Mel Gibson Dev Bütçeli Gişe Filmlerine İsyan Etti!
Blood Father ve yönetmenliğini üstlendiği Hacksaw Ridge ile beyazperdeye hızlı bir geri dönüş yapan Mel Gibson, dev bütçeli gişe filmleri hakkında oldukça sert açıklamalarda bulundu. Harcanan miktarların aklına sığmadığından bahseden ünlü oyuncu, türün son örneklerinden olan Batman v Superman: Dawn of Justice’ı “Tam bir rezalet” olarak değerlendirdi.
Uzun aranın ardından tüm hızıyla beyazperdeye geri dönen Mel Gibson, hali hazırda gösterimdeki, intikam peşinde olan bir babayı canlandırdığı Blood Father‘ın yanı sıra Venedik Film Festivali‘nde prömiyerini gerçekleştiren, yönetmenliğini üstlendiği Hacksaw Ridge ile kendisinden söz ettirmeyi başarıyor. Ancak son zamanlarda filmlerinin yanı sıra yeni açıklamalarıyla da sinema sektöründe büyük yankı uyandırdı. Dev bütçeli gişe filmleri hakkında iddalı açıklamalarda bulunan ünlü oyuncu harcanan paralara aklının almadığından bahsetti.
“Bakıyorum ve düşünmeye başlıyorum. Gerçekten bunun karşısında çok şaşkınım. Çok fazla gereksiz harcama olduğuna inananıyorum. Fakat belki de şu yeşil ekranlı filmlerden birini yaparsam farkı anlayabilirim. Bana daha azıyla yapılabilecek gibi geliyor.”

Mel Gibson: Batman v Superman Tam Bir Rezalet
Sinema sektöründeki en yüksek bütçeli filmlerin büyük bir parçasını çizgiroman uyarlamalarından oluştuğunu göz önüne alarak, Gibson süper kahramanlara da değinmeden geçmedi. “Batman v Superman’de ne kadar para harcadıklarını kabul ediyorlar?” sorusuna aldığı 250 milyon dolar cevabı ile oldukça rahatsız olan Gibson, filmi “Ve tam bir rezalet.” olarak değerlendirdi.
Eleştirmen ve seyirciler arasında büyük kargaşa çıkaran Batman v Superman: Dawn of Justice hakkında oldukça sert sözler sarf ederken, kendisine gelen teklifleri neden kabul etmediğini de şu sözleri ile açıkladı: “Bu tür ile ilgilenmiyorum. Gerçek kahramanlar ve çizgiroman kahramanları arasındaki fark nedir biliyor musunuz? Gerçek kahramanlar tayt giymez. Bilmiyorum, belki de taytlar çok pahalıdır.”
Berat Devecioğlu
489 yazı · Küçük bir karıncanın hayatıyla sinemanın sonsuz evrenine giriş yaptı. Film kiralamak ile devam eden sinema deneyimi yaşının tutmasıyla her cuma akşam seansına yetişme serüvenine dönüştü. Bu sayede sinemanın nabzını tutmaya başlarken rakamlara hep çok dikkat etti. Şimdi ise hayatındaki kodlama ve sinemayı nasıl bütünleştirebileceğini planlıyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →