· 5 dk okuma

Matrix’in Yeniden Çekilmemesi İçin 8 Sebep!

Matrix’in Yeniden Çekilmemesi İçin 8 Sebep!

Matrix’in yeniden çekilmemesi için gerekçelerimizi sizler için bir araya getirdik. Hollywood sesimizi duymaz belki ama yine de bu girişim karşısında sessiz kalmamız pek olası değildi.

Üç gün önce ilk kez The Hollywood Reporter‘da yayınlanan çok özel bir haber gündeme bomba gibi düştü: Warner Bros. stüdyolarında yeni bir Matrix filmi için çalışmalar başlatılmış durumda. Pek çok film için bu sevindirici bir haber olabilirdi, ama söz konusu olan Matrix olunca haberi alan herkes, kulaklarını kapatıp uzaklara kaçma eğilimi göstermeye başladı. Gerçekten olana kadar, asla olmayacakmış gibi davranmak bizim de işimize gelse de, Matrix’in yeniden çekilme ihtimalini sizinle

Matrix’in Kesinlikle Yeniden Çekilmemesi İçin 8 Sebep

1- Filmin Efsaneliğinin Zedelenecek Olması

Yeniden çekilen veya yıllar sonra yan hikayeleriyle geri dönen filmler, genellikle kendi fanatik hayranlarına sahip olan, onları üzmeden yeni jenerasyonla buluşan filmler. Bu filmlerin genel kaygıları hayranlarını küstürmeden yeni hayranlar edinmek oluyor. Söz konusu Yıldız Savaşları, Yüzüklerin Efendisi veya Maymunlar Cehennemi olduğu zaman, bu filmlerin her birinin geek hayran kitlelerine sahip olduğunu da düşünmemiz gerekiyor. Şüphesiz, Matrix’in de böyle hayranları var. Ama arada çok belirgin bir fark var: bu kadar efsane filmlerin hayranları, serilerle alakalı devam hikayelerine şüpheyle yaklaştıkları zaman bile içlerinde bir umut barındırırlar. Ve şu ana kadar Matrix hayranları hikayenin uzantısı olarak hazırlanan ne varsa nefret ettiler. Animatrix bunun en büyük kanıtı.

Orijinal hayranlarından destek almadan bir filmi çekmeye başlarsanız, onlardan korkmazsınız da. Orijinal filmin en önemli unsurlarından bağımsız bir yeniden çekim, Matrix’i Matrix yapan unsurların tümünü tehlikeye atabilir. Yeni filmi sevmeyen ve Matrix dizisiyle ilk kez bu şekilde tanışan bir yeni jenerasyon, geri dönüp orijinal seriyi izleme ihtiyacı da duymayacaktır. Kısacası, eğer ki çıkacak proje yeterince iyi olmazsa, Matrix’in efsaneliği bu projeyle risk altına sokuluyor.

2- Filmden Çıkabilecek Yan Hikayelerin İlgi Çekici Olmaması

Bu noktada en iyimser senaryo, projenin bir yan hikayeye odaklanması. İzlenecek strateji de muhtemelen bu olacak. Bu konuda da pek iyimser sayılmayız çünkü yan hikayeler o kadar da ilginç sayılmazlar. Neo’nun Morpheus’la tanışmadan önceki hayatında nasıl bir hacker olduğu ilginç bir hikaye sayılmaz. Zion’un daha önce 6 kez yok olmuş olmasının hikayesi, Hollywoodvari bir sona sahip değil. Makinelerin insanları nasıl boyunduruğu altına soktuğu çok fazla anlatılmış bir hikaye. Morpheus’un Neo’yu bulmadan önceki arayışları, bir ihtimal merak uyandırıcı bir hikaye, ama orijinal serinin gördüğü ilgiyi görmeyecektir. Yapımcıların yönlenme ihtimali olduğu düşünülebilecek senaryolardan biri, Trinity’nin bir şekilde hamile olması ve Neo’nun çocuğunun yolculuğunu izleyecek olmamız. Bu yeni kahraman kuvvetle muhtemel bir kadın olacaktır. Bu da yeni Star Wars üçlemesiyle Avatar animasyonunun Katara’nın öyküsünü anlatan yeni bölümlerinin bir kaba konulup karıştırılmış hali gibi bir şey.

Tabii ki abartıyoruz, ama projede çalışanlar da abartmak durumunda kalacaklar. Çünkü ellerinde işlemesi bir hayli zor olan bir malzeme var.

3- Matrix Kendini Tamamlamış Bir Mit

Matrix bir tür modern mitoloji. Başı, sonu ve bütünlüğü olan bir hikaye. Hikayenin bilmediğimiz kısımları, anlatılmamış eksik kalan bölümlerden ziyade hikayeyi tamamlayan unsurlar. Hikayenin öncesinin kötü inşa edilmesi sonunu bozabilir, devamının yazılması çok yavan durabilir. Yeni bir film, bütünlüğün bozulması tehlikesini yaratıyor.

4- Felsefi Metaforun Zarar Görme İhtimali

Bir süredir Matrix Okumaları diye bir Not Defteri dizisi hazırlıyoruz, bilenleriniz vardır. Henüz Sokrates Ve Kahin, Descartes’ın Kötü Cin’i Olarak Mimar ve Kant ve Mimar isimli 3 yazı yayınladık. Yazı dizisi tamamlandığında, Matrix’in felsefi metaforunun bütünü ortaya çıkmış olacak. Bu felsefi metaforun yapımcılarca gözardı edilmesi, sıradan bir aksiyonlu bilimkurgu filmiyle karşılaşmamıza yol açacaktır.

5- Wachowski Kardeşler

Projede Wachowski kardeşlerin yer almıyor olması, oldukça endişe verici bir detay. Dahası, Matrix’in hikayesinin gizli silahlarından biri Wachowski’lerin trans birer birey olma deneyimleri. Film çekilirken henüz kimsenin filmin iki trans kadın tarafından çekiliyor olduğundan haberi yoktu. Kardeşler henüz açılmamış ve dönüşümlerini tamamlayacak adımları atmamışlardı. Hollywood’un ele almayı çok sevdiği ve yüzeysellikten eline yüzüne bulaştırıp durduğu “kazananın sevgi olması” teması, iki kardeşin mücadelesiyle birleşince çok kuvvetli bir anlatım ortaya çıkmıştı. Wachowskiler şu an sense8’le başka bir kült yapım daha inşa edip, yolculuklarındaki deneyimi başka bir yapımın parçası haline getiriyorlar. Fakat çok güçlü bir düşmana karşı verilen mücadeleye inanmayı sağlayan umut teması, artık daha geri planda çünkü zaferlerini elde ettiler. Yönetmenlerin kişisel deneyimlerinin eserdeki önemini düşünürsek, Wachowski’lerin dahil olması durumunda bile anlatının eski kuvvetine sahip olmaması bir olasılık.

6- Filmdeki Görsel Efektlerin Zaten Şahane Olması

Bilimkurgu filmleri, yıllara meydan okumakta zorlanabilirler. Çünkü görsel efektler, zaman geçince maalesef komik durmaya başlayabiliyorlar. Bu durumda yeniden çekim, çok da mantıksız değil. Ama Matrix’in görsel efektleri, inandırıcılık bakımından henüz sınıfta kalmış sayılmaz. Hatta bugün çıkan pek çok filmden daha başarılı bulunabilir bile zaman zaman. Bu yüzden de teknolojik bir yenileme, filmi yeniden çekmek için iyi bir gerekçe olamaz.

7- Matrix Diğer Başarılı Rebootların Kullandığı Gibi Komediyi Kullanamaz

Başarılı yeniden-çekimlerde, problem çıkarmaya hazırmış gibi duran anlarda devreye genellikle komedi girer. Seyirciye saygı duruşunda bulunulan sahneler, esprilidir. Seyirci bu şekilde yumuşatılır, gönlü kazanır. Matrix tümüyle soğuk bir film sayılmaz elbette, ama atmosferi bunu bir adaptasyon unsuru olarak kullandırtmayabilir.

8- Filmin Zamansız Kurgusunun Belli Bir Zamanda Geçiyor Olması

Matrix, spesifik bir zamanda geçmiyor. Ama Matrix’in içindeki zaman, 90’ların sonuna tekabül ediyor. Aradan geçen 15 küsur yılda bir takım değişimler yaşandı. Ya bir stüdyoda 1999’un atmosferi yaratılacak, ya bir şekilde 2010’ların havasına geçiş için bir gerekçelendirme yapılacak ya da bu detaylar akışına bırakılacak. Her halükarda organik olmayan bir hissiyatın seyircide oluşması kaçınılmaz gibi duruyor.

Ne Yapılsa Güzel Olur?

Film 3D olarak düzenlenip, yeniden gösterime girsin isterdik. 1999’da henüz çocuk olan veya doğmamış olanlar filmi salonda izlemek isteyecektir. Üstelik 3D olarak bu deneyimi yaşamak hepimizin hoşuna gider. Matrix tekrar tekrar izlenebilen bir film, aradan geçen 20 yılın sonunda izleyici salonları dolduracaktır.

Bir Matrix filmi daha çekilmeli mi çekilmemeli mi, siz ne dersiniz? Düşüncelerinizi bizimle paylaşmayı ihmal etmeyin!


Hazan Özturan

Hazan Özturan

231 yazı · Galatasaray Üniversitesi'nde 7 yıl boyunca felsefe okudu. Şu sıralar toplumsal cinsiyet alanındaki yüksek lisansı gereği sinemanın doğduğu şehirde, Paris'te yaşıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →