Movie Music Playlists: Müziğin Beyazperdedeki Etkisi Üzerine Başarılı Bir Video
Yaptığı başarılı video çalışmalarıyla dikkat çeken Jacob T. Swinney’in Reservoir Dogs’tan Mommy’ye, Forrest Gump’dan Zodiac’a ve Where is My Mind ile herkesin aklında yer eden Fight Club’a müziklerin etkileyici bir şekilde kullanıldığı filmleri derlediği başarılı video için sizleri şöyle alalım.
Yedi sanat dalı içerisinde baktığımızda Yedinci Sanat olarak sinema diğer sanat dallarından daha avantajlı bir konumdaydı. Oluşumu itibariyle sinema kendinden önce gelen tüm sanat dallarını potasında eriterek ortaya yalnızca sinemada var olabilecek bir şey oluşturuyordu. Böylelikle sinema; edebiyat, müzik, resim başta olmak üzere tüm sanatları kendi ürünü içerisinde kullanarak en güzeli ortaya çıkarmaya çalışıyordu. Bunun en güzel örneğini sinemadaki müzik kullanımına bakarak anlayabiliriz. Bir film izlediğimizde birçok öğesiyle birlikte müzik hatırladığımız ve etkilendiğimiz şeylerin en başında gelir. Çoğu film bu sebepten dolayı hala müzikleriyle anılır hale gelmiştir.

Jacob T. Swinney’den Müziğin Beyazperdedeki Etkisi Üzerine Başarılı Bir Video
Müzik çoğu filmde karşımıza yalnızca bir araç olarak çıkmaz. Son yıllarda daha da fazla hissettiğimiz üzere müzik artık filmin en önemli öğelerinden biri haline gelerek bir bütün haline gelmesindeki en önemli etken. Bazen karakterlerimizin hislerini, duygularını, düşüncelerini seyirciye hissettirmek için ortaya çıkar müzik, bazen bir sahnenin tamamlayıcı unsuru olarak…
Daha önce yaptığı başarılı sinema videolarıyla hatırladığımız Jacob T. Swinney yeni videosunda müzik ve sinemanın eşsiz uyumuna dikkat çekiyor ve filmler içerisinde müziğin önemini bir kez daha vurguluyor. Reservoir Dogs’dan Mommy’e, Forrest Gump’dan Zodiac’a ve Where is My Mind ile herkesin aklında yer eden Fight Club’a müziklerin etkileyici bir şekilde kullanıldığı filmlerin derlendiği videoyu ise buradan izleyebilirsiniz:
https://vimeo.com/groups/35mmandrisdamburs/videos/185756235
Ali Kara
79 yazı · 1996 yılının Mayıs ayında doğdu. Sinemayla Wes Craven filmleri sayesinde tanıştı. Korku sinemasına olan tutkusu daha sonra sinemanın tüm türlerine yayıldı. Bir ortaokul piyesinde sahneye çıktıktan sonra oyuncu olmaya karar verdi. Yıllarca tiyatro sahnesinin tozunu yuttuktan sonra asıl tutkunu olduğu sinemaya yönelip Yeditepe Üniversitesi Radyo TV Sinema bölümüne başladı. İlk kısa filmini de aynı yıl burada çekti. Şimdi ise yeni filmlerin, senaryoların ve hikayelerin peşinde.
Yazarın diğer yazılarını gör →