Marion Cotillard’a iki başarılı oyuncu daha Louis Garrel ve Alex Brendemühl eşlik ediyor. Yönetmen koltuğunda Nicole Garcia’nın oturduğu From the Land of the Moon 9 Aralık’ta izleyiciyle buluşacak.


Elif Barış

Elif Barış

586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →