Mart Ayında Vizyona Girecek Filmler
Mart ayı vizyon takvimi, DC sinematik evreninden dikkat çeken bilimkurgu ve romantik komedi yapımlarına kadar pek çok film ile sinemaseverleri karşılıyor. Mart ayında toplam 29 filmin vizyona girmesi bekleniyor.
88. Akademi Ödülleri’nin hemen ardından Mart ayı da sinemaseverlerin merakla beklediği, birbirinden ilgi çekici filmleri bünyesinde barındırıyor. DC sinematik evrenine konuk olduğumuz ve Justice League’in temellerini atacak Zack Snyder imzalı Batman v Superman: Dawn of Justice, Divergent serisinin üçüncü filmi The Divergent Series: Allegiant, Casey Affleck, Chiwetel Ejiofor ve Kate Winslet gibi ünlü oyuncuların yer aldığı bir polis draması Triple 9, Hèctor Hernández Vicens’in yazıp yönettiği The Corpse of Anna Fritz, Rick Yancey‘nin aynı adlı roman serisinden sinemaya uyarlanan The 5th Wave, 40. Toronto Uluslararası Film Festivali (TIFF)’nde prömiyerini gerçekleştiren Miss You Already, Mart ayı vizyon takviminin en dikkat çeken filmleri olarak öne çıkıyor.
Mart Ayında Başka Sinema Yine Dopdolu!
Masumiyet Müzesi’nden yola çıkarak Orhan Pamuk’un yeni metinlerle katıldığı Hatıraların Masumiyeti, çatışma bölgesindeki bölünmüş bir toplumun su kaynağını kurtarmak için zamana karşı yarışan beş yardım görevlisini konu alan Benicio del Toro’lu A Perfect Day ve Ben Hopkins’in İstanbul’u başka bir çerçeveden ele aldığı Hasret Mart ayında Başka Sinema vasıtasıyla beyazperdedeki yerini alıyor.
Nisan ayında tekrar görüşmek dileğiyle!
4 Mart
The Corpse of Anna Fritz / Ölüm ve Ötesi

Hèctor Hernández Vicens‘in yazıp yönettiği The Corpse of Anna Fritz / Ölüm ve Ötesi, ölen genç bir aktristin morga getirilmesiyle başlayan gerilim dolu hikayesini konu alıyor. Londra Film Festivali olmak üzere birçok festivalde gösterilen The Corpse of Anna Fritz, filmin yönetmeni Hèctor Hernández Vicens’in ilk uzun metraj denemesi olarak dikkat çekiyor. Filmin konusu ise şöyle:
Anna Fritz, güzelliğiyle dillere destan dünyaca ünlü bir aktristtir. Ani ölümü şok etkisi yaratır. Ölü bedeni hastane morguna getirildiğinde, hasta bakıcı olarak çalışan Pau, bu fırsatı değerlendirmek ister ve kadının resmini çekip arkadaşlarına gönderir. Ancak, sarhoş halde gelen arkadaşları Anna Fritz’in cansız bedenini rahat bırakmak niyetinde değillerdir.
The 5th Wave / 5. Dalga

Rick Yancey‘nin aynı adlı roman serisinden sinemaya uyarlanan The 5th Wave, başrolünde son zamanların önemli genç oyuncularından Chloe Moretz‘i bulunduruyor. Moretz, Kick-Ass filminde gösterdiği başarılı sert kadın imajıyla, zor rollerde sadece erkek oyuncuların olması klişesini yıkarak bu tür rollerin aranan isimlerinden oldu ve The 5th Wave‘de Cassie Sullivan adlı 16 yaşında bir karakteri canlandıracak. J Blakeson‘ın (The Disappearance of Alice Creed) yöneteceği filmin senaryosu, Susannah Grant (Erin Brockovich) tarafından yazıldı.
The 5th Wave’de Chloe Moretz‘in yanı sıra Liev Schreiber, Maika Monroe, Nick Robinson, Maggie Siff, Maria Bello ve Ron Livingston‘ın yer aldığı geniş bir kadro bulunuyor. Filmin ayrıntılı konusu ise şöyle:
Birinci dalgadan sonra, sadece karanlık kaldı. İkinciden sonra, sadece şanslılar kaçabildi. Üçüncüden sonra ise sadece şanssızlar kurtuldu. Dördüncü dalgadan sonra tek bir kural geçerliydi: Kimseye güvenme.
Şimdi beşinci dalga geliyor, ve Cassie tek başına ‘onlar’dan kaçıyor. İnsan görünüşündeki yaratıklar, gördükleri herkesi öldürüyor, dünyada kurtulmayı başarmış son kişilerin peşine düşüyor. Cassie, Evan Walker ile tanışana kadar yalnız kalmanın hayatta kalmak olduğuna inanmıştı. Ancak gizemli bir karakter Evan, Cassie’nin kardeşini ve hatta kendisini kurtarmak için tek umudu olabilir. Cassie bir seçim yapmalı: güven ve ümitsizlik, karşı koyma ve teslim olma, hayat ve ölüm arasında. Vazgeçmek ya da mücadeleye devam etmek.
Daddy’s Home / Babalar Savaşıyor

Başrollerinde Will Ferrell ve Mark Wahlberg‘in yer aldığı bir komedi filmi Daddy’s Home‘un yönetmenliğini Sean Anders ve John Morris üstleniyor. Ferrell ve Wahlberg’i daha önce, yönetmenliğini Adam McKay’in üstlendiği 2010 yapımı The Other Guys (Yedek Polisler) filminde başrolde izleme fırsatı elde etmiştik. Yönetmenler Sean Anders ve John Morris daha önce, son dönemlerin başarılı komedi filmlerinden gösterilen Patrondan Kurtulma Sanatı serisi ve We’re the Millers filmlerinde birlikte çalışmıştı. Daddy’s Home’un senaryosu ise Entourage‘ın senaristlerinden Brian Burns imzalı.
Daddy’s Home’da Will Ferrell’ı, kız arkadaşının çocuklarına bakabilmek için çaba harcayan uysal bir üvey-baba rolünde izliyoruz. Ancak kahramanımızın yuva kurma planları; çocukların gerçek babasının (Mark Wahlberg) gelmesi ile yerle bir olacaktır. Filmde bu iki adamın, ortada kalan iki çocuğun sevgisini kazanabilmek için birbirleri ile mücadele etmelerini izleyeceğiz.
London Has Fallen / Kod Adı: Londra

2013 yılında yayınlanan Olympus Has Fallen, kendisinden hiç beklenmeyen bir gişe başarısına imza atmıştı. Hikayenin geride kaldığı filmde tamamen aksiyona odaklanılmış ve belki de inandırıcılık seviyelerini aşan bir yol izlenmişti. Terör saldırısına uğrayan Beyaz Saray’da Amerika başkanını tek başına kurtarmaya çalışarak onlarca düşmana rağmen işin üstesinden gelen Mike Banning (Gerard Butler), devam filminde de zorlu görevini sürdürüyor.
Yönetmenliğini Babak Najafi üstlendiği London Has Fallen’in kadrosu başrolü paylaşan Gerard Butler, Aaron Eckhart ve Morgan Freeman‘ın yanında Angela Bassett, Melissa Leo, Radha Mitchell, Robert Forster, Jackie Earle Haley ve Charlotte Riley‘den oluşuyor. Filmin senaristliğini ise ilk filmin senaryosuna da imza atan Creighton Rothenberger ve Katrin Benedikt‘in yanı sıra Christian Gudegast ve Chad St. John üstleniyor. Filminin konusu ise:
İngiliz başbakanı bilinmeyen sebeplerden hayatını kaybetmiştir. Cenazeye tüm dünya liderlerinin katılması beklenmektedir. Ancak Dünya’nın en güvenli etkinliklerinden biri olması gereken cenaze, bir anda Dünya liderlerine suikast planlarının hayata geçirilmeye çalışılacağı ve Londra’nın en önemli simgelerinin harap edileceği bir olaya dönüşür. Teröristlerin planlarını engelleyebilecek yalnızca üç kişi vardır; Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanı, eşsiz bir Gizli Servis ajanı ve kimseye güvenmeyen bir MI-6 ajanı.
Kaçma Birader
Ali Kundilli 2
Ceberrut
11 Mart
Yearning / Hasret

Yönetmenliğini Ben Hopkins‘in üstlendiği Hasret / Yearning; günden karanlığa, yaşayan şehirden geçmişin şehrine doğru geçerken İstanbul’un birçok yönüne de değiniyor: Eski mahallelerin yıkılması ve yenilenmesi, göçmen işçiler, hükümete karşı direniş, şehirde yaşayan çok çeşitli dinler ve topluluklar, İstanbul’un tuhaf derecede melankolik özü. Filmin konusu ise şöyle:
Almanya’da, pek de izlenmeyen bir televizyon kanalı, belgesel çekmeleri için ufak bir film ekibini İstanbul’a gönderir. Ekip, şehre ayak bastıkları andan itibaren röportajlara başlar. İstanbul’un çeşitli mahallelerini gezip, oranın enteresan sakinlerini tanırlar: Kediler medeniyetinden bahseden tarihçi, meczup ve aşıklar kahvesinin sufi derviş sahibi, Ermeni gazeteci, Alevi Komünist, tarikatten bir Müslüman, her şeyi çözmüş çaycı…
Bir gün yönetmen montaj odasındayken, izlediği görüntülerde, çekim yaptıkları sırada orada olmayan suretler, gölgeler fark eder: Kamera, hayaletleri mi yakalıyordur? Bu fikir onda bir takıntı haline gelir. Kasıtlı olarak daha tenha, karanlık yerlerde daha fazla hayalet bulma umuduyla çekim yaptırır. Bu takıntıya dayanamayan ekip, geri döner. Tek başına kalır.
Yönetmen gün ışığından karanlığa, günümüzden eskiye sürüklendikçe, İstanbul’un da görünüşü değişir. Kentsel dönüştürülen, yıkılan mahalleler, kaçak göçmen işçiler, hükümet karşıtları, farklı din ve cemaatler ve İstanbul’un özelliği; eşsiz bir hüzün.
Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız…
The Divergent Series: Allegiant / Uyumsuz Serisi: Yandaş

Veronica Roth’un aynı adlı kitabından uyarlanan, yönetmen koltuğunda Limit Yok ve Sihirbaz filmlerinden tanıdığımız Neil Burger’ın bulunduğu ve başrollerinde Shailene Woodley, Theo James, Kate Winslet gibi isimlerin yer aldığı 2014 yapımı Divergent(Uyumsuz), vizyona girmesinin ardından oldukça beğenilmiş ve dünya çapında 300 milyon dolara yakın hasılat elde etmişti. Bu başarının ardından geçtiğimiz Mart ayında serinin ikinci filmi Insurgent vizyona girmişti.
Senaryosunu The Perks of Being a Wallflower ile ün kazanan Stephen Chbosky‘nin yazdığı, serinin 3. filmi olacak The Divergent Series: Allegiant’ın yönetmenliğini Insurgent’ı da yönetmiş olan Robert Schwentke üstleniyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Shailene Woodley‘in yanı sıra Theo James, Zoe Kravitz, Miles Teller, Naomi Watts ve Jeff Daniels gibi isimler yer alıyor. Serinin üçüncü filmi olacak The Divergent Series: Allegiant’ın konusu şöyle:
Tris ve Four, doğup büyüdükleri şehri daha iyi bir yer haline getirme umudu ile duvarların arkasında tehlikeli bir göreve çıkar. Yaşadıkları dünya hakkında yeni gerçekler ortaya çıkarken, Tris ve arkadaşları kime güveneceklerine karar vermelidir. Jeanine (Kate Winslet)’nin ölümünden sonra özgürlüğe kavuştuklarını düşünen Tris için işler hiç olmadığı kadar zordur.
All Roads Lead To Rome / Roma’da Aşk Başkadır

Sex and The City’nin yıldızı Sarah Jessica Parker’a efsane İtalyan oyuncu Claudia Cardinale, Paz Vega ve Raoul Bova’nın eşlik ettiği eğlenceli romantik komedi All Roads Lead To Rome / Roma’da Aşk Başkadır‘ın yönetmeni ise Ella Lemhagen. Filmin konusu:
New York’lu bekar anne Maggie, sorunlu kızı Summer’la baş başa vakit geçirmek için İtalya tatiline çıkmaya karar verir. Gençlik yıllarını geçirdiği Toskana’ya vardıklarında ilk aşkı Luca’yla karşılaşan Maggie, Luca’nın evli olmadığını öğrenince heyecanlanır. Luca’nın çılgın annesi Carmen Roma’daki sevgilisiyle gizlice evlenme planları yaparken, bu tatile zorunlu olarak gelen Summer ise bir an önce New York’a dönmek istemektedir. İkisi işbirliği yaparak gizlice Roma’ya kaçar. Maggie ve Luca da onları aramak üzere Roma’ya doğru yollara düşer.
Exposed / Dedektif Galban

Başrollerini Keanu Reeves, Ana de Armas ve Mira Sorvino‘nun paylaştığı Exposed / Dedektif Galban, bir mucizeye tanık olan genç dedektifin, bu olaydan sonra yaşadığı gizemli olayları konu alıyor. Yönetmenliğini Declan Dale‘in üstlendiği filmin konusu ise kısaca şöyle:
New York Sehir dedektifi Scotty Galban, kendi iş arkadaşının cinayetini araştırırken az sayıdaki kanıtların içindeki bir fotoğrafta genç bir öğretmen olan Isabel De La Cruz’u (Ana de Armas) görür. Galban cinayeti çözmeye yaklaştıkca, Isabel’in de bir şahit olduğuna inanmaktadır. Olaylar gizemli Isabelin bazı olaylara şahit olmasıyla daha farklı bir şekil alır. Dedektif Galban arkadaşının cinayetini çözmek isterken gizemli olayların içinde kendisini bulur.
Annemin Yarası
18 Mart
A Perfect Day / Mükemmel Bir Gün

Amador, Princesas ve beş dalda Goya Ödüllü Mondays in the Sun filmlerinin yönetmeni Fernando León de Aranoa‘nın merakla beklenen yeni filmi A Perfect Day, çatışma bölgesindeki bölünmüş bir toplumun su kaynağını kurtarmak için zamana karşı yarışan beş yardım görevlisini konu alıyor. Filmin dev oyuncu kadrosu; Akademi Ödüllü oyuncular Benicio Del Toro ve Tim Robbins, The Zero Theorem’den Melanie Thierry ve Quantum of Solace’tan Olga Kurylenko gibi isimlerden oluşuyor. Prömiyerini Cannes’da “Director’s Fortnight” (Yönetmenlerin 15 Günü) bölümünde yapan filmin konusu ise şöyle:
Yıl 1995, Balkanlar’da savaş günleri… Gönüllü yardım ekibi, su kaynaklarını kirleten bir koca cesedi bir koca kuyudan çıkarmaya uğraşırlar. Tek engelleri ise ceset değil, mantıksızlıktır. Yaşanan talihsizlikler, her yerden çıkan bürokrasi, komik tesadüfler ile bu tanıdık manzarada seyirciyi mizah, dram, rutin, tehlike ve umut karşılıyor.
Miss You Already

40. Toronto Uluslararası Film Festivali (TIFF)‘nde prömiyerini gerçekleştiren Miss You Already‘nin yönetmen koltuğunda Catherine Hardwicke (Twilight) oturuyor. Senaryosunu Morwenna Banks‘in yazdığı filmde başrol oyuncuları Toni Collette ve Drew Barrymore‘a; Dominic Cooper, Paddy Considine, Tyson Ritter ve Jacqueline Bisset eşlik ediyor.
Toni Collette ve Drew Barrymore, tüm hayatları boyunca en yakın arkadaş olmuş iki kadını, Dominic Cooper ve Paddy Considine ise onların eşlerini canlandırıyor. Jacqueline Bisset ise Collette’in annesi rolünde olacak. Drew, eşi Jago (Considine) ile bir bebek yapma kararı alana kadar mutlu ve sade bir hayat yaşayan mimar Jess; Toni ise Kit (Cooper) ile evli ve iki çocuklu, meme kanserine yakalanınca dünyası tersine dönen bir kadın Milly rolüyle karşımızda olacak. Filmin konusu ise şöyle:
Miss You Already iki en iyi arkadaş Milly ve Jess’in doğru ve güçlü hikayesini anlatıyor. Genç kızlık dönemlerinden beri ayrılmaz ikili olarak nitelendirilen arkadaşlar, her şeyi -sırlar, kıyafetler ve hatta erkek arkadaşlar- paylaşmadıkları bir günü hatırlayamıyor bile. Ancak onların asla hazır olmadığı bir haber, Milly’nin kanser olduğunu öğrenmeleriyle hayatlarını değiştiriyor. Her modern kadının hikayesi Miss You Already, gerçek dostluk bağını ve bu bağın hayatın en zor anlarında bile koparılamayacağını gösteriyor.
Triple 9

Son 10 yıl içinde The Proposition, The Road ve Lawless gibi oldukça başarılı filmlere imza atan John Hillcoat şimdi de bir polis draması olan sıradaki projesi Triple 9 ile dikkatleri üzerine çekiyor. Filmin oyuncu kadrosunda başrollerde yer alan Casey Affleck, Chiwetel Ejiofor ve Kate Winslet gibi ünlü oyuncuların yanında Clifton Collins, Jr., Gal Gadot, Woody Harrelson, Anthony Mackie, Teresa Palmer, Aaron Paul ve Norman Reedus gibi isimler de yer alıyor. Senaryosu Matt Cook’a ait olan Triple 9’nın konusu ise şöyle:
Triple 9, bir grup suçlu ile suça bulaşmış bir polis grubunun kendilerini büyük bir problemin içinde bulmalarını konu ediniyor. Rus mafya, neredeyse imkansız olan bir soygunu gerçekleştirmelerine yardım etmeleri için bu kirli polislere şantaj yapar. Her şey yolunda ilerlerken Chris Allen (Casey Affleck) isimli çaylak bir polisin ortaya çıkmasıyla işler karışacaktır.
Kung Fu Panda 3
Şeytan Tüyü
Olaylar Olaylar
25 Mart
Batman v Superman: Dawn of Justice / Batman v Superman: Adaletin Şafağı

Batman v Superman: Dawn of Justice’ın yönetmen koltuğunda, Man of Steel’in ardından oluşturulan DC sinematik evreninin öncülüğünü yapan Zack Snyder yer alıyor. Filmin senaryosu ise Christopher Nolan‘ın The Dark Knight üçlemesinde yer almış David S. Goyer ve Argo ile Oscar Ödülü kazanan Chris Terrio tarafından kaleme alınmış. Kadrosunda Ben Affleck, Henry Cavill, Gal Gadot, Jesse Eisenberg ve Amy Adams gibi oldukça ünlü oyuncuların yer aldığı ve Justice League’in temellerini atacak filmin yayınlanan resmi konusu ise:
Tanrısal güçlere sahip bir süper kahramanın kontrolsüzlüğü birtakım insanları korkuturken diğer yandan insanlar, dünyanın nasıl bir kahramana ihtiyacı olduğununu tartışmaktadırlar. Bu sırada Gotham şehrinin şiddet dolu kahramanı, Metropolis’in saygıdeğer ve modern zaman kahramanıyla karşı karşıya gelir. Batman ve Superman çarpışırken ortaya daha önce hiç görülmemiş, insanlığı büyük bir tehlikeye sokacak olan bir tehdit ortaya çıkar.
Innocence of Memories / Hatıraların Masumiyeti

Masumiyet Müzesi’nden esinlenen ve Orhan Pamuk’un yeni metinlerle katıldığı ve Grant Gee‘nin yönetmenliğini üstlendiği film, gerçekle hayal, yazarla şehir arasındaki ilişkileri biraz şiir, biraz aşk mektubu, biraz belgesel, kısaca bambaşka bir görsel tecrübe halinde irdeliyor. Hatıraların Masumiyeti, yalnızca bir edebiyat şaheseri değil aynı zamanda yedinci sanatı da besleyen hayal ürünü ama gerçek bir müze.
Orhan Pamuk, 28 Nisan 2012’de İstanbul’da, 29 Ağustos 2009’da yazdığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Türkiye’de en çok okunanlar arasına giren roman, 1975 ile 1984 yılları arasında İstanbul’da, varlıklı bir iş adamı olan Kemal ve onun kuzeni genç ve yoksul Füsun’un arasındaki unutulmaz ve hazin aşkı anlatıyor. Masumiyet Müzesi ise bu unutulmaz aşkın ve İstanbul’un, parçalarına dokunabildiğimiz, onları hissedebildiğimiz rüyaların gerçeğe dönüştüğü hayali ama gerçek bir müze. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve 1970’lerin İstanbul’unda yaşanmış talihsiz aşkın izlerini taşıyor… Film, eşyalardan hareketle şehrin büyülü kimyası, manzarası ve aşk hikayelerine doğru bizi eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor.
A Walk in the Woods
Küçük Esnaf
Leblebi Tozu
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →