Marion Cotillard ve Brad Pitt’li Allied’a İlk Bakış
Back to the Future serisine imza atan Robert Zemeckis’in yönetmen koltuğuna oturduğu, oyuncu kadrosunda Marion Cotillard ve Brad Pitt’in yer aldığı; İkinci Dünya Savaşı döneminde geçen hikayesiyle bu yılın merakla beklenen filmi Allied 25 Kasım’da izleyiciyle buluşacak.
En son 2015 yılında Angelina Jolie ile başrollerini paylaştığı By the Sea ile izleyiciyle buluşan Brad Pitt ile La Mome, Two Days One Night, Midnight in Paris gibi eşsiz yapımlarla karşımıza çıkan Marion Cotillard‘ı bir araya getiren romantik gerilim Allied, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Max Vatan ve Marianne Beausejour isimli iki suikastçinin Casablanca’da Alman bir memuru öldürmek üzere çıktıkları görevin ardından aşık olup evlenmelerini ve sonrasında başlarından geçenleri konu alıyor. Film, Max’ın Marianne’in Nazi ajanı olabileceğinden şüphelenmesi üzerine eşini araştırmaya başlamasıyla olayların ölümcül bir hal alacağı süreci izleyiciyle buluşturacak.

Marion Cotillard ve Brad Pitt’li Allied 25 Kasım’da Vizyonda!
Filmin senaristliğini daha önce Locke ve Eastern Promises gibi yapımlarda çalışmış Steven Knight üstlenirken, filmde göreceğimiz diğer oyuncular ise Lizzy Caplan ve Matthew Goode. Allied’ın yapımcılığını üstlenen Graham King, People ile yaptığı röportajda film ve oyuncularla ilgili ‘Brad ve Marion çok kısa bir süre içinde birbirlerine son derece saygılı bir tutum geliştirdiler. İkisi çekimlerden önce beraber provalar yapmanın ötesinde karakterlerini geliştirmek için yönetmenle beraber de çok zaman harcadılar. Sete girdiğimiz zaman karakterlerin neredeyse canlı ve gerçek gibi görünmeleri olağanüstüydü‘ şeklinde açıklama yaptı.
Dila Senem Haznedar
28 yazı · Dila Senem Haznedar Sinemanın karanlık salonunda düşlerini şekillendirecek ilk hayranlığı şuan bile yarattığı duyguyu derinden hatırladığı The Mask of Zorro'yu izlemesiyle başladı.Hala dönmek istediği çocukluğunun ütopik, hayat dolu zamanları aynı 'Z' harfinde gizli. Bağının güçlenmesini ise 16 yaşlarında bir dvd dükkanında siyah beyaz filmlerin bulunduğu raftan tamamen şans eseri bulup hayran olduğu Bergman filmine rastlamasına borçlu. Lisede geçirdiği zor zamanların en büyük avuntusu yeni yönetmenler keşfedip harçlıklarını arttırarak edindiği film arşivi oldu. O zamandan beri sinema, iç dünyasını da gittikçe genişleterek insana ve hayata dair bitmez anlam arayışındaki güzel hissiyatların yansıması olan yegane alan. Hala günlük dilde kaybolduğunu hissettiği anlarda duyguyu ön planda tutan sinema dilinde gizli olduğuna inandığı 'daha güzel bir dünya' umuduyla hayata direnmeye çalışıyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →