Morgan Spurlock’ın Rats Belgeselinin Fragmanı Korkutuyor!
2004 yılında yaptığı Super Size Me belgesel filmi ile akademi ödülüne aday gösterilen yönetmen Morgan Superlock; belgesel türüne yeni bir boyut getiren Rats ile yeniden kamera arkasına geçti. İşte korku filmleriyle yarışacak nitelikteki Rats belgeselinin fragmanı!
Yönetmenlik kariyerini belgesel filmler üzerine kuran Morgan Spurlock, bu türde çok cesaret edilmeyen bir yenilikçilikle yoluna devam ediyor. Where in the World Is Osama bin Laden?, POM Wonderful Presents: The Greatest Movie Ever Sold, Comic-Con Episode IV: A Fan’s Hope, One Direction: This Is US gibi belgesel filmlere imza atan yönetmen, 2004’lü Super Size Me ile de akademi ödülüne adaylık kazandı. McDonald’s’a iki genç kadının açtığı ve obezlikleri için McDonald’s’ı suçladığı dava, bu belgesel filminin çıkış noktası olmuştu. Şimdi ise, Spurlock’ın yeni durağı Rats. Rats, bizi görmekten mutlu olmayacağımız yerlere götürmeye geliyor.
Rats Belgeselinin Fragmanı Yayınlandı
Robert Sullivan’ın aynı adlı kitabından esinlenilerek hayata geçirilen Rats; şehir hayatının bu kemirgenler ile nasıl çevrelendiğine odaklanırken, tüyler ürperten görüntüler ile de akıllardan kolay çıkmayacak bir tonda izleyici ile buluşmaya hazırlanıyor. İlk gösterimi Toronto Film Festivali’nde gerçekleştirilen yapımın fragmanı da, korkulu belgesel türünün özelliklerini gözler önüne seren nitelikte.
Rats’in sinemada gösterilecek bir anlatım ve görsellikle yapıldığı söylenirken, izleyicinin kaçının sonuna kadar koltukta oturabileceğinin de sorgulandığı doğrudur. Büyük şehir hayatının günlük telaşının içine korkulu kabuslar salmaya gelen Rats, 22 Ekim 2016 tarihinde Discovery Channel aracılığıyla izleyicisiyle buluşacak.
Zeynep Şentürk
179 yazı · 1987 yılında, en sevdiği mevsim olan sonbaharda doğdu. Üç kardeşin en büyüğü. Sokakta oynadı, deli gibi çizgifilm izledi, ilk olarak annesinin hediye ettiği masal kitaplarıyla okuma tutkusu başladı. Hayal kurar, resim yapar, psikolojiden anlar, modayı takip eder, Paulo Coelho ne yazsa okur, Jane Austen’ı takdir eder, sevdiği şiirleri ezberler. Yüksekte başı döner, derinlikten ürker, izlediği her korku filmi rüyasına girer. Boğaziçi Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık mezunu, bol kahve tüketen bir beyaz yakalı olarak hayatına devam eder. Kitaplardan biraz başını kaldırınca devreye girer filmler. Önce uyarlamaların peşinden gider, sonra tavsiyelerden beslenir, en sonunda kıyıda köşede kalmışları ararken bulur kendini. Baktı yetmedi, bir de üretmek ister. “Belki bir gün kendi kısa filmimi çekerim.” diye geçirir içinden.
Yazarın diğer yazılarını gör →