· 6 dk okuma

Mark Duplass’tan Sinemada Başarılı Olmak İçin 8 Tavsiye

Mark Duplass; yönetmen, yapımcı ve oyuncu kimliğiyle katıldığı SXSW Film Festivali’nde, film endüstrisinde başarılı olmak için 8 doğaçlama tavsiyesini sundu.

Bu yıl The One I Love filmiyle !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde seyrettiğimiz Mark Duplass, on parmağında on marifet olan bir insan. Şu sıralar ağabeyi Jay ile beraber, HBO’da yayınlanan Togetherness dizisinin ikinci sezonunu yazmakla meşgul olan Duplass, birçok projede de oyuncu olarak yer almayı ihmal etmiyor.

10 yıl önce ilk uzun metraj filmleri The Puffy Chair ile festival izleyicilerinin radarına giren ikili, hız kesmeden sinema dünyasında yönetmen, senarist, yapımcı olarak yer almaya devam etti. Bu sıralar iki kardeş de televizyon dizilerinde rol alıyorlar, iki kardeş hiç olmadıkları kadar yüksekteler ama bu başından beri böyle miydi?
Tabii ki hayır. Bütün başarılarına rağmen, Mark, konuşmasında asıl hikayelerinin zorluklarla dolu bir yol olduğunu söyledi. “Austin’de şehrin uzağında kötü apartmanlarda yaşadım.” diyor Mark, “Orda oturup, ‘Çok heyecanlıyım, bir film yapımcısı olmak istiyorum. Ama hiçbir bağlantım yok. Herkes al eline bir kamera ve çekmeye başla diyor ama nasıl başaracağım? Elinizde hiçbir şey yoksa ne yapabilirsiniz ki?’”

İşte Mark Duplass’in kendi deneyimlerine dayanarak doğaçladığı 8 adımlık başarı planı.

1. 3 Dolarlık Kısa Film

Teknoloji inanılmaz ucuz. Haftasonu arkadaşlarınla birlikte kısa film çekmemek için hiçbir bahanen yok. Bu yıl Sundance’te iPhone ile çekilen bir film vardı (Sean Baker’ın yönettiği Tangerine), Magnolia’ya satıldı. İlk filmimiz korkunçtu. “Vince Del Rio” diye bir filmdi. Bu filme 65,000 dolar harcamıştık ve köpek b*ku yığınından farksızdı. Az kalsın film çekmekten vazgeçiyorduk. Jay’in morali bozuktu. Benim moralim biraz daha az bozuktu. Elimizde olan tek şey anne ve babamızın, pikseli bozuk video kamerasıydı. “Hemen gidip kaset alıyorum” dedim. 20 dakika sonra, Jay telesekreter mesajını bir türlü doğru kaydedemediğini ve 100 kere baştan denediğini söyledi. “Harika, işte bu biziz.” dedim ve 20 dakikalık doğaçlama bir çekim yaptık. Daha sonra 7 dakikalık bir kurgu yarattık. Arkadaşımız David Zellner, “Bunu film festivallerine yollamalısınız” dedi.

İşte o 3 dolarlık film, bizi Sundance’e ilk kez götüren film oldu. Bizim için her şeyi değiştirdi. Filminin nasıl göründüğünün önemi olmadığını fark ettik. Benim tavsiyem, zeki arkadaşlarınızla dolu bir grupla her hafta bunun gibi bir film çekmeniz. Bir sahne, beş dakika ve mümkünse komedi olmalı çünkü festivallerin hoşuna giden bu. İlk çektikleriniz çok da kötü olmayacak. Muhtemelen. Arkadaşlarınıza göstereceğiniz küçük bir şey olacak. Sonra o küçük kahkahayı duyacaksınız ve ortaya çıkardığınız şeyin benzersiz olduğunu keşfedeceksiniz.

2. 1000 Dolardan Az Bütçeyle Bir Uzun Metraj Çekin

İlk film olarak rahatına düşkün bir film yapmanızı söylemiş olmak pahasına diyorum ki, ilk film olarak mutlaka rahatına düşkün bir film yapmalısınız. Bu kariyerinizin başlangıcı olacak. Festivalde bulunduğunuz süre boyunca bir temsilcinin sizinle anlaşma yapması gibi küçük bir ihtimal var. Size süvarilerin kurtarmaya geldiğini söyleyecektir. Muhtemelen gelmiyorlar. Ama bütün bu süre boyunca, 1,000 dolardan az bir parayla çekilebilecek bir film senaryosu yazıyor olacaksınız. Bu filmi elinizdeki imkanlarla hayata geçirmek için bir yılınızı harcayacaksınız. Sizi destekleyebilecek herkese, neleri ödünç verip veremeyeceklerini sorabilirsiniz. Ben ve kardeşim Jay, The Puffy Chair’i çektiğimizde, Brooklyn’de bir dairemiz vardı. Benim bir kamyonetim vardı. İki sandalye aldığımız, Maine’de işleri iyi gitmeyen bir mobilya dükkanı vardı. Bu çok iyi olmuştu çünkü sandalyelerden birini filmde yakmam gerekiyordu. Bu filmi çekmek için beklememiz gerekmediğini biliyorduk, küçük bir paraya halledebilirdik. Yani beşten sekize kadar olan küçük bir grupla yola çıkacaksınız. Işık ve uzatma kablolaları alacaksınız ve 30 gün içerisinde geri iade edebileceğiniz türden olacaklar. Böylece filminizi bedavaya çekmiş olacaksınız. Ve kameraları alıp iade edebileceğiniz yerler de var. Ya da iphonelarınızla çekebilirsiniz. Eğer bu noktada sizi temsil eden biri varsa, “Öyle yapma” diyecektir. Eğer onları dinlerseniz, filminizi çekemezsiniz. Gidin ve bu filmi kendi başınıza yapın.

3. Filminizi Film Yıldızlarına Gösterin

Bu film festivallerinde film yıldızları da var. Sponsorlar sayesinde her film festivaline en az üç ya da beş film yıldızı gelir. Filminizi onların önüne süreceksiniz. Temsilcinize 5,000 dolarlık filminizi ajanstaki her oyuncuya yollamasını söyleyin. Filminizi onlarla beraber geliştirmek istediğinizi söyleyin. Bu yıldızlardan birçoğu, “Saçmalık, bu çocuk ne yaptığını hiç bilmiyor” diye düşünecektir. Ama biri çıkacaktır. Diyelim ki adı Randy Herkül olsun. Kötü bir CBS dizisinde oynamış ve morali çok bozuk. Diyeceksiniz ki, “Randy, dizini izledim ve bence sen bundan çok daha iyisin. Senin için bir rol yazmak istiyorum Randy”. Ve size aşık olacaktır. Sizinle dünyanın öteki ucuna kadar gelecektir.

4. Başka Bir Ucuz Film Yapın

Şimdi akla gelmeyeni yapacaksınız- başka bir 1,000 dolarlık film daha, ama bu sefer içinde Randy Herkül de olacak. Leş gibi bir film de olsa, en az 50,000 dolar kazanacaksınız. Yüzde yirmisini Randy alacak. Ona gidip, parayı ekibin geri kalanına vermesini rica edebilirsiniz. Verecektir. Sundance’e gidip bu filmi milyon dolarlarlara satabilirsiniz. Muhtemelen satamazsınız. Önemli değil. Yine de şimdi elinizde VOD* platformlarında inanılmaz değerli bir film var, çünkü Randy Herkül oynuyor.

*Video on Demand: Kullanıcıların talep ettikleri filmi internet üzerinden belirli bir para karşılığında izledikleri platformun genel adı.

5. VOD’yi Kucaklayın

Tanrı VOD’yi korusun. Lütfen VOD’yi reddetmeyin. Para kaybetmenizi sağlayacak bir sinema salonuna bütün paranızı yatırmayın. Birinin filmi VOD platformuna koymasına izin verirseniz en az 5,000 dolar kazanacaksınız, çünkü Randy Herkül oynuyor. Daha da önemlisi endüstri sizi tanımaya başlayacak. Temsilciniz artık süvarilerin gerçekten geldiğini söyleyecektir.

6. Televizyona Geçiş Yapın

Orta sınıf sinemasının düşüşü devam ettikçe, televizyona geçiş yapıldı. Eğer Randy Herkül ile birlikte iyi bir film yaptıysanız, iyi bir satış yapacaksınız. O diziyi çekecek kadar kazanabilirsiniz. Muhtemelen kazanamazsınız. Ama birkaç bölümü bağımsız olarak çekip, ücretin çeyreğine yapım şirketlerine satabilirsiniz. Yani Randy Herkül ve arkadaşı Saftirik Jones’u alacaksınız. İki bölüm çekeceksiniz ve geri kalan bölümleri de özet halinde yazacaksınız. Diziyi, sizin gibi ehlileştirilmiş, havalı bir film yapımcısından içerik almak isteyen bir yere satabileceğinizi garanti ederim.

7. Arkadaşlarınızın Filmlerine Yapımcı Olun

Bütün arkadaşlarınız, “Bir fikrim var, ilk filmimi Randy Herkül ile birlikte yapmak istiyorum” diyeceklerdir. Onlara bin dolar fırlatıp, “Yap o zaman, ama eğer yatağı pisletirsen, anlaşma iptal” diyebilirsiniz. Ama karın yüzde seksenini alın ve ekibinizle paylaşın.

8. Zor Durumları Kabul Edin

Şimdi hayatınızda garip bir dönüm noktasındasınız –para kazanıyorsunuz, zengin değilsiniz, arkadaşlarınızı finanse ediyorsunuz. Temsilciniz, “Bu sefer süvariler gerçekten kapını kırmak üzereler” diyecektir. Ve bu defa haklı. Kariyerinize bakıp, “Biraz yoruldum çünkü her projeyi kendi başıma üretmem gerekiyor. Bu kadar sıkı çalışmamak gerçekten harika olurdu” diyeceksiniz.

İşte acı gerçek: Şu an bulunduğum konuma rağmen, süvariler halen daha gelmiyorlar. Ama iyi haber de bu zaten. Fark edeceksiniz ki, “İki düşük bütçeli film, eleştirmenlerce beğenilen kısa filmler çektim ve bir televizyon dizisi hazırladım. Süvariler halen daha nasıl gelmezler?”

İşte iyi haber: Süvariler kimin umrunda? Süvari sizsiniz. Sizin desteğinize ihtiyaç duyan arkadaşlarınız var. Onlar başarılı olmaya devam ettikçe kötü bir film bile yapsanız, sizi ayakta tutacaklar. Bu sizi dengede tutacak. Yapmanız gereken bir yığın iş var ve bunların hiçbiri ilerde çocuklarınıza göstermeye utanacağınız cinsten değiller. Daha da önemlisi şimdi tamamen kendinize ait bir kum havuzunun köşesinde duruyorsunuz. Kimse sizi tam olarak yapmak istediğiniz şeyi yapmaktan alıkoyamaz. Eğer süvarilerin gelmeyeceğini kabul ederseniz, eğer kendiniz süvari olabilirseniz, mutlu olmak için bir şansınız var demektir.


FilmLoverss

FilmLoverss

7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı

Yazarın diğer yazılarını gör →