Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Jodie Foster Performansı!
Televizyon dizilerinden reklam filmlerine; henüz çocuk yaştayken kamera önüne geçen Jodie Foster o yıllardaki başarısını yıllar geçtikçe hem yönetmen hem de oyuncu olarak arttırmaya devam ederek, adını sinema dünyasına yazdırdı. Martin Scorsese imzalı Taxi Driver’da canlandırdığı karakterle Akademi tarafından ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ ödülüne aday olan Foster; artık geniş kitlelerce tanınan başarılı bir oyuncu olarak anıldığında henüz 14 yaşındaydı. Böylesine önemli bir yeteneğin yer aldığı yapımları hatırlamak adına; 1988 yapımı The Accused ve 1991 yılında vizyonla buluşan The Silence of the Lambs’ta canlandırdığı karakterlerle büyüleyen, 70’lerin sonunda başladığı kariyerine hep daha fazlasını katarak devam eden Foster’ın bugüne kadar gelen ve mutlaka izlemeniz gereken 10 filmi sizler için sıraladık.
Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Jodie Foster Performansı
Taxi Driver – 1976

Geçtiğimiz yüzyılın en ikonik filmlerinden biri olan Martin Scorsese imzalı Taxi Driver; yarattığı atmosferle ve Robert De Niro’nun muazzam performansıyla dikkatleri çeker. De Niro’nun yanı sıra oyuncu kadrosunda yer alan Jodie Foster’ı beyazperdede tanınmasını sağlayan filmlerin başında gelen Taxi Driver; Vietnam savaşının etkilerini üzerinden atamayan Travis’in geceleri taksi şoförü yaparak sürdürdüğü hayatı, adaletsiz dünyaya karşı duruşunu izlediğimiz filmde, bunların bir temsili olarak sunulan New York da önemli bir karakterdir. Taxi Driver, çürümek üzere olan bir toplumda kaybolmayan masum duyguların da varlığını hissettirir.
The Accused – 1988

Jodie Foster’a ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalında Oscar kazandıran The Accused; Foster’ın muazzam performansıyla akıllara kazınmıştır. Kadına, toplum tarafından baskın olan algılara etkileyici bir eleştiri olan filmin yönetmen koltuğunda ise Jonathan Kaplan oturuyor. Foster’ın hayat verdiği Sarah Tobias, bir gece gittiği bir barın civarında üç kişinin tecavüzüne uğrar. Olayın ardından hemen polise başvurur ve avukat olarak Kathryn Murphy, bu olayın başına atanır. Murphy, tecavüze uğrayan kadının daha önce suçlu olması ve çok da onaylanmayan geçmişi yüzünden olaya pek de sıkı sarılmaz..
The Silence of the Lambs – 1991

Jodie Foster’ın hayat verdiği akademiden yeni mezun olmuş FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin peşindedir. Katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter’la tanışıp, onun güvenini kazandıktan sonra da bu konu hakkında Lecter’dan bilgi almayı planlamaktadır. Starling’in katili yakalamak için ipuçlarına ihtiyaçları vardır ve o da bir psikiyatrken bir seri katile dönüşen Lecter’ın hastalıklı zihninin derinliklerine yapılması gereken bir yolculukla mümkündür. Ancak, Starling Lecter’la yaşadığı Faustian bir ilişki sonunda onun kaçışına sebep olur ve artık iki ayrı seri katil sokaklardadır.
Nell – 1994

Yaşanmış bir olaydan esinlenerek beyazperdeye yansıyan Nell; Kuzey Kaliforniya’da geçen bir öyküyü ele alır. Nell; Doktor Jerome Lovell tarafından şans eseri keşfedildiğinde Kuzey Karliforniya ormanlarında tamamen ilkel şartlarda ve kendi başına yaşamaktadır. Nell, sadece kendisinin bildiği tuhaf bir dil kullanmakta ve küçük doğal dünyasında, akıl almaz bir hayat sürmektedir. Ancak bilim insanları hırçın ve evcilleştirmesi güç genç kadını incelemeye başladıklarında bu mucizevi varlığı sonsuza dek değiştireceklerinden bihaberdirler; elbette ki kendi hayatları da alt üst olacaktır. Film, özellikle Nell karakterine hayat veren Foster’ın çizdiği portre ile hafızalara kazınmıştır..
Panic Room – 2002

Fight Club, Seven, Game gibi başarılı filmlere imza atmış olan ünlü yönetmen David Fincher’ın yönetmenliğini yaptığı, başrollerinde Jodie Foster, Kristen Stewart ve Forest Whitaker’ın yer aldığı Panic Room, eve soyguna gelen insanlardan korunmak için ev için özel yapılmış ‘panik odası’na sığınan bir anne kızın gerilim dolu saatlerini anlatır. Kocasından boşandıktan sonra yüklü bir nafaka alan Meg, kızı Sarah’la yaşamak için Manhattan’da dört katlı büyük bir ev satın alır. Evde sığınak olarak yapılan, dışarıdan içerine ulaşmanın mümkün olmadığı ve içerisinden tüm evin kameralarla izlenebildiği bir panik odası vardır. Eve soygun için gelen kişilerden korunmak için bu odaya kapanan Meg ile Sarah’ı korku dolu uzun saatler bekleyecektir. Çünkü soyguncuların aradığı, evin bir önceki sahibinin sakladığı 22milyon dolar panik odasının içine gizlenmiştir.
Flight Plan – 2005

Eşinin ölümünden sonra zor günler içeren Kyle Pratt kızı ile beraber bir yolculuğa çıkar. Son derece modern bir jet uçakta geçen bu yolculuk sırasında küçük kızı aniden kaybolur. Çıldırma noktasına gelen kadın kızını hiçbir yerde bulamaz. Üstelik hosteslerden bazıları seyahati boyunca yalnız olduğunu ve uçak listesinde kızının adına benzer bir kayıt olmadığını söylerler. Kyle gerçekten aklını mı kaçırmaktadır yoksa uçaktaki herkesin dahil olduğu bir komplo ile karşı karşıya mıdır? Robert Schwentke’nin yönetmenliğini üstlendiği gerilimi bol Flight Plan; Foster’ın yine etkileyici performansıyla dikkatleri çekiyor.
Inside Man – 2006

Başarılı yönetmen Spike Lee’nin mizahi yorumuyla farklı bir banka soygunu filmi olan Inside Man’in başrollerinde Jodie Foster’ın yanı sıra Clive Owen ve Danzel Washington yer almaktadır. Artık klişeleşmiş olan hikayesine rağmen; oyuncuların performansları ve Lee’nin yarattığı atmosferle başarılı bir yapım olarak karşımıza çıkan film New York’un kalabalık bir caddesinde bir bankanın soyulmasını konu alıyor. Bankanın soygun alarmı vermesi üzerine Detektif Keith Frazier olay yerine intikal eder. Standart adımları uygulayarak, bu işi en az hasarla kotarmayı uman dedektif hiç ummadığı kadar çetin bir cevizle karşı karşıyadır….
The Brave One – 2007

Kaç yanlış bir doğru eder?
Erica Bain New York’ta bir radyo istasyonunda “Sokaklarda Yürümek” adlı bir programın yapımcı ve sunucusudur. Sevdiği bu şehrin sokaklarından kaydettiği seslerinden ve hikâyelerinden yola çıkarak programlarını oluşturmaktadır. Bir gece sevgilisi David ile parkta dolaşırken saldırıya uğrarlar, sevgilisi ölür, kendi de ağır yaralanır. İyileştiğinde ise onun için artık aşık olduğu şehir korku dolu ve yabancıdır. Bunu aşmak için ise çareyi yasa dışı olarak satın aldığı bir silahta bulur. Artık Erica adaleti kendi eline alma yolunu seçmiştir. Başarılı oyuncu Jodie Foster bu filmde Erica Bain olarak karşımıza çıkar.
Carnage – 2011

Tonny ödüllü God of Carnage adlı oyundan beyazperdeye usta yönetmen Roman Polanski’nin gözünden uyarlanan Carnege; oğullarının okul bahçesindeki kavgasından sonra bir buluşma yapmaya karar veren iki aileyi konu alıyor. Oyun parkında birbiriyle kavga eden on bir yaşlarında iki çocuğun ekseninde aslında ebeveynlerin arasında meydana gelen soğuk savaşa tanık olduğumuz film; içten başlayan sohbetin gitgide bıçak sırtı bir hal almasını ve dört ebeveynin kendilerine ve hayata dair inkarlarına ve önyargılarına sahne olacaktır. Yalın bir anlatıma sahip olan film; oyuncu kadrosuyla da büyüleyicidir. Filmin oyuncu kadrosunda Foster’a Christoph Waltz, Kate Winslet ve John C. Reilly eşlik ediyor.
The Beaver – 2011

Oyunculuğunun yanı sıra yönetmen kimliğiyle de tanıdığımız Foster; hem yönetip hem de rol aldığı The Beaver’da başrolü de Mel Gibson ile paylaşıyor. Yaşadığı sıkıntılı günlerden sonra hayatını ve ailesini yeniden keşfe çıkan bir adamın hem esprili hem de duygu yüklü hikayesini anlatan film; hayatın ufak bir sebepten nasıl değişebileceğini ele alıyor. Walter Black, bir zamanlar başarılı bir işadamı ve iyi bir aile babası iken; bir anda depresyonun içinde bulur kendini. Eski mutlu günlerine kavuşmak için her yolu deneyen Black, sonunda el kuklası şeklindeki bir oyuncak kunduz sayesinde insanlarla iletişim kurmaya başlar ve bir anda başarısını yeniden elde eder!
Elif Barış
586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →